Serdar Ünsal
Hocaların Hocası
Seneye avrupada basari gelmezse vedalasilmali
Kesinlikle katılıyorum sevgili Cafer ağzına sağlık.İmzamı atarım bir de nokta atışlar ile eksik kısımları tamamlayabilirsek çok daha iyi olabileceğimiz kanısındayım.Birde ilave teknik stuff ile Avrupa'da farklı olacağımızı düşünüyorum.takımın kondisyonunda falan zerre problem olmadı hiçbir zaman bayılıyosunuz ezbere konuşmaya atletik performansmış bilmemne yine çok fazla bilginiz varmış gibi bu konular özelinde
sene boyunca az sakatlık yaşadık, 3 yıldır da böyle bu yani 2-3 haftalık adele sakatlıkları dışında çoğunlukla tam kadro gidiyoruz
bir tek malmö maçıydı onda çok eksiktik.
avrupadaki problem tamamen oyun mentalitesiyle alakalıydı, ki umuyorum ki onu da çözdü son 1-2 aydaki daha garantici oyunla devam edeceğiz avrupada. hurra hücum göze hoş da gelse, bazen büyük takımlara karşı maç da kazandırsa sürekli başarılı olabilecek bir oyun değil.
abi tabii ki teknik ekibe de takviye olabilir ama bence en önemli eksik profesyonel, hocanın futbol ve sistem tartışabileceği, oyuncu ve transferde söz sahibi bir sportif direktör.Kesinlikle katılıyorum sevgili Cafer ağzına sağlık.İmzamı atarım bir de nokta atışlar ile eksik kısımları tamamlayabilirsek çok daha iyi olabileceğimiz kanısındayım.Birde ilave teknik stuff ile Avrupa'da farklı olacağımızı düşünüyorum.
Yalnız Avrupa'ya gitmeninde domestic başarı ile gidildiğini unutmayalım lütfen.Yıllardır kaç eleme ,yıllarca kaç sene oraya gidemediğimizde aşikar.Domestic başarılar kimseyi aldatmasın.. Kaldı ki bu yıl gelen şampiyonluk; planlı bir çalışmanın sonucu olmayan, tamamen piyangodan çıkan Osimhen faktörünün sonucu..
Düşünün ki son 3 yıldaki yarıştığın en büyük rakip, 11 yıldır şampiyon olamayan, her türlü rezilliklerle ön plana çıkan, amiyane tabirle ezik bir camia.. Diğerleri ortada bile yok..
Bu ligin çapı, ederi en fazla bu kadar..
Avrupa'da geçen yıl bizim bütçenin yarısına dahi sahip olamayan takımlar karşısında oynanan oyunlar, alınan skorlar da ortada..
İstifa etmeli mi ? Orasını ben bilemem.. Ancak Avrupa'da başarıl bir sonuç olmadığı zaman, domestic başarıların benim için hiç bir anlamı yok..
Bek konusu gerçekten çok büyük sıkıntı.Ama bunun en büyük nedeni ne biliyormusun :Son zamanlarda çıkmış kanat bek saçmalığı"kanat kanatlığını bek bekliğini yapsın bir zahmet.Öncelik zihniyetimiz bu olmadığı sürece biz her daim kaybetmeye mahkumuz.Yeni gelen Polonyalı arkadaş kanat işini yapacağım diye bek özelliğini unuttu vede benche yapıştı.Aslında öncelik isteğimiz bekte:1-Adamını kaçırmaması 2-kaybolmaması 3 baskın bir şekilde hücumcuyu abluka altına alması.Bu 3 özellik oldumu bayılıyoruz ve bağrımıza basıyoruz ama bu özellikler yok kanat mış .Bu kafa bize çok zaman kaybettirdi.Hem de çok.abi tabii ki teknik ekibe de takviye olabilir ama bence en önemli eksik profesyonel, hocanın futbol ve sistem tartışabileceği, oyuncu ve transferde söz sahibi bir sportif direktör.
kaç tane beki aldık çöpe attık bu yüzden.
Kesinlikle katılıyorum Ama bunun en büyük sebebi ;bugüne kadar stabil sabit bir kadro ile maçlara çıkmayışımız diyebilirim.Solbek sağbek mevkiinde oynayan oyuncuların haddi hesabı yok.Orta saha hakeza öyle,Torreira sakatlandı/kart gördü orta saha bitti elemelerde ,forvet hattı bile okadar değişkenlik gösterdi ki,biz bu aşamayı geçmediğimiz sürece dalgalanmalar hep devam edecek.Bizde benim gördüğüm en büyük sorunlardan biri performanstaki aşırı dalgalanma. Geçen seneki Bayern maçları, İngiltere'deki ManU maçı, bu seneki Tottenham maçını ve ligin başları ve son düzlüğündeki birkaç maçı izleyince bu takımın ortalama performansının buna yakın olması gerektiğini düşünüyoruz hepimiz. Çünkü kadronun gücü onu bekletiyor.
Ama işte sezondaki 55-60 maçta o performansı 10-15 maçta görünce ve 10-15 maçta ve seri halinde birkaç maçta takım berbat oynayınca acayip bir umutsuzluk yükleniyor. Çünkü bu kadar dalgalanmaya alışmamışız. Bizde hep Fatih Hoca gelip 1 sezon rüya gibi top oynatmış, sonra bir düşmeye başlayınca da kimse önünü alamamış. Oraya düştükten sonra ayağa kalkmanın gene imkansıza yakın olduğuna kendimizi inandırmaya başlıyoruz. Hocanın ve takımın bu anlamda dönüşleri güzel ama bu kadar dalgalanma da insanı yoruyor. Takımı da yoruyor, 3 maçın toplamında verebileceğin performansı bazen tek maça sığdırıyorsun. Sonra takım tükeniyor resmen hem fiziken hem kafa olarak.
Kadro yapısı da önemli, genişliği de önemli. Yapısal anlamda 3'lü orta sahadan maç içindeki gidişata göre yapılacak değişiklikler hariç (ara ara Osimhen ve Morata ya da İcardi gibi) vazgeçmememiz gerekiyor. 3'lü stoper hattı bana göre artık biraz fantaziye giriyor. Karşında geçişleri biraz iyi oynayan bir takım buldun mu darmadağın oluyorsun. Bu gibi arayışları artık sezon ortasında yaşamamamız lazım. Genişlik anlamında da as kadroyla yedek kadro arasında bu kadar büyük devasa güç farkı olmaması gerekiyor. Bu söylediğim aslında hem mali anlamda hem de oyuncuların beklentisi anlamında yedek kulübesinde toplam 30-40 milyon Euro geliri olan adamları oturtmak anlamında çok zor. Ama yapmak zorundayız. Başka çare yok. Bu işin en başında sabır gerekiyor. İlk 2 sene maddi olarak ve limit anlamında kulüp zorlandı ama o aşamaları aştık gibi. Bu sezonki Avrupa rezilliğini yaşamadığımız her durum kabul edilebilirdir (ŞL'de ilk 24'e girmek mesela gayet makul beklenti).
Lokal olarak başarılıdır buna şüphe yok. Böyle ölmüş bitmiş Mourinholardan Jesuslardan, boğazlı kazak arap İsolardan falan iyidir buna da şüphe yok. Amma ve lakin geçen iki sene Icardi, bu sene de Osimhen çok sırtında taşıdı bu takımı. En zor virajları bu adamlar sayesinde döndün. Kırılabileceğin anlarda bu adamlar çıkardı seni cendereden. İlk sezon yaptığı hocalık 10 numaraydı lafım yok. Son 2 sene için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Osimhen piyangosu olmasaydı üstüne Icardi'nin sezonu kapatması sonrası neler yaşayabilirdik tahayyül etmekte güçlük geçiyorum.
Velhasıl kelam geldiğimiz noktada aslında kendisinin üzerindeki soru işaretlerini yaratan tek bir şey var; Avrupa.
Önümüzdeki sezon, Avrupa'da eli ayağı düzgün bir başarı(CL'de ilk 8 veya çeyrek final vs...) elde ettiği anda hiçbir şekilde tartışılmaz, tartışılamaz hale gelecektir. Başarırsa uzun yıllar takımın başında kalır, başaramazsa tartışmalar yine devam eder ve şampiyonluk kaybettiği anda gider.