Okan Buruk: "Kendimi Fenerbahçe'de göremiyorum, benim yerim Galatasaray kulübü"

Balık daha keskin hafızaya sahip. Ben seni görmek istemiyorum takımımda

images-5.webp
 
Ah Okan ah... Benim gibi Kenan Evren zamani dogan ve Galatasaray'a gonul verenlerin ilk kahramanlarindansin... Senden bugun bu kadar nefret ediyorsak seni bir zamanlar cok sevmisiz diyedir. 80'lerin sonundaki efsane donemi hayal meyal hatirlarim ama benim kafamin futbola gercek manada ilk bastigi donem sahit oldugum sampiyonluklar Feldkamp donemi gelenlerdir (Hollmann'i da buna katiyorum hocanin eski yardimcisiydi zaten). Biz o zamanlar Bjk'yle cekisirdik Fener ismen buyuk ama cismen husran bir camiaydi, yine sayica en fazla onlardi gerci arkadas ortaminda. Bjk o zamanlar Milne ile acayip bir hukumdarlik kurmustu biz Tanju'nun gitmesiyle tepetaklak olmustuk karisik donemlerdi...

Sonra Alman bir hoca altyapidan iki gence sans verdi Okan Buruk ve Mustafa Kocabey (Papen Mustafa)... Papen fena adamdi aslinda neden tutmadi hic anlamam o zaman izleseniz bir yildiz doguyor derdiniz, ilk onemli maclarinda hep goller atmisti. Neyse konudan sasmayalim.

Okan aslinda Feldkamp gelmeden onceki sezonun son macinda sans bulmustu, bizim icin iyi baslayip kotu biten bir sezon olmustu 91-92 sezonu. O macta da ciddi manada show yapmisti felaket bir oyuncuydu zaten meshur "Cim-Bom'un Maradona'si" yakistirmasi da o mactan sonra yapilmisti. O donem Galatasaray altyapisi cok meshurdu Bulent Korkmaz ve Tugay Kerimoglu gibi cok iyi iki oyuncu vardi takimda o yuzden Okan'a bir sonraki yildiz gozuyle bakiliyordu (sanirsam Mustafa'yla beraber genc kategoride milli takim sampiyonu da olmuslardi yine o donem.)

Neyse 92-93 sezonu harika bir TSYD kupasi performansindan sonra Feldkamp hic tereddutsuz ilk 11'e koydu Okan'i ve cocuk birak siritmayi takimin yildizi konumuna gelmisti... O Galatasaray cok guzel futbol oynuyordu Okan da cok onemli bir parcasiydi. Sonra cok talihsiz bir sakatlik yasadi sezon ortasi ve kupa macinda bacagi kirildi, sezonu kapadi. Sonraki sezon da donemedi ama yine de sampiyon olmustuk. Ertesi sezon (94-95) donmustu ama asla eskisi gibi degildi, Okan ilk ciktiginda cok suratli cok cevik cok cabuk yon degistiren bir kanat oyuncusuydu; fiziksel patlayiciligi yok olunca anlami kalmamisti eskisi gibi etkili olamiyordu.

95-96 sezonu Okan takima donmustu ama genel hatlariyla sezon bos gecilmisti Ulubatli Souness olayi haricinde. Soru isaretleri vardi kendisine dair artik. Sonrasinda Fatih Terim'in gelmesiyle baslayan 4 sene ust uste sampiyon olunan surecte ilk sezon yine sakatliklarla bogustuktan sonra 97-98 sezonunun ikinci yarisinda adeta bir ronesans yasadi ve en bastan beri beklenen superstar performansini 98-99 sezonunda verdi. Galatasaray tarihinin en iyi takiminin en onemli parcalarindan biri olmustu.

O sakatligi hic yasamasa belki de bambaska yerlere gelecekti kariyeri fakat yine de azmin semboluydu bir jenerasyon Galatasarayli icin... Yetenegiyle varolmus, sanssizligiyla yok olmanin esigine gelmis, dirayetiyle geri donmus ve hatta en tepeye cikmisti. Bu surecte elbette kulubun ona yanlislari olmustur, maddi olarak gercekten iyi bir durumda hicbir zaman olmadi kulubumuz, ama bu kulup de onu yetistirmis ve ona ikinci sansi vermisti. Karsiligi bu olmamaliydi. 2000-01 sezonunda sampiyonlugu satip bedavaya kacmasini affetsek, Besiktas'a donusunu ve o donem soylediklerini affedemeyiz.

Kendisi o donem Galatasaray'a hic donmeyi bile dusunmedim, zaten parayi da zamaninda alamiyordum, misyonumu tamamladim, yeni heyecanlar ve zaferler istiyorum, Galatasaray'la bu saatten sonra hic isim olmaz gibi seyler soylemisti. Besiktas'a gitmesi de 80'lerin sonu 90'larin basinda verdigimiz mucadele ve onun bu mucadeledeki yeri dusunulunce daha cok koymustu. Ki gittigi donem (2004) Bjk ligin en kuvvetli ekibiydi Fener'e sampiyonlugu hakem facialari sebebiyle kaptirmislardi ve cok sukseli transferler yapmislardi ustune (ozellikle Carew). Sonra camiasizligin tehlikesinin farkina varmis olacak ki kapagi bir sekilde bize atmasini bildi.

Ha bana sorarsaniz kendisinin tek bir yuvasi vardir o da Emre Belozoglu'nun yanidir... Tencere kapak misali. Ah Okansiz ah...
 
Ha, yazmayi unutmusum, Maradona benzetmesi de bos muhabbet degildi. O yillar Maradona'nin dunya futbolunu kasip kavurdugu donemlerin sonuna tekabul ediyordu ve ortalikta "yeni Maradona" manyakligi vardi, ya da en azindan bizim okuldaki futbol muhabbetlerinde vardi diyeyim. Kendisi de uzun saclari, kisa boyu, topu surerken ayagina yapismasi, fuleli hareketleri, ani donusleri ile kesinlikle andiriyordu. Genc kizlarin sevgilisiydi ayrica. Hey gidi.
 
Ah Okan ah... Benim gibi Kenan Evren zamani dogan ve Galatasaray'a gonul verenlerin ilk kahramanlarindansin... Senden bugun bu kadar nefret ediyorsak seni bir zamanlar cok sevmisiz diyedir. 80'lerin sonundaki efsane donemi hayal meyal hatirlarim ama benim kafamin futbola gercek manada ilk bastigi donem sahit oldugum sampiyonluklar Feldkamp donemi gelenlerdir (Hollmann'i da buna katiyorum hocanin eski yardimcisiydi zaten). Biz o zamanlar Bjk'yle cekisirdik Fener ismen buyuk ama cismen husran bir camiaydi, yine sayica en fazla onlardi gerci arkadas ortaminda. Bjk o zamanlar Milne ile acayip bir hukumdarlik kurmustu biz Tanju'nun gitmesiyle tepetaklak olmustuk karisik donemlerdi...

Sonra Alman bir hoca altyapidan iki gence sans verdi Okan Buruk ve Mustafa Kocabey (Papen Mustafa)... Papen fena adamdi aslinda neden tutmadi hic anlamam o zaman izleseniz bir yildiz doguyor derdiniz, ilk onemli maclarinda hep goller atmisti. Neyse konudan sasmayalim.

Okan aslinda Feldkamp gelmeden onceki sezonun son macinda sans bulmustu, bizim icin iyi baslayip kotu biten bir sezon olmustu 91-92 sezonu. O macta da ciddi manada show yapmisti felaket bir oyuncuydu zaten meshur "Cim-Bom'un Maradona'si" yakistirmasi da o mactan sonra yapilmisti. O donem Galatasaray altyapisi cok meshurdu Bulent Korkmaz ve Tugay Kerimoglu gibi cok iyi iki oyuncu vardi takimda o yuzden Okan'a bir sonraki yildiz gozuyle bakiliyordu (sanirsam Mustafa'yla beraber genc kategoride milli takim sampiyonu da olmuslardi yine o donem.)

Neyse 92-93 sezonu harika bir TSYD kupasi performansindan sonra Feldkamp hic tereddutsuz ilk 11'e koydu Okan'i ve cocuk birak siritmayi takimin yildizi konumuna gelmisti... O Galatasaray cok guzel futbol oynuyordu Okan da cok onemli bir parcasiydi. Sonra cok talihsiz bir sakatlik yasadi sezon ortasi ve kupa macinda bacagi kirildi, sezonu kapadi. Sonraki sezon da donemedi ama yine de sampiyon olmustuk. Ertesi sezon (94-95) donmustu ama asla eskisi gibi degildi, Okan ilk ciktiginda cok suratli cok cevik cok cabuk yon degistiren bir kanat oyuncusuydu; fiziksel patlayiciligi yok olunca anlami kalmamisti eskisi gibi etkili olamiyordu.

95-96 sezonu Okan takima donmustu ama genel hatlariyla sezon bos gecilmisti Ulubatli Souness olayi haricinde. Soru isaretleri vardi kendisine dair artik. Sonrasinda Fatih Terim'in gelmesiyle baslayan 4 sene ust uste sampiyon olunan surecte ilk sezon yine sakatliklarla bogustuktan sonra 97-98 sezonunun ikinci yarisinda adeta bir ronesans yasadi ve en bastan beri beklenen superstar performansini 98-99 sezonunda verdi. Galatasaray tarihinin en iyi takiminin en onemli parcalarindan biri olmustu.

O sakatligi hic yasamasa belki de bambaska yerlere gelecekti kariyeri fakat yine de azmin semboluydu bir jenerasyon Galatasarayli icin... Yetenegiyle varolmus, sanssizligiyla yok olmanin esigine gelmis, dirayetiyle geri donmus ve hatta en tepeye cikmisti. Bu surecte elbette kulubun ona yanlislari olmustur, maddi olarak gercekten iyi bir durumda hicbir zaman olmadi kulubumuz, ama bu kulup de onu yetistirmis ve ona ikinci sansi vermisti. Karsiligi bu olmamaliydi. 2000-01 sezonunda sampiyonlugu satip bedavaya kacmasini affetsek, Besiktas'a donusunu ve o donem soylediklerini affedemeyiz.

Kendisi o donem Galatasaray'a hic donmeyi bile dusunmedim, zaten parayi da zamaninda alamiyordum, misyonumu tamamladim, yeni heyecanlar ve zaferler istiyorum, Galatasaray'la bu saatten sonra hic isim olmaz gibi seyler soylemisti. Besiktas'a gitmesi de 80'lerin sonu 90'larin basinda verdigimiz mucadele ve onun bu mucadeledeki yeri dusunulunce daha cok koymustu. Ki gittigi donem (2004) Bjk ligin en kuvvetli ekibiydi Fener'e sampiyonlugu hakem facialari sebebiyle kaptirmislardi ve cok sukseli transferler yapmislardi ustune (ozellikle Carew). Sonra camiasizligin tehlikesinin farkina varmis olacak ki kapagi bir sekilde bize atmasini bildi.

Ha bana sorarsaniz kendisinin tek bir yuvasi vardir o da Emre Belozoglu'nun yanidir... Tencere kapak misali. Ah Okansiz ah...
amcamda maradona gibi oldugunu söyledi.
 
Ah Okan ah... Benim gibi Kenan Evren zamani dogan ve Galatasaray'a gonul verenlerin ilk kahramanlarindansin... Senden bugun bu kadar nefret ediyorsak seni bir zamanlar cok sevmisiz diyedir. 80'lerin sonundaki efsane donemi hayal meyal hatirlarim ama benim kafamin futbola gercek manada ilk bastigi donem sahit oldugum sampiyonluklar Feldkamp donemi gelenlerdir (Hollmann'i da buna katiyorum hocanin eski yardimcisiydi zaten). Biz o zamanlar Bjk'yle cekisirdik Fener ismen buyuk ama cismen husran bir camiaydi, yine sayica en fazla onlardi gerci arkadas ortaminda. Bjk o zamanlar Milne ile acayip bir hukumdarlik kurmustu biz Tanju'nun gitmesiyle tepetaklak olmustuk karisik donemlerdi...

Sonra Alman bir hoca altyapidan iki gence sans verdi Okan Buruk ve Mustafa Kocabey (Papen Mustafa)... Papen fena adamdi aslinda neden tutmadi hic anlamam o zaman izleseniz bir yildiz doguyor derdiniz, ilk onemli maclarinda hep goller atmisti. Neyse konudan sasmayalim.

Okan aslinda Feldkamp gelmeden onceki sezonun son macinda sans bulmustu, bizim icin iyi baslayip kotu biten bir sezon olmustu 91-92 sezonu. O macta da ciddi manada show yapmisti felaket bir oyuncuydu zaten meshur "Cim-Bom'un Maradona'si" yakistirmasi da o mactan sonra yapilmisti. O donem Galatasaray altyapisi cok meshurdu Bulent Korkmaz ve Tugay Kerimoglu gibi cok iyi iki oyuncu vardi takimda o yuzden Okan'a bir sonraki yildiz gozuyle bakiliyordu (sanirsam Mustafa'yla beraber genc kategoride milli takim sampiyonu da olmuslardi yine o donem.)

Neyse 92-93 sezonu harika bir TSYD kupasi performansindan sonra Feldkamp hic tereddutsuz ilk 11'e koydu Okan'i ve cocuk birak siritmayi takimin yildizi konumuna gelmisti... O Galatasaray cok guzel futbol oynuyordu Okan da cok onemli bir parcasiydi. Sonra cok talihsiz bir sakatlik yasadi sezon ortasi ve kupa macinda bacagi kirildi, sezonu kapadi. Sonraki sezon da donemedi ama yine de sampiyon olmustuk. Ertesi sezon (94-95) donmustu ama asla eskisi gibi degildi, Okan ilk ciktiginda cok suratli cok cevik cok cabuk yon degistiren bir kanat oyuncusuydu; fiziksel patlayiciligi yok olunca anlami kalmamisti eskisi gibi etkili olamiyordu.

95-96 sezonu Okan takima donmustu ama genel hatlariyla sezon bos gecilmisti Ulubatli Souness olayi haricinde. Soru isaretleri vardi kendisine dair artik. Sonrasinda Fatih Terim'in gelmesiyle baslayan 4 sene ust uste sampiyon olunan surecte ilk sezon yine sakatliklarla bogustuktan sonra 97-98 sezonunun ikinci yarisinda adeta bir ronesans yasadi ve en bastan beri beklenen superstar performansini 98-99 sezonunda verdi. Galatasaray tarihinin en iyi takiminin en onemli parcalarindan biri olmustu.

O sakatligi hic yasamasa belki de bambaska yerlere gelecekti kariyeri fakat yine de azmin semboluydu bir jenerasyon Galatasarayli icin... Yetenegiyle varolmus, sanssizligiyla yok olmanin esigine gelmis, dirayetiyle geri donmus ve hatta en tepeye cikmisti. Bu surecte elbette kulubun ona yanlislari olmustur, maddi olarak gercekten iyi bir durumda hicbir zaman olmadi kulubumuz, ama bu kulup de onu yetistirmis ve ona ikinci sansi vermisti. Karsiligi bu olmamaliydi. 2000-01 sezonunda sampiyonlugu satip bedavaya kacmasini affetsek, Besiktas'a donusunu ve o donem soylediklerini affedemeyiz.

Kendisi o donem Galatasaray'a hic donmeyi bile dusunmedim, zaten parayi da zamaninda alamiyordum, misyonumu tamamladim, yeni heyecanlar ve zaferler istiyorum, Galatasaray'la bu saatten sonra hic isim olmaz gibi seyler soylemisti. Besiktas'a gitmesi de 80'lerin sonu 90'larin basinda verdigimiz mucadele ve onun bu mucadeledeki yeri dusunulunce daha cok koymustu. Ki gittigi donem (2004) Bjk ligin en kuvvetli ekibiydi Fener'e sampiyonlugu hakem facialari sebebiyle kaptirmislardi ve cok sukseli transferler yapmislardi ustune (ozellikle Carew). Sonra camiasizligin tehlikesinin farkina varmis olacak ki kapagi bir sekilde bize atmasini bildi.

Ha bana sorarsaniz kendisinin tek bir yuvasi vardir o da Emre Belozoglu'nun yanidir... Tencere kapak misali. Ah Okansiz ah...

:tbr:Tebrik ediyorum işte bu yüzden bende Okan'ın gelmesini istemiyorum. Zor zamanımızda gelmedi bjkye gitti.
 
Okan Buruk gelsin kardeşim ya
Hem ligi biliyor
Hem de şampiyonluk tecrübesi var
 
Kendi fenerde görmediğini bizde biliyoruz.
Kendini kargalar da görüyor musun onu söyle?
Karga'lardan neden 7 gol yedin.
Onlarla olan maçlarda hakem hatlarını niye dile getirmedin?
Bizim maçlarda neden ortalığı ayağı kaldırdın
Kankan olan beleşoglu ile hangi managerlerle can ciğersiniz?
Can ciğer olan bu manager GALATASARAY düşmanı diye gedson'u senin eski görev yaptığını kulübü kiraladı mı?
O managerle bu olaydan sonra irtibatı kestin mi?
 
Ah Okan ah... Benim gibi Kenan Evren zamani dogan ve Galatasaray'a gonul verenlerin ilk kahramanlarindansin... Senden bugun bu kadar nefret ediyorsak seni bir zamanlar cok sevmisiz diyedir. 80'lerin sonundaki efsane donemi hayal meyal hatirlarim ama benim kafamin futbola gercek manada ilk bastigi donem sahit oldugum sampiyonluklar Feldkamp donemi gelenlerdir (Hollmann'i da buna katiyorum hocanin eski yardimcisiydi zaten). Biz o zamanlar Bjk'yle cekisirdik Fener ismen buyuk ama cismen husran bir camiaydi, yine sayica en fazla onlardi gerci arkadas ortaminda. Bjk o zamanlar Milne ile acayip bir hukumdarlik kurmustu biz Tanju'nun gitmesiyle tepetaklak olmustuk karisik donemlerdi...

Sonra Alman bir hoca altyapidan iki gence sans verdi Okan Buruk ve Mustafa Kocabey (Papen Mustafa)... Papen fena adamdi aslinda neden tutmadi hic anlamam o zaman izleseniz bir yildiz doguyor derdiniz, ilk onemli maclarinda hep goller atmisti. Neyse konudan sasmayalim.

Okan aslinda Feldkamp gelmeden onceki sezonun son macinda sans bulmustu, bizim icin iyi baslayip kotu biten bir sezon olmustu 91-92 sezonu. O macta da ciddi manada show yapmisti felaket bir oyuncuydu zaten meshur "Cim-Bom'un Maradona'si" yakistirmasi da o mactan sonra yapilmisti. O donem Galatasaray altyapisi cok meshurdu Bulent Korkmaz ve Tugay Kerimoglu gibi cok iyi iki oyuncu vardi takimda o yuzden Okan'a bir sonraki yildiz gozuyle bakiliyordu (sanirsam Mustafa'yla beraber genc kategoride milli takim sampiyonu da olmuslardi yine o donem.)

Neyse 92-93 sezonu harika bir TSYD kupasi performansindan sonra Feldkamp hic tereddutsuz ilk 11'e koydu Okan'i ve cocuk birak siritmayi takimin yildizi konumuna gelmisti... O Galatasaray cok guzel futbol oynuyordu Okan da cok onemli bir parcasiydi. Sonra cok talihsiz bir sakatlik yasadi sezon ortasi ve kupa macinda bacagi kirildi, sezonu kapadi. Sonraki sezon da donemedi ama yine de sampiyon olmustuk. Ertesi sezon (94-95) donmustu ama asla eskisi gibi degildi, Okan ilk ciktiginda cok suratli cok cevik cok cabuk yon degistiren bir kanat oyuncusuydu; fiziksel patlayiciligi yok olunca anlami kalmamisti eskisi gibi etkili olamiyordu.

95-96 sezonu Okan takima donmustu ama genel hatlariyla sezon bos gecilmisti Ulubatli Souness olayi haricinde. Soru isaretleri vardi kendisine dair artik. Sonrasinda Fatih Terim'in gelmesiyle baslayan 4 sene ust uste sampiyon olunan surecte ilk sezon yine sakatliklarla bogustuktan sonra 97-98 sezonunun ikinci yarisinda adeta bir ronesans yasadi ve en bastan beri beklenen superstar performansini 98-99 sezonunda verdi. Galatasaray tarihinin en iyi takiminin en onemli parcalarindan biri olmustu.

O sakatligi hic yasamasa belki de bambaska yerlere gelecekti kariyeri fakat yine de azmin semboluydu bir jenerasyon Galatasarayli icin... Yetenegiyle varolmus, sanssizligiyla yok olmanin esigine gelmis, dirayetiyle geri donmus ve hatta en tepeye cikmisti. Bu surecte elbette kulubun ona yanlislari olmustur, maddi olarak gercekten iyi bir durumda hicbir zaman olmadi kulubumuz, ama bu kulup de onu yetistirmis ve ona ikinci sansi vermisti. Karsiligi bu olmamaliydi. 2000-01 sezonunda sampiyonlugu satip bedavaya kacmasini affetsek, Besiktas'a donusunu ve o donem soylediklerini affedemeyiz.

Kendisi o donem Galatasaray'a hic donmeyi bile dusunmedim, zaten parayi da zamaninda alamiyordum, misyonumu tamamladim, yeni heyecanlar ve zaferler istiyorum, Galatasaray'la bu saatten sonra hic isim olmaz gibi seyler soylemisti. Besiktas'a gitmesi de 80'lerin sonu 90'larin basinda verdigimiz mucadele ve onun bu mucadeledeki yeri dusunulunce daha cok koymustu. Ki gittigi donem (2004) Bjk ligin en kuvvetli ekibiydi Fener'e sampiyonlugu hakem facialari sebebiyle kaptirmislardi ve cok sukseli transferler yapmislardi ustune (ozellikle Carew). Sonra camiasizligin tehlikesinin farkina varmis olacak ki kapagi bir sekilde bize atmasini bildi.

Ha bana sorarsaniz kendisinin tek bir yuvasi vardir o da Emre Belozoglu'nun yanidir... Tencere kapak misali. Ah Okansiz ah...
Bugün Arda takımın nasıl kanser hücresi ise ve onun olduğu dönemlerde bu takım sorun ve düşüş yaşıyorsa Tanju'da o dönemin sorunuydu. Problemli ve skandallı özel hayatının üstüne en son Florya'ya silah ile gelip basket potalarına ateş edince kapının önüne kondu ve bu belki bizi bir kaç yıl salladı ama orrta ve uzun vade de sepetlenmesinin ne kadar isabet olduğu görüldü.

Tabi kendisi de hemen kendini kucaklayan FB'ye koşa koşa gitti.
 
Geri
Üst Alt