Okan Buruk'un 3 sezonuluk karnesinde en etkili oynadığımız dönemini izliyoruz. Evet oyunu tutma noktasında zorluklar yaşıyoruz belki ama biz bu kadar çok pozisyona giriyor muyduk?
Geçen sezon delirten maçlar oynamıştık. Ondan önceki sezon yine benzer şekilde krizli bir çok maçımız vardı. Hücum tarafında topu 3 direğin arasından geçirmek dışında bir eksikliğimiz olmuyor. Sağdan, soldan, ortadan, yerden, havadan rakipleri dövüyoruz resmen. Bu hücum zenginliğinin oluşmasında en büyük etken 3'lü savunma sayesinde orta alanda yarattığımız kalabalık ortam ve yüksek eforla yapılan pres.
Elbette bu hücum zenginliğinin bir bedeli var. O da bazen saçma sapan goller yemek. Haydi o pozisyonları vermeyecek bir sistem ile oynadın diyelim. Bu durumda yine atamama riski ile karşı karşıyasın. Üstelik Eyüpspor maçında olduğu gibi gol/pozisyon ortalaması düşük olursa daha az pozisyondan gol çıkartmak ihtimal olarak hepten düşüyor.
13 gol yedik bu sezon. 6 tanesi penaltıdan. Bunlardan 5 tanesi yanlış penaltı. Aslında yediğimiz gol sayısı 8 ve bunlardan 7 tanesi akan oyunda. Gerçekten vahim bir savunma sorunumuz var mı ben emin değilim.
Bizim takımın sorununun 3lü, 4lü oynamak veya oynamamak olduğunu düşünmüyorum. Bizim problemimiz oyunu tutacak tempo ayarını yapamıyor oluşumuz. Okan Buruk'u eleştirecek 2 ana nokta var son periyottaki performansına göre. Geç oyuncu değişiklikleri ve oyun içerisinde oyunu tutacak sakin tempoya geçiş yapılmaması. Bazen oyunu soğutmak, eforu yaymak gerekir. Biz Mike Tyson gibi çıkıyoruz maçlara. Maçın başında tüm yük boks tabiriyle unload ediliyor. 70 dakikalık bir kapasitemiz var. Bundan sonra oyundan düşülüyor. Kenardan da 3412 veya 3421'i oynayacak oyuncu takviyesi gelmiyor. Hem değişiklikler geç oluyor hem de kulübede bu düzenin yedeği adam yok gibi bir şey.
İlk 30 dakika yüklen ve devreye kadar aktif dinlen, 45-80 arası yüklen şeklinde 70 dakikalık eforu yaymamız gerekir. Bunu yapmak için hem kenar yönetimi talimatı buna göre düzenlemeli hem de bunu sahada uygulayacak birilerinin olması lazım. Şimdilik görüntü ilk 11'imizde bu uygulamayı yapacak, tempoyu aşağı yukarı oynatacak birisinin varlığına işaret etmiyor. En olası isim Mertens gibi dursa da o daha çok bitirici tarafta varlık gösteren bir oyuncu. Bu rolün Davinson + Sara'ya verilmesi lazım.
2 şampiyonluk kazanmış, ligde ve Avrupa Ligi'nde namağlup giden bir takımın teknik heyetine karşı fazlasıyla acımasız davranılıyor. Eğer finansal açıdan bu kadro kalitesini koruyabilir ve üzerine doğru taşları ekleyerek istikrarlı bir şekilde devam edebilirsek 96-00 dönemini bile gölgede bırakacak bir lig dominasyon sürecinin arefesinde olabiliriz.
Bir de şu var. Bu takım hiç mi puan kaybetmeyecek? 36/36 galibiyet mi bekleniyor? Barcelona yine iyi bir ekip inşa etti. Baya iyi maçlar oynuyorlar. Adamlar geçen gün gittiler Las Palmas gibi dandik bir takıma kendi evlerinde mağlup oldular. Futbol bu. Bazen atamazsın, bazen kaçırırsın, bazen salak saçma goller yersin, bazen oyuncular hata yapar, bazen teknik direktör içine eder, bazen hakem maçı katleder. Futbolu heyecanlı kılan zaten bu beklenmedik ihtimallerin gerçekleşmesi hali.