Okan Buruk | Teknik Direktör | ARŞİV

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Ne iyi top oynadık ya son maç. Topçular azıcık yetenekli olsa 8 falan atardık.
 
Bu sezonun en büyük eksikliği rahat gol yememiz. Takım, rakip fark etmeksizin çok rahat pozisyona giriyor ama bir o kadar da kaçırıyor. Bu böyle devam etmeyecek elbet.

Okan Buruk yönetiminin ilk sezonunda da benzer bir şekilde çok rahat gol kaçırıp maçları Gomis sağ olsun 1 farkla kazanıyor ve burada çıldırıyorduk ama o zamanda söylüyordum bu takım birisine çok fena patlayacak bu böyle devam etmez diye. Bu takım için de aynı şeyi düşünüyorum, birisine çok fena patlayacak.

O sezon Başakşehir'e fena patlamıştık ve devamında da takım rahatlamış gelene geçene 3-4 atıp sezonu şampiyon tamamlamıştık. Üstelik o sezon 13. haftada liderin 5 puan gerisinde 3. sıradaydık.

Demek istediğim şu; Her puan kaybında lig bitmiş gibi yükselip de sinerjiyi bozmayalım. Bu takımın bu sezon şampiyon olmasını kimse istemiyor, sahada ve saha dışında bu bariz ortadayken bir de üstüne biz sinerjiyi bozmayalım, zaten rotasyonu dar bir kadromuz var. Bu takım bu sezon söke söke şampiyon olacak!
 
Okan Buruk'un 3 sezonuluk karnesinde en etkili oynadığımız dönemini izliyoruz. Evet oyunu tutma noktasında zorluklar yaşıyoruz belki ama biz bu kadar çok pozisyona giriyor muyduk?

Geçen sezon delirten maçlar oynamıştık. Ondan önceki sezon yine benzer şekilde krizli bir çok maçımız vardı. Hücum tarafında topu 3 direğin arasından geçirmek dışında bir eksikliğimiz olmuyor. Sağdan, soldan, ortadan, yerden, havadan rakipleri dövüyoruz resmen. Bu hücum zenginliğinin oluşmasında en büyük etken 3'lü savunma sayesinde orta alanda yarattığımız kalabalık ortam ve yüksek eforla yapılan pres.

Elbette bu hücum zenginliğinin bir bedeli var. O da bazen saçma sapan goller yemek. Haydi o pozisyonları vermeyecek bir sistem ile oynadın diyelim. Bu durumda yine atamama riski ile karşı karşıyasın. Üstelik Eyüpspor maçında olduğu gibi gol/pozisyon ortalaması düşük olursa daha az pozisyondan gol çıkartmak ihtimal olarak hepten düşüyor.

13 gol yedik bu sezon. 6 tanesi penaltıdan. Bunlardan 5 tanesi yanlış penaltı. Aslında yediğimiz gol sayısı 8 ve bunlardan 7 tanesi akan oyunda. Gerçekten vahim bir savunma sorunumuz var mı ben emin değilim.

Bizim takımın sorununun 3lü, 4lü oynamak veya oynamamak olduğunu düşünmüyorum. Bizim problemimiz oyunu tutacak tempo ayarını yapamıyor oluşumuz. Okan Buruk'u eleştirecek 2 ana nokta var son periyottaki performansına göre. Geç oyuncu değişiklikleri ve oyun içerisinde oyunu tutacak sakin tempoya geçiş yapılmaması. Bazen oyunu soğutmak, eforu yaymak gerekir. Biz Mike Tyson gibi çıkıyoruz maçlara. Maçın başında tüm yük boks tabiriyle unload ediliyor. 70 dakikalık bir kapasitemiz var. Bundan sonra oyundan düşülüyor. Kenardan da 3412 veya 3421'i oynayacak oyuncu takviyesi gelmiyor. Hem değişiklikler geç oluyor hem de kulübede bu düzenin yedeği adam yok gibi bir şey.

İlk 30 dakika yüklen ve devreye kadar aktif dinlen, 45-80 arası yüklen şeklinde 70 dakikalık eforu yaymamız gerekir. Bunu yapmak için hem kenar yönetimi talimatı buna göre düzenlemeli hem de bunu sahada uygulayacak birilerinin olması lazım. Şimdilik görüntü ilk 11'imizde bu uygulamayı yapacak, tempoyu aşağı yukarı oynatacak birisinin varlığına işaret etmiyor. En olası isim Mertens gibi dursa da o daha çok bitirici tarafta varlık gösteren bir oyuncu. Bu rolün Davinson + Sara'ya verilmesi lazım.

2 şampiyonluk kazanmış, ligde ve Avrupa Ligi'nde namağlup giden bir takımın teknik heyetine karşı fazlasıyla acımasız davranılıyor. Eğer finansal açıdan bu kadro kalitesini koruyabilir ve üzerine doğru taşları ekleyerek istikrarlı bir şekilde devam edebilirsek 96-00 dönemini bile gölgede bırakacak bir lig dominasyon sürecinin arefesinde olabiliriz.

Bir de şu var. Bu takım hiç mi puan kaybetmeyecek? 36/36 galibiyet mi bekleniyor? Barcelona yine iyi bir ekip inşa etti. Baya iyi maçlar oynuyorlar. Adamlar geçen gün gittiler Las Palmas gibi dandik bir takıma kendi evlerinde mağlup oldular. Futbol bu. Bazen atamazsın, bazen kaçırırsın, bazen salak saçma goller yersin, bazen oyuncular hata yapar, bazen teknik direktör içine eder, bazen hakem maçı katleder. Futbolu heyecanlı kılan zaten bu beklenmedik ihtimallerin gerçekleşmesi hali.
 
Bizim oyun sistemi degismesi lazim yada ilk 20 dakikada en az iki fark yakalamiz gerek. Gol gelmedikce daha fazla risk daha fazla ileri geri kosmaya gerek duyuyoruz, inanilmaz derecede kolay gecis oyunu yiyoruz bundan dolayi rakiplerden. Dogal olarakda oyuncular yoruldukca bazit dahi olsa gol kaciriyorlar.

Daha fazla rotasyon gerek, evet yedek oyuncular as takimin oyununu oyniyamiyor, o vakit farkli dört bes oyuncu varsa sahada daha sakin kontrolu futbol oynat, ikinci yari as oyuncular girince normal oyununa gec.

Yani hep ayni taktikle oynamak bazen ise yaramiyor. Elindeki bütün oyuncular birbirine denk degil. Bundan dolayi eyüpe karsi puan kaybettik. Basta rotasyon agirlikli ciksaydik, ilk yari beraber dahi bitse ikinci yari as oyuncular girip fisi cekerdi.
 
3lu oyun sistemini kanat bek oyuncu olmadan oynamazsin oynarsan sonuçlarına katlanırsın bukadar basit ,hoca ya 2 tane kanat bek bulacak marcos alonso tarzı adamlar

Yada yunus ve barıştan skor katkısı beklemeyeceksin çünkü onlarda sakatlanacak inat ederse
 
Bu sakatlık olayına niye bu kadar takılıyoruz. Bir oyuncu darbeden sakatlanır, aşırı zorlayıcı hareketlerden dolayı sakatlanır (koşarken gereksiz bir topa ayak uzatmak, ani terse dönüş vs.) veya yetersiz antrenmandan/kendisine bakmamaktan dolayı sakatlanır.

Mesela Icardi'nin sakatlığının fazla koşmaktan olmadığı ortada. Adamın diz gitti. Darbe alıyor, antrenman verimi malum özel hayat karmaşası içerisinde yeterli kalitede değil sonuç ortada. Abdülkerim son maç çok koştuğu için değil 30 dakika oyunda kalıp, yere düzgün basamadığı için sakatlandı.

Doğru pozisyon alan, yerleşen bir futbolcu fazla koştuğu için sakatlanmaz.

Şu söylense katılırım. Yunus bu kadar koşamaz. Gücü yetmez ve yorulur. Biter. O zaman koşanını bulacağız. Ya da yerine başkasını süreceğiz.

3421 ve 3412'nin riskleri var. Bariz ortada bunlar. Bu risklerin karşılığında getirileri de var. Namağlup devam ettiğimize göre şu ana kadar getirisi, götürüsünden fazla olmuş.
 
okan hocam okan hocam
gelene geçene sokan hocam

asker bülo'ya da sok hocam
 
Türkiye'de 3-5-2 gibi marjinal sistemlere kapalıdır taraftar. Cepte böyle hücumcu bir sistemin olması önemli çünkü kapanan takımları açmak için geriden ekstra hücumcu kullanmak bu ligde elzem hale geliyor. Bizim Erkan Engin, Emre Malok'larımız yok. Öyle 3 puan cepte maça çıkmıyoruz diğerleri gibi.
 
Güzide duranı götürüyomus.guzide duran mi kaldi Allah askina.sene 2002 mi?oldu olacak yüksel ak ve şenay akay ile de takıl.hala muserref akay da magazin kanallarına baglansin.bu kadar nostaljiye ne gerek var
 
senin şampiyonlugun çalıntı diyen adama hala dostum diyorsan sadece hoca olarak kalacaksın.
 
Okan Buruk, sakatlığı bulunan futbolcuların son durumunu açıkladı:

- Abdülkerim'in geri dönüşü yakın ama Sivasspor maçı için zor.

- Ismail Jakobs'un dönüşü için hedefimiz Malmö veya Trabzonspor maçı.

- Kaan Ayhan'ın 2-3 haftalık bir süreci var.

- Yusuf Demir iyi çalışıyordu, oynayabileceği bir döneme gelmişti ancak sakatlandı ve 2 haftadır aramızda yok. Yakın zamanda dönecek.
 
yusuf demir sen kimsin de sakatlanıyorsun yaw her idmanda biyonik adam gibi olman lazım ki Okan bey sana forma versin.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt