Okan Buruk | Teknik Direktör | ARŞİV

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
nasıl uçuracakmış evinde feneri yenemedi Trabzon’a Beşiktaş’a yenildi başakşehirden 5 yedi Malatya’ya yenildi göndermesek şampiyonluk gidiyordu bide uçuracakmış 😂😂😂😂
İlk 8 maç zaten. O dönem Fatih terim kovuldu ve oklar ona döndü. Oyunculardan da satanlar oldu, tembel türk oyuncular ozellikle
 
Dün bir video izledim ama hatırlamıyorum kimin konuştuğunu şimdi... orada anlatılanı burada yazayım dedim...

Ünal aysal 2013 2014 yılında Fatih Terim ile ters düşer. Kadroda drogba burak melo sniejder muslera eboue telles elmander gibi isimler vardır. Aysal bu kadroyu kurmuşum kimi getirirsem getireyim zaten ligi alırım kesin der... Fatih hocayı eylül ayında gönderir ve manchiniyi getirir. Sonuç ne mi olur? Nisan ayında fenerbahçe şampiyonluğunu ilan eder ligin sonunda fener 74 puan biz 65 puan bjk ise 62 puan ile sezonu bitirir.

Tarihin en iyi kadrosu ile bir zahmet şampiyon olsun diyorsunuz da o zamanın en iyi kadrosu ile nisan ayında şampiyonlukların verildiği dönemler yaşadık. Bu da sizlere bir hatırlatma olsun... birçok şey kısa zamanda unutulur gider...

Yani sizler ligdeki 3 şampiyonluğu, 4. Sendeki liderliği küçümsüyorsunuz ama bu işler bu kadar kolay değil. Gelenler, gidenler, kalanlar derken 3.5 sene futbolcuları aynı motivasyon ile sahada tutmak başarı almak sizlerin sandığı gibi çocuk oyuncağı bir durum değil. Burada bazılarınıza birşeyler anlatmaya çalışıyorsak bazı makine ya da oyun konsol oyunu sandığınız varlıkların aslında birer insan olduğu, insanların performanslarının, motivasyonlarının inişli çıkışlı dönemler yaşayabileceği, bu inişli çıkışlı dönemlerde bile başarıyı yakalayan birisini takımı toparlayan birisini harcamanın bu kadar kolay olmaması gerekliliği, Gelen kişinin dünyanın en iyi hocası olsa bile başarısız olabileceği sebebiyledir...
Aynen katılıyorum.Harfi harfine.
 
Antuda anket yapın. En çok nefret edilen Erden Timur mu Okan Buruk mu? Hatta ankete Ali Koç da eklensin.
Şahsi fikrim Erden Timur bizim geleceğimizi şekillendirdi. Geçen sezon gitmesine rağmen Osimhen'in bize gelmesi Gardi sayesinde oldu. Gelirler onun sayesinde arşa çıktı. Onun sayesinde birçok üst düzey futbolcunun aklının bir tarafına Galatasaray ihtimalini soktu.
Okan Buruk ise bu nimetlerden en iyi şekilde faydalanmış ( sadece lig için )tarihin en şanslı teknik direktörlerinden birisi. Türkiye ligini bilmesi de cabası. Maalasef tek derdi de Türkiye ligi olduğu için yerinde saymaya devam ediyor.
Bilerek veya bilmeyerek inanılmaz derecede kötü kadro planlayıcısı. Sanki tek derdi haftada 1 maç yapmak. Planlı bir eleniş mi? Peki Türkiye ligi bu kadar açıkken Avrupa'yi hedeflememek nasıl açıklanabilir?
 
Disiplinini ve taktiğini seviyordum, onun oynattığı futbol kadar keyif aldığım Galatasaray maçı yok. Boguyordu resmen rakipleri. İnsan yönetimi eksik olunca ve fazla sıkınca futbolcular yedi ama. 50-60 gibi eli belinde gezen topçular, tudorla geçen bir yazla bütün sene 90 dk delidana gibi koymuşlardı, fatih hoca bile kaç ay uğraştı oyuncuların tekrar kondisyon kaybetmesi için, o sene başaramadı. Oyunun bir karakteri vardı o dönem. 8 macsa 8 maç. O oyun karakterini ne fatih terim döneminde ne de Okan buruk döneminde görmedim. Ne yaptığını bilen bir oyunumuz olmadı hiç.

İgor Tudorun arkasında dursa idi yönetim, futbolcularin simarikliklarini göz ardı etseydi, Fatih Terim'in ve medyasinin inanılmaz baskısı olmasaydı, ilk 8 haftadaki rüzgar bizi ucururdu. Oyuncular, medya, bazı yöneticiler FT geri gelsin diye çok uğraştı o dönem. Rahat bir ortamda çok daha başarılı olabilirdi bence. Suanki kadro gibi inanılmaz serbest bir takimla şampiyonluk+Avrupa rezaletleri mi, disiplinli ve savaşan bir takım mi derseniz savaşan takım derim
Ben reijkard ın ilk 6-7 haftasını da beğeniyordum. Ama sonra felaket dönemi başladı...

Bu arada futbolcuların şımarıklıkları demişsin ya, ne yazık ki sahada sonuç alan o futbolcular. 1-2 futbolcuya yaptırım yaparsın ama takım içerisinde 4-5 baba topçu hocayı istemediği anda o hocanın koltukta oturabilme şansı imkansız...

Şöyle bir anımı anlatayım... İlk defa yönetici pozisyonuna 28 yaşında bir işletmede hem de Rusya da geçtim. Oradaki şubenin müdürü olarak görev alacaktım. Genel müdür ile yetkilerim hakkında konuşurken personel çıkartma yetkim var mı diye sordum. Evet var dediler ama şu şekilde. Çalışanın yaptığına bakarız haklı isen ve firma çıkarları doğrultusunda bu kararı alıyorsan çıkarabilirsin. Ancak bu 1 kişide olur 2. Yi düşünürüz, 3. De ise sıkıntının çalışanlarda değil de sende olduğu hükmünü direkt olarak veririz dediler...
Kimse esas iş yükünü çeken kişileri göndermez bu durumda olay yöneticiye patlar. Bu kadar basittir bu olay...

11 içerisinde dediğim gibi 3 tane kaliteli isim bir td ile çalışmak istemiyorsa o td nin o koltukta oturma şansı yok ki hele city psg falan değilsen hiç yok. Yeni gelecek hocayı osi, torreira, sane, sanchez falan hepsi birden istemesin mesela şimdi... Kim kalabilir o koltukta?
 
Antuda anket yapın. En çok nefret edilen Erden Timur mu Okan Buruk mu? Hatta ankete Ali Koç da eklensin.
Şahsi fikrim Erden Timur bizim geleceğimizi şekillendirdi. Geçen sezon gitmesine rağmen Osimhen'in bize gelmesi Gardi sayesinde oldu. Gelirler onun sayesinde arşa çıktı. Onun sayesinde birçok üst düzey futbolcunun aklının bir tarafına Galatasaray ihtimalini soktu.
Okan Buruk ise bu nimetlerden en iyi şekilde faydalanmış ( sadece lig için )tarihin en şanslı teknik direktörlerinden birisi. Türkiye ligini bilmesi de cabası. Maalasef tek derdi de Türkiye ligi olduğu için yerinde saymaya devam ediyor.
Bilerek veya bilmeyerek inanılmaz derecede kötü kadro planlayıcısı. Sanki tek derdi haftada 1 maç yapmak. Planlı bir eleniş mi? Peki Türkiye ligi bu kadar açıkken Avrupa'yi hedeflememek nasıl açıklanabilir?
Şuan "öyle yada böyle "ilk 24 te oldugumuzu hala Avrupa arenasında olduğumuzu bilerek yazdın degilmi soylemini ve Avrupa'ya gitmenin ilk kuralinin Türkiye Ligi'nde sampiyon olmaktan gectigini hepimiz biliyoruz degilmi.Turkiye ligini bilmeyen okadar çok t.d ile calistikki.Zannimca o zamanları çok göz ardı ediyorsunuz.Yillardir çuvallar dolusu paralar harcayıp dünyanın en iyi t.d lerini getirip o şampiyonluğu alamayan kulüplerde var.Hersey sandığınız kadar basit .Değil mi?
 
Şuan "öyle yada böyle "ilk 24 te oldugumuzu hala Avrupa arenasında olduğumuzu bilerek yazdın degilmi soylemini ve Avrupa'ya gitmenin ilk kuralinin Türkiye Ligi'nde sampiyon olmaktan gectigini hepimiz biliyoruz degilmi.Turkiye ligini bilmeyen okadar çok t.d ile calistikki.Zannimca o zamanları çok göz ardı ediyorsunuz.Yillardir çuvallar dolusu paralar harcayıp dünyanın en t.d lerini getirip o şampiyonluğu alamayan kulüplerde var.
4. olursan da gidiyorsun.
 
ft yazın ortasında milli takımdan ayrıldı lig başlamamıştı bile
Zaten hikaye o dönemde başlıyor, dursunun o dönem açıklaması var, ligler baslamadan hoca mi değiştirilir diye, ama asıl baskının kurulmaya başladığı dönem bayram değil seyran değil bir anda FT ye Galatasaraya gidecek misiniz diye soruluyor, o dönem zehir gibi oynuyordu, Galatasarayin başında bir teknik direktör var zaten gibi açıklama oluyor. O 2 hafta içinde FTye yakın bütün gazeteciler sürekli Tudora sorular sordular, yazılar yazdılar, ortada birşey yokken. Hatta şimdiki tdmizin bile o dönemlerde açıklaması var, Galatasarayin böyle teknik direktörü olamaz gibisinden. Dursunda hem taraftarın hem de oyuncuların önüne attı o dönem tudoru. Hatırlayanlar bilirler, sırf seçim hamlesi içinde gitti terimi geri getirdi, seçilemedi. Ben o dönemki satışı net hatırlıyorum, kamuoyu, medya ve taraftar baskısını hatırlıyorum. Sene başında transferler yapılmadığı için Avrupa'dan elenmesi ile taraftar isinamamisti, sürekli harladilar. Calistirtmadilar sonraki süreçte. Açın izleyin özetleri, o dönemki futbolun güzelliğine bakın. Derbileri saymıyorum, zira derbi karnemiz zaten iyi değildi ve derbiler o baskıların pik yaptığı dönem sonrası başladı.
 
Derbileri saymayın kanzi
Oyuncular yemedi say
Gol attık say
😂😂😂😂
 
Zaten hikaye o dönemde başlıyor, dursunun o dönem açıklaması var, ligler baslamadan hoca mi değiştirilir diye, ama asıl baskının kurulmaya başladığı dönem bayram değil seyran değil bir anda FT ye Galatasaraya gidecek misiniz diye soruluyor, o dönem zehir gibi oynuyordu, Galatasarayin başında bir teknik direktör var zaten gibi açıklama oluyor. O 2 hafta içinde FTye yakın bütün gazeteciler sürekli Tudora sorular sordular, yazılar yazdılar, ortada birşey yokken. Hatta şimdiki tdmizin bile o dönemlerde açıklaması var, Galatasarayin böyle teknik direktörü olamaz gibisinden. Dursunda hem taraftarın hem de oyuncuların önüne attı o dönem tudoru. Hatırlayanlar bilirler, sırf seçim hamlesi içinde gitti terimi geri getirdi, seçilemedi. Ben o dönemki satışı net hatırlıyorum, kamuoyu, medya ve taraftar baskısını hatırlıyorum. Sene başında transferler yapılmadığı için Avrupa'dan elenmesi ile taraftar isinamamisti, sürekli harladilar. Calistirtmadilar sonraki süreçte. Açın izleyin özetleri, o dönemki futbolun güzelliğine bakın. Derbileri saymıyorum, zira derbi karnemiz zaten iyi değildi ve derbiler o baskıların pik yaptığı dönem sonrası başladı.
Bu konuda haklısın. Yabancı teknik direktörün işi çok zor. Onun için Okan Buruk yerine teknik direktör değil ama en kötü iyi bir SD şart zira yönetimde Dursun haricinde futboldan anlayan yok gibi
 
Ben reijkard ın ilk 6-7 haftasını da beğeniyordum. Ama sonra felaket dönemi başladı...

Bu arada futbolcuların şımarıklıkları demişsin ya, ne yazık ki sahada sonuç alan o futbolcular. 1-2 futbolcuya yaptırım yaparsın ama takım içerisinde 4-5 baba topçu hocayı istemediği anda o hocanın koltukta oturabilme şansı imkansız...

Şöyle bir anımı anlatayım... İlk defa yönetici pozisyonuna 28 yaşında bir işletmede hem de Rusya da geçtim. Oradaki şubenin müdürü olarak görev alacaktım. Genel müdür ile yetkilerim hakkında konuşurken personel çıkartma yetkim var mı diye sordum. Evet var dediler ama şu şekilde. Çalışanın yaptığına bakarız haklı isen ve firma çıkarları doğrultusunda bu kararı alıyorsan çıkarabilirsin. Ancak bu 1 kişide olur 2. Yi düşünürüz, 3. De ise sıkıntının çalışanlarda değil de sende olduğu hükmünü direkt olarak veririz dediler...
Kimse esas iş yükünü çeken kişileri göndermez bu durumda olay yöneticiye patlar. Bu kadar basittir bu olay...

11 içerisinde dediğim gibi 3 tane kaliteli isim bir td ile çalışmak istemiyorsa o td nin o koltukta oturma şansı yok ki hele city psg falan değilsen hiç yok. Yeni gelecek hocayı osi, torreira, sane, sanchez falan hepsi birden istemesin mesela şimdi... Kim kalabilir o koltukta?
Zaten durum bu oldu. O çalışmaya bir taraflari yemedi özellikle Türk oyuncuların. Yaptığımız kamp fatih terim döneminde aldı götürdü. Ayak tenisi tadındaki antreman yaptıranlar 4er 5er sene kalıyor, tek bir oyuncu çıkmadığında veya olanlar gerilediğinde kalıyoruz far görmüş tavşan gibi. Okanin şansına rakipler berbattı. Yoksa bu kadar transfere bu kadar kötü yönetmeye çoktan yerdi taraftae hocayi
 
Zaten durum bu oldu. O çalışmaya bir taraflari yemedi özellikle Türk oyuncuların. Yaptığımız kamp fatih terim döneminde aldı götürdü. Ayak tenisi tadındaki antreman yaptıranlar 4er 5er sene kalıyor, tek bir oyuncu çıkmadığında veya olanlar gerilediğinde kalıyoruz far görmüş tavşan gibi. Okanin şansına rakipler berbattı. Yoksa bu kadar transfere bu kadar kötü yönetmeye çoktan yerdi taraftae hocayi
Bana göre yapı var yapı olmasa gs şampiyon olamazdı
 
Zaten hikaye o dönemde başlıyor, dursunun o dönem açıklaması var, ligler baslamadan hoca mi değiştirilir diye, ama asıl baskının kurulmaya başladığı dönem bayram değil seyran değil bir anda FT ye Galatasaraya gidecek misiniz diye soruluyor, o dönem zehir gibi oynuyordu, Galatasarayin başında bir teknik direktör var zaten gibi açıklama oluyor. O 2 hafta içinde FTye yakın bütün gazeteciler sürekli Tudora sorular sordular, yazılar yazdılar, ortada birşey yokken. Hatta şimdiki tdmizin bile o dönemlerde açıklaması var, Galatasarayin böyle teknik direktörü olamaz gibisinden. Dursunda hem taraftarın hem de oyuncuların önüne attı o dönem tudoru. Hatırlayanlar bilirler, sırf seçim hamlesi içinde gitti terimi geri getirdi, seçilemedi. Ben o dönemki satışı net hatırlıyorum, kamuoyu, medya ve taraftar baskısını hatırlıyorum. Sene başında transferler yapılmadığı için Avrupa'dan elenmesi ile taraftar isinamamisti, sürekli harladilar. Calistirtmadilar sonraki süreçte. Açın izleyin özetleri, o dönemki futbolun güzelliğine bakın. Derbileri saymıyorum, zira derbi karnemiz zaten iyi değildi ve derbiler o baskıların pik yaptığı dönem sonrası başladı.
O sezon kombinem vardı gayet de net hatırlıyorum özete falan gerek yok. Sezonu haziran sonu temmuz başı açtık diye ilk birkaç maç diriydik rakiplerden sadece.

Özetleri senin izlemen gerekiyor sanırım hatırlamak için çünkü 4. 5. maçtan itibaren öyle ezici oyun falan yoktu.

gittiği her yerde iletişimsizliği ve problemleriyle gündem olan herif için ben kendi topçularıma kızmam hocayı yediler diye. sıfırdan kendi kurduğu kadroyla bile bağları koparması 3 ay fln sürdü heralde.

derbi rezilliklerine falan girmeye gerek bile yok.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt