Zaten hikaye o dönemde başlıyor, dursunun o dönem açıklaması var, ligler baslamadan hoca mi değiştirilir diye, ama asıl baskının kurulmaya başladığı dönem bayram değil seyran değil bir anda FT ye Galatasaraya gidecek misiniz diye soruluyor, o dönem zehir gibi oynuyordu, Galatasarayin başında bir teknik direktör var zaten gibi açıklama oluyor. O 2 hafta içinde FTye yakın bütün gazeteciler sürekli Tudora sorular sordular, yazılar yazdılar, ortada birşey yokken. Hatta şimdiki tdmizin bile o dönemlerde açıklaması var, Galatasarayin böyle teknik direktörü olamaz gibisinden. Dursunda hem taraftarın hem de oyuncuların önüne attı o dönem tudoru. Hatırlayanlar bilirler, sırf seçim hamlesi içinde gitti terimi geri getirdi, seçilemedi. Ben o dönemki satışı net hatırlıyorum, kamuoyu, medya ve taraftar baskısını hatırlıyorum. Sene başında transferler yapılmadığı için Avrupa'dan elenmesi ile taraftar isinamamisti, sürekli harladilar. Calistirtmadilar sonraki süreçte. Açın izleyin özetleri, o dönemki futbolun güzelliğine bakın. Derbileri saymıyorum, zira derbi karnemiz zaten iyi değildi ve derbiler o baskıların pik yaptığı dönem sonrası başladı.