Rüştünü ispatladığın tek yer var, Türkiye ulusal ligi. Şundan 5-6 sene önce kulübün komple transfer bütçesini şimdi bir oyuncuya, hatta bir beke veya kaleciye gömdürebiliyorsun. Bir zahmet Feneri, Antepi falan yeniver be hoca. Bir zahmet Fethiyeyi 5'leyiver. Yok, olimpiyat rüzgarı, yok hakem şu bu. Saatten dakika göstermeler. İnanmıyorum.
"Hücumda daha iyi olabilirdik" e olsaydık? Olduraydın. "Filanca sınavdan 1 almışsın, niye?" - "Soruları doğru yanıtlayabilirdim" gibi bir şey bu.
Şahsına saygım sonsuzdur ama otorite ve başarı eğrin düşüyor sayın hocam. Hem de serbest düşüşle.
Bu takımın kolektif bir oyun anlayışı yok. Yani görünmüyor. Abdülkerim neden 35-40 metreden içeriye orta kesiyor, uzun atıyor? Takım o kadar doymuş ve laubali ki. O amatörce pas hatalarını görmüşsünüzdür dün. Tek nedeni var, kafalar maçta değil. Üstelik sürekli bir kişinin ayağına bakıyoruz. Siyah ekran paylaştı diye çiğ çiğ yenen Barış olmasaydı koptuk işte. Osimhen olmadan kimseye diş geçiremiyor bu takım. Osimhen mucizesi olmasa tam şapa oturacakmışız demek ki.
Barış demişken, takımın yerli hücumcularının asansör vari performanslarını neye borçluyuz hocam?
Çok üzüldüğüm diğer husus da Icardi. Bu adama şu an herkes el freni, çöp falan çekiyor. 2 sene önce "2 seneye herkes bu adamı boklar" dense kocaman bir "yürü git" çekerdik herhalde. Bu adamın bu halde olmasının bir nedeni de teknik kadro. Sürecin çok yanlış gittiği ortada. Takip sorunları olmalı. Ve kişisel yönetim. Sebebi de tevazu. Fazla tevazu nasihat dinletir demişler. Her off gününde basıp gitmesin mesela. Biraz otoriten olacak. Yoksa kameralar önünde adam boy ölçüsü alıyor işte.
Yalnız şöyle bir şey var. Kısır döngüdeyiz. Şampiyon olduğu müddetçe yol verecek kimse yok, Dursun başkanla sarsılmaz bir bağları var gibi. Şampiyon olmaması lazım total değişim için ki bunu istemek de bize yakışmaz. Sıkıntı