Okan Buruk | Teknik Direktör | ARŞİV

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Şunu anladık ki kendisi Galatasaray’ın baya iyi maddi bir dönemine denk gelmesine rağmen bu paraları harcamaya değecek bir hoca değil

Çünkü herif Osimhen alınsın diyor, alıyorlar. Dünyanın en iyi forvetlerinden birini kendi sığ futbol bilgisine göre Akhisar’ın Erzurum’un antrenörleri ile çalıştırıyor. Ya da yetersiz olan pek çok oyuncuyu kadro tutmaya devam ediyor. Taktığına ise takıyor.

Taktik teknik bilgisi yetersiz. Oyunu okuması yetersiz. Ortam kurup Fatih Terim gibi takılmaya çalışmak yerine azıcık Fatih Terim’in kendi yaşındayken oynattığı topa odaklansın. Bütün fenerlilerle kanka olmakla Türk futbolunun en önemli unsurlarından biri olmuyorsun Okan

Kendisi Fatih Terim’in 60 küsür yaşında oynattığı futbol kadar futbol oynatamıyor. Avrupa’da başarı bu herif ile zor. Tek bir taraftar fanlık yapmadan Kaan Ayhan’ın bu takımda ne işi olduğunu izah edemez. Icardi bu kiloyla tesislere nasıl alınıyor izah edemez. Her gelen geriye nasıl gidiyor izah edemez. Altyapıdan tek futbolcu niye çıkmıyor izah edemez. Liste uzar gider
 
Hem liderlik koltuğundayız hem de Avrupa'da son 24 yaptık bu konuda başarılı fakat kadro planlaması konusunda başarısız çünkü olduğumuzdan çok daha iyi noktalarda olabilirdik.

Union ve Monaco maçları rotasyonsuzluktan gitti en kötü ihtimalde sıralamada ilk 16'da olup ciddi şekilde bu turda da favori olabilirdik. Ligde de benzer hikaye 3 puan değil muhtemelen 8-9 puan farkla devam ediyorduk.

Umarım bu hataları düzeltir üstüne koyarız 2 transfer yaptık ama bu kadar yetmez daha ihtiyaç var.
Onun için sportif direktör lazım hatır gönül işleriyle transfer yapılmaz. Simitçinin transfer görüşmesi yapması büyük amatörlük.
 
Niye fener geçen sene bizden pahalı kadroyla 2. Oldu... bak bu kadronun başına başka birini getir paran olsa da 200 milyonluk dandik bir kadro yapar sonrasında da teneke bağlayıp gönderirsin...
Kıstas fener olmamalı, ben başarısız olduğunu söylemiyorum ama harcanan bütçelere göre normal geliyor yaptıkları. Avrupada çok çok başarısız ligde normal üstü başarılı. Yanlış hoca getirirsek korkusu var herkeste bu da normal ama seviye atlayamıyoruz okan burukla.
 
Biatçılık, bir kişiye ya da otoriteye sorgulamadan, koşulsuz bağlılık anlayışıdır. Eleştirel düşünce yerine itaati ve sadakati ön planda tutar.
 
Onun için sportif direktör lazım hatır gönül işleriyle transfer yapılmaz. Simitçinin transfer görüşmesi yapması büyük amatörlük.
Sportif direktör olayı günümüz futbolunda olmazsa olmaz ama genelde Türk hocalar çalışmak istemiyor aslında hoca sadece sahaya odaklansa şuna eminim çok daha başarılı olacaktır çünkü bazı konularda duygusal baktığı an iş profesyonellikten çıkıyor.

Dışarıdan gerçekleri gören bir kişi daha net oyuncular konusunda kararlar alıp eksikleri daha iyi giderebilir.
 
Kura ve fikstür den sonra herkes play off basaridir dedi

Yol da hedef degistirenler oldu liverpool bodo ve ajax maclarindan sonra

Ilk sekiz olabilirdi evet ama kötü dönem de yakalandik usg ve monaco maclarinda

Genel olarak basarili bir sezon gecirdik cl de bunu kabul etmek lazim ön yargilari bir kenara birakarak
 
Özellikle set oyununda çok kötü, kendini geliştirmesi lazım, takımın kondisyonu da avrupa takımlarının epey gerisinde. Bu paralar harcanıyor ise bunlara dikkat etmek gerek. Kadro mühendisliği zaten fecaat. Ligde şampiyon oldukça kalmaya devam eder ama oyun anlamında gerileme var, önde baskı geçen yıllara göre epey gerilemiş.

SM-S926B cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Genelde şampiyonlukların 1 sene ya da maksimum 2 sene olmasının nedenleri nedir diye sormam lazım... bunun sebebi bence çoğu takımın ve oyuncuların tek yarışa odaklanmalarıdır... cl de oynayıp sonrasında gelip Türkiye liginde saçma bir maça çıkmanın konsantrasyonu net bir değil. Bunca yıldır söylenen klasik bir söz vardır takımlar için. Cl öncesi ve sonrası maçlar çok zor geçer vs. Diye. Bence bu da doğru...

Bir de harcanan bütçeler konusuna gelelim. Bizden düşük bütçeli takımlarım bir çoğu Avrupa nın fabrika liglerin takımları. Atıyorum Hollanda Belçika Almanya vs. Sen zaten kaliteli genç topçu almalıyız diye gittiğin yerler hammadenin olduğu bu takımlar. Adamlar fabrika fiyatları ile uçuk kaçık paralar ödemeden kaliteli takım oluşturabiliyorlar. Sen öyle oyuncuları almak için 10 milyon eurolar ödemek zorunda kalıyorsun. Hatta örneklendirelim bunu. Hauge denen bir çocuk var değil mi? Maliyeti kendi takımında iken 3-4 milyon olarak gözüküyor. Ama sen onu takımına kaçtığında 20-30 milyona alıp senin kadro değerin bu ölçüde artıyor.
 
avrupa performansları:

23-24 4.5/10
24-25 2/10
25-26 6/10*

1 tur daha geçersek 7.5-8 olur ama pek ihtimal vermiyorum
 
Biatçılık, bir kişiye ya da otoriteye sorgulamadan, koşulsuz bağlılık anlayışıdır. Eleştirel düşünce yerine itaati ve sadakati ön planda tutar.
Ee ozaman biz biatçı değiliz. Eleştirmizi de yapıyoruz çok şükür. Ama eleştiri değil de net başarısızdır deyip cadı avcılığı yapmak da o zaman insanın kendi sığ düşüncesine biat etmesi anlamına çıkabilir...
 
Eski senelerde de eleştiriyordum ara sıra. Heyecanımı aşağı aldığı işin son dönem de daha çok eleştiriyorum.

Ama tabi önceki dönemlerde alakasız argümanlarla sürekli olumsuzluk yapan, sonra hocaya kin duyan (kendi itirafları), sonra da millete biat diye laf çakmaya kalkan kalemtıraşların seviyesine inip de kimseye aşağılama yapmayız.
 
Okan Hoca'yı severiz, efsanemizdir. Başarısız da diyemez kimse bu 4 sezonda, lige ambargo koyduk sonuçta. Ama artık bu kadar büyük bütçelerin ortaya konulduğu bir takımda insan kendine has, tutarlı bir oyun görmek istiyor. 4 yıldır arada bir işleyen ön alan baskısı, zaman zaman duran top ve sıklıkla bireysel sihirbazlıklar (Osimhen, Mertens, Icardi vs vs) dışında hiçbir şey yok.
 
CL'de City'ye yenilmek sorun değil hiç bir şekilde.

Beni asıl endişelendiren konu hiç bir organize atağımızın olmaması. Her şey doğaçlama. Osimhen nasıl olsa bir türlü halleder kafasında gibi sanki hoca ve oyuncular.

Ne doğru dürüst çoğalabiliyoruz ne pas istasyonları kurabiliyoruz ofansta. Kaç defa atağa çıkarken tek oyuncu ya da bilemedin en fazla iki oyuncu ile çıktık. Karşında 4-5 adam var nasıl kaleye gideceksin bireysel beceri dışında nasıl tehlike yaratacaksın. Diğerleri gelene kadar rakip topçular çoktan yerleşiyor zaten.

Playoff'da da bu kusurlu oyun kurgusuyla oynarsak rakip kim olursa olsun direkt eleniriz.
 
Ha bu arada dün için maç konusunda hızlıca yazdım burada daha detaylı yazayım. İlk yarı korkak oynattığı için pres yaptırmadı içşn okan hata yapmıştır... İlkay ile başlaması hatadır. Bunu tamamen fark yeme korkusu ile o milyonda 1 ihtimalin gerçekleşmesi korkusu da yaptırmıştır. Ama 2. Yarı biraz önde baskı ile pozisyona girdiğimizi de görmüştür inşallah... biz gol yememek için oynadığımız her maçta gol mol atamayız ve o golleri yeriz. Bunu artık bir şekilde görmeli ve rakip kim olursa olsun bu takımın kimliği ile oynamalı. Biz Bayern den 3 yerken seni ayakta alkışladık... öyle oyna bu maçta 4 ye yine ayakta alkışlarım şahsım adına. Ama ben sahada Eyüp falan gibi takılırsam lafımı da ederim...

Arada alın size eleştiri. Eleştiri ile adam yeme arasındaki fark da budur. Bu maçın ilk yarısındaki oyunu genele yayan bir hocayı da eleştirir eleştirmeye de devam ederim. Ama dediğim gibi ormanın içerisindeki tek bir ağaca takılmam...
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt