Okan Buruk | Teknik Direktör | ARŞİV

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Dün bir video izledim ama hatırlamıyorum kimin konuştuğunu şimdi... orada anlatılanı burada yazayım dedim...

Ünal aysal 2013 2014 yılında Fatih Terim ile ters düşer. Kadroda drogba burak melo sniejder muslera eboue telles elmander gibi isimler vardır. Aysal bu kadroyu kurmuşum kimi getirirsem getireyim zaten ligi alırım kesin der... Fatih hocayı eylül ayında gönderir ve manchiniyi getirir. Sonuç ne mi olur? Nisan ayında fenerbahçe şampiyonluğunu ilan eder ligin sonunda fener 74 puan biz 65 puan bjk ise 62 puan ile sezonu bitirir.

Tarihin en iyi kadrosu ile bir zahmet şampiyon olsun diyorsunuz da o zamanın en iyi kadrosu ile nisan ayında şampiyonlukların verildiği dönemler yaşadık. Bu da sizlere bir hatırlatma olsun... birçok şey kısa zamanda unutulur gider...

Yani sizler ligdeki 3 şampiyonluğu, 4. Sendeki liderliği küçümsüyorsunuz ama bu işler bu kadar kolay değil. Gelenler, gidenler, kalanlar derken 3.5 sene futbolcuları aynı motivasyon ile sahada tutmak başarı almak sizlerin sandığı gibi çocuk oyuncağı bir durum değil. Burada bazılarınıza birşeyler anlatmaya çalışıyorsak bazı makine ya da oyun konsol oyunu sandığınız varlıkların aslında birer insan olduğu, insanların performanslarının, motivasyonlarının inişli çıkışlı dönemler yaşayabileceği, bu inişli çıkışlı dönemlerde bile başarıyı yakalayan birisini takımı toparlayan birisini harcamanın bu kadar kolay olmaması gerekliliği, Gelen kişinin dünyanın en iyi hocası olsa bile başarısız olabileceği sebebiyledir...
 
Düşünsene 60-70 yıllık hayatta tudor savunuyorsun 😂😂😂
Allah daha düşüğünü göstermesin diyoruz da verdikçe veriyor
 
Dün bir video izledim ama hatırlamıyorum kimin konuştuğunu şimdi... orada anlatılanı burada yazayım dedim...

Ünal aysal 2013 2014 yılında Fatih Terim ile ters düşer. Kadroda drogba burak melo sniejder muslera eboue telles elmander gibi isimler vardır. Aysal bu kadroyu kurmuşum kimi getirirsem getireyim zaten ligi alırım kesin der... Fatih hocayı eylül ayında gönderir ve manchiniyi getirir. Sonuç ne mi olur? Nisan ayında fenerbahçe şampiyonluğunu ilan eder ligin sonunda fener 74 puan biz 65 puan bjk ise 62 puan ile sezonu bitirir.

Tarihin en iyi kadrosu ile bir zahmet şampiyon olsun diyorsunuz da o zamanın en iyi kadrosu ile nisan ayında şampiyonlukların verildiği dönemler yaşadık. Bu da sizlere bir hatırlatma olsun... birçok şey kısa zamanda unutulur gider...

Yani sizler ligdeki 3 şampiyonluğu, 4. Sendeki liderliği küçümsüyorsunuz ama bu işler bu kadar kolay değil. Gelenler, gidenler, kalanlar derken 3.5 sene futbolcuları aynı motivasyon ile sahada tutmak başarı almak sizlerin sandığı gibi çocuk oyuncağı bir durum değil. Burada bazılarınıza birşeyler anlatmaya çalışıyorsak bazı makine ya da oyun konsol oyunu sandığınız varlıkların aslında birer insan olduğu, insanların performanslarının, motivasyonlarının inişli çıkışlı dönemler yaşayabileceği, bu inişli çıkışlı dönemlerde bile başarıyı yakalayan birisini takımı toparlayan birisini harcamanın bu kadar kolay olmaması gerekliliği, Gelen kişinin dünyanın en iyi hocası olsa bile başarısız olabileceği sebebiyledir...
Tam olarak küçümseme değil diye düşünüyorum. Herkes başarının bir yerinden tutup sahiplenmek istiyor. Bunu yukarıda bahsettiğin şekilde yapanlar da var yani kendi olumsuzluğunu sürecin bir parçası gibi göstererek sahiplenenler.

Eleştirmeseydim, köstek olmasaydım bu kadar güçlenemezdi hikayesi. Destekle değil de dirençle açıklayarak kendilerini merkeze koydıkları için başarı ortaya çıktığında ben olmasaydım olmazdı anlatısının devreye girmesi gibi.

Negatifliği katalizör sanıyorlar açıkçası.

Tabii kutuplaşmanın bir manası yok hepimiz Galatasaray'ın başarısını destekliyoruz. OB de tanrımız yada kıblemiz değil. Eleştirilerin olması doğal diye düşünüyorum.
 
Ptesi , salı idman yok. Çarşamba full alkollü hal ile idman. Perşembe ısınma hareketleri, cuma maç. Eyüp maçında kayıp olursa tek sorumlusu sen olursun hoca.

SM-S926B cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Tam olarak küçümseme değil diye düşünüyorum. Herkes başarının bir yerinden tutup sahiplenmek istiyor. Bunu yukarıda bahsettiğin şekilde yapanlar da var yani kendi olumsuzluğunu sürecin bir parçası gibi göstererek sahiplenenler.

Eleştirmeseydim, köstek olmasaydım bu kadar güçlenemezdi hikayesi. Destekle değil de dirençle açıklayarak kendilerini merkeze koydıkları için başarı ortaya çıktığında ben olmasaydım olmazdı anlatısının devreye girmesi gibi.

Negatifliği katalizör sanıyorlar açıkçası.

Tabii kutuplaşmanın bir manası yok hepimiz Galatasaray'ın başarısını destekliyoruz. OB de tanrımız yada kıblemiz değil. Eleştirilerin olması doğal diye düşünüyorum.
Beni de burada biatçı olarak lanse ettiler ama eleştirileceği yerde kendi doğrularımızı da bangır bangır bağırarak söyleyip eleştirimizi yapıyoruz. Ama eleştiri yaparken dalga geçer gibi değil yanlış yaptığı şeylere burada yanlış yapıyorsun diye eleştiriyoruz. Eleştiri farklı, aşağılamak ya da zorbalamak başka birşey... insanların çoğu eleştirmiyor, aşağılayıp zorbalıyor... söylenenlerin birisini geliştirmesinden öte yılıp vazgeçmesi için olduğu çok açık...
 
İlk idmanda hoca tüm oyunculara işkembe çorbası ve üstüne soda-limon dağıtılması için emir vermiş.

Büyük hoca helal olsun.
 
Usta Tudorcu muydun?
Disiplinini ve taktiğini seviyordum, onun oynattığı futbol kadar keyif aldığım Galatasaray maçı yok. Boguyordu resmen rakipleri. İnsan yönetimi eksik olunca ve fazla sıkınca futbolcular yedi ama. 50-60 gibi eli belinde gezen topçular, tudorla geçen bir yazla bütün sene 90 dk delidana gibi koymuşlardı, fatih hoca bile kaç ay uğraştı oyuncuların tekrar kondisyon kaybetmesi için, o sene başaramadı. Oyunun bir karakteri vardı o dönem. 8 macsa 8 maç. O oyun karakterini ne fatih terim döneminde ne de Okan buruk döneminde görmedim. Ne yaptığını bilen bir oyunumuz olmadı hiç.

İgor Tudorun arkasında dursa idi yönetim, futbolcularin simarikliklarini göz ardı etseydi, Fatih Terim'in ve medyasinin inanılmaz baskısı olmasaydı, ilk 8 haftadaki rüzgar bizi ucururdu. Oyuncular, medya, bazı yöneticiler FT geri gelsin diye çok uğraştı o dönem. Rahat bir ortamda çok daha başarılı olabilirdi bence. Suanki kadro gibi inanılmaz serbest bir takimla şampiyonluk+Avrupa rezaletleri mi, disiplinli ve savaşan bir takım mi derseniz savaşan takım derim
 
bizden gittikten sonra başarıdan başarıya koşan t*dordan özür dilerim şahsım adına
 
Disiplinini ve taktiğini seviyordum, onun oynattığı futbol kadar keyif aldığım Galatasaray maçı yok. Boguyordu resmen rakipleri. İnsan yönetimi eksik olunca ve fazla sıkınca futbolcular yedi ama. 50-60 gibi eli belinde gezen topçular, tudorla geçen bir yazla bütün sene 90 dk delidana gibi koymuşlardı, fatih hoca bile kaç ay uğraştı oyuncuların tekrar kondisyon kaybetmesi için, o sene başaramadı. Oyunun bir karakteri vardı o dönem. 8 macsa 8 maç. O oyun karakterini ne fatih terim döneminde ne de Okan buruk döneminde görmedim. Ne yaptığını bilen bir oyunumuz olmadı hiç.

İgor Tudorun arkasında dursa idi yönetim, futbolcularin simarikliklarini göz ardı etseydi, Fatih Terim'in ve medyasinin inanılmaz baskısı olmasaydı, ilk 8 haftadaki rüzgar bizi ucururdu. Oyuncular, medya, bazı yöneticiler FT geri gelsin diye çok uğraştı o dönem. Rahat bir ortamda çok daha başarılı olabilirdi bence. Suanki kadro gibi inanılmaz serbest bir takimla şampiyonluk+Avrupa rezaletleri mi, disiplinli ve savaşan bir takım mi derseniz savaşan takım derim
nasıl uçuracakmış evinde feneri yenemedi Trabzon’a Beşiktaş’a yenildi başakşehirden 5 yedi Malatya’ya yenildi göndermesek şampiyonluk gidiyordu bide uçuracakmış 😂😂😂😂
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt