Öner Güzel
Kırmızı Üye
- 25 Kasım 2012
- 1.544
- 56
- 738
En azından oyuncularımızdan kayıp vermedik diyelim, kendimizi avutalım. Mancini'nin Drogba'yı oyundan alıp, yaşanması muhtemel Drogba krizinin fitilini ateşlemesi, şüphesiz hepimizi mutlu etti. Drogba, büyük oyuncu. Takımın menfaati için, kendi egosundan, daha doğru bir tabirle kendi menfaatinden taviz vermesi gerekiyor. Bunu, kendisi de biliyor ki yıllarca en üst seviyede kalmış, efsane olmuş.
Yarınki gazete manşetlerini tahmin edebiliyorum. "Arenasaray"... Deplasmanda Kayserispor, Arena'da Münih oluyoruz. Nedeni mi? Arena'da her maç efsanevi performans gösteren futbolcularımız, deplasmanda bu performanslarının yarısını sergileyemiyor. Buna en iyi örnek Eboue'ydi, şimdi rahatlıkla söyleyebiliriz ki; saz arkadaşı Drogba'da bu kabileye dahil oldu.
Antalya'ya karşı bir şanssızlığımız var, diyelim. Melo ve Selçuk, sarı kart korkusundan beklenilen performansı veremediler, diyelim. Kaç maçtır saçma gol yemiyorduk; bugün bu seriyi bozduk, bir seri daha yapalım, diyelim. Mancini, Sabri'nin kanattaki kabul edilemeyecek performansı ve orta denemelerine bir önlem alacak, diyelim. Haftaya ilk 4 hafta şampiyonlarını yenip, bir diğer rakibin puan kaybetmesini bekleyelim, diyelim. Moralimiz yerine gelsin. Buna ihtiyacımız var, 2. golü attıktan sonra yapmaya çalıştığımız baskının en büyük nedenidir. 10 dakika daha uzatsalar, bu maçı alacağımızdan kimin şüphesi vardı ki?
Galatasaray, Beşiktaş'ı yener; Fenerbahçe' de deplasmanda Elazığ ile berabere kalır diye iyimser bir tahminde bulunalım. Drogba'yı deplasmanlara götürmeyelim. Melo'nun iyi oynadığı her maçı kazandığımızı farkedip, planlarımızı ona göre yapalım. Önemli olan ocakta, şubatta ya da martta sevinmek değil; mayısta sevinmek.
Yarınki gazete manşetlerini tahmin edebiliyorum. "Arenasaray"... Deplasmanda Kayserispor, Arena'da Münih oluyoruz. Nedeni mi? Arena'da her maç efsanevi performans gösteren futbolcularımız, deplasmanda bu performanslarının yarısını sergileyemiyor. Buna en iyi örnek Eboue'ydi, şimdi rahatlıkla söyleyebiliriz ki; saz arkadaşı Drogba'da bu kabileye dahil oldu.
Antalya'ya karşı bir şanssızlığımız var, diyelim. Melo ve Selçuk, sarı kart korkusundan beklenilen performansı veremediler, diyelim. Kaç maçtır saçma gol yemiyorduk; bugün bu seriyi bozduk, bir seri daha yapalım, diyelim. Mancini, Sabri'nin kanattaki kabul edilemeyecek performansı ve orta denemelerine bir önlem alacak, diyelim. Haftaya ilk 4 hafta şampiyonlarını yenip, bir diğer rakibin puan kaybetmesini bekleyelim, diyelim. Moralimiz yerine gelsin. Buna ihtiyacımız var, 2. golü attıktan sonra yapmaya çalıştığımız baskının en büyük nedenidir. 10 dakika daha uzatsalar, bu maçı alacağımızdan kimin şüphesi vardı ki?
Galatasaray, Beşiktaş'ı yener; Fenerbahçe' de deplasmanda Elazığ ile berabere kalır diye iyimser bir tahminde bulunalım. Drogba'yı deplasmanlara götürmeyelim. Melo'nun iyi oynadığı her maçı kazandığımızı farkedip, planlarımızı ona göre yapalım. Önemli olan ocakta, şubatta ya da martta sevinmek değil; mayısta sevinmek.