Üye Görüşü Prandelli'ye Destek Ama Neden? Otorite

Oyuncu düzeninide Prandelli yıkacak. Ben inanmıyorum bu yönetim baskısıymış falanmış filanmış diye. Hadi Ünalın yönetimi baskı yapıyordu yeni yönetimde mi baskı yaptı.. Ve bu düzenide YIKAMIYOR Prandelli ! Adam 11'e koyduğu yetmiyormuş gibi oyundan bile çıkarmıyor takıntı olmuş iyice.. Veya şöyle diyelim hadi Burakla-Selçuk hakkında baskı var bunuda kabul ettim tamam eyvallah. Yönetim kapısında mı yatıyor Prandellinin Veyselle-Dzemailiyi oynat Brumayı oynatma diye. Bu adam daha 3 hafta öncesine kadar Olcanada takmıştı kafayı..

Bu adam siz inansanızda inanmasınızda Burakla-Selçuğu beğendiği için oynatıyor zorunluluktan falan değil..



İşte ben de Prandelli'nin bu düzeni yıkmasını istiyorum...Daha 2.hafta Eskişehir maçında yazdım "Leşçuk-Rezil ikilisinden biri oynarsa bu sezon maç izlemem" diye ama dayanamadım izledim...


Bak Olcan'a da takmış diyorsun ama Olcan'ın fazla kilolarını görmüyorsun , herif savunmaya dönmeye tenezzül etmiyor sen hala Olcan diyorsun mesela...Sonra da oyuncu düzeninin yıkılmasından bahsediyorsun...


Burak ile Leşi dünyada hiçbir teknik direktör beğenmez , hele hele dünyanın en teknik oyuncularından oluşan İtalya milli takımını çalıştırmış adam asla beğenmez...Sinan Yılmaz'ın dediğine göre ki çok büyük ihtimalle doğrudur , Anderlecht maçında hoca leşi kesmiş ama yönetim müdahalesi olmuş...Burada Prandelli'yi eleştirmek gerekir , zira asla buna müsaade etmemesi gerekirdi...


Dzemaili-Veysel konusu ise , yukarıda bahsettiğim gibi kriz anında saçmalıyor...
 
Basaksehirden 4 gol yiyen takim sampiyon olamaz, olacaksada derhal tdsini gondermek lazim. Basaksehirspordan sonra bitirdim prandelliyi kafamdaSent from my iPhone using Tapatalk
fenerden 6, real den 6, chelsea den 5 yiyen hatta alisami yen de fenere 4-0 yenilen adam teknik direktör olabiliyor ama prandelli t.d olamıyor..
 
İşte ben de Prandelli'nin bu düzeni yıkmasını istiyorum...Daha 2.hafta Eskişehir maçında yazdım "Leşçuk-Rezil ikilisinden biri oynarsa bu sezon maç izlemem" diye ama dayanamadım izledim...


Bak Olcan'a da takmış diyorsun ama Olcan'ın fazla kilolarını görmüyorsun , herif savunmaya dönmeye tenezzül etmiyor sen hala Olcan diyorsun mesela...Sonra da oyuncu düzeninin yıkılmasından bahsediyorsun...


Burak ile Leşi dünyada hiçbir teknik direktör beğenmez , hele hele dünyanın en teknik oyuncularından oluşan İtalya milli takımını çalıştırmış adam asla beğenmez...Sinan Yılmaz'ın dediğine göre ki çok büyük ihtimalle doğrudur , Anderlecht maçında hoca leşi kesmiş ama yönetim müdahalesi olmuş...Burada Prandelli'yi eleştirmek gerekir , zira asla buna müsaade etmemesi gerekirdi...


Dzemaili-Veysel konusu ise , yukarıda bahsettiğim gibi kriz anında saçmalıyor...

Olcanın kilosu var doğru belli oluyor zatende zar zor gol atan takımı ileri taşıyan 2-3 adamdan biri zaten bişeyler yapmak için çabalıyor adam bu yüzdende oynamalı. Yasin mi oynasın yani.

Valla istediğiniz kadar yönetim deyin bende buna inanmam işte kesecek adam her türlü keser. Fatih Terim 2 hafta Burağı kesti kim ne yapabildi. Neyse uzatmanın anlamı yok bu konuşmanında çıkış yolu yok zaten Prandellide fazla kalamaz buralarda bakalım yeni hoca neler yapacak önemli olan o.

İyi forumlar..
 
- İlk defa yurtdışında takım çalıştırıyorsun. Ülkenin kültürünü bilmiyorsun

- İstediğin isimler alınmıyor. Yönetim kendi transfer yapıyor.

- Sneijder hariç futbolcuların maaşları ödenmiyor.

- Kaptanın olacak Selçuk kaptanlık görevini yapmıyor ve takımı sabote ediyor.

- Burak ı kesiyorsun maç öncesi, yönetim müdahale edip ilk 11 e alıyor.

- Kadro dışı oyuncuları yönetim kafasına göre belirliyor. Aysal ekibi Engin, Sabri gibi isimleri kadro dışı bırakıyor, yeni gelen yönetim 2 gün sonra affediyor. Yine TD karar veremiyor.

- Florya da para dan başka bir şey konuşulmuyor.

- Oyunculara maç analizlerini izlettirmek istiyorsun oyuncular karşı çıkıyor.

- Sahada 5 yabancı sınırı var. Yani 6 tane yerli bulmak zorundasın. En az 2 en çok 3,5 m € alan kendini yıldız sanan, başarıya doymuş, seni göndermek isteyen, gazla oynayabilen aptal futbolcu topluluğu içinden.

Ve sen daha ilk yılında 11. haftasında prandelli ye demediğini bırakmayıp, başarılı olmasını bekliyorsun?

Bu düzen devam mı edecek? Bu yıl şampiyon olmayalım? Dünyanın sonu mu? Sizin takımınız zaten türkiye'nin en fazla şampiyon olmuş takımı. Siz şampiyonluklara göre mi takım tutuyorsunuz? Çok övdüğünüz Bilic in 2. senesi bu yıl. Karşısında Kaos ta olan gs ve ismail kartal lı hakemler sayesinde puan alabilen bitik fb var. ve sadece 1 puan üzerimizdeler. Ne büyük takım bjk.. Bu şampiyonluklara neden bu kadar taktınız?? Prandelli giderse bu düzen devam eder. Yerli futbolcuların hocaları harcadığı her sene td değiştiren, terim in eline bakıp gel bizi kurtar denilen düzen..

Ben taktik olarak prandelli yi cok begenmiyorum. Oyuncu tercihleri vs. haklısınız. Ama luce gelmezse ki gelmez prandelli kalmalı. denizli gelse şampiyon olduk diyelim. seneye kim gelecek?? yine yabancı gelecek ve tr tanımayan..

Hele yanal diyenler var ki onlara sağlam söveceksin.. 2001 de aziz den teşvik almış gs şampiyonluğunu çalmış, fb li bir hoca.. sadece o yılda değil. kaç kere şike, teşvik suçuna karışmış. Ne şampiyon olma hevesiymiş bu ya?? bu şerefsiz geleceğine 2. olurum daha iyi. bunla gelecek şampiyonluk gelmesin. Şerefli ikinci oluruz bjk lilerin dediği gibi.. yazıklar olsun size de. Gözünüzü kupalar bürümüş. ben bu takımı bunun için sevmedim.
 
Forumda taraftarın nabzını iyi tutmuşsam eğer taraftarın büyük geneli sahadaki oyuncuların performanslarından memnun değil ve hatta bir kısmı bazı oyuncuların iyi niyetinden dahi şüphe ediyor. Aynı profildeki kişilerin çoğu Prandelli'den de memnun değiller ama ironik şekilde sahadakilere göz dağı vermek istiyorsalar gelecek hafta AliSamiYen Arena'da Prandelli'ye yüksek desibelden destek vermeliler. Tek tek birilerini hedef alarak ıslıklamak çare olmayacağı gibi yarayı daha da derinleştirecektir. Stratejik davranmak en doğrusu olacaktır.

Sampiyonlar liginde evdeki maclarimizi kazanmis, ligde lider durumda olsak taraftarin hic azimsanmayacak bir bolumu Prandelli ile olmayacak derdi yine sevmedikleri oyunculari oynattigi icin. Isik falan hikaye yani.

Sampiyon olmus takimin hocasinin degistirilmesini isteyen taraftardan takim gelen gecenden fark yerken sabretmelerini istiyorsun. Bizim taraftarin Guardiola, Capello, Ancelotti, Del Bosque (toplamda 9 sampiyonlar ligi, bir dunya kupasi) gibi antrenorlere saygisi yok. Prandelli, Mancini falan fasa fiso.

Takimdaki oyuncularin da buyuk bir bolumunun Turk oldugunu goz onune alirsan Prandelli gibi antrenore bizim oyuncularin zerre saygi duymadiklarina sen de katilirsin herhalde.

Prandelli sorumluluk almasini istiyorsa bizim oyuncularin kufure, hakarete yeri geldiginde dayaga basvurmali. O zaman kendisini bir baba gibi gorurler, saygi duyarlar, agresif de oynarlar, sorumluluk da alirlar Turk oyuncular. Biz de isigi gormege baslariz yavastan.
 
Son düzenleme:
suanki kötü gidis sirf prandelli den dolayi degil acik bir sekilde futbolcular da prandellinin biran gitmesini ister gibi oynuyorlar son maclarda, bir beklentiler var heraldeki böyle davraniyorlar ama bu demek degilki prandelli kalsin, malesef prandelli hemi sistem hemide futbolcul seciminde cok hatali davraniyor.
 
B0ky35LCMAA94hd.jpg
 
Aslında ne kadar iyi bir teknik direktör olduğunu biliyoruz ama hatalı tercihlerdeki ısrarı insanı deli ediyor. Şu 2 maç yine sabote edenleri oynatıp, elimizdeeki adamları en verimli oldukları yerde oynatmazsa defolup gitsin
 
Sampiyonlar liginde evdeki maclarimizi kazanmis, ligde lider durumda olsak taraftarin hic azimsanmayacak bir bolumu Prandelli ile olmayacak derdi yine sevmedikleri oyunculari oynattigi icin. Isik falan hikaye yani.

Sampiyon olmus takimin hocasinin degistirilmesini isteyen taraftardan takim gelen gecenden fark yerken sabretmelerini istiyorsun. Bizim taraftarin Guardiola, Capello, Ancelotti, Del Bosque (toplamda 9 sampiyonlar ligi, bir dunya kupasi) gibi antrenorlere saygisi yok. Prandelli, Mancini falan fasa fiso.

Takimdaki oyuncularin da buyuk bir bolumunun Turk oldugunu goz onune alirsan Prandelli gibi antrenore bizim oyuncularin zerre saygi duymadiklarina sen de katilirsin herhalde.

Prandelli sorumluluk almasini istiyorsa bizim oyuncularin kufure, hakarete yeri geldiginde dayaga basvurmali. O zaman kendisini bir baba gibi gorurler, saygi duyarlar, agresif de oynarlar, sorumluluk da alirlar Turk oyuncular. Biz de isigi gormege baslariz yavastan.
Yani Ziya Paşa gibi diyorsun "Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir" O da bir yöntem ne diyeyim. Ancak şu unutulmasın eğer oyuncuların Prandelli'ye saygısı yoksa kısmen kaba yollara niyet eden Prandelli şu an takım içinde daha büyük tepki ile karşılaşır. Aradaki gerilim iyice artar. Örneğin Terim yapı gereği agresif ama oyunculara karşı takındığı tatlı sert tavrın geri tepmemesi kendisi yüzünden değil yönetim ve taraftar yüzünden. Yani oyunculara olan tatlı sert davranışının gücünü Terim kendi mizacından değil taraftarın ona verdiği güçten alıyor. Milyonlar ona imparator diyor, sen bir imparatora karşı gelemezsin. İmparator da dilediği zaman tatlı sert eser gürler. Mizaç da buna uygun olunca bunu daha sık yapar.

Başka bir örnek; ben şu halimle sokakta yürürken höyt dedim mi birisi gelir hadi oradan der tınlamaz bile. İstediğim kadar mizacım sert olsun. Ama resmi bir üniforma ile bunu yaparsam kimse kolay kolay hadi oradan diyemez. Arkaplanda bir güç var ve benim davranışlarımı meşrulaştırıyor. İşte o sebeple Prandelli'nin tatlı sert davranışlarını meşrulaştıracak iki gücün ikisi de malesef arkasında değil; birincisi yönetim, ikincisi taraftar. Bu durumda en fazla kişisel çabanızla birşey yaparsınız ama o da sezonu ve geleceği kurtarmaz. Ancak belli bir süre yarım yamalak iş görür ama baskıyı yiyen oyuncu ilk fırsatta tepenize binmek için fırsat kollar. Pragmatik düşündüğümüzde mantıklı olan taraftarın Prandelli'ye destek vermesi görünüyor.
 
Selçuk ve Burakı kadro dışı etmesi gerek taraftarı yanına çekmesi için. Taraftar bunları yapmadığı için prandelliyi istemiyor yani gerek yok buna destek olmaya. Çıkaracağı kadro sistem adamlar belli.
 
Yani Ziya Paşa gibi diyorsun "Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir" O da bir yöntem ne diyeyim. Ancak şu unutulmasın eğer oyuncuların Prandelli'ye saygısı yoksa kısmen kaba yollara niyet eden Prandelli şu an takım içinde daha büyük tepki ile karşılaşır. Aradaki gerilim iyice artar. Örneğin Terim yapı gereği agresif ama oyunculara karşı takındığı tatlı sert tavrın geri tepmemesi kendisi yüzünden değil yönetim ve taraftar yüzünden. Yani oyunculara olan tatlı sert davranışının gücünü Terim kendi mizacından değil taraftarın ona verdiği güçten alıyor. Milyonlar ona imparator diyor, sen bir imparatora karşı gelemezsin. İmparator da dilediği zaman tatlı sert eser gürler. Mizaç da buna uygun olunca bunu daha sık yapar.

Başka bir örnek; ben şu halimle sokakta yürürken höyt dedim mi birisi gelir hadi oradan der tınlamaz bile. İstediğim kadar mizacım sert olsun. Ama resmi bir üniforma ile bunu yaparsam kimse kolay kolay hadi oradan diyemez. Arkaplanda bir güç var ve benim davranışlarımı meşrulaştırıyor. İşte o sebeple Prandelli'nin tatlı sert davranışlarını meşrulaştıracak iki gücün ikisi de malesef arkasında değil; birincisi yönetim, ikincisi taraftar. Bu durumda en fazla kişisel çabanızla birşey yaparsınız ama o da sezonu ve geleceği kurtarmaz. Ancak belli bir süre yarım yamalak iş görür ama baskıyı yiyen oyuncu ilk fırsatta tepenize binmek için fırsat kollar. Pragmatik düşündüğümüzde mantıklı olan taraftarın Prandelli'ye destek vermesi görünüyor.

Ancak Prandelli, Selçuk, Burak, Veysel vb. oyunculara taraftar tepkisini daha 3. hafta anlamış olmalıydı ve bu destekle, sizin anlattığınız üzere istediğini yapamayan bu adamları kenara koyabilme güç ve yetkisine sahip olabilirdi.

Neden bu yolu tercih etmedi? Çünkü anlattığınız üzere birşey yaptırmaya çalışıyor hoca ama içerde bunu yapamayan ve daha da ileri gidip direnen kisilerin aslında taraftarla arası limoni ve bu Prandelli lehine olabilirdi bu haftaya kadar.
 
dertler derya olmuş
prandelli bir sandal
bekleme yapma cesara
doğruca italyaya yaylan :)
 
Yani Ziya Paşa gibi diyorsun "Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir" O da bir yöntem ne diyeyim. Ancak şu unutulmasın eğer oyuncuların Prandelli'ye saygısı yoksa kısmen kaba yollara niyet eden Prandelli şu an takım içinde daha büyük tepki ile karşılaşır. Aradaki gerilim iyice artar. Örneğin Terim yapı gereği agresif ama oyunculara karşı takındığı tatlı sert tavrın geri tepmemesi kendisi yüzünden değil yönetim ve taraftar yüzünden. Yani oyunculara olan tatlı sert davranışının gücünü Terim kendi mizacından değil taraftarın ona verdiği güçten alıyor. Milyonlar ona imparator diyor, sen bir imparatora karşı gelemezsin. İmparator da dilediği zaman tatlı sert eser gürler. Mizaç da buna uygun olunca bunu daha sık yapar.

Başka bir örnek; ben şu halimle sokakta yürürken höyt dedim mi birisi gelir hadi oradan der tınlamaz bile. İstediğim kadar mizacım sert olsun. Ama resmi bir üniforma ile bunu yaparsam kimse kolay kolay hadi oradan diyemez. Arkaplanda bir güç var ve benim davranışlarımı meşrulaştırıyor. İşte o sebeple Prandelli'nin tatlı sert davranışlarını meşrulaştıracak iki gücün ikisi de malesef arkasında değil; birincisi yönetim, ikincisi taraftar. Bu durumda en fazla kişisel çabanızla birşey yaparsınız ama o da sezonu ve geleceği kurtarmaz. Ancak belli bir süre yarım yamalak iş görür ama baskıyı yiyen oyuncu ilk fırsatta tepenize binmek için fırsat kollar. Pragmatik düşündüğümüzde mantıklı olan taraftarın Prandelli'ye destek vermesi görünüyor.

Prandelli yapamaz zaten. O mizactaki antrenorler ya basarili olamiyorlar burda ya da hic gelmiyorlar Turk insaninin karakterini bildikleri icin. O yuzden zaten taraftarin cogu Terim, Bielsa veya Alman hoca diyor.

Saygili olmanin zayiflik, sabretmenin acizlik oldugu ogretilmis, kendisi de saygi gormeden buyumus insanlar bir anda karakterlerini degistiremezler bir antrenor icin.

Bana pek pragmatik bir is gibi gelmiyor yani o dedigin. Pragmatik cozum hem agresif hem de taktikten anlayan birine gorev vermek. Oyle bir antrenore gorev verilince futbolcular da taraftarlar da isigi gorur zaten kendisinde.
 
huylu huyundan vazgeçmez. takım 2 maç kazansa bile 3. maçta bruma ve olcanı kadro dışı bırakmayacağının veya 3-5-2 oynatmayacağının veya sneijderi önlibero oynatmayacağının garantisi yok. yol yakınken kurtulalım yoksa dortmund maçına bu adamla çıkarsak yıllar boyu unutamayacağımız bi hezimet olur.derhal kovulmalı
 
huylu huyundan vazgeçmez. takım 2 maç kazansa bile 3. maçta bruma ve olcanı kadro dışı bırakmayacağının veya 3-5-2 oynatmayacağının veya sneijderi önlibero oynatmayacağının garantisi yok. yol yakınken kurtulalım yoksa dortmund maçına bu adamla çıkarsak yıllar boyu unutamayacağımız bi hezimet olur.derhal kovulmalı


Yahu Olcan'ın kilolarını da mı görmüyorsun ? Hadi onu göremedin adam savunmaya dönmeye tenezzül etmiyor...

Bruma ise kocaman bir kazık...Sırf 12 milyon euro maliyeti olduğu için taraftar kendisini destekliyor , çocuk futbolu bilmiyor...Bu bize hiçbir şey vermez...Biraz futbolu bilse neyse , tek artısı atletizmi...
 
Ancak Prandelli, Selçuk, Burak, Veysel vb. oyunculara taraftar tepkisini daha 3. hafta anlamış olmalıydı ve bu destekle, sizin anlattığınız üzere istediğini yapamayan bu adamları kenara koyabilme güç ve yetkisine sahip olabilirdi.

Neden bu yolu tercih etmedi? Çünkü anlattığınız üzere birşey yaptırmaya çalışıyor hoca ama içerde bunu yapamayan ve daha da ileri gidip direnen kisilerin aslında taraftarla arası limoni ve bu Prandelli lehine olabilirdi bu haftaya kadar.
-Yabancı bir ülkedesin ve yönetim istifa etmiş durumda. Sabri ve Eboue nedeniyle daha sezon başında takım ile polemik yaşamış durumdasın. Bu saatten sonra takımın bir diğer kaptanı Selçuk'u direkt kesmek içerde şimşekleri üzerine çekmek demektir.
-Ayrıca bir takımdan bahsediyoruz. Yani bir ekipten, bu ekipte herkesin birbiriyle bir bağlantısı var. Takımdan birisini kesmek onunla yakın ilişkideki diğer oyuncuları etkilemek ve onların da performanslarını düşürmek demektir. Takım içindeki gruplaşmalar hep kötü gün manşetlerinde ortaya çıkar ama aslında gruplaşma her zaman vardır ve bu tabir illa negatif birşeyi çağrıştırmaz. O kadar kalabalığın içinde elbette birileri kendilerini birbirlerine daha yakın hissedecektir. Dolayısıyla 1 kişiyi kesmek bazen takımdan 2, 3 kişiyi fade etmek anlamına gelebilir. Bazı pozisyonlar için kadro derinliği olmayan Galatasaray'da bunu yapmak cidden bir dert olabilir.
- Yeni dahil olduğun bir ekibin içinde hemen çıkıntılık yapmak istemez, mümkün mertebe alttan alan tavırlarla sorunları çözmeye çalışırsın. Yeni işe başladığın ilk Pazartesi günü nasıl davranırsın, 5 yıl sonra bir Pazartesi günü nasıl davranırsın.. Oysa taraftar yıllardır bu oyuncuları izliyor. Yılların getirdiği birikim olduğu için sivri dilli olan bazılarımız bir çırpıda "kes artık şu Selçuk'u" diyebiliyor. Prandelli'nin takım hakkındaki hafazasının bizimki kadar çok geçmişi yok. Takımın ile beraber bir kaç aydır çalışıyor ve sadece 11 tane resmi maç oynamış durumda.
- İki taraftar ıslıkladı diye her teknik direktör gibi bir çırpıda futbolcusunu kaybetmek istemiyor. Amaç kaybetmek değil kazanmaktır.
- Prandelli yeni geldiği ortamda taraftardan ve oyunculardan etkilemeden karar vermeye çalışıyor. Kimin haklı olup olmadığına kendi gözleriyle görüp inanmak istiyor. Ayağınızın tozuyla taraftar desteğiyle alacağı bir karar bilakis onu daha kötü bir duruma itebilirdi. Sık kavga eden bir çiftin arasına girip iyi niyetinle birisini destekledin. 10 dk sonra barıştıklarında magmaya doğru yol alırsın. İnsan psikolojisini ve davranışlarını biraz analiz ederseniz Prandelli'nin neden böyle tepkiler verdiğini anlayabiliriz.
 
Galatasarayın yeni hocası %95 Hagi sağlam duyum adam istanbuldaymış.
 
Takimin özgüveni bozdu, ne hirs ne azimli futbol oynayabiliyoruz, içimizdeki futbol heyecani da öldürdü.

Bu adami daha hala savunan Galatasaray düsmanidir.
 
Son düzenleme:
Hala yanlış adam oynatıyor diyen futbol dan anlamayanlara, adam yanlış adamdan çok SİSTEM İ yanlış kuruyor YANLIŞ, 4-3-3 ya da 4-3-2-1 3-5-2 gibi gerizekalıca sistemler yüzünden sürünüyoruz kim oynarsa oynasın!!!!!
 
Takimin özgüveni bozdu, ne hirs ne azimli futbol oynayabiliyoruz, içimizdeki futbol heyecani da öldürdü.

Bu adami daha hala savunan Galatasaray düsmani.


Hangi güven hangi hırs Şükrü ? 2011-12 diyeceksen o Terim'in 2.sezonunda da yoktu , hatırlarsın ıkına ıkına şampiyon olduk Drogba sayesinde...


Geçen sene ise iyi oynadığımız maç sayısı 5'i geçmez...Keza 2012-13 de öyle...Ha takımın taktiği ile oynaması sıkıntı yarattı ama dünyada hiçbir takım taktik değişiklik oldu diye dağılmaz...Berbat bir oyuncu kadromuz var...Rezil 5+3 var...
 
Geri
Üst Alt