Rezan Epözdemir, Galatasaray'da 'Karaborsa Bilet Satışı' İddialarıyla İlgili Suç Duyurusunda Bulundu

Bu arada Erden Timur'u yiyenler suyun karşı tarafındakiler değildi. Adam onlar ile mücadele edeceğini kaç kere çıltı tvlerde açıkladı.

Onu yiyenler suyun bu tarafındakiler oldular. Her türlü iftirayı atanlar yönetimden, genel kuruldan isimlerdi.

Adam çıktı ne dedi. O zor zamanlarda sığınacak tek bir dal aradım dedi.

O dal ne yaptı yani dursun arkasında bile durmadı Erden Timur'un.

Bu 2 olay arasında dağlar kadar fark var. Sapla samanı karıştırmamak lazım.
Onu yiyenler konusunda haklısın karşı taraf yedi demiyorum. Benzerlik şu Erden Timur ile ilgili yalan yanlış iddialar attılar değil mi? O zaman bu kişiler ceza almalı diyordum ben. Şimdi bu yönetimle ilgili iddialar var( yalan veya doğru şu an bilmiyoruz) ben de diyorum ki bu iddiaların hepsi ince ayrıntısına kadar araştırılmalı doğru çıkarsa yönetim en ağır ne ceza alabiliyorsa onu yalan çıkarsa o yalan iddiayı ortaya atan kişiler ceza almalı. Burada yönetim koruması nerede?
 
Onu yiyenler konusunda haklısın karşı taraf yedi demiyorum. Benzerlik şu Erden Timur ile ilgili yalan yanlış iddialar attılar değil mi? O zaman bu kişiler ceza almalı diyordum ben. Şimdi bu yönetimle ilgili iddialar var( yalan veya doğru şu an bilmiyoruz) ben de diyorum ki bu iddiaların hepsi ince ayrıntısına kadar araştırılmalı doğru çıkarsa yönetim en ağır ne ceza alabiliyorsa onu yalan çıkarsa o yalan iddiayı ortaya atan kişiler ceza almalı. Burada yönetim koruması nerede?

Bir önceki sayfada mesajına cevap yazmıştım. Görmediysen bakar mısın.
 
Hadi her şeyi geçelim.

Sen diyelim kongre üyesisin. Bu duyumları sen aldın.

Ne yapardın?

Yahu bu iddialar doğru değilse sonra beni ihraç ederler diye susar mıydın? Ya da gözlerini, kulaklarını kapatıp bana ne mi derdin.

Yoksa sonucu ne olursa olsun iddiaların doğru çıkma olasılığı var. Çıkarsa da kulüp mali olarak ciddi zarara uğrayacak. Bu iş araştırılsın varsa suç ve suçlular çıksın ortaya diyerek savcılığa mı giderdin?

Sen bu soruların cevabını verdiğin an kendi sorunun cevabını bulacaksın zaten.
Elimde bir kanıt olmadan savcılığa gitmezdim. Divan kuruluna başvururdum, genel kurulda o duyduğum kişilerden de imza alıp bu olayın araştırılması için dilekçe verirdim. Elimde kanıt varsa o zaman o kişiler hakkında suç duyurusunda bulunurdum, elimde kanıt olduğu için ihraç falan gibi bir şey de olmayacağını bilirdim.
 
Elimde bir kanıt olmadan savcılığa gitmezdim. Divan kuruluna başvururdum, genel kurulda o duyduğum kişilerden de imza alıp bu olayın araştırılması için dilekçe verirdim. Elimde kanıt varsa o zaman o kişiler hakkında suç duyurusunda bulunurdum, elimde kanıt olduğu için ihraç falan gibi bir şey de olmayacağını bilirdim.

İşte o kanıtı zaten sen, ben çok zor buluruz. Polis miyiz savcı mıyız biz. Bizde ancak duyum, bilgi, haber olur. Polis ve savcı yapar kanıt bulma işini. Bizim,

Telefon dinleme yetkimiz var mı? Banka hesaplarını kontrol etme yetkimiz var mı? İzleme ve takip etme kabiliyet ve personelimiz var mı? Kulübe ait güvenlik odasında saklanan kamera kayıtlarını alma yetkimiz var mı? Passo ve Aktif bank ile iletişime geçip tc kimlik numaraları üzerinden bilet satışlarına bakma yetkimiz var mı? Say say bitmez. Kanıt bunlar araştırıldıktan sonra bulunur.

Kanıt bulma işi dediğim gibi sana, bana ait değil. Polise, savcıya ait işler.

Sen bir kongre üyesi isen sana gelen duyum sonrası ya başkana, yönetime ya da denetleme kuruluna gider böyle böyle olaylar hakkında bana bilgiler geldi dersin.

Ya da bu kişilerinde işin içinde olduğunu, delil karartabileceklerini düşünüp doğrudan polis ya da savcıya gidersin.

Her şeyi geçtim Fatih Altaylı başkana zaten gitmiş. Adam Rezzan gibi pat diye savcıya gitmedi.

Peki sonuç. Önceki mesajlarımaa yazdığım olaylar silsilesi. Yönetim tarafından inkar ve örtbas edilmesi gibi garip işler.

Bu yüzden Rezzan'ın yaptığı yanlış diyemem. Kulüp temize çıkarsa da ihraç edilmeli diyemem. Adam bir kongre üyesi olarak görevini yaptı diye bir de ihraç mı edeceğiz.
 
İşte o kanıtı zaten sen, ben çok zor buluruz. Polis miyiz savcı mıyız biz. Bizde ancak duyum, bilgi, haber olur. Polis ve savcı yapar kanıt bulma işini. Bizim,

Telefon dinleme yetkimiz var mı? Banka hesaplarını kontrol etme yetkimiz var mı? İzleme ve takip etme kabiliyet ve personelimiz var mı? Kulübe ait güvenlik odasında saklanan kamera kayıtlarını alma yetkimiz var mı? Passo ve Aktif bank ile iletişime geçip tc kimlik numaraları üzerinden bilet satışlarına bakma yetkimiz var mı? Say say bitmez. Kanıt bunlar araştırıldıktan sonra bulunur.

Kanıt bulma işi dediğim gibi sana, bana ait değil. Polise, savcıya ait işler.

Sen bir kongre üyesi isen sana gelen duyum sonrası ya başkana, yönetime ya da denetleme kuruluna gider böyle böyle olaylar hakkında bana bilgiler geldi dersin.

Ya da bu kişilerinde işin içinde olduğunu, delil karartabileceklerini düşünüp doğrudan polis ya da savcıya gidersin.

Her şeyi geçtim Fatih Altaylı başkana zaten gitmiş. Adam Rezzan gibi pat diye savcıya gitmedi.

Peki sonuç. Önceki mesajlarımaa yazdığım olaylar silsilesi. Yönetim tarafından inkar ve örtbas edilmesi gibi garip işler.

Bu yüzden Rezzan'ın yaptığı yanlış diyemem. Kulüp temize çıkarsa da ihraç edilmeli diyemem. Adam bir kongre üyesi olarak görevini yaptı diye bir de ihraç mı edeceğiz.
Zamanında Altaylı'nın kulüpte fatura menajere kesilmiş ama muhasebe kayıtlarında olmayan bir fatura diye iddiası vardı sözde o faturayı ortaya çıkaracaktı sonra öyle bir fatura olmadığı iddianın yalan olduğu söylendi Altaylı'da çıkaramadı ortaya. O yalan iddia yüzünden GS' ye çamur atmaya kalkıldı. Delil yada yapıldığına şahit olduysan zaten gitmelisin savcılığa. Duyum- dedikodu üzerine savcılığa bence gidilmez. Yönetime de gitmezsin direk Genel Kurul var, Divan var yeterli imza ile orada önerge sunup bunların yönetimden bağımsız araştırılmasını sağlayabilirsin. Altaylı elimde belgeler var diyor mesela o gitmeliydi savcılığa o belgelerle yada Rezan Epözdemir giderken Altaylı'yla gitmeliydi sadece duyum üzerine bir şikayettense somut belgelerle şikayet etmeliydi aslında demek istediğim bu. Yoksa bizim GK'de dedikonun haddi hesabı yok. Herkes dedikodu üzerine şikayet ederse kulüp yönetilmez hale gelir önünü alamazsın, Polat dönemi sonrası idari ibranın önünü alamadığın gibi.
 
Zamanında Altaylı'nın kulüpte fatura menajere kesilmiş ama muhasebe kayıtlarında olmayan bir fatura diye iddiası vardı sözde o faturayı ortaya çıkaracaktı sonra öyle bir fatura olmadığı iddianın yalan olduğu söylendi Altaylı'da çıkaramadı ortaya. O yalan iddia yüzünden GS' ye çamur atmaya kalkıldı. Delil yada yapıldığına şahit olduysan zaten gitmelisin savcılığa. Duyum- dedikodu üzerine savcılığa bence gidilmez. Yönetime de gitmezsin direk Genel Kurul var, Divan var yeterli imza ile orada önerge sunup bunların yönetimden bağımsız araştırılmasını sağlayabilirsin. Altaylı elimde belgeler var diyor mesela o gitmeliydi savcılığa o belgelerle yada Rezan Epözdemir giderken Altaylı'yla gitmeliydi sadece duyum üzerine bir şikayettense somut belgelerle şikayet etmeliydi aslında demek istediğim bu. Yoksa bizim GK'de dedikonun haddi hesabı yok. Herkes dedikodu üzerine şikayet ederse kulüp yönetilmez hale gelir önünü alamazsın, Polat dönemi sonrası idari ibranın önünü alamadığın gibi.

Neyse. Bakış açılarımız o kadar farklı ki. Uzatmayalım hiç. Çünkü tam anlaşamıyoruz. Saat geç oldu. Birbirimize sabaha kadar yazarız böyle sırayla. İyi geceler.
 
Umarım istediği tüm incelemeler yapılır. Eğer bunun sonunda yönetimden birileri çıkarsa en ağır cezaları alır ama bir şey çıkmazsa Rezan Epözdemir'in elinde bir kanıt olmadan iftira, itibar suikasti gibi nedenlerle Gs'den ihraç olması gerekir.
bu konunun doğru olup olmadığını yazanları görünce hala şaşırıyorum. onlarca örnek var.. en basitinden geçen sene maçtan 3-4 gün önce çıkan biletler 1 dk'da biterken bu skandal ortaya çıktıktan sonra maçlara 4-5 saat kalmasına rağmen bile binlerce bilet bulunabiliyor. başka bir örnekte avrupa deplasmanlarında taraftar grubunun 50 euroluk bileti karaborsada 500-600 euro'ya satması vs

böyle bir soygun ve teşkilatı içeriden birinin desteği olmadan birilerinin yapması imkansız. galatasaray ve ailesinin rızkından kısıp bu kulube veren taraftar apaçık soyulmuştur.
 
Burada karaborsa yok sürekli bu yapılıyor haberlerde de. Burada hırsızlık var anlatılanlar doğruysa biletleri satışa sunmadan başka sitelerden komisyon ile ekstra para ödeyerek başka kişilere satma var. Bu karaborsa değildir kendine menfaat sağlamaktır.
Karaborsa da kendine menfaat saglamaktir zaten. Bu ne sacma laf.
 
Yönetimden birileri işin içerisinde mi, değil mi bilemem ama hal ve hareketlerinden bu işin içinde olduklarını düşünüyorum.

Geçen yıl 1 maça gitmiş kişi bile karaborsa ve biletsiz seyirci işini gözlemlemiştir. En kötü güvenlik kısmında bu işe dahil olanlar var.

Karaborsa işi kesildi, bunda passo’nun biler satış sistemini değiştirmesinin etkisi olduğunu da düşünüyorum. Karaborsa işi kesildi ama biletsiz seyirci alımı devam ediyor, bence orada da ciddi para dönüyor
 
Umarım istediği tüm incelemeler yapılır. Eğer bunun sonunda yönetimden birileri çıkarsa en ağır cezaları alır ama bir şey çıkmazsa Rezan Epözdemir'in elinde bir kanıt olmadan iftira, itibar suikasti gibi nedenlerle Gs'den ihraç olması gerekir.
Renktas bazen sen de D.Ö yönetimini savundugunu hissediyor musun
Ben öyle hissediyorum mesela
Her mevzuda bu yönetimi birazcık birazcık korumaya çalışıyorsun
Artık senin Niyazi Yelkencioglu felan olduğunu düşünmeye başlayacağım.
Yani adam tüm iddiaların araştırılması için haklı olarak suç duyurusunda bulunmuş
Ki tüm olayların aydınlatılması lazım
Ben neden divan kurulunu canlı izleyemiyorum mesela..
ve yönetimden bir kişinin bile bu iddialar karşısında açıklamasını duymuyorum
Demem o ki adam niye gerçeklerin açığa çıkmasını istedi diye ceza alacak
Dumanın kaynağının araştırılması gerekiyor. Ateş mi başka bir şey mi
 
Abi ne saçma sapan şeylerle uğraşıyoruz koca Galatasaray bunlarla mi ugrasmali.Madem böyle birşeyler vardı seçim oncesinde neden ortaya çıkmadı.
 
Çok iyi hoş. Peki bu istekleri gerçekleştiğinde ve gerçekten bir suçları yoksa yöneticilerin kendisi GS üyeliğinden istifa edecek mi mesela?
Hukuk böyle bir şey renktaş. Ortada bu kadar büyük iddialar var ve yönetim herkesle dalga geçiyor. Epözdemir soru sorup cevap alamayınca yapabileceği tek şeyi yapıyor aslında. Bence çok değerli yaptığı.
 
Erden Timur'a suyun karşı tarafının yaptığı duyum gibi mi? Elinde bir kanıt, belge vb. olmadan itibar zedelemenin cezası olmalı. Nasıl bunu Erden Timur'a yapan sözde kendilerine gazeteci - yorumcu diyen aslında trol olan o kişiler ceza almalıdıysa. Ama burası Türkiye bazen sırf izi kalsın diye çamur atarlar, çamuru atama bir şey olmaz sen kendini savunmak durumunda kalırsın. Bazen de suçlu olsan bile sırf güçlü olduğun, zengin olduğun için hukuk karşısında herkesten daha eşit olur suçlu olsan bile suçsuz olursun.
Erden Timur bu durumdan şikayetçi idi. Röportajında soyledi bilet olayını.Ayrıca Erden Timuru yeme sebepleri kulübün malını peşkeş cekmemesiydi. Yanlış örnek olmuş bence.
 
Bu haber çıkmadan önce 3 ağustosta transferi tamamladık, başka transfer olmayacak diyen yönetim bu haberden sonra takimdakileri gönderip yerine yenilerini almaya kalktı. Gündem değiştirmek için takımın bı tarafına koydular😄 şimdi yine haberler çıktı, muhtemelen transfer gelir
 
Sıkıntıya gireriz bu dava devam ederse
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Umarım istediği tüm incelemeler yapılır. Eğer bunun sonunda yönetimden birileri çıkarsa en ağır cezaları alır ama bir şey çıkmazsa Rezan Epözdemir'in elinde bir kanıt olmadan iftira, itibar suikasti gibi nedenlerle Gs'den ihraç olması gerekir.
Taraftar, Kulüp ve Türkiye kamuoyunu meşgul eden ve büyük bir suç teşkil eden olay aydınlığa çıkar.
Adam medeni hakkını kullandı diye ihraç edilmez. Burası fbjk değil.
 
Geri
Üst Alt