Cevap: # Sidney Govou
Baştan sona okudum başlığı. İşin Govou'su Movou'sunda değilim. Kim gelirse gelir. Rijkaard ve ekibi geldikten sonra, ben antrenmanlarını gördükten sonra kimin gelip gelmeyeceği umurumda bile değil. Şu gelse, bu gelse, keşke şu olsa gibi hiçbir şey de yazmadım transfer haberlerine. Çünkü en başta takımımın başındaki insanlara güveniyorum.
Bu başlığı okurken üzüldüğüm yerler oldu. Şu an burada hepimiz kendimizi Galatasaraylı olarak nitelendiriyoruz. Ama Galatasaraylılık teamüllerine doğru düzgün uyduğumuz dahi yok. Bir çok şeyi transferlere göre yormaya başladık. Transfer mi oldu "büyük yönetim", aynı yönetim transferi sırf insanlar şak şak yapacak diye, keyiflerinin kahyası olmadıkları için kulüp çıkarları çerçevesinde hemen bitirmedi mi al sana "rezalet yönetim." O kadar sabırsızız ki! Sabırsızlığı da geçtim, tepkilere, davranışlara, yorumlara bakıyorum da bu Galatasaraylılık falan değil. Cidden değil. Ne oldu bize böyle?
Bizim en büyük transferimiz çoktan gerçekleşti. Şu an her geçen zaman kadromuza sürekli transferler girmekte. Antrenman fotoğraflarına adam akıllı bakanlar, çalışma şekline ve futbolcuların duruşlarına bakanlar aslında tüm gerçekleri olduğu gibi görürler. Öyle önemli değişiklikler var ki! Şu an itibariyle Arda da, Baros da, hatta Mehmet Güven de, Ayhan da yeni transferlerdir. Çünkü bu yıl yeni teknik ekip ile herkes sıfırdan başlıyor. Arda'ymış, Baros'muş, emin olun şu an itibariyle tüm oyuncular Rijkaard'ın gözünde eşitler. O şansı kendileri koparacaklar. Rijkaard başarılı olabilmek için kendi sistemine uyacak ve gerekli etkinliği gösterecek oyuncuları zaten ilk 11'e monte edecektir. Öyle farklı çalışma sistemi var ki her bir oyuncumuz aslında yeni bir transferden farksız. Çünkü formayı Arda'nın ismi değil çalışması, becerisi, Rijkaard gözünde yaptıkları alacak. Bizim bunları ayrıntılı bir şekilde konuşmamız gerekirken, böyle harika bir teknik ekibi getiren yönetimi hala yerin dibine sokuyoruz.
Neden?
Sırf sen keyiflenecen diye transferi açıklamadılar diye!
Valla mı?
Ulan böyle çalışan ve yepyeni bir döneme başlayan bir takıma Govou alsan ne olur, Owen alsan ne olur, Babel alsan ne olur? Yönetimine neden güvenmiyorsun diye sormayacağım. Rijkaard'ına mı güvenmiyorsun? Rijkaard'ın Galatasaray'ına güvenmiyor musun? Seçilecek yabancı isim ve imza attırılacak isim bizzat Rijkaard onaylı olacak. Daha ötesinden kime ne?
Bize ne, bana ne, bizlere ne? Bize mi sordu Rijkaard?
Cidden gerildim, inanılmaz hem de. Yaş 29 mu, 30 mu? Yaşlı! Ne işi var lan? Yaşlı adam alıyorlar lan!
Ohoooo, size kalsaydı Tugay Kerimoğlu efsanesi 7-8 yıl önce jübile yapmalıydı! Yalan mı? Yahu günümüzde 29-30 yaşında olan ve kendine bakan bir oyuncu kesinlikle yaşlı değildir. Ben 33 yaşındayım be! Biri bana yaşlı dese çift dalarım, kafa göz yararım misal. 30 yaşın neresi yaşlı? Bir de elin profesyoneli ile bizim amatörümüz bir mi? Yıllar önce Tugay jübile yapsın diyorlardı. Ama futbolu bırakmış Tugay'ı Ali Sami Yen'de gördük. O fit vücudunu. Yürürken bile sağlık, atletiklik ve fitlik kokuyordu. Bu adam Ümit Karan ve Hasan Şaş'ın abisi be, kaç yaş büyük onlardan. 6-7 yaş büyük onlardan. Ama bir Tugay'a bakıyorum, bir de Karan ve Şaş'a, yok abi, anlayamıyorum. Fitlik durumlarına baktığımızda Tugay hala oynar derdiniz, diğer isimler için ise çoktan jübile yapmaları lazım derdiniz.
Artık bırakalım bu ezbere yorumları. Yaşlıymış, beyaz saçlıymış, 30'muş, sakatmış, o takımda asist yapamıyormuş da gol atamıyormuş. Cidden bırakalım bu tür gereksiz laf kalabalıklarını. Sabırlı ve adam akıllı bizzat Galatasaraylı gibi yorumlar yapalım. Verdiğimiz bir çok tepki Galatasaraylılık falan değil. Cidden değil. Ne sabırsız ve beğenmez adamlarız. Olaylara farklı açılardan bakabilmek için bir çok şey yapmaya çalışırız ama değişen hiçbir şey olmaz. Olmuyor da. Biraz Metin Oktay okuyun. Baba Gündüz okuyun. Sonra da bir tepki vermeden hemen önce kendinize sorun ki "yahu, şimdi sinirleneceğim, birşeyler yazacağım ama Metin Oktay ya da Baba Gündüz olsaydı nasıl tepki verirdi, ne derdi?" Bu özentilik anlamında olmasın. Çünkü gerçek Galatasaraylılık denen ruhun izlerine bu isimlerde rastlamak mümkündür. Eğer bir Galatasaray ruhu çekilecekse bu çizginin ardına, atılabilecek isimler ve maddelendirilecek kriterler bellidir. Daha fazla ayrıntıya girmek ve sinirlenmek istemiyorum.
Son olarak ise herkes şimdiden kadrolar kuruyor. Zan'ın hiç şansı yok bu kadroya bakarsak. Mustafa Sarp desen ise neredeyse ilk 18'e alınmayacak. Ama ideal 11 çok farklı olursa hiç şaşırmayın derim. Çünkü Rijkaard'ın ne yapacağı hiç belli olmaz. Şimdiden kadrolar kurmak gerçekten gereksiz olacaktır. Mustafa Sarp'ı ilk 11 içerisinde sık sık görürseniz hiç şaşırmayın derim. Çünkü bu yıl büyük sürprizlere gebe.