Şiirler

Cevap: Şiirler



Yapma basghaan,daha iyisini yapabilirsin.Shogun Hayri'yi hatırla.Baya yaratıcıydın.
 
Cevap: Şiirler



---XxX---xXx---



Bulduğum kadar kaybediyorum seni...

Kaybettiğim kadar buluyorum...

Özlediğim kadar soğuyorum,

Soğuduğum kadar da özlüyorum...

Gecenin en yalnız zamanında sana üşüyorum,

Üşüdüğüm kadar sana ısınıyorum...

Seninle başlayan günler lütuf benim için,

Doğan güne selamımı eksik etmedim hiç,

Şu gördüğüm ne varsa sayende,kesin...

Öyleyse neden güneş batar,gidersin benden niçin..?

Hep sonradan aklım başıma gelir,

Yalnızlığı asarken paltom gibi askılığa,

Sen gidince tekrar giyeceğim bilirim...

Öyleyse neden hep yalnızlığı seçerim...!

Hep kaybedince arar insan niye?

Oysa seni hiç bulmadım ki...

Kaybetmekten ondan korkarım,

Yokluğuna uyanmak istemez gözlerim sabahları,

Sanki gidişin tek ihtimal mi?

Sensiz başlayan gün artar benim sancılarım,korkularım,yalnızlığım...

Ne olurdu beş dakika daha görebilsem derim,

Sen çoktan gitmiş olursun...

Yol boyu sorarım kendime,

''Hep mi sonradan gelir aklın başına''

Bilmez misin aklım sendeyken düşünemem hiç....!





Şair=Sinan Arslan...
 
Cevap: Şiirler



Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.

Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,

bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un

66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali

Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.

"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet

Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."




Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt

hainiyim, ben vatan hainiyim.


Vatan çiftliklerinizse,

kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,

vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,

vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,

fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,

vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,

vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,

ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,

vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,

vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,

ben vatan hainiyim.

Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :


Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.





Nazım Hikmet Ran
 
Cevap: Şiirler



Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?



Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.





Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?



''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.





Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?



Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...





Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?



Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.





Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?



Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.





Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?



Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.





Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?



Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.





Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?



Nereden bileceksin?



Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.





Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.





Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..





Ama sen hiç benimle olmadın ki...

YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...



Can Yücel
 
Cevap: Şiirler



Ah Çeçenistan



Gecenin sessizliği ellerimize düşer,

Dava bir yaman türkü, tellerimize düşer,

Ta yürekten bir seda dillerimize düşer,



Zulmün alkışlandığı çağlardayız ey kardaş.

Biz şimdi bu saatte dağlardayız ey kardaş.



Namluya sürdüğümüz her kurşunun adı var,

İçimde çocukların kor gibi feryadı var,

Bilir misin yiğidin tek, bir tek muradı var,



Her gönül anlayamaz bu ölümsüz gerçeği.

Şehit Peygamber dostu, şehit Cennet çiçeği.



Dedem Şamil’in ruhu aramızda dolaşır,

Her dua bir nur olur, yaramızda dolaşır,

Yola çıkan elbette maksuduna ulaşır,



Bu milletin imanı her oyunu bozacak.

Tarihin görmediği ne destanlar yazacak.



İnsan histen soyunmuş, duymaz, görmezmiş meğer,

Vahşet öyle herkese elem vermezmiş meğer,

Tarifsiz çirkinliğe akıl ermezmiş meğer,



Zalim hep aldanacak, hesaplar tutmayacak.

Dünya varsın unutsun ALLAH unutmayacak...




Servet Yüksel
 
Cevap: Şiirler



..bir gece habersiz bize gel, merdivenler gıcırdamasın.

Öyle yorgunum ki hiç sorma.

Sen halimden anlarsın.



..sabahlara kadar oturup konuşalım, kimse duymasın.

Mavi bir gökyüzümüz olsun.

Kanatlarımıza dokunarak uçalım.

İnsanlardan buz gibi soğudum.

İşte yalnız sen varsın.

Öyle halsizim ki hiç sorma, anca sen anlarsın...



Cahit Külebi - Anlarsın
 
Cevap: Şiirler



Canım, birtanem, çiçeğim, aşkım

‘Keşke’ diyemeyeceğim kadar uzağım artık

Başını göğsüme koyduğunda nefesim dolaşsın isterdim yüzünde

o kadar ısıtmak isterdim ki nefesimle sırtını

Keşke yüreğine en güzel aşk şarkılarını fısıldayabilseydim

Yapamadım aşkım

kelimelerden utandım

ellerim ellerini sevdi çiçeğim

dudaklarım koynunu

gözlerim yüreğini

o güzel, içinde güneş saklı yüreğini

Zannettim ki bakarsam korkmadan bulutlara korkar kaçarlar

elimden bir şey gelmiyor.

Artık çok geç

Yalvarırım kızma bana

hain bir bulut gözlerimi esir aldı aşkım

Kapatamadım

olmadı aşkım

Onlar kaçacağına ben bulut oldum

güneş dolu yüreğine yağmurlar yağdırdım

affet beni

Çevremi saran bulutları dağıtmaya yetmedi rüzgarım

Sesini duyar gibiyim aşkım

İnan en çıplak halimle içime alacağım lanetini

affet diyeceğim

Nefesim nefesine nefes katsın istedim

ama olmadı

O küçücük nefesi içine üfleyemedim

O kadar isterdim ki o minnacık nefes göğüslerinden sevgini emsin

ama

olmadı aşkım

Anamın fısıldadığı masalları fısıldayamadım nefesine

Oysa o kadar istemiştim ki masallarımı rüzgarın yapmak,

bir varmış, bir yokmuşta kaldı fısıldamam.,

ötesini fısıldayamadım

O zilin sesini duyduğunda yüreğine düşen acıya lanet ediyorum

Artık koklayamayacağım içini

Bir bulut gibi kapatacağım önünü içindeki güneşin

Beni affet.

Kelimeler hiç bir zaman bu kadar anlam kazanmadı canım

Vatan sana canım feda derken dışım;

içim,

vatan sensin be aşkım diye haykırdı

Toprağın olmaya çalışmak varken, mezarın oldum

Nehir olup akmak varken, deren olup taştım

Güneş olmak varken, gölgen oldum

Beni affet.

Aşkım,

neden dinlemedim yüreğini

neden gözlerimle duyup kalbimle bakamadım sana

neden elini uzattığında kalbimi arkaya sakladım

Keşke gözyaşlarımı utanmadan yanağımda gezdirebilseydim

Aşkım, seni de yanımda götürüyorum

Ne kadar acı yüreğinde bulut olarak dolaşmak

Bütün sabahların ışığında

yüzündeki aydınlığı alıyorum içime

Rüzgarlar yardım edin bana

Umarım güneşli bir gün başka bir nefes daha güçlü üfler aşkını yüreğine

ve ben çıkıp giderim.

O gittiğim yerde binlerce kez haykıracağım,

seni seviyorum çiçeğim….





Levent SEMERCİ

(NEFES /veda mektubu )
 
Cevap: Şiirler



Aysel Git Başımdan





aysel git başımdan ben sana göre değilim

ölümüm birden olacak seziyorum

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

aysel git başımdan istemiyorum



benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün

dağıtır gecelerim sarışınlığını

uykularımı uyusan nasıl korkarsın

hiçbir dakikamı yaşayamazsın

aysel git başımdan ben sana göre değilim

benim için kirletme aydınlığını

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim



Islığımı denesen hemen düşürürsün

gözlerim hızlandırır tenhalığını

yanlış şehirlere götürür trenlerim

ya ölmek ustalığını kazanırsın

ya korku biriktirmek yetisini

acılarım iyice bol gelir sana

sevincim bir türlü tutmaz sevincini

aysel git başımdan ben sana göre değilim

ümitsizliğimi olsun anlasana

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim



sevindiğim anda sen üzülürsün

sonbahar uğultusu duymamışsın ki

içinden bir gemi kalkıp gitmemiş

uzak yalnızlık limanlarına

aykırı bir yolcuyum dünya geniş

büyük bir kulak çınlıyor içimdeki

çetrefil yolculuğum kesinleşmiş

sakın başka bir şey getirme aklına

aysel git başımdan ben sana göre değilim

ölümüm birden olacak seziyorum

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

aysel git başımdan seni seviyorum




Attila İlhan
 
Cevap: Şiirler



Üçüncü Şahsın Şiiri

gözlerin gözlerime değince

felâketim olurdu ağlardım

beni sevmiyordun bilirdim

bir sevdiğin vardı duyardım

çöp gibi bir oğlan ipince

hayırsızın biriydi fikrimce

ne vakit karşımda görsem

öldüreceğimden korkardım

felâketim olurdu ağlardım



ne vakit maçka'dan geçsem

limanda hep gemiler olurdu

ağaçlar kuş gibi gülerdi

bir rüzgâr aklımı alırdı

sessizce bir cıgara yakardın

parmaklarımın ucunu yakardın

kirpiklerini eğerdin bakardın

üşürdüm içim ürperirdi

felâketim olurdu ağlardım



akşamlar bir roman gibi biterdi

jezabel kan içinde yatardı

limandan bir gemi giderdi

sen kalkıp ona giderdin

benzin mum gibi giderdin

sabaha kadar kalırdın

hayırsızın biriydi fikrimce

güldü mü cenazeye benzerdi

hele seni kollarına aldı mı

felâketim olurdu ağlardım




Attila İlhan
 
Cevap: Şiirler



ANLADIM



Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda

anladım.



Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,

Kendi yolumu çizdiğimde anladım..



Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil..

Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.



Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,

Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..



Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,

Neden hiç ağlamadığını anladım..



Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,

Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..



Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği

acıtabilirmiş,

Çok acıttığında anladım..



Fakat,hakkedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,

Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..



Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,

Yüreğini avucuma koyduğunda anladım..



''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,

Sana ''git'' dediğimde anladım..



Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş

sevmek,

Git dediklerinde gittiğimde anladım..



Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl

ağlayan,

Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..



Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş

pişman olmak,

Gerçekten pişman olduğumda anladım..



Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,

Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,

Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..



Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün

affedilmeyi,

Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..



Sevgi emekmiş,

Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar

sevmekmiş...




CAN YUCEL
 
Cevap: Şiirler



Tam bir şiir değil ama şiir tadında yazmış bunu Kazım Koyuncu, bu kadar kısa şiirimsi bir yazıya bir çok şeyi de sığdırmış..



"Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya."
 
Cevap: Şiirler



Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,

Dünyanın en güzel sesinden,

En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...

Fakat artık ümit yetmiyor bana.

Ben artık şarkı dinlemek değil,

Şarkı söylemek istiyorum...



Nazim Hikmet Ran
 
Cevap: Şiirler



Yerin seni çektiği kadar ağırsın,

Kanatların çırpındığı kadar hafif,

Kalbinin attığı kadar canlısın.

Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç,

Sevdiklerin kadar iyisin,

Nefret ettiklerin kadar kötü.



Ne renk olursa olsun kaşın gözün,

Karşındakinin gördüğüdür rengin.

Yaşadıklarını kar sayma:

Yaşadığın kadar yakınsın sonuna.

Ne kadar yaşarsan yaşa,

Sevdiğin kadardır ömrün,

Gülebildiğin kadar mutlusun.

Üzülme bil ki, ağladığın kadar güleceksin.



Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.



Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer

Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.

Bir gün yalan söyleyeceksen eğer,

Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.

Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,

Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.



Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın,

Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.

Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın,

Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.

Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin,

işte budur hayat!

işte budur yaşamak

Bunu hatırladığın kadar yaşarsın.

Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün

Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun.



Ciçek sulandığı kadar güzeldir,

Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,

Bebek ağladığı kadar bebektir

Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin

Bunu da öğren,

Sevdiğin kadar sevilirsin.



Can Yücel
 
Cevap: Şiirler



Tecavüzden sonra "zevk aldın mı?" diye sormak nasıl abesle iştigalse, gidişinin ardından aylar sonra arayıp "nasılsın?" diye sorman da kadar abestti işte. Uyuz bir köpeğin kasığındaki pire Kadar mutluyum ve başını çöpe soktuğu için kıçı açıkta kalan bir köpek kadar tetikteyim. Tut ki yıkıldım! Tut ki mutluyum. Sanane? :)



Anonim :)
 
Cevap: Şiirler



HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM



Seni, anlatabilmek seni.

İyi çocuklara, kahramanlara.

Seni anlatabilmek seni,

Namussuza, halden bilmeze,

Kahpe yalana.



Ard- arda kaç zemheri,

Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.

Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...

Bir ben uyumadım,

Kaç leylim bahar,

Hasretinden prangalar eskittim.

Saçlarına kan gülleri takayım,

Bir o yana

Bir bu yana...



Seni bağırabilsem seni,

Dipsiz kuyulara,

Akan yıldıza,

Bir kibrit çöpüne varana,

Okyanusun en ıssız dalgasına

Düşmüş bir kibrit çöpüne.



Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,

Yitirmiş öpücükleri,

Payı yok, apansız inen akşamlardan,

Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,

Seni anlatabilsem seni...

Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır

Üşüyorum, kapama gözlerini...



Ahmed ARİF
 
Cevap: Şiirler



BENCE SEN DE ŞİMDİ HERKES GİBİSİN



Gönlümle baş başa düşündüm demin;

Artık bir sihirsiz nefes gibisin.

Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin

Akisleri sönen bir ses gibisin.



Mâziye karışıp sevda yeminim,

Bir anda unuttum seni, eminim

Kalbimde kalbine yok bile kinim

Bence artık sen de herkes gibisin.



Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor

Onlardan kalbime sevda geçmiyor

Ben yordum ruhumu biraz da sen yor

Çünkü bence şimdi herkes gibisin



Yolunu beklerken daha dün gece

Kaçıyorum bugün senden gizlice

Kalbime baktım da işte iyice

Anladım ki sen de herkes gibisin



Büsbütün unuttum seni eminim

Maziye karıştı şimdi yeminim

Kalbimde senin için yok bile kinim

Bence sen de şimdi herkes gibisin



Nazım HİKMET
 
Cevap: Şiirler / Şehr-i Hüzün



Bir bulut,

Biraz da hüzün..

Yeter mi acaba carpilmaya;



Aska?



Bir kus,

Biraz da gökyüzü..

Biter mi hasret kanat cirpmayla;



Baska?



Yol kenarlarina dikilmis laleler.

Avuclarini acmis yagmura cocuklar;

Tane tane düserken yeryüzüme,

Laleler sahidimdir her hüznüme..



Uzak sehirlerin türküsüdür bu;

Dillerde name name, tane tane..

Irak'ina düstügüm sehrimdir o;

Istanbul, Islambol ya da Asitane..



Bir bulut,

Biraz da hüzün..

Yeter mi acaba carpilmaya;



Aska?



Bir kus,

Biraz da gökyüzü..

Biter mi hasret kanat cirpmayla;



Baska?







Eshabil
 
Cevap: Şiirler



YAŞAMAYA DAİR







1



Yaşamak şakaya gelmez,

büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın

bir sincap gibi mesela,

yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,

yani bütün işin gücün yaşamak olacak.



Yaşamayı ciddiye alacaksın,

yani o derecede, öylesine ki,

mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,

yahut kocaman gözlüklerin,

beyaz gömleğinle bir laboratuvarda

insanlar için ölebileceksin,

hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,

hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,

hem de en güzel en gerçek şeyin

yaşamak olduğunu bildiğin halde.



Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,

yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,

hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,

ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,

yaşamak yanı ağır bastığından.



1947



2



Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,

yani, beyaz masadan,

bir daha kalkmamak ihtimali de var.

Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini

biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,

hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,

yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz

en son ajans haberlerini.



Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için,

diyelim ki, cephedeyiz.

Daha orda ilk hücumda, daha o gün

yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.

Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,

fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz

belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.



Diyelim ki hapisteyiz,

yaşımız da elliye yakın,

daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.

Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,

insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla

yani, duvarın ardındaki dışarıyla.



Yani, nasıl ve nerede olursak olalım

hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...



1948



3



Bu dünya soğuyacak,

yıldızların arasında bir yıldız,

hem de en ufacıklarından,

mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,

yani bu koskocaman dünyamız.



Bu dünya soğuyacak günün birinde,

hatta bir buz yığını

yahut ölü bir bulut gibi de değil,

boş bir ceviz gibi yuvarlanacak

zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.



Şimdiden çekilecek acısı bunun,

duyulacak mahzunluğu şimdiden.

Böylesine sevilecek bu dünya

"Yaşadım" diyebilmen için...



Nazım HİKMET
 
Cevap: Şiirler



Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...

Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.

Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.

İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:

Ey dipdiri meyyit, 'İki el bir baş içindir.'

Davransana... Eller de senin, baş da senindir!

His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?

Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.

Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?

Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?

Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?

Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!

Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan

Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.

Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!

Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!

Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın

Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?

Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.

Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!

Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;

Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar

Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez...

En korkulu câni gibi ye'sin yüzü gülmez!

Mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile sirkin;

Mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin

Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,

Nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u Hudâ'dan,

Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi bırakma;

Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!



Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...

Sesler de: 'Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş! '

Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,

Tek kol da demiyor bir tarafından!

Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;

Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.

Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar...

Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.

Feryâd ile kurtulması me'mûl ise haykır!

Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!

'İş bitti... Sebâtın sonu yoktur! ' deme, yılma.

Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.







14 Mart 1913

.



Mehmet Akif Ersoy
 
Cevap: Şiirler



Yâ Rab Bela-yı Aşk İle Kıl Âşîna Beni



Ya râb belayı aşk ile kıl aşina beni

Bir dem belâ-yı aşktan etme cüdâ beni



Az eyleme inâyetini ehli derdden

Yani ki çok belâlara kıl mübtelâ beni



Oldukça ben götürme belâdan iradetim

Ben isterim belâyı çü ister belâ beni



Gittikçe hüsnün eyle ziyâde nigarımın

Geldikçe derdine beter et müptelâ beni



Öyle zaîf kıl tenimi firkatinde kim

Vaslına mümkün ola getürmek saba beni



Nahvet kılıp nasib fûzûlî gibi bana

Ya râb mukayyed eyleme mutlak bana beni



FUZULİ




~



Bugünkü Türkçede Anlamı



Ya Rab aşk belasıyla içli dışlı kıl beni,

Bir an bile ayırma aşk belasından beni



Az eyleme yardımını dertlilerden,

Yani çok aşk belaları ver bana



Var olduğum sürece, belaya olan saygımı alma

Ben belayı isterim,çünkü bela ister beni



Gittikçe artır sevgilimin güzelliğini,

Bana gelince onun derdine daha çok müptela et beni



Onun ayrılığında öyle zayıflat beni ki

Saba yeli beni ona ulaştırabilsin



Ya Rabbi bana Fuzuli gibi gurur verme

Beni bana asla bırakma
 
Geri
Üst Alt