Cevap: ŞL 12/13 ÇF 1. Maç | Real Madrid 3-0 Galatasaray | M.S | 3 Nisan
Şans, hakem vs. bunlar detaylar, elbette belirleyici olan unsurlar arasında sayılır ama maçın tamamını düşünürsek aramızda resmen siklet farkı vardı. Yanlış anlaşılmasın, futbolcu bazında değil, antrene edilme biçimi olarak siklet farkı vardı.
Jose Mourinho yalnızca karakter olarak değil, her anlamda bu iş için biçilmiş kaftan. Bu işin psikolojisi, fizyolojisi, sistemi, doğaçlaması, insan yönetimi vs. herşeyiyle tam donanımlı biri, bunu bir kez daha kanıtladı.
Maça hazırlanma biçimi olarak kafaca kusursuz şekilde sahaya çıkan bir takımla, basın toplantısından, soyunma odasına kadar aklının içinde devamlı beliren, ''yenileceğiz ama ezilmeyeceğiz'' düsturu olan bir takım karşı karşıya geldi. Bunun dışında toplu ve topsuz oyunu yine kusursuza yakın yapan ve mantıklı şekilde hareket eden bir Real Madrid'e karşı, karşılaşma öncesi özellikle defans hattını gerçekçi bir prese ve duran toplara karşı yeterli hazırlık evresini tamamlayadan çıkaran bir antrenör ekibi ve bunu sahaya fazlasıyla yansıtan bir Galatasaray takımı vardı sahada.
Maçın bizim adımıza kilit noktası orta saha oyuncularımızın tempo yapamaması oldu. Ne Selçuk, ne Hamit, ne Wesley bu anlamda yararlı olamadılar. Özellikle Hamit bizim adımıza orta alanı ve maçı kaybetmememiz için kilit bir roldeydi ama yapı gereği zaten tempo yapması çok zor olan bir oyuncu. Melo ayarında performans ortaya koyan bir adamımız daha olsaydı, şu maçta hem Wesley, hem Selçuk çok daha rahat orta alanın pas akışını sağlardı.
Oyuncu değişiklikleri tam anlamıyla fiyasko oldu bizim için. 2.yarıya Hamit-Amrabat değişikliğiyle girip, Braga maçında olduğu gibi 4-3-3'e dönüp, Burak'ı savunmanın baskısından kurtararak, daha rahat hareket alanı ve pozisyon imkanı sağlayabilirdik. Bunun yerine çakılı 3 tandem ve 2 hücumcu bek'le maça başladık. Bu çalışılmış, ya da acil durumlar için daha önceden provası yapılmış bir olay değildir. Tamamiyle Fatih Terim'in şahsi, doğaçlama bir kurgusu.
Bunların dışında herşeyi kabullenerek bir yorum yapmak gerekirse, Real Madrid'e karşı yakaladığınız pozisyonları olabildiğince yüksek yüzdeyle skor yaparak tamamlamak gerek. Bu olmazsa faturasını böyle ödemek zorunda kalıyorsunuz işte.
Bu maç için 3 hayal kırıklığı var bizim adımıza; Eboue, Semih ve Hamit. Burak'ı markajdan kurtarmak adına bir müdahale yapmadığımız için, Burak konusunda hayal kırıklığı yaşadım diyemem, normal olan bir şeydi. Bunun tespit edilememesi anormal.
Maalesef takım analizi ve antrenman olarak ne kadar yetersiz bir sezon geçirdiğimizin özeti olan bir maç oldu.