20 yıldır tek vizyonu ve misyonu Galatasaray'a kaybetmemek olan yüksek bütçeli Anadolu takımı karşısında kötü mücadele etmedik ama şaşırtıcı olmayacak şekilde yaratıcılıktan uzaktık. Saracchi varken bile pasör ve takımı rahatlatan 6 numara eksikliği hissedilirken o da olmayınca bugün iyice ayan beyan ortaya çıktı. Bugün rakibin orta sahasındaki 2 adamdan biri veya 88'de zaman geçirsin diye alınan elemanlar bizde olsa maçı kazandıracak oyuncular olabilirlerdi. Maalesef biz tarz 6 veya 8.5'ların hiçbir örneğine sahip olmadığımız için kafaca oynamaya çalıştığımız büyük takım oyununu yeterince sahaya yansıtamadık. Taylan bu takımın en çalışkan, en dürüst, en gelişime açık oyuncusu olabilir ama şu anda 6 numarada getirdiği onca avantajın yanında baskı altında top dahi almaya cesaret edemeyerek toplam potansiyeli de bayağı aşağılara çekiyor. Geçen sene Kadıköy'de 50.000 taraftarının önünde Fener'i madara eden takımdan bugün 2 nitelikli değişiklik vardı. Birincisi Saracchi'nin olmayışı, ikincisi 2 ayda Seri kadar bile pasör 6 numara bulamayışımız. Onye de ters toplarla rakibi tedirgin eden bir adamdı ama o topları atan olmadıktan sonra koşmanın da pek manası kalmıyor tabii. Bizim mümkünse Rangers maçına kadar öyle ya da böyle bir pasör 6 bulmamız şart. Linnes'in kısır görüntüsünden sonra Taşdemir'in solbek olduğu takımla bile oraya gitmeyi göze alırım ama baskı altında 6 numaradan topla çıkamayan bir pas takımını gönlüm kaldırmaz. Taylan 6 geldiği anda 8'in değişilmezi olsun ama 6 numarada çok daha iyisine ihtiyacımız olduğu aşikar.
Yapacak bir şey yok eksiklikler belli, rakibin niyeti belli, hakemin niyeti belli. Apo'ya zahmet olmazsa 1-2 transferle bariz eksiklikleri kapatır, biz de gelişime aynen devam ederiz. Rakibin amacının top oynamak olmadığı, bu mentaliteyle 20 yıldır ne arpa boyu yol ilerledikleri zaten ortada. Galiptir bu yolda mağlup.