- 1 Haziran 2011
- 847
- 54
- 988
Cevap: STSL 12/13 H:25 | Galatasaray - Gençlerbirliği | 20.00 | 8 Mart
Öncelikle kendi sahamızdaki avantaj dezavantaja dönüştü, umarım bu sahada kaza bela olmaz da bizden ya da rakipten kimse sakatlanmadan maç biter. Sonra Fatih Terim kafasındaki varsa eğer tabi taktik anlayışı umarım bu kez sahaya yansıtabilir, son haftalarda sahada gezinen 11 adamı oynuyoruz. Bu kadar kaliteli bir kadronun belli bir oyun şablonu olması gerekiyor. Sorun sadece saha dizilişi de değil bana göre 4-4-2, 3-5-2 vs bu dizilişler işin sadece ön yüzü biz daha sahada futbolun bazı basit gerekliliklerini yerine getiremiyoruz. Toplu halde ileri gidip geri gelemiyoruz, hücum hattı ayağında topu tutamıyor, hangi dizilişte olursak olalım ortasaha ile hücum birbirine yakınlaşamıyor topu ileriye taşımak büyük dert oluyor. Bunlar sadece dizilişle çözülecek şeyler değil. 1992'de Feldkamp'a bu dizilişleri sorduklarından futbolu sadece sahadaki dizilişten ibaret olduğunu zannedenler gitsin çöp toplasınlar demişti. Sabahtan akşama kadar diziliş tartışıyoruz sahada absürd bir formasyon olmadıktan sonra benim için bunun pek de bir önemi yok. Geçen haftasonu Beşiktaş Fenerbahçe maçının sonlarına bakıyordum Caner ile Ziegler'in birer ortasını gördüm ve ben bu sene bizde ceza sahasına böyle düzgün ve etkili orta kesildiğini hiç hatırlayamadım. Bunun bir kaç sebebi var. Oyun sırasına göre futbolcular çok insiyatif alıp farklı şeyleri pek denemiyorlar. Yeri geldiğinde yerden oynamak yeri geldiğinde ise basit ve düzgün ortalarla içeriye orta atmak bile en güçlü silahın olabilir ama bunlar saha içinde malesef denenmiyor. Etkili kanatlarımız yoksa ortadan rakibi nasıl delebiliriz diye önceden idmanda çalışılmış varyasyonlar yok. Olsa saha da görürdük. Umarım bu maç güzel şeylerin başlangıcı olur ilk pırıltılarını görürüz. Bu galibiyetten bile daha önemli şuanda benim için..
Öncelikle kendi sahamızdaki avantaj dezavantaja dönüştü, umarım bu sahada kaza bela olmaz da bizden ya da rakipten kimse sakatlanmadan maç biter. Sonra Fatih Terim kafasındaki varsa eğer tabi taktik anlayışı umarım bu kez sahaya yansıtabilir, son haftalarda sahada gezinen 11 adamı oynuyoruz. Bu kadar kaliteli bir kadronun belli bir oyun şablonu olması gerekiyor. Sorun sadece saha dizilişi de değil bana göre 4-4-2, 3-5-2 vs bu dizilişler işin sadece ön yüzü biz daha sahada futbolun bazı basit gerekliliklerini yerine getiremiyoruz. Toplu halde ileri gidip geri gelemiyoruz, hücum hattı ayağında topu tutamıyor, hangi dizilişte olursak olalım ortasaha ile hücum birbirine yakınlaşamıyor topu ileriye taşımak büyük dert oluyor. Bunlar sadece dizilişle çözülecek şeyler değil. 1992'de Feldkamp'a bu dizilişleri sorduklarından futbolu sadece sahadaki dizilişten ibaret olduğunu zannedenler gitsin çöp toplasınlar demişti. Sabahtan akşama kadar diziliş tartışıyoruz sahada absürd bir formasyon olmadıktan sonra benim için bunun pek de bir önemi yok. Geçen haftasonu Beşiktaş Fenerbahçe maçının sonlarına bakıyordum Caner ile Ziegler'in birer ortasını gördüm ve ben bu sene bizde ceza sahasına böyle düzgün ve etkili orta kesildiğini hiç hatırlayamadım. Bunun bir kaç sebebi var. Oyun sırasına göre futbolcular çok insiyatif alıp farklı şeyleri pek denemiyorlar. Yeri geldiğinde yerden oynamak yeri geldiğinde ise basit ve düzgün ortalarla içeriye orta atmak bile en güçlü silahın olabilir ama bunlar saha içinde malesef denenmiyor. Etkili kanatlarımız yoksa ortadan rakibi nasıl delebiliriz diye önceden idmanda çalışılmış varyasyonlar yok. Olsa saha da görürdük. Umarım bu maç güzel şeylerin başlangıcı olur ilk pırıltılarını görürüz. Bu galibiyetten bile daha önemli şuanda benim için..
