Süheyl Batum: "Erden Timur & Okan Buruk yapısını bozmadan başlarına Ünal Aysal'ı getireceğim"

Transferlere gelince bu sene çok farklı herkesin unuttuğu şu transfer limiti olayı var. Erden Timur bunu uzun uzun açıkladı. İcardi ilk hedefti ve tüm limit ona gittikten sonra Bonservissiz alabileceğimiz oyunculara yöneldik. Bence içlerinde de en uygunlarını aldık. Zaha geldiğinde böyle olabileceğini kim düşünebilirdi? Tete için de keza öyle. Bence bu sezonun 2 transfer hatası var. Ndombele ve köhn ün alınış zamanı. Geri kalanların hepsini bir mantık çerçevesine oturtabiliriz. Angelinho yu da koyarım bu mantık çerçevesine ki bonservis ödemeden oyuncudan çıkmak da bir başarı idi bence.

o kısmı zaten eleştirisel olarak söylemedim - tutmadı yani bazı hareketler mantıklı olmasına rağmen. Bir veridir sonuçta . Erden Timur'u zten trasnfer değil - sağduyulu - gergin olmayan - doğrusu neyse ona göre hareket eden tavrı takdirlik - ben o yüzden seviyorm , rol değil içtenbir karakter. yoksa herkes her şeyi %100 öngöremez. öyle dünya yok :D

Ben de yönetimsel çerçevede bakmaya çalışıyorum zaten olaya. Mesela Florya nın durumu konuşuluyor ama Florya nın emlak konuttan alınan kısmı hiç konuşulmuyor. Emlak konuta peşkeş çekildiği söyleniyor ama henüz emlak konut ile yapılan bir anlaşma olmadığı unutuluyor. Bazen Florya nın kalan arazisinin düşük bedele alınmasının protokolünde ileride yapılacak anlaşma şartlarının görüşüldüğünü düşünüyorum. Bakıldığında 20 dönmlük bir arazi üzerinde yapılacak bir yatırımın eleştirilenden çok daha az bir fzibilitesi olacaktı.

seçimin zaten odak noktası bu.

bir taraf dedi ki - ordan gelecek avansja (gelecekteki bir kaynak yani) BB den çıkacağız üstüne öngörü olarak X para kalıyor.(BB den çıkmadık - kaldıki bunu ben karşısı ortaya çıktı diye olmadı olarak bakmıyorum - nisan sonunda söylendi bu laf - 1 ay sonundayız - bilinmeyenler var "kapım açık" kısımıda yeterli kalmadı)

öbür tarafta diyroki - baba sen kurula bunu içimizden yaparız , gelir paylaşımı , arsa payı bölümü ya da herneyse artık öyle değilde %100 geliri bize gelecek şekilde yaparız diye tanıttınız . baktığımızda da X para kalması yerine 800-900 M dolar bandında gelir potansiyeli var diyor.

kilit kısım bu zaten.

düşün yani hakikaten Süheyl batum tarafının deiği gibi yapılsa - 2 3 yıl geç bitse proje ama 400-500 bandı değilde 800-900 bandı kazanılsa kim ne diyebilir (ki aradaki farkın ufak kısmı ile BB den gelecek faizleride karşılayabilirsin gibi tablo var ) - ama ordaki en büyük soruda : NASIL - KİMLE - NE SÜREÇTE kısmı booooomboş . sadece karşı tarafı eleştirdiler o kadar.

kişi değil kazanan Galatasaray olsun dediğin gibi - gerisnin önemi yok.
 
Gerçeğe kalırsa ne Ünal Aysal, ne Erden Timur, ne Okan Buruk isabetli transfer konusunda güven vermiyor. Öyle ya da böyle transfer risk olarak kalacak bizim için. Bizde sportif mantığa oturmuş bir transfer aklı yok, hiçbir zaman da olmadı.
 
dursun başkan önce attıgı yalanı açıklasın ,aylar boyunca secımden önce bankalar birliginden cıkacaz dedi durdu ama ne olduysa birden sesi kesildi
paraların nereye gittiginide acıklamadı
Bb den çıkılması için Florya anlaşması bekleniyordu diye biliyorum. Oradan gelecek peşinat ile birlikte çıkılacaktı. Ortada anlaşılan bir durum yok. Gelen paranın kayıtları da genel kurul ile paylaşılıyordur. Bu güne kadar kimse başkan paralar nerede diye sorulmadıysa yönetim kuruluna paylaşılmıştır gelirler ve giderler...
 
Başlıkta yazanın gerçekleşme ihtimalinin 0 olduğunu herkes biliyor iki tane oy için tüm tuşlara basmaya lüzum yok. Batum'un Dursun'dan tek farkı daha erken gönderilme ihtimali olur tribün tepkisine karşı duracağını zannetmiyorum çabuk tüyer, Dursun'un umurunda olmaz ama.
 
Süheyl hocanın sadece kendisine güveniyorum. Umarım seçilir.
 
O yalnızlığı isteyen bizzat Sayın Aysal olmasın?!

Zamanında çok konuşulmuş mevzular. Daha başkanlık makamına oturmadan Fatih Terim' i istemediği, 'koalisyon' yönetiminin dayatmasıyla 'kerhen' kabul ettiği sağlam kaynaklarca milyon kez söylendi ve yalanlanmadı. Koalisyonda o dayatmayı yapan Ali Dürüst ve A. Albayrak' ı ilk fırsatta tasfiye etmesi tesadüf müydü sence? Egosantrik ve kindar yapısıyla maruf Fatih Terim bunun elbette farkındaydı ve beraber mutluluk pozları verirken de ikilinin husumeti örtülü şekilde devam etmekteydi. MT olayı aslında bu yoldaşlığı bozmak için ikisine de fırsat oldu. Ve nihayetinde muhterem ex başkan amacına ulaşıp ipleri tümüyle ele aldı; sonrasında neler olduğunu biliyoruz; sen memnun kaldıysan bir şey diyemem...

Bunları ayrılık sürecinde net Aysal' dan yana tavır almış biri olarak söylediğimi belirteyim, mesajlar kayıtlıdır. ''Madem anlaşamıyorlar, inisiyatifi tamamen kendisi ele almak istiyor; herhalde bir planı vardır'' diye düşünmüştüm o zamanlar. Zira takımın gidişatı zaten iyi değildi, Terim çuvallamaya başlamıştı; MT olayı en çok da Terim için ballı bir fırsat olmuştu.

Lakin ex başkana olan güvenim, daha TD arayışlarında ''TD Anglosakson olacak'' zırvasıyla beraber, yerini önce şüpheye, çok geçmeden de hayal kırıklığına bıraktı. Menajer marifeti saçma sapan transferlere milyonlar saçması; diline pelesenk ettiği 'kurumsallaşma' nın kulübü perişan etmesiyle de son buldu...

Konuya pek vakıf olmadığın anlaşılıyor. Takıldığın hususlar olursa yardımcı olmaya çalışırım naçizane...
Futbolu ciddi bir şekilde takip ettigim dönem Özhan Canaydın dönemiyle başlıyor, öncesinde basit taraftardim. Maçları izler, ne transfer takip ederdim, ne yöneticiler kim bilirdim. Hele ki Aysal döneminde çok yakinen takip ettim. Madem sen vakıfsin güzel kardesim, bize anlatabilir misin neden Riva izni
O yalnızlığı isteyen bizzat Sayın Aysal olmasın?!

Zamanında çok konuşulmuş mevzular. Daha başkanlık makamına oturmadan Fatih Terim' i istemediği, 'koalisyon' yönetiminin dayatmasıyla 'kerhen' kabul ettiği sağlam kaynaklarca milyon kez söylendi ve yalanlanmadı. Koalisyonda o dayatmayı yapan Ali Dürüst ve A. Albayrak' ı ilk fırsatta tasfiye etmesi tesadüf müydü sence? Egosantrik ve kindar yapısıyla maruf Fatih Terim bunun elbette farkındaydı ve beraber mutluluk pozları verirken de ikilinin husumeti örtülü şekilde devam etmekteydi. MT olayı aslında bu yoldaşlığı bozmak için ikisine de fırsat oldu. Ve nihayetinde muhterem ex başkan amacına ulaşıp ipleri tümüyle ele aldı; sonrasında neler olduğunu biliyoruz; sen memnun kaldıysan bir şey diyemem...

Bunları ayrılık sürecinde net Aysal' dan yana tavır almış biri olarak söylediğimi belirteyim, mesajlar kayıtlıdır. ''Madem anlaşamıyorlar, inisiyatifi tamamen kendisi ele almak istiyor; herhalde bir planı vardır'' diye düşünmüştüm o zamanlar. Zira takımın gidişatı zaten iyi değildi, Terim çuvallamaya başlamıştı; MT olayı en çok da Terim için ballı bir fırsat olmuştu.

Lakin ex başkana olan güvenim, daha TD arayışlarında ''TD Anglosakson olacak'' zırvasıyla beraber, yerini önce şüpheye, çok geçmeden de hayal kırıklığına bıraktı. Menajer marifeti saçma sapan transferlere milyonlar saçması; diline pelesenk ettiği 'kurumsallaşma' nın kulübü perişan etmesiyle de son buldu...

Konuya pek vakıf olmadığın anlaşılıyor. Takıldığın hususlar olursa yardımcı olmaya çalışırım naçizane...
O yalnızlığı isteyen bizzat Sayın Aysal olmasın?!

Zamanında çok konuşulmuş mevzular. Daha başkanlık makamına oturmadan Fatih Terim' i istemediği, 'koalisyon' yönetiminin dayatmasıyla 'kerhen' kabul ettiği sağlam kaynaklarca milyon kez söylendi ve yalanlanmadı. Koalisyonda o dayatmayı yapan Ali Dürüst ve A. Albayrak' ı ilk fırsatta tasfiye etmesi tesadüf müydü sence? Egosantrik ve kindar yapısıyla maruf Fatih Terim bunun elbette farkındaydı ve beraber mutluluk pozları verirken de ikilinin husumeti örtülü şekilde devam etmekteydi. MT olayı aslında bu yoldaşlığı bozmak için ikisine de fırsat oldu. Ve nihayetinde muhterem ex başkan amacına ulaşıp ipleri tümüyle ele aldı; sonrasında neler olduğunu biliyoruz; sen memnun kaldıysan bir şey diyemem...

Bunları ayrılık sürecinde net Aysal' dan yana tavır almış biri olarak söylediğimi belirteyim, mesajlar kayıtlıdır. ''Madem anlaşamıyorlar, inisiyatifi tamamen kendisi ele almak istiyor; herhalde bir planı vardır'' diye düşünmüştüm o zamanlar. Zira takımın gidişatı zaten iyi değildi, Terim çuvallamaya başlamıştı; MT olayı en çok da Terim için ballı bir fırsat olmuştu.

Lakin ex başkana olan güvenim, daha TD arayışlarında ''TD Anglosakson olacak'' zırvasıyla beraber, yerini önce şüpheye, çok geçmeden de hayal kırıklığına bıraktı. Menajer marifeti saçma sapan transferlere milyonlar saçması; diline pelesenk ettiği 'kurumsallaşma' nın kulübü perişan etmesiyle de son buldu...

Konuya pek vakıf olmadığın anlaşılıyor. Takıldığın hususlar olursa yardımcı olmaya çalışırım naçizane...
Futbolu ciddi bir şekilde takip ettigim dönem Özhan Canaydın dönemiyle başlıyor, öncesinde basit taraftardim. Maçları izler, ne transfer takip ederdim, ne yöneticiler kim bilirdim. Hele ki Aysal döneminde çok yakinen takip ettim. Madem sen vakıfsin güzel kardesim, bize anlatabilir misin neden Riva izni verilmediğini-ki o dönem gerçekten çok karşı çıkmıştım, mal varlığı satılmaması icin- FTnin TFF başkanı, Ali dürüst ve Abdulrahimle Ünal Aysalin kuyusunu neden kazdigini anlatabilir misin? Ünal Aysal dediğimiz adamın yanlışları olduğunu kabul ediyorum. Ama kulübün zamaninda yok olmamasini sağlayan ve ciddi manada ileri götüren, klasik Galatasaray siyaseti, ego ve konjonktür tarafından yenilen eski başkana saygım sonsuz. Gelse tekrar yapabileceğini düşünmüyorum. Ama suanki yönetim gibi her alanda ezilen Galatasaray olmayacağını biliyorum. Peşkeş cekilmeyecegimizi biliyorum. Birileri memnun olacak diye karsız anlaşmalarla arazilerimizden olmayacagimizi biliyorum.

Rahmetli Mustafa Cengizin yapılan bu saçma anlasmalar yüzünden neler çektiğini ve ne kadar uğraş verdiğini biliyorum. Onunda şansına başkan yiyen FT vardı ne hikmetse. Madem vâkıfiz Galatasaraya, Dursun dönemleri ile Aysal dönemleri arasında yapılan yanlışların ve doğruların kıyasıni isteyelim sizden. Aysal Galatasaray için neler yapmış 82 yılda, Dursun neler yapmış 72 yılda. Kim kâr elde etmiş, kim neler yapmış öğrenelim sizin değerli bilgileriniz vasıtasıyla
 


adamı antipatik bulsamda - güzel açıklıyor konuları.

Belmas dönemindeki kaçtı bıraktı gitti muhabbetinede değiniyor

fatih altaylı'da iyi ele almış soruları.
 
Aysal birkac hafta sonra bulent tulunu yanina alir

Sonra da hocayi degisirler
 


adamı antipatik bulsamda - güzel açıklıyor konuları.

Belmas dönemindeki kaçtı bıraktı gitti muhabbetinede değiniyor

fatih altaylı'da iyi ele almış soruları.

özellikle florya konusunda Taşeron anlaşması nedir ? pay karşılığı anlaşma nediri net anlatıyor...

FAKAT benim çok eksik bulduğum şey
ıslak imzalı fiyat aldık diyorlar ...1 daire için alınmış....alsana 6 7 tane . 1 eve 349839458348 TL de diyebilirsin istersen.
 
bu arada şurda bir hesap hatası var

toplam inşaat alanı hesapladığında - bunun TAMAMI satılabilir alan değildir. yani inşaat alanı = dairelerin toplam metrajı değildir.

orda ufak birim fiyat oynaması var - çok değil . ama var.

inşaat alanını inşaat maliyeti hesaplarken esas alırsın.
alandan ziyzde projelendirmenin büyük önemi var. Kaç tip daire kaç adetten sen gelir projeksiypnu yapabilirsin.

inşaat alanını birim fiyatla çarpıp fiyat söylemek geçekçi değil. bu bağlamda Süheyl tarafının dediği 900 M falan esasen 750-800 gibi olur kabaca
 
özellikle florya konusunda Taşeron anlaşması nedir ? pay karşılığı anlaşma nediri net anlatıyor...

FAKAT benim çok eksik bulduğum şey
ıslak imzalı fiyat aldık diyorlar ...1 daire için alınmış....alsana 6 7 tane . 1 eve 349839458348 TL de diyebilirsin istersen.
Islak imzalı aldıkları dairede en pahalıya satılan yer aynı projenin daha ucuza satılan yerleri de var ortalamaya baktığında brüt m2 fiyatı olarak 8000-8500 dolar olduğu bir gerçek. Riva konusunda ise o zaman yetki alınırken zaten emlak konut ile yapılacak diye alındı. Emlak konut sayesinde Riva'da yeşil alanlarında projeye dahil edildiği vb. gibi bir çok konuya da değinilmemiş mesela bir de Riva ile ilgili anlaşmanın son haline imzayı atan da Mustafa Cengiz'di mesela yine Florya arazisinin o zaman imarının bile olmadığı geri alınırken imarlı alındığı ki bunu da sağlayan Mustafa Cengiz'di. Bir de Florya'da 40 dönüm yeri bu yönetim almamış gibi konuşmaları da ayrı bir nokta. Taşeron anlaşma veya pay karşılığı anlaşmayı iyi anlatmış ama ikisinin de yöntem farklılığı olduğunu kendi göre dezavantaj ve avantajları olduğunu atlamış yani bir yöntem peşkeş diğeri değil gibi bir şeyde doğru değil. Keşke ciddi olarak hazırlansalardı gidip değerleme uzmanlarından bir rapor hazırlatsalardı en basitinden o zaman hem daha güvenilir hem de söyledikleri daha ciddiye alınır çarpıcı olurdu.
 
Taşeron anlaşma veya pay karşılığı anlaşmayı iyi anlatmış ama ikisinin de yöntem farklılığı olduğunu kendi göre dezavantaj ve avantajları olduğunu atlamış yani bir yöntem peşkeş diğeri değil gibi bir şeyde doğru değil.

peşkeş kısmını biraz daha açayım - anladığım kadarıyla.

çıkış noktası 26 Nisan bilanço toplantısı : Başkan diyorki , çok güzel teklifler var - komisyon bugün yarın değerlendirir- bundan gelecek AVANS ile BB'den çıkacağız.

işte AVANS dediği anda - sen hisse/pay/daire satmışsın karşıya anlamı çıkarıldığından "peşkeş" deniyor. Doğru kelime değil kesinlikle. Çıkış nedeni tamamen bu.

kişisel görüşümde "peşkeş" konseptine tabii ki katılmıyorum ama itirazlarını haklı buluyorum. BB den çkmadan 2 sene uzatsan süreci pay karşılığı verdiğinden daha gelir elde edebilirsin.

Örnek : pay karşılığı bir şey imzaladın - bugün dolar 32(küsür yazmıyorum) projje bitimi 45 olursa mesela adamlara verdiğin payda değerlenmiş oluyor - haliyle bugünkü şarttaki fiyata kitliyorsun kendini uzun vade olmasındansa.

Taşeron anlaşmasıyla : Kardeş al bu parayı- bu ödeme plananında inşaatımı yap kısmı ÇOK daha doğru . çünkü direkt komisyon kontrolde oluyor.

fakat hep dediğim gibi : E sen nasıl taşerona kaynak vereceksin ? Fatih altaylıda sormuş . Burda da NET olamıyorlar. %100 ü bizde olunca proje başlngıcında maliyeti karşılayacağı kadar pazalarız kolay deniyor. Orda kesinilk yok malesef.

ama BAKIŞ AÇISI olarak Süheyl tarafını haklı buluyorum Florya bazında - Erden Timur'un mantalitesini benimsiyorlar çünkü.
 
Geri
Üst Alt