GSCimbom
Teknik Direktör Adaylarımızı Tanıyalım!
Ü

Teknik Direktör Adaylarımızı Tanıyalım!

Ümit Çatar ·

Cevap
13
Okunma
1,1K
https://cdn-*********************.sozcu.com.tr/*********************-resimler/2016/03/galatasaray-logo-12-11-1.jpg

GALATASARAY'DA ÜÇ TECRÜBELİ ADAY!

Yazarımız Ilgaz Çınar, Galatasaray'ın yeni hoca adaylarını teknik tartıya çıkardı.

İSVİÇRE’Yİ YENİDEN OLUŞTURDU!

LUCİEN FAVRE


Galatasaray’la adı geçen teknik direktörler arasında ön plana Lucien Favre’nin çıktığı konuşuluyor. Favre’yi tanımak için neler yaptığını kısaca hatırlamak lazım.

Favre, Hertha Berlin ve sonrasında Mönchengladbach kariyeri sayesinde tanınsa da, ilk çıkışını Fc Zürich takımını çalıştırırken gerçekleştirdi. Oluşturduğu ekibin yakaladığı başarı sayesinde sadece Fc Zürich’in kasası dolmamış, aynı zamanda İsviçre Milli takımının temelleri de atılmıştı – Dzemaili, Gökhan İnler, Von Bergen –
Favre daha sonra Bundesliga kariyerine Hertha Berlin ile başladı.

Hertha Berlin’le ilk yılını yeniden yapılanma ile geçiren Favre, bir sonraki yıl Hertha Berlin’i şampiyonluk yarışının içerisinde tuttu ve Berlin o sezonu şampiyon Wolfsburg’un 6 puan gerisinde dördüncü sırada bitirdi. 2009-2010 sezonuna oldukça kötü bir başlangıç yapınca –ki bu sezon Mönchengladbach ile de benzer bir başlangıç söz konusuydu- yönetim tarafından görevine son verildi. Oysa yönetim gerekli transferleri yapabilse , Hertha Berlin kariyeri daha uzun soluklu olabilirdi.

2010-2011 sezonunun ortasında, ligde son sırada yer alan Mönchengladbach ile anlaştı ve sezonu 16.sırada bitirip play–out maçlarında Bochum’u dışarıda bırakarak mucizevi bir şekilde takımını ligde tutmayı başardı. Favre 2011-12 ve 2012-2013 sezonlarında kulübü hem yeniden yapılandırdı hem de ligin ilk sıralarında tutmayı başardı ki 2012-2013 sezonu hariç Mönchengladbach Avrupa kupalarına katılabilecek sıralamayı ligde elde etti..

Favre için hem yeniden yapılandırma hem de yapılanma esnasında futbol takımını en üst seviyede tutma ustası diyebiliriz. Tabi bu söylediklerim sağlıklı futbol kültürüne ve donanımlı yöneticilere sahip kulüpler için geçerli. Ocak ayında gerçekleşen “futbol zirvesi” davetlilerinden olan Mönchengladbach başkanı sezona 5 mağlubiyetle başlayan Favre için “ sezona çok kötü başladık, biz yönetim olarak kalmasını istememize rağmen, Favre’yi ikna edemedik” demişti.

Favre tek başına –eğer görevi kabul ederse ki ben ümitli değilim- asla başarılı olamaz. Favre’nin her dediğini kabul edecek bir yönetim kurulu, bütçeye denk oyuncu transferi, artık en ufak hataya tahammülü olmayan taraftar yerine, futbol sabrı damarlarına işlemiş tribün grubu ve en önemlisi artık iyi eğitimcilere sahip bir alt yapı lazım.


LILLE’DE YAPTIKLARIYLA BİLİNİYOR!

RUDİ GARCİA

Mustafa Denizli’nin ayrılmasından sonra Galatasaray’ın yeni teknik direktör arayışları sürüyor. Ben her ne kadar inandırıcı bulmasam da , adı geçen adaylardan birisi de son olarak Roma’da görev yapan ve sezon bitmeden koltuğunu Spalletti’ye kaptıran Rudi Garcia.

Rudi Garcia, Roma’dan ziyade Fransa’da Lille kulubünde gerçekleştirmiş olduğu işlerle tanıdığımız bir isim. 2011 yılında Lille sezonu çifte kupayla kapatırken, Rudi Garcia ise “ligue 1 yılın teknik direktörü- ödülünü aldı. Lille’de yapmış olduğu planlama ve o dönem gerçekleşen oyuncu transferleriyle de kulübün kasasına ciddi bir nakit girişinin gerçekleşmesinde pay sahibi oldu.

Roma zamanlarını ise Lille ile karşılaştırmamak lazım. Roma’da özellikle transferleri yapan üst futbol aklı Sabatini idi. Yüksek bonservis ödenerek alınan oyuncularla, Roma’nın ligdei yeri karşılaştırıldığında, özellikle son senesinde beklentilerin altında iş çıkardığını görmekteyiz

Rudi Garcia Roma’dan ayrıldı ama Roma’dan parasını tıkır tıkır almaya devam ediyor. Roma’da antrenmanlarının hafifliğinden yakınan oyuncular yok değildi. Oyuncuları fazla sıkmaması sayesinde ilişkiyi dengeleyebiliyordu. Hücum ağırlıklı oyun felsefesi taraftarlar tarafından benimsenebilir ama kulübün bahçe çiçeklerini 35 yıldır sulayan persneliyle dahi kavga etmesi, oynatmadığı oyuncularıyla pek alakadar olmaması, krizden uzak bir hayat sürmek zorunda olan Galatasaray’ın başını şu süreçte ağrıtabilir.

Galatasaray bu dönemi bu tip krizleri çıkartmayacak bir teknik adam profiliyle anlaşmalı.


DEVRİMCİ TAKTİKLER YARATTI!


MARCELO BİELSA

Yeryüzünün futbol bilgisi en yüksek futbol adamlarının bence başında gelmekte. Fazla sayıda maç izler ve bu maçlarda kendisine fayda sağlayanları arşivine katar. Kullandığı yazılım sayesinde futbolcunun idmanda kaytarıp kaytarmadığını anında tespit eder. Rakip 1.bölgede başlayan pres ve 3’lü savunma kurgusu vazgeçilmezidir ve takım müdafaası 2. plandadır. Kendisine sorulmadan yapılan transferler konusunda gerekirse görevi bırakabilecek kadar katı bir futbol adamıdır.

Düşünülmesi güzel ama unutmamak gerekir ki mevcut Galatasaray kadrosu Bielsa felsefesinin tam tersinde yer almakta. Bielsa gelecek ise köklü ve kendisine ait bir değişim ister.

********************* Spor

​
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Hic biri aday degil. Mantiksiz seylere inanmayin. Yönetim bir kac hafta icin simdiden bu tip yabanci hocalar getirmez, kendinizi kandirmayin.

Yerli gerksiz evlat gelir, gelecektir.
 
Bence doğru tespitler.

Mevcut yönetim ve taraftar profiliyle Favre de zor başarılı olur.

Gelecekse sistemini yerleştirmesi için gereken imkanları hazırlayıp 1-2 sezon sabretmek lazım.

Yoksa Rijkaard, Hiddink, Del Bosque gibi olur Türkiye kariyeri.

Kaldı ki sabredilmeyeceğini de hepimiz biliyoruz.

Bu kadar berbat bir sezonun ardından önümüzdeki seneyi de kaybetmeyi tribünlere anlatmak zor altyapıydı, sistemdi diye.

Zaten Favre de bunları tahmin ettiği için gelmez.
 
Bence doğru tespitler.

Mevcut yönetim ve taraftar profiliyle Favre de zor başarılı olur.

Gelecekse sistemini yerleştirmesi için gereken imkanları hazırlayıp 1-2 sezon sabretmek lazım.

Yoksa Rijkaard, Hiddink, Del Bosque gibi olur Türkiye kariyeri.

Kaldı ki sabredilmeyeceğini de hepimiz biliyoruz.

Bu kadar berbat bir sezonun ardından önümüzdeki seneyi de kaybetmeyi tribünlere anlatmak zor altyapıydı, sistemdi diye.

Zaten Favre de bunları tahmin ettiği için gelmez.

İyi de bunlar sadece tespit değil ki aynı zamanda kabulleniş. Böyle olursa şöyle olmaz vs. iddiasıyla yola çıkarsak hiç bir düzeltme yapamayız. Annemizin liginde takılırız. Arada bir ölmediyse Terim gelir 1-2 iş yapar avunuruz. Yani böyle gelmiş böyle gider demekten farkı yok bu işin. Birazcık yürekli, kafası çalışan, namuslu yönetim yeterli bence.
 
İyi de bunlar sadece tespit değil ki aynı zamanda kabulleniş. Böyle olursa şöyle olmaz vs. iddiasıyla yola çıkarsak hiç bir düzeltme yapamayız. Annemizin liginde takılırız. Arada bir ölmediyse Terim gelir 1-2 iş yapar avunuruz. Yani böyle gelmiş böyle gider demekten farkı yok bu işin. Birazcık yürekli, kafası çalışan, namuslu yönetim yeterli bence.

Kabullenişten çok ön görü aslında.

Mevcut şartlarda Favre'ye uygun bir ortam yaratılmama ihtimali yaratılma ihtimalinden daha yüksek en azından.

Gerçekçi yaklaşırsak Dursun ne Favre'nin sistemine uyum sağlar, ne Bielsa'nın otoritesine.

Bu 3 isimden gelirse Garcia gelir. O da zaten gelse de olur gelmese de.
 
Inler, Dzemaili, ve Van Bergen ile bir iki sene calistigi icin, Isvicre Milli takiminin temelini olusturmus yorumu klasik Türk balonu bir yorum. Isvicre Milli takimi son yillarda ne kazandi olayinda bile degilim, ama Ülke milli takiminin temelini olusturdu yorumunda bulunmak üc tane Milli oyuncu ile calistigi icin zamaninda, baya ucuk bir yorum olmus... Sonra hemen beklentiler basliyor, adam yoktan var edecek, bir tanriymis gibi.

Avrupa´da özellik ile Almanya gibi sapa saglam düzen oturtmus, alt yapisi serbet gibi isleyen bir Ülke´de futbolcu cikarmak, yildizlastirmak, baska yerlere benzemez. Ayni olay Rijkaard´da da yasadik... Hemen beklentiler basladi, alt yapi yapilandiralacak, genc oyuncu cikaracak diye. Ama bir tane oyuncu bile cikaramadi ki, bir cok oyuncuya süre vermisti yaz kamplarinda... Yani Barcelona´dan geliyor adam, dünyanin en kaliteli alt yapi üretim fabrikasi var altinda... Oradan futbolcu cekip, cikarmak, Türkiye´deki ile bir olabilir mi ?

Olmaz, ihtimali yok, fasa, fiso gibi birseyde yok. Yapilabilir, basarilabilir. Ancak kulaginizin bir yerine not edin ki, bu adamlari da yarin linc edip, kuyularini kazmaya yeltenmeyin. Burada isler cok daha zor, cok daha fazla bireysel caba gerektiriyor.

Özellik ile Almanya´da, yada ayni sekilde Catalunya´da, isimleri bile zikredilmeyen, sürü ile, yüzlerce, binlerce isimsiz kahraman var alt yapilarda müthis isler yapan. Bizde tam olarak eksik olan bu, hersey hep yukaridan bir caba ile yoluna girebiliyor ancak.

Yurtdisindan gelen cogu TD, Türkiye´ye gelince, alisik olduklarindan cok daha fazla görevlerinin oldugunun farkina varamiyorlar. Yada iyi anlatilmiyor.
 
Son düzenleme:
Bence boşuna bel bağlıyoruz. Dursun Mali Kongre öncesi hoca falan getirmez. Muhtemelen seçim olacağı için yeni yönetime bırakılacak bir karar olacak...


Sent from my iPhone using Tapatalk
 
Bütün konuları kapatın dursun sektir olma konusu açın dursun gitmeden böyle şeyleri tartışmanın anlamı yok.

Envoyé de mon Nexus 6 en utilisant Tapatalk
 

Benzer konular

Geri
Üst Alt