Emin Güney
Cezalı
- 2 Ocak 2011
- 9.255
- 0
- 1.021
Adnan Polat ile yaşadığımız kötü günleri herkes hatırlayacaktır. Öyle kötü bir sezonun ardından başımıza Ünal Aysal geçip güçlü yöneticiler ile yönetim kadrosunu olusturmustu. Yanında ki ekip çok iyiydi gerçekten. Aksine başkan ben futboldan anlamam ama anlayandan iyi anlarım tarzında birşey demişti. Ali Dürüst ve Abdurrahim Albayrak'in ısrarı üzerine tekrar başımıza Fatih hoca gelmişti. İşi gerçekten zordu. Ama hoca iyi bir ekip oluşturmustu. Nitekim bunların meyvelerini almıştık. İyi oynayan, savasan bir Galatasaray vardı. Hocanın bir sözü vardı. Kaybetsek bile alkışlanan bir takım olacak demişti ve gerçekten öyle olmustu. Cimbom sezonu şampiyon tamamlamistı. Ancak herşey şampiyonluk kadar iyi gözükmüyordu. Hoca ile Başkan arasında soğuk savaslar başlamıştı. Ancak yönetimdeki Ali Dürüst ve Abdurrahim Albayrak olayları içten içe azaltmaya çalışıyordu. Aslında futbolcular arasında da kavga çıkıyordu. Melo ve Riera yumruk yumruga kavga etmislerdi. Ama bu krizi yönetim ve hoca çok iyi atlatmıştı. Yani sorunlar olsa bile bir şekilde ortadan kalkiyordu ve Galatasaray'in o sezon şampiyonluğu kazanması + çeyrek finale çıkması başkan ile hoca arasındaki sorunları örtüyordu.
Yeni sezon için Aysal'in kafasında kurumsallaşma vardı. 2 sezon yakaladığı başarıyı para ile profosyonellik ile yapacağıni sanmıştı ama yanılıyordu. Yeni yönetim kadrosunda Hocanın en çok anlastigi Ali Dürüst ve Abdurrahim Albayrak yoktu. Bu içten içe hocayi da bitirmek için bir oyundu. Ama hoca ile yolları ayıramazdi. Çünkü iki sezondur iyi bir Galatasaray vardı. Ancak başkan çalışmaları başlamıştı. Sağ koluna Mancini ile temas kurması için talimat vermişti. Bu da tabi ki Fatih Hocanın kulagina gitmişti. Milli takımın kötü sonuçlar sonrası hoca arayisina girmesi, basbakanin baskısı ile Fatih Terim'e teklif yapıldı. Başkan da onay verince hoca hem Milli takımı hem de Galatasaray'ı çalıştiracaktı. Aynı günlerde Galatasaray'in hocaya sözleşme teklifi vardı ancak Aysal'in bir sözü vardı. Her sezon sonu sözleşme yenileriz diye ne oldu da sezon ortasında sözleşme yenileme fikri çıkmıştı. İkilinin inatlaşmasi devam ediyordu. Aysal, Terim'i sözleşme teklifine cevap vermediği telefonuna bakmadigi için yollar ayrilmisti. Güya kurumsallaşmış olacaktık. Ama o günden sonra yokuş aşağı düşüş başlamıştı. Aysal bu işi para ile kurumsallik ile halledecegini zannetmişti. Ancak Florya'nin ruhu gitmişti. Artık ne Abdurrahim Albayrak ne Ali Dürüst ne de Fatih hoca vardı. Artık futbolcular arasında kavga başlamiştı. Artık o işleyen cark bozulmuştu, O Galatasaray ruhu kaybolmustu...
[Atladığım veya kusurlarimin oldugu yerleri vardir. Telefondan yazdım, Şimdiden affola.]
Yeni sezon için Aysal'in kafasında kurumsallaşma vardı. 2 sezon yakaladığı başarıyı para ile profosyonellik ile yapacağıni sanmıştı ama yanılıyordu. Yeni yönetim kadrosunda Hocanın en çok anlastigi Ali Dürüst ve Abdurrahim Albayrak yoktu. Bu içten içe hocayi da bitirmek için bir oyundu. Ama hoca ile yolları ayıramazdi. Çünkü iki sezondur iyi bir Galatasaray vardı. Ancak başkan çalışmaları başlamıştı. Sağ koluna Mancini ile temas kurması için talimat vermişti. Bu da tabi ki Fatih Hocanın kulagina gitmişti. Milli takımın kötü sonuçlar sonrası hoca arayisina girmesi, basbakanin baskısı ile Fatih Terim'e teklif yapıldı. Başkan da onay verince hoca hem Milli takımı hem de Galatasaray'ı çalıştiracaktı. Aynı günlerde Galatasaray'in hocaya sözleşme teklifi vardı ancak Aysal'in bir sözü vardı. Her sezon sonu sözleşme yenileriz diye ne oldu da sezon ortasında sözleşme yenileme fikri çıkmıştı. İkilinin inatlaşmasi devam ediyordu. Aysal, Terim'i sözleşme teklifine cevap vermediği telefonuna bakmadigi için yollar ayrilmisti. Güya kurumsallaşmış olacaktık. Ama o günden sonra yokuş aşağı düşüş başlamıştı. Aysal bu işi para ile kurumsallik ile halledecegini zannetmişti. Ancak Florya'nin ruhu gitmişti. Artık ne Abdurrahim Albayrak ne Ali Dürüst ne de Fatih hoca vardı. Artık futbolcular arasında kavga başlamiştı. Artık o işleyen cark bozulmuştu, O Galatasaray ruhu kaybolmustu...
[Atladığım veya kusurlarimin oldugu yerleri vardir. Telefondan yazdım, Şimdiden affola.]