TFF Tavrı ve Aysal'ın Yolu

Özgür Kızılaslan

The Doctor
Onursal Üye
Katılım
4 Temmuz 2010
Mesajlar
23.840
Tepkime puanı
204
Puan
1.263
Son günlerde artarak devam eden TFF saldırıları, Galatasaray'ı dışlayan ve ayrıştıran eylemlerle ilgili başlıklarda, "Başkan artık icraat yap" "Başkan artık susma" "Hala onu orada oturtuyorsun" tarzında serzenişler okuyorum.



Arkadaşların durumu tam olarak kavrayamadığına inanıyorum. Şu anda mevcut sorunlar ve yüklenmelerin sebebi zaten başkanın "icraat yapması" "susmaması" "hak etmeyenlerin koltuklarından etmeye çalışması" Şimdi soruyorum size, ne zamandır Galatasaray'a karşı sistematik bir tavır var? Arena'nın açılışını siyasi parti şovuna çevirmeye çalışıp, üzerine merhum Galatasaray başkanına laf sokmaya çalışan bir dangoza verilen yoğun tepkiler sonrası. Hatırladığınız üzere aralarında sonradan "Spor bakanı" gibi makamlara yükselmiş adamlar (lafın gelişi) o dönemler Galatasaray ve taraftara hakaretler yağdırmış, hadlerini defalarca aşarak tehditler savurmuştu.



Bundan sonra Galatasaray'a saldırılar başladı. Stad mevzu sadece başlangıçtı, gerek sportif takvim esnasında, gerek iş ve paraya dair her konuda Galatasaray'a ters gidilmeye başlandı. Çünkü güç çevreleri nasıl olup da Galatasaray'ın diğer kulüpler gibi onlara kayıtsız biat etmediğini anlayamıyordu. Bugünkü resmi açıklamada yer aldığı gibi "Fikri hür, vicdanı hür" kavramını onların kafası almıyordu.



Ünal Aysal ile bu ayrım daha da arttı. Çünkü "başkan da çok pasif ya" diyenlerin düştüğü hata şuydu. Başkanın kişisel olarak Türkiye ile bir ilgisi yok. Bir beklenti veya çıkarı yok. (A.Yıldırım ve F.Orman'ın tam aksine) Dolayısı ile herhangi bir baskı altında hissetmeden, doğru bildiğini yapıyor. Bu da kurum ve kuruluşlara "batıyor".



Burada yaklaşım tarzını farklı yorumlayabilirsiniz. Ben bu Galatasaray ilkelerine uygun tavırlarından dolayı sonuna kadar Aysal desem de, yahu ne var biraz efendi dursan, biz de yolumuzu bulsak şeklinde yorumlanabilir. Çıkar için eğilmek kültürümüzde olmasa da, yozlaşmış dünyada bunu kabul edilebilir görenleriniz olabilir.



Ancak burada "Başkanda icraat yok" lafı başlı başlına bir hata. Eğer TFF'nin saldırıları dursun, Galatasaray'ın dışlanması dursun istiyorsanız. Daha güçlü değil, daha pasif başkan istemelisiniz. Polat gibi, sabah akşam siyasilere yanaşacak, onların sözünden çıkmayacak bir adam ile bu sorunlar aşılabilir.



Demirören'i orada hala nasıl oturtuyor diyen arkadaşların hangi ülkeyi takip ettiğini merak ediyorum. Zira Demirören zaten kendi bağımsız karar alabilecek zeka ve kapasite sahibi değil. Kendisi kukla olarak orada bulunuyor. Onu indirirsen yerine başkası gelir, kafa değişmez. O yüzden kukla ile değil, kuklacı ile bizim savaşımız.



Galatasaray taraftarı bir taraf seçecek.



Ya "kuklacı kızar" diyerek, haftalarca resmi hesabından tweet atmayan Beşiktaş gibi onursuz duracak, kalkınacak.

Ya "işte bunlar hep paralel" şeklinde 0-5 yaş masallarına sığınarak suçunu aklatmaya çalışan Fenerbahçe gibi karaktersiz duracak, refaha erecek.

Ya da Ünal Aysal yönetimi gibi, fikri hür, vicdanı hür duracak ve sıkıntılarla boğuşacak. Savaşacak.
 
demirörenin arkasında RTE olduğu sürece kimse cürret edemez,edecek olanın da şirketlerine her türlü zorluk,denetleme itina ile yapılır.herkesin susma sebebi budur
 
:016: Unal Aysal
 
Başkan neden sessiz kalıyor dıye ağlayan ergenler umarım burdan biraz ders çıkarır.
 
demirörenin arkasında RTE olduğu sürece kimse cürret edemez,edecek olanın da şirketlerine her türlü zorluk,denetleme itina ile yapılır.herkesin susma sebebi budur



Kesinlikle doğru. Zaten normal şartlarda şike sürecinde adı geçen bir klübün başkanının bir anda federasyon başkanı olup şike olayıyla ilgili karar alacak konuma gelmesi üstelik 14-15 klübün desteğinin bir anda çıkması mümkün değil. Başbakan emri verdi bir hafta içinde federasyon başkanı oldu. Ben beşiktaşlı olsam her seçim RTE'ye oy veririm adamları öyle bir dertten kurtardı ki :D



Adamın kendisi değil onu başa getirenin gücüne bakmak gerekir. Demirören RTE'ye hizmet ettikçe hiçbir klüp başkanı indiremez onu. Aysal falan hikaye yani.
 
Kuklacı inmez o belli de.Kuklayı indirip yeni bir stratejiye gidilebilir.Mesela federasyon başkanını sana bağlı güçlü bi isim seçebiliriz.Mesela Ali Dürüst veya Faruk Süren.Hakan Şükür de büyük bi kozdur.Senin seçmek istediğin başkanı Trabzonspor ve Bursaspor da destekleyecektir.Aslında üstüne fazlasıyla gidilecek çok kukla var.Örneğin İlhan Cavcav da bunlardan biri.Şike sürecinde dediklerine bi bakın kuklanın önde gideni olduğu anlaşılacaktır ki bu adam da kulüpler birliği başkanı.Melo aslında o çıkardığı dille bize herşeyi gösterdi.Gün ayaklanma günü taraflı mecralarla bu iş yürümez her ilde federasyon binalarına da yürünebilir.Yapalım bişeyler artık sindiremiyorum.Haftasonuna geldik neredeyse hala melo ve selçuğu tartışıyolar.Üstüne bi de paralel damgasını yapıştırmaya çalışıyolar.Biz bu ülke de avrupa kupasına türk bayrağı sokabilen tek takımız.Bizi ezmeye kimsenin gücü yetmez,bu işe yeltenemez bile.
 
GS ye karşı sistematik tavır ne zamandan beri var demişsin. Bu ezelden beri var, son dönemde bu durumdan farklı olan siyasi saldırılar ortaya çıktı

Sen stad açılışında siyasi otoritenin tavrını eleştirmişsin, haklısın tabii ki, söylediklerin de doğru ama bunu Gs başkanının söylemesi lazım. Çıkıp Toki başkanı hakkında senin söylediklerini söyleyebilmesi lazım, söylemeliydi. Söyleyemediği için zaten mali kongrede Galatasaray etiği ona darbeyi vurdu.



Başkanın Tr ile kişisel bağlantısı yok demişsin. Geçen bir yerde okudum hatırladığım kadarıyla bekleyen 13 projesi varmış Aysal'ın TR içerisinde. Bölge bölge vermişlerdi nereleri olduğunu



Pasif başkan ya da Polat gibi siyasilere yanaşan başkan istemiyoruz. Biz Galatasaray'ın haklarını o neder bu ne der gibi düşünelere bakmaksızın savunan bir başkan istiyoruz.



Pasif ya da Polat'la bu engeller aşılacaksa hiç aşılmasın. Sonra FB nin dediği gibi paralel yapının yalakalarıdan ne farkımız kalır



Ünal Aysal yönetiminn fikri hür vicdanı hür olduğuna inanmıyorum bu birincisi. İkincisi ise Aysal'ın Galatasaray'ın etik değerlerine bağlılığının tartışılması gerektiğini düşünüyorum.
 
Kuklacı inmez o belli de.Kuklayı indirip yeni bir stratejiye gidilebilir.Mesela federasyon başkanını sana bağlı güçlü bi isim seçebiliriz.Mesela Ali Dürüst veya Faruk Süren.Hakan Şükür de büyük bi kozdur.Senin seçmek istediğin başkanı Trabzonspor ve Bursaspor da destekleyecektir.Aslında üstüne fazlasıyla gidilecek çok kukla var.Örneğin İlhan Cavcav da bunlardan biri.Şike sürecinde dediklerine bi bakın kuklanın önde gideni olduğu anlaşılacaktır ki bu adam da kulüpler birliği başkanı.Melo aslında o çıkardığı dille bize herşeyi gösterdi.Gün ayaklanma günü taraflı mecralarla bu iş yürümez her ilde federasyon binalarına da yürünebilir.Yapalım bişeyler artık sindiremiyorum.Haftasonuna geldik neredeyse hala melo ve selçuğu tartışıyolar.Üstüne bi de paralel damgasını yapıştırmaya çalışıyolar.Biz bu ülke de avrupa kupasına türk bayrağı sokabilen tek takımız.Bizi ezmeye kimsenin gücü yetmez,bu işe yeltenemez bile.

hakan şükürü tayyip erdoğan yapar mı düşmanı
 
Başkanın elinden ne gelebilir ki böyle bir ortamda? Anarşistlik mi yapsın, gidip kiralık katil mi tutsun veya faşist açıklamalarda mı bulunsun? Mafyanın kralı Trabzon'un başında, adam neredeyse küfür ediyor her seferinde, taraftarı da her dakika yürüyüş yapıyor, TFF binasını taşlayıp tüpler asıyor ama hep daha da kötüye gidiyor durum onlar için.



Hayır zaten illegal bir oluşumu legal yollarla yıkmak mümkün değildir, bu bariz bir gerçek. Bizim yönetimin de mottosu, biz hukuk çerçevesinde tepkimizi koyarız, itirazlarımızı yaparız diyorlar ki, öyle de oldu bugüne kadar. Ağır açıklamalar da yapıldı ama nafile.



Başkanın yapacağı icraat bütün süper lig kulüplerini örgütlemek olabilirdi belki ama 15 tanesini örgütlese dahi fb ve bjk gibi 2 tane bela var zaten, onlar oldukça da bu sistem devam edecektir. Kaldı ki 16 kulübün isteğinin tek bir kulübün isteğinden daha değersiz olduğu bir ortam var, birisi bile karşı çıksa yabancı kuralını bile değiştiremiyorsun. Böyle trajikomik bir sistemde TFF'yi indirebilmek zaten ütopyadır başlı başına.
 
Yanlış anlasilmasin ama bu süreçte ve anlatılan daha önceki süreçte dik duran,egilmeyen,eylemlerle tavir koyan kurum ve sahislarin zararina işleyen bir görüntü var yine öyle olacagi kanaatindeyim.
 
'Biat etmediğini anlayamıyordu' olacaktı sanırım.



BERkay & eKİN & Berkin
 
Aysal kadar finansal gücüm olsun, ben siyasete karşı da gelirim. Aysal finansal gücünü kullanmıyor.
 
Melo nun cikarttigi o dil, acayip domino effect yapti :p



Thanks MELO :016:
 
Geri
Üst Alt