Son günlerde artarak devam eden TFF saldırıları, Galatasaray'ı dışlayan ve ayrıştıran eylemlerle ilgili başlıklarda, "Başkan artık icraat yap" "Başkan artık susma" "Hala onu orada oturtuyorsun" tarzında serzenişler okuyorum.
Arkadaşların durumu tam olarak kavrayamadığına inanıyorum. Şu anda mevcut sorunlar ve yüklenmelerin sebebi zaten başkanın "icraat yapması" "susmaması" "hak etmeyenlerin koltuklarından etmeye çalışması" Şimdi soruyorum size, ne zamandır Galatasaray'a karşı sistematik bir tavır var? Arena'nın açılışını siyasi parti şovuna çevirmeye çalışıp, üzerine merhum Galatasaray başkanına laf sokmaya çalışan bir dangoza verilen yoğun tepkiler sonrası. Hatırladığınız üzere aralarında sonradan "Spor bakanı" gibi makamlara yükselmiş adamlar (lafın gelişi) o dönemler Galatasaray ve taraftara hakaretler yağdırmış, hadlerini defalarca aşarak tehditler savurmuştu.
Bundan sonra Galatasaray'a saldırılar başladı. Stad mevzu sadece başlangıçtı, gerek sportif takvim esnasında, gerek iş ve paraya dair her konuda Galatasaray'a ters gidilmeye başlandı. Çünkü güç çevreleri nasıl olup da Galatasaray'ın diğer kulüpler gibi onlara kayıtsız biat etmediğini anlayamıyordu. Bugünkü resmi açıklamada yer aldığı gibi "Fikri hür, vicdanı hür" kavramını onların kafası almıyordu.
Ünal Aysal ile bu ayrım daha da arttı. Çünkü "başkan da çok pasif ya" diyenlerin düştüğü hata şuydu. Başkanın kişisel olarak Türkiye ile bir ilgisi yok. Bir beklenti veya çıkarı yok. (A.Yıldırım ve F.Orman'ın tam aksine) Dolayısı ile herhangi bir baskı altında hissetmeden, doğru bildiğini yapıyor. Bu da kurum ve kuruluşlara "batıyor".
Burada yaklaşım tarzını farklı yorumlayabilirsiniz. Ben bu Galatasaray ilkelerine uygun tavırlarından dolayı sonuna kadar Aysal desem de, yahu ne var biraz efendi dursan, biz de yolumuzu bulsak şeklinde yorumlanabilir. Çıkar için eğilmek kültürümüzde olmasa da, yozlaşmış dünyada bunu kabul edilebilir görenleriniz olabilir.
Ancak burada "Başkanda icraat yok" lafı başlı başlına bir hata. Eğer TFF'nin saldırıları dursun, Galatasaray'ın dışlanması dursun istiyorsanız. Daha güçlü değil, daha pasif başkan istemelisiniz. Polat gibi, sabah akşam siyasilere yanaşacak, onların sözünden çıkmayacak bir adam ile bu sorunlar aşılabilir.
Demirören'i orada hala nasıl oturtuyor diyen arkadaşların hangi ülkeyi takip ettiğini merak ediyorum. Zira Demirören zaten kendi bağımsız karar alabilecek zeka ve kapasite sahibi değil. Kendisi kukla olarak orada bulunuyor. Onu indirirsen yerine başkası gelir, kafa değişmez. O yüzden kukla ile değil, kuklacı ile bizim savaşımız.
Galatasaray taraftarı bir taraf seçecek.
Ya "kuklacı kızar" diyerek, haftalarca resmi hesabından tweet atmayan Beşiktaş gibi onursuz duracak, kalkınacak.
Ya "işte bunlar hep paralel" şeklinde 0-5 yaş masallarına sığınarak suçunu aklatmaya çalışan Fenerbahçe gibi karaktersiz duracak, refaha erecek.
Ya da Ünal Aysal yönetimi gibi, fikri hür, vicdanı hür duracak ve sıkıntılarla boğuşacak. Savaşacak.