Evet uzulerek belirtmeliyim ki Dözback donemine girmis olmamiz beni derinden sarsti... Tam anlamiyla kendime gelebilmis degilim ama en azindan bu realiteyle baristim. Dome hocamin ayrilmak zorunda kalacagina coktan hazirlanmistim zaten. Az once buraya ve birkac baska yere biraz bakindim cikan isimler Gallardo, Rose, De Zerbi, Tudor, Cannavaro, Garcia, Haise ve Okan sanirsam. O.Buruk isimli sahsin gelisine heyecanlanmam mumkun degil ama Cannavaro haric hepsi ismen tatmin edici secenekler, A.Koç o kadar para ve zaman harcamasina ragmen soyle bir shortlist yapamamisti acikcasi bu durum beni memnun etti. Bu hoca shortlistini yapan yonetimde is vardir bari calacaklar biraz da calissinlar.
Iclerinde getirmesi en zor olan, gorundugu uzere liste basi olan ve benim de gelmesini en cok isteyecegim hoca tartismasiz Marco ROSE'dir. Gittigi her yerde basarili olmus, oldukca genc, futbol bilimiyle icli disli ekolleri yapilanmalari gormus, Klopp'la calismis, sampiyonluk yarislarinda bulunmus, kupalar kazanmis, gittigi yerlerde beklentileri asmis, Dogu Alman oldugu icin garibanligi da iyi bilen, rakip kaleye dogrudan gitme ve yogun pres anlayisini benimsemis, genc oyuncu gelistirme yonu kuvvetli bir hoca.
Bu adami ikna eder getirir, istedigi sekilde yapilanir ve 3 sene sabredersek ulke futbol tarihinde Derwall zamanindan beri gorulmemis bir atilim yaparak onumuzdeki 20 seneyi kurtarabiliriz.
Kendisinin ozellikle Salzburg donemi benim icin onemli bir referans noktasi. Hocanin o donemki tercihi 4-3-1-2 ya da baklava 4-4-2 diyebilecegimiz gegenpress uzerine kurulu bir yapi olmus. Gladbach'ta bunu devam ettirmeye calismis ama istedigi sonuclari alamayinca kadroya adapte olup farkli formasyonlar denemekten cekinmeyen bir hoca oldugu icin diretmemis (4-3-3, 4-2-3-1, 3-5-2 vs. hepsini oynatmisligi var Bundesliga'da duzenli olarak). Yalniz hocanin elindeki imkanlar ve yetkiler sonsuz oldugunda hayalindeki dizilisin 4-3-1-2 (baklava) oldugu asikar. Peki Salzburg'daki iki yilinda hangi oyunculari kullanmis, ne tip bir kadro tercih etmis?
Kaleci: Alexander Walke. Cok fazla topla bulusmamis ve pas yapmamis, yegane fonksiyonu kalecilik. Saclarina ak dusecek kadar deneyimli, savunmacilariyla konusmayi seven bir tip. Yasli olmasina ragmen tercih edilmis, yani Muslera biraz toparlamasi kaydiyla Rose hocanin takiminda kendine rahatlikla yer bulabilir.
Sag bek: Stefan Lainer. Hoca kendisini o kadar cok seviyor olacak ki Gladbach'a gidince yaninda goturmus. Cok uzun boylu ya da kalin olmamasina ragmen fit bir oyuncu, ayrica devamlilik makinesi. One cikan ozellikleri kat ettigi insanustu mesafeler, ozellikle hucumda surekli bindirmesi ve agresif sekilde prese katilmasi. Tam bir takim oyuncusu ama ote yandan vasat bir savunmaci. Teknigi dikkat cekici degil ancak mukemmel ortalar kesiyor. Hoca buraya ideal senaryoda transfer isteyecektir ancak Boey/Omar ile idare etmesi ihtimaller disinda degil.
Stoperler: Andre Ramalho, Albert Vallci, Jerome Onguene, Marin Pongracic, Duje Caleta-Car. Bu isimlerin icinde Ramalho digerlerinden daha onemli, cunku hocanin vazgecilmezi olmus; diger isimler Ramalho'nun yaninda sans bulmuslar. Ramalho fazla uzun boylu ya da kalipli degil, hatta hizli da degil, ancak cok agresif bir tarzi var ve savunmacilik meziyetleri iyi (duracagi yeri bilme, hamle yapma vs.). Teknik olarak da stopere gore iyi diyebilsek de pas ve progresyon istatistikleri bir Marcao seviyesinde degil ama Rose Salzburg'unda geriden cikma hususu bizdeki gibi gerceklesmiyor zaten. Diger stoperler daha boylu poslu ve atletik ozellikleriyle one cikan oyuncular. En cok Caleta-Car tercih edilmis en insan azmani olan da o zaten. Dikkate deger bir teknik ozelligi yok hicbirinin, ancak Ramalho kadar agresif olmasalar da savunmaci istatistikleri gayet iyi. Bir diger dikkat ceken nokta ise hepsinin 21 yasin altinda oyuncular olmasi. Tipki kaledeki gibi burada da stoperlerin asil olayi savunma, o yuzden hoca Marcao satisina sicak bakacaktir ve iyi bir savunmaci isteyecektir. Bu arada Emin, Isik Kaan, Metehan gibi genc stoperlerimiz de sans bulabilir sezon icinde. Ozan Kabak da tam bir Rose stoperi gibi gorunuyor, transferde tercih edilebilir.
Sol bek: Andreas Ulmer. Takim kaptani, fiziksel olarak ayni Lainer gibi ortalama bir figuru var. Ornek karakter olmasiyla on plana cikiyor ve kaleci gibi takimin yasca buyuk abilerinden. Lainer'den cok daha iyi bir savunmaci ama cok daha etkisiz bir hucumcu. Teknik namina bir ozelligi yok ama git geli iyi yapiyor. Radari Nagatomo'ya cok benziyor. Ramalho agresif hamle icin ileri cikarsa kademesini dolduruyor. Bizde bu asimetrik kurgu devam eder mi bilmiyorum ama van Aanholt'u israf etmis oluruz, o yuzden belki sag bekten daha savunmaci olmasini isteyebilir Rose.
On libero: Diadie Samassekou. 176 boyuna ve ince gorunumune ragmen tam bir azman. Cok caliskan ve cok agresif bir adam, takimda kat edilen mesafelerde surekli ilk uce giren, mukemmel bir devamliligi olan bir oyuncu. Teknik ozellik olarak top kapma ve cok iyi isabet oraniyla kisa pas verme disinda goze carpan bir yani olmasa da takimin vazgecilmezi olmus. Yegane gorevi topu kazanmak ve orta sahadaki agresif presin sigorta oyuncusu olmak. Eldeki 6 numaralarin hicbiri bu role uymuyor zaten bu bolge kanayan yaramiz ama Rose hoca burada Berkan Kutlu'da israr ederse sasirmamak lazim.
Kanat/orta saha hibrid oyuncular: Enock Mwepu, Dominik Szoboszlai, Xaver Schlager, Amadou Haidara. Bu bolgede iki sene icinde cok farkli oyuncular sans bulmus ama bana gore one cikan isimleri yazdim, hepsi o donem cok genc olan ve su an iyi yerlere gelmis oyuncular. Aslinda bunlar disinda daha deneyimli diyebilecegimiz Zlatko Junuzovic, Reinhold Yabo, Christoph Leitgeb ve Valon Berisha gibi oyuncular da ********************* ********************* sans bulmus. Burada yine macina gore degismek kaydiyla Rose tercihini bir adet cift yonlu oyuncuyu (Mwepu ve Haidara gibi) bir adet hucum ve oyun kuruculuk yonuyle one cikan oyuncuyla (Szoboszlai gibi) harmanlamis. Schlager bazen on libero oynamis, bazen on liberonun bir tik ilerisinde ikinci pas istasyonu olarak one cikmis. Takimimizda bu oyunculara benzere bir tane bile oyuncu yok, o yuzden Rose hoca bu tip adamlar isteyecektir sistemini uygulamak icin. Belki Emre Kilinc bir nebze toparlarsa bu isi kotarabilir, ayrica Yunus Akgun de yaninda savunma yonu daha on planda bir oyuncuyla beraber bu isi yapabilir.
On numara: Hannes Wolf. Esas olayi gol atmak ve orta saha presinin lideri olmak olan bir oyuncu. FM'de son donemlerde populer olan Shadow Striker rolunun oyuncusu. Geleneksel on numarayla ayni bolgelerde oynayan, ama aksine yaraticilik ve oyun kurulumundan cok forveti ucleyen dikine kosu atan sut ceken gol arayan bir oyuncu. Ayrica bir hucumcu icin inanilmaz bir pres makinesi, pres istatistiklerinin cogunda hucumcular icinde lider olmus. (Onun disinda zorluk derecesi yuksek maclarda buraya Schlager konmus orta saha savunma direnci arttirilmis.) Aslinda kagit ustunde Emre Akbaba buraya uygun gibi gorunse de daha net bir isim talep edilecektir. Yunus Akgun ve/veya Kerem Akturkoglu da buranin oyuncularina evrilebilir. Ozellikle Kerem'de aslinda o direktlik ve golculuk var, ama pres olarak cok kendini gelistirmesi gerekir ki malesef o goruntude durmuyor simdilik.
Santraforlar: Takumi Minamino, Patson Daka, Munas Dabbur, Fredrik Gulbrandsen, Hwang Hee-chan. Bunlardan Minamino'yu ayri bir yere koymak gerek cunku o ayni zamanda bol bol on numara ve kanat/os hibrid de oynamis. Zaten pres anlaminda cok ozel bir oyuncu, skor katkisi diger santraforlara gore bir tik dusuk olsa da zorluk derecesi yuksek maclarda vazgecilmez olmus. Ayrica pas baglantisi olarak da cok faydaliymis. Gulbrandsen de benzer tipte caliskanligiyla one cikan ama Minamino kadar hucum katkisi olmayan bir santrafor. Ote yandan Hwang digerleri kadar sans bulamamis ama o da benzer tipte kaliteli bir oyuncu. Bunlarin hepsi pres makineleri, birincil gorevleri ise hucumda gol atmaktan ziyade kosu atarak ve hizli pas yaparak kontrayi akiskanlastirarak rakip kaleye hizla gitmek. Patson Daka ve Munas Dabbur ise daha cok hucumdaki son adam rolunde gol yukunun bir numarali sirtlanicisi olmuslar. Elbette pres bir unit olarak yapildigi icin bunlar da dahil olmuslar ama kontra setlerinde topun son varacagi adamlar bu adamlar. Ha, ayrica hicbiri oyle boylu poslu oyuncular degil. Bizdeki santraforlarin hicbirini bu rollerde hayal edemiyorum, ama Diagne/Gomis/Eren Aydin/Umut Bozok hepsi biraz egitimle leblebici rolunu ustlenebilir. Yine de buraya transfer gerekir.
Cok uzun bir post oldu ama varabilecegimiz neticelerden biri takimimizin pas oyununa yatkin olmamanin yani sira, modern gecis oyunun gerekliliklerini yerine getirecek onemli parcalara da sahip olmayan uyduruk bir kadroya sahip oldugudur. Ote yandan Marco Rose takimlarinin hava/fizik zafiyeti verebilecegidir. Yalniz bence yakin tarihte (son 10 senede) pek cok defa sampiyon olmamiza ragmen hicbir takim 2011-12 sezonu zevkini vermemistir. Marco Rose'nin Salzburg'u bire bir o blueprinti uygular. Bir ten uyumu olabilecegi kanaatindeyim.