Noyan
Kavgaya ilk o başlar, Sergen'in kafasına vurur, ama beş dakika sonra konuyu unutup başka bir şeyle ilgilenmeye başlar. Kavgayı kazanmaktan çok kavganın en görkemli pozunu vermeye odaklanır. Yumruğu havada, ışıklar üzerinde, arka planda patlayan bir güneş sistemiyle sahneye çıkar. Ama dikkat: Noyan, rakibini ezmektense gerçekleri meydana çıkarmayı tercih eder. Bu yüzden Noyan kazanabilir ama kazanma şekliyle kaybedebilir de.
Sergen
Kavga sırasında üç farklı duruşla gelir, bir ara kendi kendisine vurmaya başlar, sonra “Ben ne yapıyorum?” diye sorar. Tam bu sırada kavgayı gezegenlere bağlar, “Kazanmak nedir ki?” der ve ortalıktan kaybolup bir seyahate çıkar. Yani Sergen, fiziksel olarak kavganın içinde bile olsa, zihnen çoktan başka bir galaksiye ışınlanmış, gezegenlerin buyruklarını dinlemeye koyulmuştur.
Astrolojik haritaya göre net sonuç
Gezegenler diyor ki – Noyan, sert ve doğrudan hamlesiyle ilk darbeyi indirir. Ama Mars, tam o sırada Sergen’in yedinci evinde geri harekete geçerse, Sergen hiç vurmadan Noyan’ı “kardeşim sen ne kadar yanlış anlamışsın” diyerek psikolojik olarak alt eder. Venüs devreye girerse, kavga birden çetrefilli bir tokalaşmaya evrilir.
Kesin kazanan:
Ne Noyan, ne Sergen
Kazanan, bu kavgayı izleyip biran önce bitmesi için içten içe dua eden ay yengeci seyircilerdir.
Yine de net bir cevap istersen: Ay, Oğlak burcuna geçene kadar Noyan önde gözükür; ama o saatten sonra Sergen’in yükseleni devreye girerse, berabere biterler ve ikisi de kahveye gidip tavla oynarlar.