Dün akşam ziyaretçi olarak takip ederken konuyu özellikle iki üç tane trollün kışkırtmaları sebebiyle (bunlardan birisi ne yazık ki forumda yönetici) insanlar arasında Okan Buruk-Erden Timur kamplaşması yaratılmaya çalışıldığını gördüm. Forumdaki bu ikiliye eleştiri yapan çoğu insanın, bu ikilinin gitmesini istediğini falan asla düşünmüyorum. İnsanların sevdikleri bir figüre eleştiri geldiği zaman kutsallarına sövülmüş gibi karşı tarafı düşmanlaştırmaya çalışması bayadır yapılıyor forumda..
Erden Timur'u Zaha transferinden beri eleştiriyorum. Bu yazı ise bence kötü yönetti. Gel gelelim, bu takım korunmalı dediğim, son yıllarda en sevdiğim kadro dediğim kadroyu kuran da kendisidir. Galatasaray tarihinde eşi benzeri olmayan sponsorluk anlaşmalarını yapan da odur. Erden Timur yanlış yapıyor demek bıraksın gitsin demek de değildir. Böyle yapmasın, daha az yanlış yapsın ki uzun süre yöneticilik yapsın, hatta başkan olsun. Aynı şeyler Okan hoca için de geçerli. Dolayısıyla yapılan en ufak eleştiride bazı trollerin iddia ettiği gibi Galatasaray'ın kötülüğünü istemiş, Koç'un ajandasına hizmet etmiş olmuyoruz. Bu tarz söylemler külliyen zırvadır. Bu konuda daha fazla açıklama yapmak abes artık.
Gelelim plan konusuna. Plansızlıktan şikayet edenlere de kim olduğunu unuttuğum bir zat, Erden beyin açıklamaları üzerinden her şeyin bir plana bağlı gittiğini vurgulamış. Ortada eğer ki bir ``plan`` var ise de bu çok kötü bir plan. Demek ki plan neredeyse Molde'ye hatta Zalgiris'e elenmekmiş. Bu sezon CL katılımı belki de kulüp tarihinin en mühim olayı iken bu maçları mevcut kadroyla oynamak her şeyi çok ciddi riske atmak değil midir? Elenseydik ne olacaktı, işte plan eeaaabi diye yazmaya devam etmeyecekti bu malum güruh muhtemelen. Hepimiz iki Molde maçını da aşırı bir gerginlikle izlemedik mi? Alınan bir tane futbolcu dahi hazır değil. Muhtemelen Zaha ve Ziyech belki de en kritik maçımız olan gruplardaki Kopenhag maçına dahi yetişmeyecek. Her şeyi bu derece riske atmak nasıl bir plan yahu? Bugün mesela puan kaybedersek ne olacak Demirbay dışında tek adam yok orada oynayabilecek. Böyle başarılı bir sezonun üstüne şu gerginlikleri yaşamak benim açımdan rezalet. Üstelik beklentiyi de kendileri yükseltti. Zamanında ilgilenen topçulara falan bakıyorum mesela İskandinavya tarafından, Mannsverk'i bilmeme ihtimali yok bizim scout ekibinin. Çocuk gayet iyi ve 7-8'e falan gitti. O veya bu tarz bir adam alınabilirdi 8-10 için ki bence zaten böyle biri alınmalıydı. Oliveira'nın olduğu denklemde maaş yükü de artmazdı. Üstelik Berkan gibi neredeyse bedavaya oynayan bir oyuncu yerine daha kötüsü, daha yaşlısı ve daha yüksek maaşlısı geldi. İsmi geçen adamların çoğunun maç eksiği var form durumları kötü vs. Takımın elinde zaten halihazırda hazır olmasını beklediğimiz adamlar varken sanırım Kasım'da falan anca hazır olacağız.
Umarım bir şekilde sıyrılırız ve ilk sezon gördüğümüz kaliteli yöneticiliği görmeye tekrar devam ederiz. Kimseyi ne kahramanlaştırmaya ne de yerin dibine sokmaya lüzum yok, gri kalmak gayet makul.