Genel tabloya bakıldığında, alınan oyuncularla ilgili çoğu kişinin kötü diyeceğini sanmıyorum.
Ama sorun şu ki, alternatifli bir kadro kurma yönünde de bazı hamleler yapılabilirdi. Bu taraftar, Lemina nın sakat Torreira nın cezalı olduğu bir haftada Liverpool a karşı Berkan mı oynar yoksa Kaan mı diye düşünmek zorunda kalmazdı. Ya da Abdülkerim in iyice ağırlaştığı görüldüğünde, bir sonraki maç sol stoperde Haaland ı kim tutabilir diye karamsarlığa kapılmazdı. Veya Osimhen in Afrika kupasında olduğu bir hafta, CL de Monaca deplasmında İcardi 90 kilo ile nasıl o defansı zorlayacak diye karalar bağlamazdı.
Hep Avrupa maçları özelinde örnekler verdim evet çünkü TR de bir şekilde idare edeceğimizi biliyoruz. Ama özellikle Avrupa da artık başarı beklenen bir yılda, taraftarların her anlamda içini rahat ettirecek bir kadro derinliği sağlandı mı tartışılır.
Özellikle Şampiyonlar ligi gibi büyük bir koz elimizde iken, neden bu kozu kullanıp hiçbir 21 yaş altı potansiyele gidilmedi anlam veremiyorum. Sonuçta Boey örneği ortada. CL de oyuncuları parlatıp gene rekor transferlerle satışları yapılıp kaynak yaratılabilirdi.
Ayrıca son bir söz de bu transferlerdeki maliyetlere. Eğer biz hiçbir oyuncuyu pazarlıklar yaparak, olduğu değerin altında bir fiyata takıma kazandıramıyorsak, burada mali anlamda bir transfer başarısından bahsetmek zor. Sanki, param vardı fazlasıyla harcadım ve oyuncuyu aldım gibi bir tablo var. Böyle olunca da o transferlerle ilgilenen yöneticilerin ne gibi katkıları oluyor? Sonuçta parayı verdikten sonra sen ben de aynı işi yapabilirdik.