türk milli takımının başarılı olabilmesi ve türk futbolunun gelişebilmesi için ilk yapılması gereken şey, ükedeki şu toksik futbol ortamını temizlemektir. bu nasıl mı olacak?
*siyaseti tamamen futboldan izole etmek.
*ağlak oligarkların yöneticilik yapmalarını YASAKLAMAK.
*sosyal medya ve medya trollerinin tamamen YASAKLANMASI.
*toplumu kin ve düşmanlığa sevk edecek medya ve sosyal medya paylaşımlarına, kim olursa olsun çok ciddi cezalar (hapis) verilmesi.
*mevcut federasyon, mevcut mhk, tahkim kurulu üyeleri, 50+ yaş üzeri teknik adamlar, mevcut tüm hakemler ve var hakemlerinin TAMAMININ sonsuza dek spordan men edilmesi. eski hakemler dahil tüm bu öğelerin, tvlere yorumcu dahi olarak çıkarılmaması.
yukarıdaki yazılanlar yapılmadıkça, milli takımın başına bugün kuntz gelir, yarın şenol güneş. o gider, abdullah avcı gelir, o da gider fatih terim gelir vs vs. aynı kavramlar, aynı insanlar içinde debelenip dururuz.
bir yıl 8+3 gelir, sonra sınırsız olur vs.
istediğinizi yapın, türk futbolundaki bu kaoitk ortamı temizlemeden, kısa vadeli tesadüfi sonuçlar dışında ASLA kalıcı bir başarı olmaz.
yahu türkiye japonya ile hazırlık maçı yapıyor, adamın (bardakçı) çocuğu doğmak üzere imiş, affını istemiş. sonuçta rotasyon yapılacak bir hazırlık maçı.
fbli troll muhabirler irfancan kahveci - bardakçı fotoğrafları paylaşıp biri kaçtı diğeri ilk onbirde falan yazıyorlar. kerem'in maç başlamadan önceki dua ederkenki fotoğrafını (herkes inancına göre santra anında duasını edebilir), melisa vargas ile yan yana koyup "bu iş duayla olmaz" vs diye çocuğun üzerine gidiyorlar.
şimdi bu insanların dertleri milli takım mı allah aşkına? 10 iq ile düşünüyorlar ki, bu çocuklar mutsuz olacak ve LİGDE GS FORMASI ile kötü oynayacaklar ve kendi takımları bundan İSTİFADE edecek.
yani bu toplumu ayrıştırmaktan başka ne işe yarıyor allah aşkına? sonra milli maçta fenerliler kerem/barış kötü oynasın diye dua ediyor, gslılar cengiz, ismail yüksek falan çöp gibi oynayınca mutlu oluyor.
ekleme: ismail yüksek demişken;
sen 3 ay önce rakibinin hakkıyla, seni iki maçta da silindir gibi ezip, gol yemeden 6 averaj ile üstün geldiği ve şampiyon olduğu sezona "rakibimiz haksız şampiyon oldu, kabul etmiyoruz" dersen, sonra da "öyle demek istemedim eeabi yeeaa" diye kıvırmaya çalışırsan, işte dünkü japonya maçında rakibini 100 metre takip edip 101. metrede indirerek yaptığın komik ötesi penaltı üzerinden de eleştirilirsin.
hatta dalga da geçilirsin. rakip taraftarları da mutlu edersin. çünkü o açıklama ile sen milli futbolculuktan, kendi taratarına şirin gözükmeye çalıan HOLİGAN futbolculuk mertebesine evrildin. toksik türk futbolu ortamına bir tuz da sen döktün. o açıklama ile birlikte türk milli takımı futbolculuğundan MEN edilmeliydin.