Transfer Nöbeti #3 | Ocak 2026 Arşiv

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
E bizde de böyle zaten

Değil renktaş. Bizim kültürümüz yani Mekteb-i Sultaniye'den gelen daha çok seçme ve seçilme, ibra edilme vs üzerine kurulu.

Ali Samiyen'in meşhur sözü işin daha çok showbusiness kısmı olarak deklare ediliyor.

Seneye yeni yönetim, yeni hoca geldiğinde bambaşka bir şey, 3 sene sonra da bambaşka bir Galatasaray izleme ihtimalimiz çok yüksek.

Ama Barcelona'ya bakınca 50 yıldır benzer şekilde ilerleyen bir kulüp görüyoruz, örnek olarak.
 
28 yaş üstü topçulardan midem bulanıyor artık. Tempo yok takımda tempo. 24-25 yaşlarında 5 oyuncu sahada olmalı.
 
Hepinizin bildiği gibi bazı diziler; Game of Thrones, Breaking Bad, Succession
Bazı bölümleri farklı yönetmen çeker. Senarist değişir, görüntü yönetmeni değişir. Ama dizi değişmez. Tonu değişmez. Dili değişmez. Kalitesi ani sıçramalar yapmaz, yere çakılmaz. Çünkü ortada tek tek isimlerden daha büyük bir şey vardır: kurulu bir sistem, yerleşmiş bir kültür.

O diziler “bir yönetmenin vizyonu” ile ayakta durmaz.
Bir show bible’ları vardır. Karakterin nasıl konuşacağına kadar yazılıdır. Dünyanın ışığı, ritmi, çatışması, ahlakı bellidir. Kim gelirse gelsin, o dünyanın içine girer. Kafasına göre dünya kuramaz. En fazla var olan binanın üstüne bir kat çıkabilir.

Aslında büyük kulüp dediğin şey de tam olarak budur.

Galatasaray bugün çoğu zaman kişilerin kulübü gibi yaşanıyor.
Bir başkan geliyor, bir dönem başlıyor.
Bir hoca geliyor, oyun yeniden icat ediliyor.
Bir sportif akıl geliyor, transfer politikası sıfırlanıyor.
Sonra hepsi gidiyor, kulüp yeniden “ilk sezonuna” dönüyor.

Bu sürdürülebilir değil.
Bu, her sene diziyi reboot etmek gibi.

Oysa Galatasaray, teknik direktörlerin projesi olmaktan çıkıp kendi dizisini yazmak zorunda.
Nasıl bir takım bu?
Topla ne yapar? Topsuz ne yapar?
Genç oyuncuya nasıl bakar?
Yıldızı nasıl seçer?
Krize girince refleksi nedir?
Avrupa’da neyi temsil eder?

Bunlar hocaya göre değişmemeli. Başkana göre bükülmemeli. Günü kurtarmaya göre şekillenmemeli.

Yarın Okan Buruk gider, X gelir. X kendi dokunuşlarını yapar. Bazı sahneleri farklı çeker. Tempoyu değiştirir. Ama izlediğimiz şey hâlâ “Galatasaray dizisi” olmalı. Dursun gider başkası gelir, genç oyuncuya yatırım yapar, aa çok iyi deriz, 3 sene sonra gelen yeni yönetim 30 yaşındaki dünya yıldızlarına dadanınca hiçbir anlamı kalmaz.

Bugün Bayern de böyle, Barcelona da. Hocalar değişiyor ama bazı şeyler sabit kalıyor: oyuncu profili, kriz yönetimi, kazanma alışkanlığı, kulübün kendine duyduğu saygı.

Galatasaray’ın ihtiyacı olan şey yeni bir transfer listesi değil. Yeni bir slogan da değil. Bir kulüp anayasası. Yazılı, yaşayan, korunmuş bir futbol aklı.

Altyapıdan A takıma kadar uzanan tek bir cümle mesela:
“Galatasaray ön alan baskısı yapan, futbolu yüksek tempoyla oynayan ve Avrupa’yı hedefleyen takımdır.”

Buna uymayan hoca gelmemeli. Buna uymayan oyuncu pahalı da olsa alınmamalı. Buna uymayan başkan projeyi devralamamalı. Çünkü büyük kulüpler maç kazanarak değil, kültür biriktirerek büyür. İsimler gider. Sezonlar biter. Kadrolar dağılır.

Bir oyun ve yönetim kültürü oluşturulmak zorunda.
Yillardir anlatmaya calistigim sey bu. Ama bu yine de her seyi her zaman kazancaksin anlamina gelmiyor. Nesillere ve degisen dunyaya ayak uydurmak zorundasin. Seni yakalayip gececek rakipler olacaktir. A. Villa, Dortmund, A.Madrid gibi kluplerden olma olasiligi da var Barca, Madrid, Juve gibi arada sirada tokezleyen ama o dedigin kulturu barindiran katildiklari turnuvalarda yuzde 50 sansi olan klupler olma olasiligin da var.
 
Bu takimda bir profosyonel ekip olsun listemiz zaten hazır olsun 30 m euroluk oyuncu peşinde kosmayalim.
 
Yerli bir defans
Yabanci sag bek ya da yabancı kanat
Yabanci orta saha
Yabanci orta saha
 
Bu takimda bir profosyonel ekip olsun listemiz zaten hazır olsun 30 m euroluk oyuncu peşinde kosmayalim

Profesyonel bir ekip olsa da 30 milyonluk oyuncu peşinden de koşacağız. Önemli olan o 30 milyonluk oyuncunun zamanında gelmesi, doğru oyuncu olması ve onun yanına doğru profilli genç oyuncular koyabilmek. Yoksa GS kadrosunda her daim yıldız, ikon diyeceğimiz oyuncular olmalı. Sadece genç scout oyunculardan kurulu bir kadroda gerçekçi değil.
 
Profesyonel bir ekip olsa da 30 milyonluk oyuncu peşinden de koşacağız. Önemli olan o 30 milyonluk oyuncunun zamanında gelmesi, doğru oyuncu olması ve onun yanına doğru profilli genç oyuncular koyabilmek. Yoksa GS kadrosunda her daim yıldız, ikon diyeceğimiz oyuncular olmalı. Sadece genç scout oyunculardan kurulu bir kadroda gerçekçi değil.
Tabiki hocam takimda kaleci orta saha defans forvet vb buralarda tecrubeli de olmali ancak sadece bunlardan oluşmamali ya da genc olan tecrübesizdir denmemeli bence
 
Şu fahis fiyatlara bilet satan kişiler 1 hafta önce falan taraftara çöp poseti dagitti ya şu rezilleğe bakarmısın. Gülünç..

Ayrıca 50K ya event mi olur lan sadece maç izlemek için. 50k para vereceksem tek 1 event'e 1 maç izlemkten çok daha fazla şey isterim o eventte.
 
Son düzenleme:
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt