Agalar Thuram falan gibi 24-25 yaşında Juventus gibi bi kulübün ilk 11'inde oynayan ve PL'ye veya başka bir dünya devi takıma gitme olan oyuncuyu tutup getirmek için hakikaten büyük yöneticilik + para gerektirir.
Para kısmen var desek de o yöneticilik şuan bizde yok. Kavukçu'nun iş adamlığına güvenirim ama bu başka bir mesele. Oyuncunun kalbine girmek veya bir nevi 1 saatlik bi yüz yüze görüşmede onun beynine girmek, "lan harbiden gitsem mi acaba" diye düşündürtmek öyle her insanın yapabileceği bir şey değil.
Futbolcuların geneli de zaten dünyadan bi haber. Thuram ne Türkiye'yi bilir ne Galatasaray'ı, ismimizi bile ilk defa geçen sene duymuş olabilir (daha önce hiç oynamadık zannedersem)... Ve hadi oyuncuyu ikna ettin, bu insanların eşleri çocukları aileleri... Çoğu insan için İtalya gibi İngiltere gibi yerleri bırakıp Türkiye'ye gelmek kerizlik gibi bir şey..
O yüzden böyle olmayacak dualara amin demeyi bırakalım.
Osimhen'in buraya kiralık düşüşü falan bunlar 100 yılda 1 olabilecek mucizeler işte.