Samsunspor kulübü de o başkanın. Ben örnek vermek için yazdım aklın yolu bir. İyi olabileceğini düşündüğümüz oyuncuları yurt dışında alt liglerde oynatmamız gerekiyor
Alt liglere gidenlerde ben tek eminin düzenli süre aldığını gördüm o da müthiş performans vermişti diğer oyuncular sırf bu alt lig kulüplerinin belki işimize yarar şeklinde transferleri gibi durmakta.
Net olarak oynama garantisiyle kiralamamız gerekiyor bizim. Ona da yanaşacak kulüp sayısı az işte dediğime geliyoruz amcalarla düşmeyi gençlerle savaşmaya tercih ediyorlar.
Burada yine geçen dediğim sistemi devreye sokabiliriz. Minimum 60 dakika oynadığı maç üzerinden bonus ile değerlendirip prim vermemiz olabilir. Atıyorum alt ligde metehanı 25 maç min 60 dk oynattın al sana 200 bin dolar.
Tecrübeyi parayla kazandıracaksak kazandıracağız başka yolu yok. Bir Madrid yada Chelsea gibi ağ kuramıyoruz maalesef burası Türkiye bir telefonla genç çocuğun kariyerini bitirmek için emir uygulayabilecek kulüp yönetimini adamlık olarak gören kişiler var ülkede.
Avrupada üst seviyede kulüp almamız da zor yıllık minimum maliyetimiz 15 milyon euroları bulabilir. O kulübün de oyuncu yetiştirip para kazanması gerekiyor.
Federasyonda bitiyor iş. 20 takım var ve her takımın bir şekilde 2 senede 1 oyuncu yetiştirebileceği bir senaryoda 2 senede 20 ekstra oyucu olur bu muhteşem bir sayı olur.
Gel gelelim oyuncu yetiştirme işini 4 büyük kulüp yapsın gözüyle bakılıyor ülkede bu takımların asli göreviymiş gibi davranılmasına da karşıyım.
İspanyada, almanyada, fransada ligden düşen kulüpler bile oyucu yetiştirip futbola kazandırıyorsa burada da aynısı olmalı.
Ekstra olarak 2-3 kulüp bu işi soyunmalı. Şimdikilerin alayı paraya odaklanmış durumda.
Eskinin bir Gençlerbirliği kulübü yok artık. Son 1.5 yıldır ve bu seneden sonra tamamen altınordusu da yok.