Yahu aylardır bas bas bağırdık. Bu takımın miadı doldu dedik dedik dinletemedik. Bu takımın ilk 11'ine nokta atışı en az 5 transfer lazım dedik. Bu 5 transferin içinde yedek santrafor yedek stoper falan yok ha yanlış olmasın. Uğurcan ve Osimhen dışında kim satılsa üzülmeyiz dedik, dinletemedik.
Bu kadronun miadı aslında 2 sene önce dolmuştu. Bu takımın ve hatta bu hoca ve başkanın ömrünü uzatan faktör Victor Osimhen transfer mucizesidir. Bu transfer de ne hocanın ne başkanın ne de yönetimin eseridir, Gardi'nin uyanıklığının ve Erden Timur dönemindeki Gardi ile olan iyi ilişkilerin eseridir. 4 yıllık şampiyonluk döneminde takımın omurgasını kuranlar da bu adamlar zaten. Victor Osimhen, kiralık olarak da olsa prime döneminde kucağımıza düşmeseydi biz geçen sene şampiyon olamaz ve 5. yıldızı takamazdık. Mourinholu çobanispor 19. şampiyonluğunu, şaibeli olanla beraber sayarsan 20. şampiyonluğunu kazanmış olurdu. Ne hoca ne başkan kalırdı, böyle bir durumda Osimhen'in de bonservisini alamazdık zaten. Yeni başkan, yönetim ve hoca ile bu 4. şampiyonluğu aldığımız sezona başlardık ve sonu ne olurdu bilemiyorum. Mevcut başkan ve yönetimin gerçek anlamda tek transfer başarısı Leroy Sane transferidir ki ondan da istediğimiz seviyede katkı alamadık. Bu sene de rakibin cenabetliği dışında yine Osimhen ve Uğurcan farkı ile şampiyonluğu alabildik. Ligin son 2 ayında takım bas bas bağırıyordu zaten. Bu takım miadı dolmuş, yaşlı ve doymuş bir takım haline geldiğini, maç seçtiğini en aptal adam bile görüyordu.
Bu gerçekleri görebiliyor olmak için alim olmaya gerek yoktu aslında. Normal bir zeka bunu anlamak ve görmek için yeterliydi. Amma ve lakin ne taraftar ne hoca ne yönetim ne de Galatasaray kongre üyeleri bunu göremedi. 4 yıl üst üste gelen şampiyonluğun coşkusuna ve illüzyonuna aldandı. Böyle olmamış olsa Temmuz sonunda biz bunları konuşuyor olmazdık maalesef.
Ayrıca mevcut başkan ve yönetimin, yukarılardan bir yerlerden gelen baskılarla vitesi düşürmediğini de kimse aklında en ufak bir şüphe olmadan savunamaz. Yani bence bu bile net değil, o kadar acınası bir durum ki. Geçen sezon başında, çobanispor denen ahlaksız oluşumun Kerem transferini UEFA listelerine yetiştirebilmeleri için Galatasaray'ın izin vermesi gerekiyordu. Bütün camia sakın izin vermeyin dedi, 5 gün dolduktan sonra transfer edebilsinler ve UEFA listesine yazamasınlar dedi. Fırıldak Ali'nin Galatasaray'dan bir şey rica edecek yüzü olmadığı için yukarılardan birilerine telefon ettirip Galatasaray'a zorla izin verdirdi. Çobanisporlu muhabirler, yorumcular ve fenomenler de "Deveden büyük fil var" diyerek günlerce dalga geçtiler. Siyasilerden gelen bir telefonla koskoca Galatasaray başkanına o konuda boyun eğdirilebildiyse bu sene de transferde vitesi düşürün, biz şu takımın şampiyon olmasını istiyoruz demiş olabilirler. Bizim sinek ikili başkanımız da buna boyun eğmiş olabilir. Mevcut başkan ve yönetim varken bu yaşanmamıştır diyemiyorum, çok ama çok acı bir durum.
İşte tam da bu yüzden mevcut başkan ve yönetimle devam edilmemeliydi. Amma ve lakin bizim genel kurulumuz, kongremiz bu arkadaşları tek adaylı bir seçime sokarak kazandırdılar, aferin.