GSCimbom
Transfer Nöbeti (ARŞİV 11)
A

Transfer Nöbeti (ARŞİV 11) Sayfa 198

Aziz Yıldız ·

Cevap
26,9K
Okunma
1,5M
Sayfa
198/1348
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Cevap: Transfer Nöbeti



Topuz Fener'de bile 11'e giremiyor, bize mi layık gördün :sad007:



Benim yazdıklarımdan öyle anlamışsan yapacak birşey yok.

Mehmet topuz alternatif oyuncu olarak yerli anlamında gayet yeterli bir oyuncudur. Sağ bek oynaması falan önemli bir kriterdir. Yahu ne olur 9 milyon falan etmeyebilir fakat boş bir oyuncu olmadığınıda kabul edelim. Eyvallah gol asist anlamında beklenitilerin altında falan filan. Fakat bu adam bizde olsaydı idda ediyorum şu anki durumundan çok daha iyi olurdu.
 
Cevap: Transfer Nöbeti



17 milyon euroda değil pound oda 20 milyon euro eder ,yalanın daniskası.Ronaldo'yu bile 15 milyon euroya sattı zamanında sporting.



öyle bişey yok yahuu..



chelsea ve bizim teklif ettiğimiz rakamlar belli..



kulube



chelsea 6,7

biz 7 teklif etmişiz..



zaten biraz önce linkini verdiğim haberde...



brumanın menajeri kesinlikle mahkeme kararı çıkmadan hiçbür teklifi kabul edemiyoruz (kısaca sportinge yedirmeyecem paraları serbest kalacak) :Ç)
 
Cevap: Transfer Nöbeti



Yazan renktaşımın ellerine kollarına yüregine sağlık belki burdadır kendisi belki bu yazıyı görür çünkü birebir kaderi bende paylaştım okumanızı öneririm rentaşlar. gs sözlükten alıntıdır ;

ben 1984 doğumluyum. kadıköy doğumluyum üstelik! rahmetli annem, rahmetli anneannem, dayım ve bütün akrabalar fenerbahçeli o zamanlar. babam ise, hasta galatasaraylı. ben 2-3 yaşındayken, futbolumuz kirlenmemişken, endüstriyel futbol muhabbetleri daha ortada yokken, havuz sistemi gibi hinlikler akıl edilmemişken, maçlar trt'de yayınlanırdı. yoksulca bir aile sayılırdık, televizyon bizim için önemli bir eğlenceydi. ve televizyonda galatasaray maçı olması, babam için haftanın en güzel saatleri demekti. galatasaray ne zaman gol atsa, babam beni sevinçten defalarca havaya fırlatır, sevgiyle saçımı okşar, tekrar tekrar havaya atıp tutardı. o kadar hoşuma giderdi ki babamın beni sevinçle havaya fırlatması, galatasaray gol atsın da tekrar babam beni havaya atıp tutsun diye dua ederdim. ben galatasaray'ı işte o zaman sevdim.



benim galatasaray sevgim, baba sevgim gibi. neredeyse doğuştan. o kadar içten. 30 yaşıma geldim, hala ne zaman en ufak bir gelişme olsa babamı ararım. transfer yaparız babamı ararım, fener'e ceza giydirirler babamı ararım, hazırlık maçında 3. sınıf ingiliz takımlarını yeneriz, babamı ararım.



6 ay önce hayatımız karardı: annemi kaybettik. babamla baş başa kaldık. ağlamaktan geberdik. ben kendi evimi kapatıp babamın yanına taşındım. iki gün sonra, sneijder'i aldı galatasaray. sonra drogba'yı. acımıza sadece, galatasaray konuşurken ara verdik. sadece, galatasaray maçları oyalayabildi bizi iki saatliğine de olsa. evde digiturk değil dsmart var, lig tv yok haliyle. ben, maçları bazen statta bazen kafelerde izlerdim. ilk defa evden maç izleme alışkanlığı geliştirdim. babam da izleyebilsin diye. kafası dağılsın diye. allah'a şükür, takım aslanlar gibi bir periyot çizdi. mutlu olduk. acımızı az da olsa galatasaray hafifletti.



benim galatasaray sevgim, anne sevgim gibi. acımı birkaç dakikalığına da olsa unutturabilecek yegane sevgili. altı ay oldu annem öleli. hala ne zaman gözlerim dolsa, galatasaray'la ilgili bir şeylere bakıyorum, kendimi oyalıyorum, avutuyorum. galatasaray benim, ailem gibi.



sevgilim sonra.. allah'a şükür, ciddi düşündüğüm, hakikaten ileride evlenebileceğime inandığım bir kız arkadaşım var. öylesine tanışmış, öylesine ekleşmiştik facebook'ta. muhabbetimiz bile yoktu. sonra bir 6 kasım günü "6-0" diye şebeklik yapan fenerbahçelilere, "6-0 diye dilinizden düşürmediğiniz yıl 6. oldunuz, galatasaray ise şampiyon oldu" gibilerinden bir ileti yazdı. mesaj attım. dedim ki, o sezonun şampiyonu beşiktaş idi. muhabbete başladık. fanatik çıktı kız, bir o kadar da sevimli. aralık ayında arena'da oynanacak derbi için iddiaya girdik. ben 4 golle kazanacağız dedim, o 3. ben kazanırsam bira, o kazanırsa kola, ikimiz de kazanamazsak kahve içecektik. 2-1 kazandık, bir kahveyle başladı her şey.



galatasaray benim için, geleceğin hayallerini kurduran aşk gibi. sıcak, yuva kurulacak bir eş gibi. hani çocukken, okuldan sıcak evimize geldiğimiz günkü masumiyeti, güveni yeniden hissettiren bir aidiyet duygusu gibi. hala takımı birlikte takip ediyoruz heyecanla. boşa dememişler, neyleyim sarı deyince kırmızı demeyen sevgiliyi!



hayatsın be galatasaray... hayatta elimde kalan son dalım, babamsın. kalbimin en güzel yerine koyduğum, hiçbir zaman unutmayacağım annemsin. güzel yüzüyle hayata yeniden bağlandığım sevdiğimsin. bir gün sarı kırmızı zıbınlarla sarmalayacağım evlatlarımsın.



iyi ki varsın, galatasaray.



iyi ki hayatımsın.



neyleyim sarı deyince kırmızı demeyen sevgiliyi!



Çok güzel bir yazı olmuş..
 
Cevap: Transfer Nöbeti



Yazan renktaşımın ellerine kollarına yüregine sağlık belki burdadır kendisi belki bu yazıyı görür çünkü birebir kaderi bende paylaştım okumanızı öneririm rentaşlar. gs sözlükten alıntıdır ;

ben 1984 doğumluyum. kadıköy doğumluyum üstelik! rahmetli annem, rahmetli anneannem, dayım ve bütün akrabalar fenerbahçeli o zamanlar. babam ise, hasta galatasaraylı. ben 2-3 yaşındayken, futbolumuz kirlenmemişken, endüstriyel futbol muhabbetleri daha ortada yokken, havuz sistemi gibi hinlikler akıl edilmemişken, maçlar trt'de yayınlanırdı. yoksulca bir aile sayılırdık, televizyon bizim için önemli bir eğlenceydi. ve televizyonda galatasaray maçı olması, babam için haftanın en güzel saatleri demekti. galatasaray ne zaman gol atsa, babam beni sevinçten defalarca havaya fırlatır, sevgiyle saçımı okşar, tekrar tekrar havaya atıp tutardı. o kadar hoşuma giderdi ki babamın beni sevinçle havaya fırlatması, galatasaray gol atsın da tekrar babam beni havaya atıp tutsun diye dua ederdim. ben galatasaray'ı işte o zaman sevdim.



benim galatasaray sevgim, baba sevgim gibi. neredeyse doğuştan. o kadar içten. 30 yaşıma geldim, hala ne zaman en ufak bir gelişme olsa babamı ararım. transfer yaparız babamı ararım, fener'e ceza giydirirler babamı ararım, hazırlık maçında 3. sınıf ingiliz takımlarını yeneriz, babamı ararım.



6 ay önce hayatımız karardı: annemi kaybettik. babamla baş başa kaldık. ağlamaktan geberdik. ben kendi evimi kapatıp babamın yanına taşındım. iki gün sonra, sneijder'i aldı galatasaray. sonra drogba'yı. acımıza sadece, galatasaray konuşurken ara verdik. sadece, galatasaray maçları oyalayabildi bizi iki saatliğine de olsa. evde digiturk değil dsmart var, lig tv yok haliyle. ben, maçları bazen statta bazen kafelerde izlerdim. ilk defa evden maç izleme alışkanlığı geliştirdim. babam da izleyebilsin diye. kafası dağılsın diye. allah'a şükür, takım aslanlar gibi bir periyot çizdi. mutlu olduk. acımızı az da olsa galatasaray hafifletti.



benim galatasaray sevgim, anne sevgim gibi. acımı birkaç dakikalığına da olsa unutturabilecek yegane sevgili. altı ay oldu annem öleli. hala ne zaman gözlerim dolsa, galatasaray'la ilgili bir şeylere bakıyorum, kendimi oyalıyorum, avutuyorum. galatasaray benim, ailem gibi.



sevgilim sonra.. allah'a şükür, ciddi düşündüğüm, hakikaten ileride evlenebileceğime inandığım bir kız arkadaşım var. öylesine tanışmış, öylesine ekleşmiştik facebook'ta. muhabbetimiz bile yoktu. sonra bir 6 kasım günü "6-0" diye şebeklik yapan fenerbahçelilere, "6-0 diye dilinizden düşürmediğiniz yıl 6. oldunuz, galatasaray ise şampiyon oldu" gibilerinden bir ileti yazdı. mesaj attım. dedim ki, o sezonun şampiyonu beşiktaş idi. muhabbete başladık. fanatik çıktı kız, bir o kadar da sevimli. aralık ayında arena'da oynanacak derbi için iddiaya girdik. ben 4 golle kazanacağız dedim, o 3. ben kazanırsam bira, o kazanırsa kola, ikimiz de kazanamazsak kahve içecektik. 2-1 kazandık, bir kahveyle başladı her şey.



galatasaray benim için, geleceğin hayallerini kurduran aşk gibi. sıcak, yuva kurulacak bir eş gibi. hani çocukken, okuldan sıcak evimize geldiğimiz günkü masumiyeti, güveni yeniden hissettiren bir aidiyet duygusu gibi. hala takımı birlikte takip ediyoruz heyecanla. boşa dememişler, neyleyim sarı deyince kırmızı demeyen sevgiliyi!



hayatsın be galatasaray... hayatta elimde kalan son dalım, babamsın. kalbimin en güzel yerine koyduğum, hiçbir zaman unutmayacağım annemsin. güzel yüzüyle hayata yeniden bağlandığım sevdiğimsin. bir gün sarı kırmızı zıbınlarla sarmalayacağım evlatlarımsın.



iyi ki varsın, galatasaray.



iyi ki hayatımsın.

Duygulandırdı gerçekten çok güzel bir yazı.
 
Cevap: Transfer Nöbeti



öyle bişey yok yahuu..



chelsea ve bizim teklif ettiğimiz rakamlar belli..



kulube



chelsea 6,7

biz 7 teklif etmişiz..



zaten biraz önce linkini verdiğim haberde...



brumanın menajeri kesinlikle mahkeme kararı çıkmadan hiçbür teklifi kabul edemiyoruz (kısaca sportinge yedirmeyecem paraları serbest kalacak) :Ç)



Serbest kalırsa işimiz daha zor,yaklaşık 8-10 tane teklif gelir bu çocuğa.
 
Cevap: Transfer Nöbeti



adamın yaptığı harekete bakın canlı yayına girdi dalga geçer gibi fb sampiyonlar liginde mücadele edicek bizimde mücadelemiz devam edecek dedi kapattı.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt