Transfer Nöbeti (Arşiv 13)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
biz şimdi veysel ve burdisso dahil toplamda kaç transfer yaptık. kafam karıştı.
 
burdisso istanbulda buyuk ıhtımal ımzalamıs gelmıstır...veyselın lısans bıle cıkmıs acıklama olmadıgına gore son bıseyler daha denenıp aynı anda acıklama yapma dusuncesı olabılır
 
Twitter niye değişmiş lannn . Jack dorsey senin benn .........
 
ROBERTO MANCINI: DEĞİŞİM RÜZGARLARI..

Ünal Aysal ve ekibi göreve geldiğinde kısa vadede başarıya mutlak ihtiyacı olan ve bu kapsamda Fatih Terim ile birlikte iki yılda Süper Lig şampiyonluğu (2), Süper Kupa şampiyonluğu (2) ve Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale kalma gibi önemli başarılara imza atan Galatasaray'da değişim aslında Ünal Aysal'ın aldığı seçim kararıyla başladı. İlk olarak yönetim kadrosunu yenileyen Aysal, ardından bir takım uyuşmazlıklar yaşadığı Fatih Terim ile yollarını ayırdı. Bu ayrılığın ardından dünya futbolunun saygı duyulan isimlerinin başında gelen Roberto Mancini'yi göreve getiren Aysal, sürekli dile getirdi"sürdürülebilir başarının" adımlarını atmaya başlamış oldu. İtalyan teknik adam göreve geldiğinde takımı tanımadığını ve her oyuncuya şans vereceğini açık açık beyan etmekten çekinmedi. Bu kapsamda da hamlelerini gerçekleştirdi. İlk olarak Fatih Terim tarafından transfer edilen ve yine İmparator tarafından A2 takıma gönderilen Yiğit Gökoğlan'ı kadroya alan Roberto Mancini, altyapıdan yetişen Emre Can Coşkun'u da zaman zaman A takım kadrosunda antrenmanlara ve hazırlık maçlarına dahil etti. Fatih Terim tarafından gerçekleştirilen altyapı çalışmaları kapsamında U19 takımımıza transfer edilen İbrahim Coşkun'u da tıpkı Emre Can gibi A takımla birlikte antrenmanlara çıkartan Roberto Mancini devre arası kampında iki oyuncuyu da taraftarın huzuruna çıkarttı. Tugay Kerimoğlu, Attilo Lombardo, Claudio Taffarel, Ivan Carminati'den oluşan antrenör grubundan altyapıdaki oyuncuların gelişimleri konusunda raporlar isteyen, altyapıyı ve takım içerisindeki oyuncuları tanıması konusunda yardımcı olmalarını dile getiren Roberto Mancini oyuncularla arasında kurduğu diyalogların karşılığını almaya başladı. Göreve geldiği ilk gün fizik sıkıntısı olduğunu dile getiren Roberto Mancini, liglere verilen milli aralarda takıma fizik kondisyon antrenmanları yüklemesi yaparak seviyeyi üst düzeye çekmeye çalıştı. Ardından takımın en büyük problemi savunma organizasyonlarıydı ve bu konuda da "Gerekirse günde 3 öğün savunma çalışacağız." gibi çok konuşulan bir demeç verdi. İtalyan dediğini yaptı da.. Yalnız, çok farklı ve bambaşka bir çalışma metoduyla. Galatasaray'da uzun yıllardır oyuncular bir arada antrenman yapar, tüm takım (pozisyonları farketmeksizin) hemen hemen aynı program dahilinde çalışırdı. Özel çalışmalar hariç.. Mancini ilk olarak bunu değiştirdi. Savunma oyuncuları özel bir program dahilinde savunma üzerine kurguları çalışırken, orta saha ve hücum oyuncuları da farklı bir program dahilinde çalışmalarını gerçekleştirdi. Aynı çalışma sistemi hücum varyasyonlarında da gözle görülür bir biçimde ortaya çıktı. Bu çalışma metodlarının farklılığı en belirgin olarak, karşılaşma öncesi gerçekleştirilen ısınmalarda ortaya çıkıyor. Tribünden takımı izlemeye kalktığınızda, her pozisyonun oyuncusu farklı bir noktada çalışmalarını gerçekleştiriyor. İtalyan menajer ilk olarak antrenmanda uygulanan organizasyonlarda farklılık gösterdi ve bunun sonucunu şimdilik almış gibi görünüyor.



İTALYAN İŞİ: TRANSFERDE GELECEĞE YATIRIM..

Sezon başında 10 milyon euro bonservis bedeliyle transfer edilen 1993 doğumlu Bruma dışında geride kalan altı transfer döneminde 1989 doğumlu Yiğit Gökoğlan, 1990 doğumlu Furkan Özçal ve Sercan Yıldırım hariç kadrosunu 26-28 yaş arasındaki oyuncularla takviye eden ve bu dönemde geleceğe yönelik herhangi bir yatırımı da bulunmayan Galatasaray adına bu devre arasında farklı bir süreci hep birlikte takip ettik. Geçtiğimiz aylarda başkan Ünal Aysal tarafından kulübün resmi kanalında"Mancini bizden uygun maliyetli, iki tane genç oyuncu istiyor" açıklaması yapılırken de bunun sinyalleri açık bir şekilde veriliyordu. Her ne kadar basının tiraj kaygısıyla her geçen gün bir Nani, bir Ibrahimovic'e imza attırdığı transfer dönemlerine nazaran 1992 doğumlu savunma oyuncusu Alex Telles, 1991 doğumlu orta saha oyuncusu Izet Hajrovic'i radarına hapseden takımımız ayrıca yerli oyuncu rotasyonu kapsamında da 1990 doğumlu Umut Gündoğan, 1991 doğumlu Salih Dursun, 1994 doğumlu Endoğan Adilli gibi genç isimlerle anlaşma sağladı. Ayrıca yine transfer döneminde ismi geçen isimler arasında 1988 doğumlu Veysel Sarı, 1991 doğumlu Tarık Çamdalve son olarak 1990 doğumlu Erdin Demir yer alıyor. Bu söylentiler, girişimler bile aslında nasıl bir stratejinin izlendiğini bizlere fazlasıyla gösteriyor.



Yerli oyuncu kıtlığı çekildiği bu dönemde tüm ilgi ve algısını yurtdışında oynayan gurbetçi oyunculara çeviren Galatasaray'da bu transferlerin gerçekleştirilmesinde elbette en büyük pay teknik heyetin değil. Oyuncu izleme ekibinin uzun bir süredir yerli oyuncuları takip etme konusunda bir girişimi olduğu ortada ancak bu transferlere yönelmek Mancini ve ekibinin tercihi olarak yorumlanabilir. Bu kapsamda da kısa bir süredir ligimizde bulunan İtalyan ve arkadaşlarının bu bağlamda doğru riskleri doğru yerde alacağından hiç şüphe yok. Sadece kulübün scoutlarıyla çalışmadığı, fikir alabilecek bir çevresi oluştuğu gerçek. Mancini'nin kariyerinde açtığı yeni bir savaş, Galatasaray adına değil kendisi adına da oldukça büyük önem taşıyor. Futbol dünyasında "Şanslı çocuk" olarak tanımlanan Roberto Mancini'nin her zaman zengin başkanlarla çalıştığı söyleniyor ve bu konu üzerinden gerekli-gereksiz eleştiriler yapılıyordu. Mancini'nin bu tabuyu kırması çok zor olmayacak, keza Galatasaray bünyesinde altında yaşayacağı başarılarla kariyerine yeni anektodlar ekleyecek.
 
Tolgay, Hakan, Eren, İlkay, Nuri, Endoğan, Mesut ve Mevlüt'ü alıp transferi kapatırız.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt