Onur katılıyorum sana. Sıkıntı defansta değil defansı yalnız bırakanlarda. Orta saha ve forvet ileride baskı kurmuyor kesinlikle. Bu da rakip takımın daha hızlı atağa çıkıp defansın çoğu zaman önde yakalanmasına sebep oluyor. Çok değil iki sene öncesinde Melo ve Selçuk'un inanılmaz performans göstermesinin sebeplerini tekrar hatırlayalım:
Elmander: Yeri geldiğinde defansa kadar adam kovalayıp orta saha ve defans oyuncularına destek oluyor, çok yorulmalarına mahal vermiyordu. Selçuk ve Melo ikilisi bir çok maçtan sonra yüksek performanslarının sebeplerini Elmander'in takım oyununa etkisi olduğunu söylemişlerdi.
Engin Baytar: Genelde kanatta oynuyor ve orta sahada sürekli pres yapıyordu. Bir çok maçta atılan goller Engin ve Elmander'in presi sonucu kapılan toplardan yapılan ataklarda bulunmuştu.
Eboue: İleri geri rahatlıkla koşabiliyor, ileride kaldığında Engin hatta Elmander bile Eboue'nin boşluğunu doldurmak için canla başla mücadele ediyordu. İlk sezonda Eboue'nin de koştuğunu gereksiz yere kendini yere atmadığını söylemeliyiz.
Necati: Yeri geldiğinde forvet, yeri geldiğinde orta saha rolünü üstelenebiliyordu. Selçuk ve Melo'nun ileri çıkışlarında çok büyük katkısı vardı.
Emre Çolak: Sol kanatta oynamasına rağmen hücumdan daha çok sahada en fazla koşan oyuncu oluyordu. Bir sonraki sezon ne fiziği ne de beyni buna müsade etmedi.
Şu anda ise defansa katkısı olmayan Burak, Duran top dışında geri koşamayan Drogba, defansif olarak pek katkı sağlayamayan Sniejder ile oynuyoruz ve bir de Eboue'nin kötü oyunu ve Selçuk'un etkisiz oyunu, oyunumuzun tuzu biberi oluyor.