Eğer kıymet verip 3-5 dakika birazdan yazacaklarımı okursanız sakinleşeceksiniz. Bir de başka bir açıdan bakmayı deneyeceksiniz.
Öncelikle önümüzde ki sezonun analizini yapalım. Şampiyonluk için iddialı kadro kurmuş iki takım var karşımızda. Beşiktaş ve Fenerbahçe.
Beşiktaş'ın bu sezon oynatacağı takım muhtemelen şu olacak:
Transferleri çok iyi gibi gözükse de Quaresma her zaman sorunlu bir futbolcu, Gökhan TÖRE'nin geçen sezon yaşattığı sorunlar ortada. Orta sahaları yaratıcı değil. Kaleleri rezalet. Mario Gomez çok düşüşte bir döneminde ne yapacağı belli değil. Eğer form tutarlarsa ve stadlarına kavuşurlarsa iddialarını sürdürebilirler. Ancak bench katkıları çok üt düzey değil ve orta sahaları daha şimdiden sakatlıklar yüzünden sıkıntı çekmeye başladı. Takım içi dengleri ise çok dalgalandı. Töre ile Quaresma'nın birbirlerinden hazzedeceklerini zannetmiyorum. Uyum sorunlarını aşıp, orta saha ve kaleci transferlerini yaparlasa başarılı olabilirler. Ancak Şenol Güneş'in de ne yapacağını henüz bilmiyoruz. En tehlikeli rakibimiz olacaklarını düşünüyorum. Şenol GÜNEŞ faktörü onlar için çok önemli.
M.Gomez
Quaresma-Sosa-G.Töre
Veli-Atiba
Tosic-Rhodolfo-Franco-Beck
Tolga
Fenerbahçe'nin muhtemel 11'i de şöyle olacaktır aşağı yukarı:
Transferin şampiyonu Fenerbahçe. Yaptıkları transferler, yalan yok, tüm dünyada ilgi uyandırdı. Ancak Fenerbahçe'nin en büyük problemi yine orta sahası yeni transfer Souza şimdiye kadar pek ışık uyandırmadı. Keza Van Persie'de, Premier League'i takip edenler bilecektir, çok düşüşte olduğu bir dönem yaşıyor. Özellikle futbol ile sorunu varmış gibi oynadı son sezonunu. Takımda ki en büyük yıldız statüsü de onda olmasına rağmen çok büyük uyumsuzluklar yaratabilir. Yedek kalmayı da sorun edecektir. Pereira'nın uygulamak istediği "counterpressing" sistemi için ellerinde gereken iki yönlü orta sahalar, hızlı ve bitirici kanatlar yok. Ellerinde çok kaliteli oyuncular var ama hocanın kafasında ki sisteme uyacaklarını zannetmiyorum. Nani ve Sow defansa yardım konusunda çok gerideler. Fernandao dışında etkili hücum-pres yapabilen oyuncuları da yok. Ayrıca Gökhan ve Volkan çok büyük düşüş içindeler. Takım halinde doğru sistemi ve uyumu yaklayana kadar sorun çekecekleri aşikar. Kadro planlaması konusunda çok büyük sıkıntılar çekecekleri için bu sezon tamamen piyango durumundalar. Çok iyi oynayıp direk şampiyon da olabilirler, 3. falan da olabilirler.
Fernandao-RVP
Sow-M.Topal-Souza-Nani
Caner-Kjaer-Alves-Gönül
Volkan
Bizim çıkaracağımız ilk 11 ise şu şekilde olacak:
Hamza Hoca'nın gelişiyle oluşan bir sistemimiz var. Hamza Hoca Akhisar'da çok iyi uyguladığı sıkı savunma ve hızlı hücum mentalitesini bu hazırlık döneminde takıma birazcık yerleştirmiş gibi. Elimizde ki oyunculardan buna uyum sağlayacak olanlar da var olmayanlar da. Burak, Podolski ve Yasin'in hızlı ve organize ataklar geliştirebilme özellikleri var. Sneijder ve Selçuk'da atakların pasörleri konumunda olacaklardır. Sneijder bu rolü daha önce Mourinho'nun Inter'inde de üstlendi ve harikalar yarattı.
Selçuk'un burada üzerine koyması gereken çok şey var. Mesela her pasda ilk önce Burak'ı düşünmesi artık ezberlenmiş bir refleks onun için. Ayrıca çok statik maç ver-kaç'larla pek ilgilendiği söyelenemez. Takıma yeni katılan Bilal bu konuda Selçuk'tan çok önde ve akıllı. Ayrıca Bilal, top ayağına gelmeden yapacağına karar verebilen bir oyuncu. Selçuk ise önce topu ayağına almayı bekliyor. Yaşadığı düşüşün en büyük sebebi de budur. Burak'ın ise topla ilerlemeyi ve akıllı paslar atmayı öğrenmesi gerekiyor. Bu adamlar 30 yaşındalar ve öğrenme evreleri bitmiş gibi gözükebilir. Ancak bu bahsettiklerim bunların zaten bildiği ancak tembellikten uygulamadıkları şeyler. İkiside isteseler rahatlıkla yapabilirler bunları. Burada iş hocaya düşüyor tabi ki.
Podolski ve Sneijder ise henüz, sezon başı olduğundan, tam formlarına kavuşmuş değiller. İkiside ligin çok üstünde futbolcular. Sneijder gibi özel bir oyuncu henüz bu ligde yok. Ne Nani, Quaresma ne de RVP, Gomez o seviyede değiller. Farklı özellikleri olan harika oyuncular hepsi ama Sneijder bir yönetici, bir çekirdek, bir beyindir. Sneijder'in olduğu takımda ortalama üstü oyuncular hemen fark yaratabilirler. Kendisi yükselirken takımı da taşıyan bir başka oyuncu daha yok bu şekilde. Rakiplerimiz bir Sneijder almadıkları için henüz sakin kalabiliriz. Podolski ise Sneijder gibi birisiyle oynadığında harika şeyler yapabilecek bir oyuncu, pozisyon bilgisi ve tekniği üst düzeyde. Belki şimdilik biraz ağır ama bunu form tutarak aşabilir. Ligimizde Podolski kadar düzgün gol vuruşu yapabilen bir kanat-forvet daha yok. Eğer formunu bulursa bu sezonun flaş ismi olabilir. Takımda da yeri en net isim, zaman zaman sağ tarafta da göreceğimizden eminim. Hamza Hocanın sisteminde kanatlar sık sık yer değiştiriyorlar zaten.
Burak
Podolski-Sneijder-Yasin
Medel-Selçuk
Telles-Chedjou-Semih-Meunier(?)
Muslera
Takımın iskeleti rakiplerimize göre daha kaliteli bir sefer. Savunma da ki sıkıntılarımızın büyük bir bölümü Sabri'nin ileriye gidip geri dönememsinden kanayaklanıyor. Stoperlerimizin çok üst seviyede olmadıkları aşikar ama savunma düzenini bozan şey kalite değil Sabri'nin fiziksel olarak yetersiz olmasıdır. Kendisinin yerine bir transfer şart. Meunier bu açığı nispeten kapatabilir. Ama o da Brugge'a transfer olana kadar kanat ve forvet arkası oynamış bir oyuncu. Defansif özellikleri Sabri'den daha iyi tabi ki ama mükemmel değil. Boyu uzun ve bacaklarının uzunluğu sayesinde top çalma becerisi Sabri'den üstün. Tekniği de Sabri'den iyi olmasına rağmen ortaları çok iyi değil. Sabri'nin verdiği katkıyı elbette verecektir ama çok üst düzey beklentiler taşımamak lazım. Meunier'in orta sahayı da toparlayabilecek bir öynü var gerekirse ön libero da oynayabilir. Meunier transferi gerçekleşirse sezonun en iddialı takımı olmayı başarabiliriz. Gerçekleşmezse bu sezon Sabri'nin yerine Tarık'ı oynatmak daha akılcı olacaktır. En azından fiziksel olarak daha iyi ve Sabri'nin her ileri çıkışında görev yerinin boşluğundan doğacak savunma zaafiyetlerini yaşamayız.
Transferde öncelik vermemiz gereken ikinci bölge ise stoper olmalıdır. Semih'in çok zayıf ve hava toplarında aşırı kötü olduğu aşikar. Bize bu görevi yerine getirebilecek bir oyuncu lazım ama o da mevcut kadroda yok. Chedjou yanında oynayan adama göre şekil alabilen bir stoper. Mental problemlerini de çözmüş görünüyor, bu sezon eğer transfer yapılmazsa elimizde ki en iyi savunmacı. Belki yanında H.Balta ile oynamak lig için daha mantıklı olabilir. Hakan'ın pozisyon bilgisi ve zamanlaması Semih'ten daha iyi gibi gözüküyor. Semih'in de yaşadığı düşüşü, acilen yükselişe dönüştürmesi şart. Stoper mevkisi için çok yetersiz kalıyor ve başka bir mevkide de oynayamıyor.
Takımın genel profili çok kötü değil. Ama bariz eksikliklerimiz de var. Bu eksikliklerin şu 10 günlük dönemde giderilmesi gerekiyor, giderilmezse şampiyonluk şansımız rakiplerimizin birazcık altında sayılabilir. Ancak bizim Hocamız ligi daha iyi biliyor ve en büyük artısı oyuncularıyla harika bir iletişimi var. Sneijder'in ikili ilişkilerde sık sık Mourinho'ya benzettiği bir teknik direktör'ün başarısız olma ihtimali çok fazla değil. Akhisar'da iken derbilere damga vurmuş bir teknik direktörden bahsediyoruz. Oyuncularının kesinlikle arkasından kötü konuşmadığı ve gelişime açık, doğru ve kazanmaya yönelik futbolu oynatmaya çalışan bir hoca. Hem Türk hem de Galatasaray'lı. Şu anda aşması gereken eksiklikleri var. Transfer'de acımasız davranamıyor olması ve oyuncularına duyduğu sadakat. Formayı hak edene giydirmesi konusunda kendisine problem yaratabilir. Ben bir Galatasaray taraftarı olarak Hamza HAMZAOĞLU'nun bu takımda başarılı olacağına sonuna kadar inanıyorum. Ancak Hamza Hoca'nın futboldan anlayan, zeki ve iş bitiren yöneticilere ihtiyacı var. Galatasaray'ın şu anda en büyük problemi yönetim sorunudur. Turgay KIRAN gibi bir sistem adamı seçilebilseydi mesela herşey farklı olabilirdi.
Projeleri belli olmayaın, yalan söyleyen, seçimde popülizmi sonuna kadar kullanan, sponsor anlaşması dahi henüz yapamayan bir yönetimi seçmenin bedelini bu şekilde ödüyoruz sanırım...