1. Kıvırmaya çalışmak manasız. Herkese göre zırva. Neden zırva? Bi dediği ötekini tutmuyor da ondan.
2. Özür dilemek bi daha tekrarlanmadığında manalıdır, Hamza'nın yaptığı gibi aynı şeyleri tekrarlayıp özür dilemek manasız. Bana göresi falan yok.
3. Podolski'yi istemedim dediği videoları mevcut. Transfer döneminin başında TV'ye çıkıp durduğu günlere ait, kulaklarımla duydum. Arayıp bulmak sana kalmış. Gerçekliği %100 olan şeyler bunlar, sen görmedin diye gerçekliği tartışılacak değil.
4. Cüneyt-Sabri örneğin müthiş. Mesajının devamında dem vurduğun Galatasaray düşmanlığı budur işte. Sneijder açıklamasının da bulunduğu konumla alakalı değil, tamamen kendine ait düşünceleri olduğu "hazır yabancı yerine yerli tercih ederim" demesi ile tescillenmiş bi mesele. Burada da kıvırma çabaların anlamsız.
5. Yaptığı konuşmalardaki düşüncelerinin yanlışlığına değinmedim, saçma bi yerden tutmuşsun. Futbol görüşü doğal bi şekilde benimkinden farklı olabilir, futbola bakış açısını beğenmediğim ama başarılı olan tonla oyuncu/teknik adam var. Kısaca ortada yanlışlanacak bi hipotez bile yok. Benim bahsedip senin anlamamakta ısrar ettiğin mesele şu: Hamza'nın bi dediği diğerini tutmuyor. Anlattım zaten, adam katıldığı programa "çift forvet oynayacağız" imasıyla başlayıp, "4231 oynayacağız" dedikten kısa bi süre sonra da "transferde kim varsa onu alacağız, dizilişimiz aldığımız oyunculara göre şekil alacak" dedi. O programı da kulaklarımla duydum, burada seyreden herkes de duydu ve aynı şeyleri anladı, şimdiden kıvırma çabalarının önüne set çekmiş olayım. Yani muallaktı, hipotezdi, şöyleydi gibi konuyu tamamen benim bahsetmediğim bi açıdan ele almaktan vazgeçersen insanları salak yerine koymaya çalışmış olmaktan da kurtulur, yazacağın şeylere okunacak değerin verilmesine katkıda bulunmuş olursun.
Madem 7 ayda 3 kupa olayına değindin, şuna da değinmiş olayım. Roberto Di Matteo Chelsea ile Şampiyonlar Ligi'ni kazandı. Anternörlük kalitesi ise ortada. Benzer şekilde Fener'in Aykut Kocaman, İsmail Kartal gibi çaycılarla başarıya ulaştığının (farklı olarak Kartal son haftaya kadar yarıştaydı) hafızamızdaki yerine göz atmanın faydalı olacağında karar kılalım.
6. Saçmalık. Olayı yine işine geldiği şekilde çarpıtıyorsun. Fener'in antrenörü gidip de Bebe gibi bi armutu aldı da mı "Portekizlileri aldırıyor" demeye getiriyorsun? Veya Van Gaal (şu anda da ManU'ya Hollandalıları aldığı gerçeği var) Heitinga, Emanuelson gibi kaliteleri kısıtlı oyuncuları mı aldı United'a, yoksa Depay, Blind gibi Dünya Kupası tecrübesi olan yükselişte olan isimleri mi? Ayrıca Van Gaal'in Real Madrid'e hocalık yapmadığı gerçeğini de hatırlatayım.
Öte yandan da Hamzaoğlu'na bakalım. Jem Karacan, Bilal Kısa gibi bize getirileri en fazla Türkiye Kupası'nda olacak oyuncuları aldı. Aradaki fark bu. Bi teknik adamın kolay anlaşacağı oyuncuları almak istemesi kadar doğal bişey yoktur. Ama kulübe fayda sağlama ihtimali kısıtlı olan anlaşabileceği oyuncuları alması mesajının eleştiri ile alakalı kısmında bahsettiğin şekilde Galatasaray düşmanlığıdır.
"Hazır yabancı almaktansa yerli almayı tercih ediyorum" sözüne de tekrar geçiş yapmış olayım bu vesileyle. 6 numaralı maddene yalnızca bu şekilde cevap verebilirdim ama meseleyi anlamsız yerlerden tekrar ele alma ihtimalin gözümü korkuttu açıkçası.
7. Prandelli konusunu açıp bakabilirsin. "Çapsız" da dendi, "İtalya'nın köylüsü" de. Git bul veya aksini ispatla. Neredeyse yıl olmuş bu herif gideli, açıp da mesaj mı arayacağım senin için?
8. Yine bak işine geldiği yerden almışsın. Umut örneğini verdim, onu yanlış buldun (ki değil), "o örneği verme" oluyor. E Selçuk örneğime ne oldu? Görmedin mi yoksa oradam ekmek çıkmadı mı sana?
9. Anlamıyosun ki. Eleştirildi bu adamlar zaten, Sneijder vermediği pastan eleştirildi, Muslera içeri aldığı toptan. Ama verilen tepki gayet normal olarak Hamza, Selçuk, Burak, Umut gibi kişilere olan tepkilerden azdı. Hamza'nın konusunu aç, puan kaybettiği ilk maçta aldığı eleştirilere bak. Bikaç heyecanlı arkadaş hariç bütün eleştiriler hafif düzeyde. Çünkü doğal olan bu.
_
Galatasaray düşmanlığı değildir. "Bu adamın gideceği yok, bari kötü bişey olsa da gitse" temalı mesajdan senin çıkardığın anlam "Galatasaray rezil olsun"dur, çünkü işine gelen budur. Adnan Polat döneminde onu yerden yere vuranlar hakkında da muhtemelen "Galatasaray düşmanları bunlar" derdin bu mantıkla. Mesela bana biri "Sabri bi maçta kendi kalesine 3 gol atıp 5 penaltı yaptırsa kovulacak" dese kabul ederim, bunu isterim. Çünkü bu durumda sadece 1 maçta takımı kötü etkilemiş olacak, sonunda da gidecek. Öbür türlü kalıp, takımın içine etmeye devam edecek.
Eleştirilerin hakarete, aşağılamaya kaçtığını, eleştiri dozlarının fazlaca yüksek olduğuna katıldığımı önceden belirttim. Ama dediğim gibi, bu doğal bişeydir. Dünyanın her yerindeki her insan böyledir. Karşındaki senle dalga geçercesine aynı hataları tekrarlıyorsa bi süre sonra eleştirmeyi bırakırsın. Biz burada Galatasaray yönetim kurulu olarak durum değerlendirmesi yapmıyoruz ne de olsa. Galatasaray'a gönül vermiş, fedakarlıklarda bulunmuş taraftarlar olarak bizim ve kulübün hak ettiği konuma gelmesini istiyoruz. Taraftar olarak da duygularımız ön planda. Duygularıyla hareket eden bi taraftar da "Sn. hocamız Hamza Hamzaoğlu bu maçta Yasin yerine Dzemaili'yi oyuna alarak maçın kontrolünü kaybetmemize, rakibe oynama fırsatı vermemize yol açmıştır. Sn. hocamızın bu tarz davranışlarını tekrar etmemesini umar, gelecekte daha başarılı futbol izleme fırsatını bize vermesini rica ederiz. İyi çalışmalar Sn. Hamzaoğlu" gibi bi yorum yapmaz, bunu beklemek hayalcilik olur, komik olur, dünyanın gerçeklerini inkar etmek olur. O yorum %90 şu temada olur: "Ya hoca takımın en iyi topçusu Yasin'i çıkarıp sol kanada niye kağnı gibi adamı alıyosun, defol git". Oldukça normal. Anormal olan bi önceki örneğim.
Önce bir genel cevap vereyim. İşine gelmeyenleri görmezden geliyor, İşine gelmeyenleri çarpıtıyor. Sen okuduğunu anlama özürlümüsün. Yoksa kendini uyanımı sanıyorsun.
1. Cevabı madde 3 te.
2. Cevabı madde 3 te.
3. Podolski ile ilgili transfer teklifini 1 Haziranda La Gazetta Dello Sport yazmış. linki burda
Galatasaray, Podolski'ye Teklif Yaptı Masaya Oturuluyor
15 Temmuz'da ingiliz basını rakamlarıda vererek anlaşıldığını yazmış. linki burda
İngiliz basını: Podolski Galatasaray ile anlaştı - Süper Lig 2014-2015 - Futbol - Eurosport
Hamza Hoca bunu Trt'de 4 Temmuz'da söylemiş. linki burda
https://www.youtube.com/watch?v=H-1t55WE7SA
Spiker soruyor. Podolski ismi geçiyor transfer listenizdemi. Cevap devre arasında düşünmüştük. TRANFER LİSTEMİZDE DEĞİL. Tekrar yazıyorum Zira senin ihtiyacın var. TRANFER LİSTEMİZDE DEĞİL. (Listemizde değil dediği gün transfer görüşmeleri yapılıyor. Burda iddiayı yalanlamasına gerekçe ne olabilir.) Podolskiyi istemedim nerede burda. Daha Türkçeyi anlamaktan acizsin. Birde insanlara çap biçersin. Podolski açıklamasındanda anlaşıldığı üzere, Sen okuduğunu, dinlediğini önce bir doğru anla. Ondan sonra zırva ne, doğru ne öyle bir fikrin olsun. (Madde 1) Ondan sonra etik (ahlak felsefesi) (madde 2) kurallar getirirsin. Şu halinle yapamıyorsan burda güzel bir ilkokul var. Gel seni oraya yazdıralım.
4. Cüneyt - Sabri örneği müthiş tabi. İnsanlar bir işin başında iken o işin karını düşünerek davranır, konuşur. (Bunun doğruluğu yanlışlığı değil mesele) Cüneyt Tanman aynı gün Tanju ve Engni Verel'in programında benim oyuncular hakkında aleyhte konuşmam bulunduğum pozisyon itibariı ile zaten mümkün değil dedi. Daha şunu anlamaktan acizsiniz. Cüneyt Tanman'ın Maxi-Perreira-Sabri açıklaması onu futbol görüşü değildir. Ben Cüneyt Tanman'ın doğruluğunu yanlışlığını savunmuyorum. Burda konu, bir olay hakkında onlarca ihtimal varken aklına ilk geleni tek ihtimal ve doğru sanan çapsızlardır
5. Hamza'nın bir dediği bir dediğini tutmuyorsa Hoca tutarsız konuşuyor dersin. Bende itiraz etmem. Zaten istediğim bu. Eleştiri budur. Adama yaptığı yanlışı söyleyeceksinki adam onu düzeltecek. Koro halinde ezberlenmiş 2 kelime çapsız, vizyonsuz asıl çapsızlıktır.
Muallak ne demek. Net konuşmuyor. Ne kıvırması. Bunun içinde tutarsızlıkta vardır, geçiştirmede vardır, saklamada vardır...
3 kupa. Daha yazdığımı okumamışsın. 3 kupa aldı diye Hamza Hoca'nın çok büyük hoca olduğunu söylesem yanlış olur diyen benim zaten. Bana ne hatırlatıyorsun. Aykut Kocaman ve İsmail Kartal çaycımıdır? Birincisi bu soru işareti? İkincisi siz kendinizi ve futbolu ne sanıyorsunuz. Sen Aykut Kocaman'ın çaycı olduğunu anlayabilecek futbol bilgin varsa sen allamesin o zaman. Sen boşa harcanıyorsun forumlarda.
Herhangi bir veri yığını uzun dönemi kapsıyor ise (mesela tek maç değil, sezon) ve ortada bir sonuç varsa bu tesadüf değildir. Mutlaka o sonucu ortaya çıkaran faktörler vardır. Takım rakiplerden çok iyi olabilir. Paralar düzenli ödeniyor olabilir. İşin başındakide hoca ise mutlaka doğru yaptığı şeyler vardır. Taktik düzeni iyi olabilir. Oyuna müdahalesi iyi olabilir. Yöneticiliği iyi olabilir ..... Bunun aksi A.Yıldırım'ın Uefa şampiyonluğu tesadüftür tezidir. Hamza hoca 3 kupa alıyorsa muhakkak doğru yaptığı şeyler vardır. Yanlış ! Yanlışı herkes yapar. Atatürk yanlış yapmışta. Hamza hoca kim.
6. Bunuda anlamamışsın. Hamza Hocanın doğruluğunu yanlışlığını söylemiyorum ben. (Merak ediyorsan söyleyim Cem hariç diğerleri doğru bana göre) hocanın uyruğundan tercih etmesi, ligden oyuncuları tercih etmesi, bildiği oyuncuları tercih etmesi ırkçılık, yabancı düşmanlığı, çapsızlık değildir. Bunu dünyada yapan bir çok antrenör var. Çünkü kendine göre belli nedenleri var. (Konu bu değil. Fakat bizim güncel durumumuz için fikrimi söyleyim. Ben bu fiyatlarla, serbestlik varken, dünya yetenek dolu iken yerli oyuncuların adını bile anmam.) Hoca başka türlü düşünüyor ise bence yanlış. Kim yanılıyor haftalar ilerleyince göreceğiz.
Bilal'i ve Cem'i almak Galatsaray düşmanlığı diyorsun. Peki. Gidelim burdan nereye çıkacağız gör. Bu durumda Hamza Hoca Galatasaray düşmanı. Bunada peki. Erman'ı, Yiğit'i alan Fatih Terim ne oldu şimdi dediğine göre. Galatasaray düşmanı. March ve Venison'u getiren Sounes ne. Oda Galatasaray düşmanı. İorfa'yı getiren Denizli, oda Galatasaray düşmanı. Victoria ile Radu'yu alan Lucescu'da Galatasaray düşmanı...... Bu kadar akılsız olamazsın ya. İnan kimse bu kadar akılsız değildir. Kendine haksızlık ediyorsun, şu at gözlüğün sayesinde. Söylediğin şeyin başak örneklerle ne olduğuna bir bak.
7. Hamza Hocanın açıklamasına baktım nasıl önüne koydum Prandelli'ye de bakacağım emin ol. Git bul aksini ispatla diyorsun. Sen çocukmusun. İspatı iddia sahibi yapar.
8. Ben Selçuk için cevabı verdim. Sen onuda anlamamışsın. Verdiğin örnekle ne anlatmaya çalıştığının farkında değilmisinki verilen cevabı görmüyorsun. Sen Selçuk örneğini ne diye veriyorsun. Hataları birikti. Onun için eleştiriliyor. Ben cevaben ne diyorum. Eleştiri için kişinin kırdığı yumurtaların kırkı geçmesi beklenmez. Eleştiri olay için yapılır. Selçuk bir şeyi yanlış yapıyorsa yanlış yaptın, doğru yapıyorsa doğru yaptın denir. Defol git diye nakarat tutmak eleştiri değildir.
Umut neden yanlış örnek izahat getiriyorum. Onuda anlamamışsın. Umut'un bizim oyuncumuz olmadığı ile ilgili düşüncemin temeli var. Çünkü Umut bunu tesadüf olmayan istatislik açıdan anlamlı bir zamanda hiç göstermedi. Gösterdiğini söyleyen ile fikir tartışmasıda yaparım.
9. Real Madrid maçı sonrası yorumlara baktım Sneijder ile eleştiri görmedim. Var diyelim. Peki Yapanlar kim. Çapsız, vizyonsuz diye nakarat tutturmuş papağanlarmı. Yoksa isimleri çok tanımıyorum ancak Adem Çakar gibi objektif olanlarmı.
10. Ucuz (Sayın hocamız) demogojiye ihtiyaç duyacak kadarmı zor durumdasın. Diyorsunki hayalcilik. Yani bu millet kereste gelmiş kereste gider. "Yanlış yaptıkları" birşeyi söylemeyelim. Birşey çıkmaz. Ben sana katılmıyorum. Sonra ben fikir beyan ederken doğru olmasına bakarım. Buna kaç kişinin itibar edeceğine değil.
Haklısın. Bir yanlış oyuncu değiştirmiş, bir tutarsız konuşmuş, bir aldığı oyuncu beklediğini verememiş, bir yenilmiş, bir iyi top oynayamamış. Defol git deniyor. Millette defolup gidiyor hakikaten.. Bakalım Trabzon örneğine. Kısacık dönemde, giden onlarca hoca, yüzlerce oyuncu, milyonlarca euro borç, sonuç koskoca sıfır.
Galatasaray rakiplerinden neden başarılıdır biliyormusun. Zengin olduğu içinmi. Avrupa yakasında olduğu içinmi. İşte bu anlattığım profiller Galatasaray'da azdı. Yönetimlerde onları pek sallamazdı. (Örnek Fatih Terim olsaydı. Sercan yuhalandıktan sonra bakardın kadroda ilk 11'de) Fenerden teneke bağlanarak yollanmış nice oyuncular bizde ne başarılara imza attılar. İsyas Tüfekçi, Erhan Önal, Emre Aşık, Burak Yılmaz ... Fatih Terim yaptığı hatalardan çıkan saha sonuçlarından kendi ayrılmak istediğinde, onun ne yapmak istediğini, kim olduğunu bildiğinden aslan bırakmayız diyen Faruk süren vardı.
Ben yönetim kurulu değil. Taraftarım diyorsun. Taraftarsında insandamı değilsin. Aklın var aklın, farkındamı değilsin. İnsan olmanın anlamı bu. Akılla hareket etmek durumundasın. Niye eleştireceğiz o zaman hazırlık maçında maytap patlatıp maçı erteleyen gerizekalıları.