Her ne kadar elimizde EPL'yi TSL'den çok daha iyi tanıyan bir hoca varken düşünülmesi mantıklı olurdu önermesini gündeme getirebilecek olsam da taraftar ve dediğin gibi camia bazında böyle bir gelişmenin kabul edilebilmesi konusunda yaşanacak pürüzlerin önüne geçmek için oluşturulacak projenin bütün tarafları tatmin edecek özelliklere sahip olması gerekir. EPL'de her sene ilk dört içinde yer alan ve Şampiyonlar Liginde yarı final ve finallere abone bir ekibi izlemek mi yoksa Şampiyonlar Liginde yarı final veya final hayali dahi kuramadan çivisi çıkmış bir TSL'de ilk ikiye ve genellikle birinciliğe oynamak mı?
Karşımıza çıkacak ikilemin bir diğer boyutunda ise karşılaşmaların nerede oynanacağı, TSL'de yer alan ekibin ne olacağı, burada kazanılmış olan başarıların heba olmaması için ne gibi çalışmaların yapılabileceği, tekrar baştan bir stadın nasıl yapılacağı, stad ve sponsor gelirlerinin kısıtlı taraftar kitlesi olan Reading klubü vasıtasıyla nasıl kazanılacağı, insanların bunu kabullenip kabullenemeyeceği gibi cevap bulması gereken ütopik sorular yer alıyor.
En basitinden şöyle sormak gerekirse, bütün oyuncularımız Reading'e transfer edilse, üstüne iyi takviyelerle ve akılcı bir politika ile 1 veya 2 sene içinde ŞL'ye direk katılım hakkı sağlansa ve yine 1-2 sene sonrasında yarı final ve finallerin müdavimi olmaya başlasak nasıl olur? En azından böyle çılgınca ve kaçıkça bir plan Türkiye'nin futbol kurumlarından ümit kesilince hayata geçirilemez mi?
Şunu diyecek olanlar da çıkacaktır mutlaka. Arkadaş, bu kadar zor bir projeye kafa yoracağına federasyonu ve yönetimi değiştirmeye bak. Böyle bir düşünceye de saygı duyarım. Fakat siyasetin spora müdahil olmayacağı konusunda geleceğe yönelik bir umut kırıntısı taşımak bile şu an itibari ile mümkün görünmüyor.
Biliyorum, söylediklerimin birçoğu çılgınca geliyor olabilir ama yine de düşünmeden yapamıyorum.