Galatasaray'ı sistem sahibi yapacak teknik adam değildir. Görev devamlılığı olan profesyonellerdir. Mesela Emre Utkucan ve ekibi. Transferde mutlaka söz sahibi olmalılar. Çünkü futbolcu izleme komiten bu. Kulübün alınacak oyuncunun parasının karşılığını verip vermeyeceğini takdir edecek insanlar bunlar. Ben teknik adamın transfer üzerinde o kadar da söz sahibi olması gerektiğini düşünmüyorum. Mesela sezon başında elimizde Konoplianka fırsatı vardı. Hamza Hamzaoğlu istemedi diye şartları zorlamadık. Oysa bu adam 30-40 milyon eu'luk futbolcu. Yani yatırım. Keza Kalinic. Dolayısıyla yönetimden bir kişi de, bu futbol şube sorumlusu olur, başkan olur yine transferde elbet söz hakkı sahibi olacaktır. Ünal Aysal çeşitli vesilelerle teknik direktörün görev alanını çok iyi tanımlamıştı. Teknik direktör bir elemandır. O yüzden kulüp sneijder'i alır, gerekirse onu oynatacak hocayı da alır.
Bu işin doğrusu şu şekilde yürür. Teknik adam der ki bana şu şu özelliklerde bir forvet lazım. Scout ekibin, transfer komiten bir havuz oluşturur. Ve bu alternatifler üzerine yoğunlaşır. Teknik adam bu sistemde sadece bir rol oynar. Ama sistemi sadece teknik adamın kurması sistemsizliği de beraberinde getirir. Zira Galatasaray'da ortalama bir teknik adamın ömrü 2 sene. 2 senede bir yeni sistem olmaz. Teknik adam gidiyor aldığı futbolcular kalıyor. Nerede Hamza Hamzaoğlu? Ama Bilal Galatasaray'da. Sözleşme yenilettiği Umut, Sabri Galatasaray'da. Jem Karacan Galatasaray'da.
Bizim Barcelona gibi, Porto gibi, Dordmund gibi, Arsenal gibi, Basel gibi bir futbol aklına ihtiyacımız var. Teknik adamlar o futbol aklının en fazla bir parçası olmalı. Ancak böyle bir sistemle komisyonlar dönmez, çöp futbolcular takıma katılır, transferler uzun-orta ve kısa vadeli olarak ihtiyaca göre belirlenir. Kısaca taş üzerine taş koymak lazım. Bizde maşallah her gelen binanın temelini atıyor, daha tuğla koyamadan da gidiyor.