Transfer Nöbeti (ARŞİV 4)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Ben ilk yılımda Mainz ile 9. oldum. Bu kulubün tüm zamanlarda elde ettiği en iyi derecesi oldu. Ve hepinizin tanıdığı o uzmanlar hemen başladı konuşmaya "Birinci lige çıkmış takımın en zor sezonu ikinci senesidir." Tamam.. İkinci senede Bundesliganın en iyi başlangıç rekorunu kırdık, ilk 7 maçı da kazandık. Ve sezonu da 5. bitirdik. Tabi ki bu da yine kulüp rekoru oldu ve Avrupa Ligi'ne gittik.



3. sene ise takımda yıldız üç oyuncu satıldı, takımın en etkili iki oyuncusu yarım sezonu sakat geçirdi 10 tane yeni oyuncu geldi ve yeni bir grup oldu. Pek kimsenin tanımadığı Rumen takımına karşı Avrupa Ligi elemelerini 46'ya 4 şutlarda üstün olduğumuz bir maçta penaltılarla kaybettik. O gün uçaktaki görüntüyü hiç unutamam. Ben takımı bu kadar bitkin ilk defa görüyordum.Perşembe akşamı oyuncular çökmüş ama cumartesi öğlen ise Bundesliga maçımız vardı. Cuma günü herkes video analizini bekliyordu, neyi doğru neyi yanlış yaptığımızı anlatmamı, göstermemi.. Hepsini video odasına toplayıp onlara dünyanın belki de en iyi takım oyuncusu olan Michael Jordan'ın şu sözlerini okudum:



"Ben kariyerimde 900 atışı kaçırdım. Yaklaşık 300 maç kaybettim. 26 kez maçın sonucunu belirleyecek olan atışı kaçırdım. Hayatımda yine ve yeniden sürekli kaybettiğim için bu kadar çok başarılı oldum" Michael Jordan..



Bunu okuyup duvara astım, Michael Jordan görüntüleri eşliğinde oyuncularıma okudum. Bu acılar, yenilgiler, sizi başarıya götüren yolun taşlarıdır. Cuma öğendi. Ve biz sadece 1 gün sonra Cumartesi öğlen yeni stadımızda Bayer Leverkusen'i 2-0 yendik.



O sezon geçirdiğim en kötü yıl oldu ve daha da önemlisi artık biz lig beşinciliğine göre değerlendiriliyorduk. Geçen haftaya kadar Bayern Münih'e karşı pozitif bilançosu olan tek takımdık, buna göre değerlendiriliyorduk. Bundesliga'da herkesi en az bir kez yenmeyi başardık. Daha da önemlisi biz hangi takımla oynarsak oynayalım, en güçlü ve formda takımı dahi yenebileceğimiz artık bekliyorlardı ve bizi hep lig beşinciliğine göre değerlendirdiler. Bu bir açıdan sizin "değerinizi" görme adına olumlu olsa da oyuncular bunu kaldıramadı. Olağan bir durum "kötü performans" olarak görülmeye de başlanmıştı. Başarı oyuncuların sırtında taşıyacağı yük olmaya başladı.



Unutmak.. Son söz olarak.. Tezim şudur ki: Bana göre erişilmiş başarıyı unutmak yaşanılmış mağlubiyeti/başarısızlığı unutmaktan çok çok daha önemlidir.
 
Ben ilk yılımda Mainz ile 9. oldum. Bu kulubün tüm zamanlarda elde ettiği en iyi derecesi oldu. Ve hepinizin tanıdığı o uzmanlar hemen başladı konuşmaya "Birinci lige çıkmış takımın en zor sezonu ikinci senesidir." Tamam.. İkinci senede Bundesliganın en iyi başlangıç rekorunu kırdık, ilk 7 maçı da kazandık. Ve sezonu da 5. bitirdik. Tabi ki bu da yine kulüp rekoru oldu ve Avrupa Ligi'ne gittik.



3. sene ise takımda yıldız üç oyuncu satıldı, takımın en etkili iki oyuncusu yarım sezonu sakat geçirdi 10 tane yeni oyuncu geldi ve yeni bir grup oldu. Pek kimsenin tanımadığı Rumen takımına karşı Avrupa Ligi elemelerini 46'ya 4 şutlarda üstün olduğumuz bir maçta penaltılarla kaybettik. O gün uçaktaki görüntüyü hiç unutamam. Ben takımı bu kadar bitkin ilk defa görüyordum.Perşembe akşamı oyuncular çökmüş ama cumartesi öğlen ise Bundesliga maçımız vardı. Cuma günü herkes video analizini bekliyordu, neyi doğru neyi yanlış yaptığımızı anlatmamı, göstermemi.. Hepsini video odasına toplayıp onlara dünyanın belki de en iyi takım oyuncusu olan Michael Jordan'ın şu sözlerini okudum:



"Ben kariyerimde 900 atışı kaçırdım. Yaklaşık 300 maç kaybettim. 26 kez maçın sonucunu belirleyecek olan atışı kaçırdım. Hayatımda yine ve yeniden sürekli kaybettiğim için bu kadar çok başarılı oldum" Michael Jordan..



Bunu okuyup duvara astım, Michael Jordan görüntüleri eşliğinde oyuncularıma okudum. Bu acılar, yenilgiler, sizi başarıya götüren yolun taşlarıdır. Cuma öğendi. Ve biz sadece 1 gün sonra Cumartesi öğlen yeni stadımızda Bayer Leverkusen'i 2-0 yendik.



O sezon geçirdiğim en kötü yıl oldu ve daha da önemlisi artık biz lig beşinciliğine göre değerlendiriliyorduk. Geçen haftaya kadar Bayern Münih'e karşı pozitif bilançosu olan tek takımdık, buna göre değerlendiriliyorduk. Bundesliga'da herkesi en az bir kez yenmeyi başardık. Daha da önemlisi biz hangi takımla oynarsak oynayalım, en güçlü ve formda takımı dahi yenebileceğimiz artık bekliyorlardı ve bizi hep lig beşinciliğine göre değerlendirdiler. Bu bir açıdan sizin "değerinizi" görme adına olumlu olsa da oyuncular bunu kaldıramadı. Olağan bir durum "kötü performans" olarak görülmeye de başlanmıştı. Başarı oyuncuların sırtında taşıyacağı yük olmaya başladı.



Unutmak.. Son söz olarak.. Tezim şudur ki: Bana göre erişilmiş başarıyı unutmak yaşanılmış mağlubiyeti/başarısızlığı unutmaktan çok çok daha önemlidir.

bu yazının tamamını konu olarak açacaktım ama önce bi gelsin,sonra keyifle okuruz.
 
s.a. renktaşlarım ilk mesajımı atıyorum : febenin anasını,bejekenin bacısını bu futbol ve basketbol federasyonlarınında yedi sülalesini .. seveyim

Ayrıca Tuchel gelmeli
 
a.s. hoşgeldin bomba gibi girdin ama :)

eyvallah renktaş teşekkür ederim.Bugün üye onay mesajım gelmişte.Açıkçası transfer gelişmelerini ve diğer konuları hep buradan takip ediyordum uzun süredir.En sağlıklı ve en hızlı gelişmeler burda oluyor ve Tuchel olayınıda burdaki diğer arkadaşlardan öğrendim.Araştırdım ve isteyen arkadaşlar cidden haklılarmış.Futbol bilgisi ve Galatasaray sevgisi olan insanların arasında olmaktan daha güzel birşey yoktur benim için
 
Cok fazla övüyoruz adami hemen. Beklentileri böyle nasil karsilasin. Isler kötü gidince herkes üstüne gider. Zamana ihtiyaci olacaktir Tuchel'in (TDmiz olursa).
 
Arkadaşlar o aziz üstelin gerçek hesabı değil ki inanıp buraya kopyalıyorsunuz.





Gesendet von meinem iPhone mit Tapatalk
 
Cok fazla övüyoruz adami hemen. Beklentileri böyle nasil karsilasin. Isler kötü gidince herkes üstüne gider. Zamana ihtiyaci olacaktir Tuchel'in (TDmiz olursa).

Malesef önümüzde ki en büyük sorun bu.Eminim ki bu yanlı medya her fırsatta hocamızın üstüne gidecektir.Burda bize düşen hocamızın arkamızda durmaktır.Tıpkı Fatih hocanın ilk yılında olduğu gibi.febeye içerde 4-2 yenilmiştik yönetim ve taraftar hocanın arkasında durdu.4 yıllık şampiyonluk süreci ve sonunda Uefa kupasını aldık.Bu tip uluslararası başarılar hemen elde edilmiyor.Taraftar-Yönetim-Kadromuz kenetlenmeli ve birbirlerine destek olmalıdırlar.Şuan hepiniz farkındasınızdı medya olsun fedarasyon olsun hepsi şikecilerin emrine amade.

ntv-star-ntvspor : şikecilere kendi cebinden sowu alan feritin elinde.tüpçünün ne mal olduğu malum.Gazateler ve azizin paralı uşakları dışında kimse spor programı yapamıyor.Bknz: erman yani bizim üstümüze oynanlar oyunlar Türkiyenin üzerine oynanmıyor.Birlik olursak yeni gelen hocaya ve yönetime destek olursak tüm gücümüzle bizi kimse yıkamaz.Ben buna inanıyorum
 
TFF bugün yapılacak olan toplantı da yabancı teknik direktör sınırı konusunda çalışma yapacak.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt