Bela ve hay'r olayı; tamamen insanların bir olaylar zinciri içinde kendince çıkardıkları yorumdan ibaret sonuçlardır.
Mesela yaşanmış bir olay:
Bir adama piyangodan bugünün değeri ile 5 milyon TL para çıkmış.
Bir müddet sonra parayı alınca arkadaşlarına ziyafet çekmek için içkili lokantaya götürmüş. Ama yemekten sonra milyonerin bıraktığı bahşişi beğenmeyen garson hakaret edince çıkan toplu kavgada başka bir garson tarafından bıçaklanarak ölmüş..
Başka bir olayda da istanbulun zengin bir semtinden genç Üniversiteyi bitirince, devlet kırsal bir bölgeye tayinini çıkarmış. Ama o ben mahrumiyet bölgesinde yapamam diye daha az ücretle bir şirkete girmiş. Çalışmaya alışamamasından kaynaklanan disiplinsiz tavırları ve züppe yaşam tarzının artık sadece işine değil personele de ahlaki ve fiziki zarar vermeye başlamasıyla patronu istanbul un kıymetini anlaması için onun kırsal bölgedeki bir şantiyeye kısa süreli görevlendirmesini yaparak, gitmeye de zorlamak için şayet gitmez ise içerde kalan alacaklarını da keserek, personelin şikayetleri nedeniyle tazminatsız olarak işine son vereceğini söylemiş.
Genç bela okuyarak kırsala çalışmaya gitmiş. Ama kırsal yaşamında istanbul daki lüks hayatının büyüsünden ayılınca aslında o hayatın kendisi için bir mecburiyet olmadığını farketmiş. Yakın bir zamanda ise kasabadan şirket adına alışveriş yaptıkları mağazada unuttuğu şirketin para dolu ödeme çantasını getiren tezgahtar kızın istanbulda pek de rastlayamadığı masum iyiniyetinden etkileniyor. Ailesini çağırtıp kızla o kasabada evlenerek kısa süre için ayrıldığı istanbula uzun yıllar sonra 2 çocuklu mutlu aile babası olarak dönüyor.
Yaşarken karşılaştığımız olayların hayatımızda, bir bela yada bir ödül olarak nasıl yer alacağını belirlemek; çoğunlukla bizim o olayları hayatımıza kabul ediş şeklimizle belirlenir.