En son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim. Türk futbolunda bence şike, bahis ya da yapı problemi yoktur. Bu problemleri büyüterek "cambaza bak" oyunu oynanıyor, hepimiz de afiyetle yiyoruz.
Şimdi, eğer yukarıdaki önermeye katılmıyorsanız, gerisini okumaya tenezzül etmeyin renktaşlar. Ama neden böyle düşündüğümü de aşağıda yazacağım.
Bahis konusu ile başlayalım:
Şimdi, eğer yukarıdaki önermeye katılmıyorsanız, gerisini okumaya tenezzül etmeyin renktaşlar. Ama neden böyle düşündüğümü de aşağıda yazacağım.
Bahis konusu ile başlayalım:
- Dönemin TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun yüzlerce hakemin yasa dışı bahis hesabının olduğunu açıklamasıyla Türk futbol tarihinin en geniş çaplı bahis soruşturması başladı.
- Eyüpspor Başkanı Murat Özkaya'nın da aralarında bulunduğu 8 kişi tutuklandı. Bu kişiler daha sonra adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
- Aralık 2025'teki operasyonlarda eski hakem Ahmet Çakar, hakem Zorbay Küçük, Murat Sancak ve Mert Hakan Yandaş gibi tanınmış isimler gözaltına alınıp sorgulandı. MHY ve Metehan gibi oyuncular dava boyunca bir süre tutuklu kaldılar. Hiçbiri adli ceza almadı.
- TFF yönetimi, alt ligler ve Süper Lig dahil olmak üzere toplam 1.024 futbolcuya hak mahrumiyeti cezası verdi. PFDK yüzlerce isme 45 günden 12 aya varan men cezaları uyguladı. Verilen hak mahrumiyetleri en azından Süper Lig düzeyinde teşkilatlı bir yapı olduğunu ortaya koymayı bırak, 3-5 liralık kuponlarla oynanan bahisler nedeniyleydi.
- Özellikle SÜPER Lig bazında hiçbir oyuncuya, başkana ya da hakeme maçların sonucuna etki edecek şekilde şike yaptığı için ceza verilmedi.
- Özellikle SÜPER Lig bazında hiçbir oyuncuya, başkana ya da hakeme maçların sonucuna etki edecek şekilde bahis yaptığı için ceza verilmedi.
Yani, bahis için bazı kişilerin bağımlılık noktasında bahis oynadığı ve bunun kategorik olarak suç olduğu tespit edilse de, bunlar kişisel kazanç ve kayıp noktasından ileri gidemedi. Hakemlerin ve oyuncuların şike yaptığı gibi bir suçlama hiç olmadı zaten. En yakın olay, MHY'nin İsmail Yüksek üzerine bahis oynaması denebilir, ama o bile kişiseldi.
- Sonra özellikle futbol camiasıda seveni de söveni de bol olan, yani tartışma yaratma potansiyeli olan kişiler farklı sebeplerle tutuklandı.
- Erden Timur
- Sadettin Saran
Bunlar da ilk başta şike ile ilişkilendirilen, sonradan kof çıkan davalar oldu. Erden Timur çok şükür tahliye oldu. Affedersiniz ama Sadettin Saran'ın uyuşturucu kullanıp kullanmadığı ya da bir hanımefendiyi fordlayıp fordlamadığı futbol camiasının, ya da varsa bu kişilerin yakınlarından başka birinin ilgi konusu olmamalıydı. Ama köpürtüldükçe köpürtüldü.
- Şimdi son olarak Gündoğdu, Kosif, Karadoruk, Yıldırım ve Sağlar'ın tutuklanmasına karar verildi. Yasin Kol da gözaltında.
Bunların suçları mobbing ve evrakta sahtecilik. Yani bir hakemin sınav kağıdını değiştirmişler. Bir diğer hakemi de Gündoğdu hakemliğini bitirmekle tehdit etmiş. Sebep babasının aleyhinde konuşması. Birkaç hakem, Hacıosmanoğlu'yla geçmişteki husumet nedeniyle hakemlikten ayrılmış. Bazı hakemler kulüp başkanlarının isteğiyle maçlara verilmemiş. Birçoğu kişisel dava, kişisel husumet. Bunların kendi başlarına bir skandal olduğuna hiçbir itirazım yok. Ama hakemlik camiasında, ya da spor tarihinde ilk midir bu husumetler? Ya da yapı denebilecek bir organize hareketin kanıtı mıdır?
Pardon ama biz değil miyiz, Ali Şansalan (idi galiba), Fener maçlarına kaç sene çıkmayınca Aziz Yıldırım'ın ismen o adamı istemediğini adı gibi bilen?
Bizde ya da Beşiktaş'ta ya da siyaseti sağlam bir anadolu klübünde hiç olmadı mı bir hakemin yıllarca bir takımın stadına gelemediği? Ya da daha önceki dönemlerde bir takım ya da yönetici istedi diye düdük asan hakemler olmadı mı ? Bunun dava konusu olup önümüze sunulması ile mi büyük skandal perdesi kalktı gözümüzden? Bak bunlar dava konusu olmasın demiyorum. Bunlar hiç olmamış gibi davranıp "aaa ilk defa böyle bir şeye şahit olduk, meğerse ne pis bir ortamda yaşıyormuşuz, bak yapı ortaya çıktı" masalını anlatanları anlayamadığımı söylüyorum.
Gelelim klikleşme olayına. Bu arada Ali Koç tarafından klikleşmenin bir numaralı sorumlusu olarak gösterilen Ahmet Şahin serbest bırakıldı. Gözden kaçmasın. Elinizi vicdanınıza koyun da söyleyin. Türkiye'de borusu öten her siyasetçi, makamına güvenen her adam kendi kadrosunu doldurmuyor mu sağına soluna? Lan Hacıosmanoğlu kendi söyledi TV'de ben güvendiğim adamla çalışırım. Hasbelkader onların hepsi de akrabalardan çıkıyor diye. Sorumluluk bilinci olan savcı için bu nepotizmi (adam kayırma) belgeleyen yeterli bir suç ikrarı değil miydi? İki whatsapp mesajını görünce mi aydı herkes?
Anlayamıyorum. Ama olacakları önceden söyleyeyim de siz anlayın. Tutuklu tüm şahıslar bu davadan tahliye olur. Şimdi değilse bir iki duruşmaya. Biz unutana kadar. O evrakta sahtecilik kafamı karıştırıyor sadece. Gerçekten öyle bir aptallık varsa, müşteki de mevcut olduğu için, ondan ceza çıkabilir. Belki Ali Tuna hakemliğe geri döner. Ferhat ve avanesi kullanım süresi dolduğu için güzelce emekli olup ayrılırlar. Yeni MHK başkanıyla biz (derken tüm futbol camiası) şike şaibe aramaya devam ederiz. Çünkü milletimiz buna teşne. Yine hakemler arasında kayırma olur Bir sonraki imdat anına kadar hiç birisi konuşulmaz. Yine klüp yöneticileri hakem bileti keser. Bir sonraki uygun şart oluşuncaya kadar hiçbirinin whatsapp yazışmasını görmek durumunda kalmayız.
Bu arada ne güzel değil mi? Soruşturmada gizlilik var ama bilgiler dumanı üstünde basına servis ediliyor. BU DA SUÇ. kimsenin gık dediği yok.
Eee ne demişler:
- Bernard Cohen: "Medya insanlara ne düşüneceklerini söylemede pek başarılı olamayabilir, ancak onlara ne hakkında düşüneceklerini ve konuşacaklarını söylemede çarpıcı biçimde başarılıdır."
- Noam Chomsky: "Toplumu pasif ve itaatkâr tutmanın en akıllıca yolu, kabul edilebilir fikirlerin yelpazesini kesin olarak sınırlandırmak, ancak o yelpaze içinde çok canlı tartışmalara izin vermektir."
- "İnsanların ne konuşacaklarını belirleyebilirseniz, ne konuşmamaları gerektiğine de karar vermiş olursunuz."
Şimdi devam edin isterseniz.
Fenerlilerin miymiş bu yıkılan yapı yoksa bizimki miymiş?
Ferhat Gündoğdu kimin adamıymış?
Yasin Kol en çok bizi mi doğramış yoksa Fenerlileri mi?
Ferhat Gündoğdu cambaz mı olmuş?
Biz de inek gibi onu mu seyrediyor muşuz?
Bu arada malı götüren de götürüyor muymuş?
Siz bu oyuna geliyorsanız elimde dipten girip kısa zamanda 1000 kat para kazanacağınız bir fon hissesi var. Onu vereyim. Kar edersiniz.
ÇOK VERİMLİ TARTIŞMALAR BUNLAR...