Türk Mitolojisinde Tanrılar, Tanrıçalar ve Figürler

Misal ? Örnekleyebilir misiniz ? Hangilerinin bilgi kirliliği olduğunu, merakıma mucip oldu.
Aklıma ilk gelen Umay mesela Moğollardan geçmiş bir kült ama Orhun yazıtlarında ve Kutadgu Biligde geçiyor yani doğrudan oluşturulmuş bir mitoloji yok betimlemelere dikkat ederseniz zaten anlaşılıyor. Türkler eski zamanlardan beri yaşayış biçimi olarak çok mitoloji oluşturacak alt yapı edinmemiş tabii bazı kültürel meseleler var. Misal olarak bizim bugün kötü bir durum olmasın veya başımıza gelmesinden korktuğumuz durumlar kulağımızı tutup tahta bir nesneye vurmamız. Bu eski dönemlerde geç saatlerde ormana girmekten korkan Türklerin yaptığı bir ritüel ağaçların ruhunun olduğuna inanmları sebebiyle yapıyorlar.

SM-G900FQ cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
her boku olduğu gibi tanrı mevzusunuda abartmışız elini sallasan tanrıya çarpıyor bu ne lan
 
Aklıma ilk gelen Umay mesela Moğollardan geçmiş bir kült ama Orhun yazıtlarında ve Kutadgu Biligde geçiyor yani doğrudan oluşturulmuş bir mitoloji yok betimlemelere dikkat ederseniz zaten anlaşılıyor. Türkler eski zamanlardan beri yaşayış biçimi olarak çok mitoloji oluşturacak alt yapı edinmemiş tabii bazı kültürel meseleler var. Misal olarak bizim bugün kötü bir durum olmasın veya başımıza gelmesinden korktuğumuz durumlar kulağımızı tutup tahta bir nesneye vurmamız. Bu eski dönemlerde geç saatlerde ormana girmekten korkan Türklerin yaptığı bir ritüel ağaçların ruhunun olduğuna inanmları sebebiyle yapıyorlar.

SM-G900FQ cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

https://www.youtube.com/watch?v=eMJaca5WaiE
 
Aklıma ilk gelen Umay mesela Moğollardan geçmiş bir kült ama Orhun yazıtlarında ve Kutadgu Biligde geçiyor yani doğrudan oluşturulmuş bir mitoloji yok betimlemelere dikkat ederseniz zaten anlaşılıyor. Türkler eski zamanlardan beri yaşayış biçimi olarak çok mitoloji oluşturacak alt yapı edinmemiş tabii bazı kültürel meseleler var. Misal olarak bizim bugün kötü bir durum olmasın veya başımıza gelmesinden korktuğumuz durumlar kulağımızı tutup tahta bir nesneye vurmamız. Bu eski dönemlerde geç saatlerde ormana girmekten korkan Türklerin yaptığı bir ritüel ağaçların ruhunun olduğuna inanmları sebebiyle yapıyorlar.

SM-G900FQ cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Etkileşimi zannımca bilgi kirliliği olarak nitelendiremeyiz. Dünya mitolojileri zaten bir etkileşimin ürünüdür. Yakın kültürler birbirlerinden bazı unsurları almışlar ve kendi inanç düzlemleri doğrultusunda yeniden yorumlamışlardır. Örneğin Roma-Yunan mitolojisi arasındaki geçişkenlik buna en güzel örnektir. Keza Türk mitolojisi ile ilgili bilgilere de zaten genelde Çin kaynaklarından ulaşabiliyoruz. Elbette bir etkileşim olacak. Kaldı ki mitolojinin içindeki en temel ögelerden birisi inanç ve dindir. Özellikle doğu toplumlarında buradaki çıkış noktasının Sümerler olduğunu düşünürsek bu tarz benzerliklerin ortaya çıkması kaçınılmaz. Yine kabaca bizdeki ''Ergenekon Destanı' İnka'ların ''Kapaktokon'' destanı ile inanılmaz derece de örtüşür. Bunu bilgi kirliliği olarak nitelendirmemiz yanlış olur. Bunlar kültürel zenginliklerdir.

Açıkçası Türk mitolojisine özellikle Türklerin uzak olmasının ve ön yargılı yaklaşmasının sebebini ben İslamiyet'in yanlış yorumlanmasına bağlıyorum. Zira Kök Tengri inancının aslen çok tanrılı olması insanları ürkütüyor. Ve bu kültürel mirasa sahip çıkmak dinden çıkmak gibi algılanıp bu şekilde lanse ediliyor. Oysa gerek Yunanlılar, gerek İskandinavlar, Hristiyanlığı yaşarken kendi ata dinlerini ve kültürel miraslarını bir kenara koymadıkları için dünya ölçeğinde mitolojilerini ve kültürlerini tanıtıyor ve yığınla film/kitap marifeti ile de kültürel zenginliklerini dünya mirasının içine enjekte ediyor. Bir Ülgen dünya ölçeğinde Zeus kadar tanınsa fena mı olurdu ? Erlik, Hades kadar bilinse kötü mü olurdu ?

Bizim bugün pek çok eski Türk geleneğini Anadolu'da yaşatmamız da bilgi kirliliği değil. Misal örneklediğiniz tahtaya vurma. Misal ağaçlara çaput bağlama. Misal lohusa kadınların başında beklenmesi ve yanlarına süpürge konması. Liste uzar gider. Biz farkında olmadan kültürel mirasımızı Anadolu'ya da taşımış bir toplumuz amma velakin söylediğim korku ona sahip çıkmamıza engel oluyor ve ne yazık ki, farklı yorumlamalara gitmemize sebep oluyor.
 
Son düzenleme:
Etkileşimi zannımca bilgi kirliliği olarak nitelendiremeyiz. Dünya mitolojileri zaten bir etkileşimin ürünüdür. Yakın kültürler birbirlerinden bazı unsurları almışlar ve kendi inanç düzlemleri doğrultusunda yeniden yorumlamışlardır. Örneğin Roma-Yunan mitolojisi arasındaki geçişkenlik buna en güzel örnektir. Keza Türk mitolojisi ile ilgili bilgilere de zaten genelde Çin kaynaklarından ulaşabiliyoruz. Elbette bir etkileşim olacak. Kaldı ki mitolojinin içindeki en temel ögelerden birisi inanç ve dindir. Özellikle doğu toplumlarında buradaki çıkış noktasının Sümerler olduğunu düşünürsek bu tarz benzerliklerin ortaya çıkması kaçınılmaz. Yine kabaca bizdeki ''Ergenekon Destanı' İnka'ların ''Kapaktokon'' destanı ile inanılmaz derece de örtüşür. Bunu bilgi kirliliği olarak nitelendirmemiz yanlış olur. Bunlar kültürel zenginliklerdir.

Açıkçası Türk mitolojisine özellikle Türklerin uzak olmasının ve ön yargılı yaklaşmasının sebebini ben İslamiyet'in yanlış yorumlanmasına bağlıyorum. Zira Kök Tengri inancının aslen çok tanrılı olması insanları ürkütüyor. Ve bu kültürel mirasa sahip çıkmak dinden çıkmak gibi algılanıp bu şekilde lanse ediliyor. Oysa gerek Yunanlılar, gerek İskandinavlar, Hristiyanlığı yaşarken kendi ata dinlerini ve kültürel miraslarını bir kenara koymadıkları için dünya ölçeğinde mitolojilerini ve kültürlerini tanıtıyor ve yığınla film/kitap marifeti ile de kültürel zenginliklerini dünya mirasının içine enjekte ediyor. Bir Ülgen dünya ölçeğinde Zeus kadar tanınsa fena mı olurdu ? Erlik, Hades kadar bilinse kötü mü olurdu ?

Bizim bugün pek çok eski Türk geleneğini Anadolu'da yaşatmamız da bilgi kirliliği değil. Misal örneklediğiniz tahtaya vurma. Misal ağaçlara çaput bağlama. Misal lohusa kadınların başında beklenmesi ve yanlarına süpürge konması. Liste uzar gider. Biz farkında olmadan kültürel mirasımızı Anadolu'ya da taşımış bir toplumuz amma velakin söylediğim korku ona sahip çıkmamıza engel oluyor ve ne yazık ki, farklı yorumlamalara gitmemize sebep oluyor.

+ 1
 
Birazını biliyordum, birazını okurken öğrendim tabi detaylı araştırmak lazım ama en azından bildiklerim ile örtüşüyor
 
güzel konu neyi kirlilik oluyor, bir kirlilik varsa açıklayın ortadan kalksın. Emek verilmiş, uğraşılmış.
 
Etkileşimi zannımca bilgi kirliliği olarak nitelendiremeyiz. Dünya mitolojileri zaten bir etkileşimin ürünüdür. Yakın kültürler birbirlerinden bazı unsurları almışlar ve kendi inanç düzlemleri doğrultusunda yeniden yorumlamışlardır. Örneğin Roma-Yunan mitolojisi arasındaki geçişkenlik buna en güzel örnektir. Keza Türk mitolojisi ile ilgili bilgilere de zaten genelde Çin kaynaklarından ulaşabiliyoruz. Elbette bir etkileşim olacak. Kaldı ki mitolojinin içindeki en temel ögelerden birisi inanç ve dindir. Özellikle doğu toplumlarında buradaki çıkış noktasının Sümerler olduğunu düşünürsek bu tarz benzerliklerin ortaya çıkması kaçınılmaz. Yine kabaca bizdeki ''Ergenekon Destanı' İnka'ların ''Kapaktokon'' destanı ile inanılmaz derece de örtüşür. Bunu bilgi kirliliği olarak nitelendirmemiz yanlış olur. Bunlar kültürel zenginliklerdir.

Açıkçası Türk mitolojisine özellikle Türklerin uzak olmasının ve ön yargılı yaklaşmasının sebebini ben İslamiyet'in yanlış yorumlanmasına bağlıyorum. Zira Kök Tengri inancının aslen çok tanrılı olması insanları ürkütüyor. Ve bu kültürel mirasa sahip çıkmak dinden çıkmak gibi algılanıp bu şekilde lanse ediliyor. Oysa gerek Yunanlılar, gerek İskandinavlar, Hristiyanlığı yaşarken kendi ata dinlerini ve kültürel miraslarını bir kenara koymadıkları için dünya ölçeğinde mitolojilerini ve kültürlerini tanıtıyor ve yığınla film/kitap marifeti ile de kültürel zenginliklerini dünya mirasının içine enjekte ediyor. Bir Ülgen dünya ölçeğinde Zeus kadar tanınsa fena mı olurdu ? Erlik, Hades kadar bilinse kötü mü olurdu ?

Bizim bugün pek çok eski Türk geleneğini Anadolu'da yaşatmamız da bilgi kirliliği değil. Misal örneklediğiniz tahtaya vurma. Misal ağaçlara çaput bağlama. Misal lohusa kadınların başında beklenmesi ve yanlarına süpürge konması. Liste uzar gider. Biz farkında olmadan kültürel mirasımızı Anadolu'ya da taşımış bir toplumuz amma velakin söylediğim korku ona sahip çıkmamıza engel oluyor ve ne yazık ki, farklı yorumlamalara gitmemize sebep oluyor.
Bilgi kirliliği şurdan başlıyor bizim böyle bir yazılı kültürümüz yok Türkler bu mitolojinin ne kadarını kullandı kendileri mi yarattı bunun bir sınırı yok o yüzden bilgi kirliliği oluşuyor. Bir yanlış değerlendirmede şu evet yaygın inanç kök tengri o sadece bir danışma merci kut'un doğrudan ondan geldiğini vurgulama olarak kullanılmış. Şamanizm sanıldığı kadar yaygın değil Türklerde he var ama onu belirtmek lazım. Bozkır kültürü kendi yaratıcılığı sınırı bir yerleşik kavim kadar uçuk kaçık değil. Keşke elimizde daha çok veri olsada değerlendirilebilsek. Benim açımdan sakıncası yok.

SM-G900FQ cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Bilgi kirliliği şurdan başlıyor bizim böyle bir yazılı kültürümüz yok Türkler bu mitolojinin ne kadarını kullandı kendileri mi yarattı bunun bir sınırı yok o yüzden bilgi kirliliği oluşuyor. Bir yanlış değerlendirmede şu evet yaygın inanç kök tengri o sadece bir danışma merci kut'un doğrudan ondan geldiğini vurgulama olarak kullanılmış. Şamanizm sanıldığı kadar yaygın değil Türklerde he var ama onu belirtmek lazım. Bozkır kültürü kendi yaratıcılığı sınırı bir yerleşik kavim kadar uçuk kaçık değil. Keşke elimizde daha çok veri olsada değerlendirilebilsek. Benim açımdan sakıncası yok.

SM-G900FQ cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Bkz. Çindeki Türk Piramitleri ve Oktan Keleş
 
Kutsal dinler ile benzeşen ögeler de mevcut sanki.

Keza kabul gören çok tanrılı diğer dinler ile de ortak pek çok öge var.

Mitler, destanlar yaratmak ve bilinmezlik her ulusun damarında olan şeyler.

Bütün bunları birer masal, veya hikaye gibi görüp sahip çıksak aslında eğlenceli de olur.
 
Ha ?

SM-G900FQ cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Çin'de saklanan Türk piramitleri aslında kurganlardır. Çin Halk Cumhuriyeti bu kurganların araştırılmasını yasaklamıştır.
Science News gazetesi IIWW. yıllarında piramitler hakkında şöyle bir yazı yayınlamıştır. "...Bölgede bulunan piramitler çamur ve topraktan yapılmıştır. Mısır piramitlerinden çok höyüklere benzerler ve bölge henüz keşfedilmemiştir’’. Bölgede bulunan Amerikalı Bilim insanları Beyaz Piramit denilen yapının 300 metreye yakın bir yüksekliğe sahip olduğunu söylemektedirler ki bu mısır piramitlerinin iki katı kadardır.
Yakın zamanda Piramitlerin içine giren ve fotoğraf çekmeyi başaran tek insan olan Oktan Keleş’in açıklamaları tarihe yeni bir boyut kazandıracak türdendir.
Türk araştırmacı-yazar Oktan Keleş piramitleri ziyaret ettiğinde Türk tarihinin baştan sona değişebileceğine değinmiştir. Piramitlere gizlice giren Oktan Keleş piramitlerin içinde Türklere ait sembol, heykel ve tabletler olduğunu da belirtir. Piramitin içinde 2 metreye yakın bir mumya, üzerinde kurt başları ve ayyıldız sembolleri bulunmaktadır. İçerde 3 metre yüksekliğinde Oğuz Kağan'ın temsili süreti bulunmaktadır.
 
Son düzenleme:
Su fuatin ne yaptigini cozebilen var mi ?her postta adi geciyor.
 
Geri
Üst Alt