Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Şu stada benziyecek sanırım biraz
![]()
Şu stada benziyecek sanırım biraz
![]()
buna degil Ajax ın stadına benziyecek aynı diyebiliriz tek koltuklar ve saha bicimi farklı..
Amsterdamm Arena..
Benimde tek beğenmediğim yanı çok giriş-çıkış kapısı olması 1.katta.Benfica yada Şükrü Saraçoğlundaki gibi olsaydı daha güzel olurdu.
Evet dediğin gibi olsaydı bütünlük açısından iyi olurdu ama malesef bu projeli ve giriş çıkış dizaynı belirli stratejiye göre belirlenmiş komplike bir yapı. Aynı zamanda modern bir yapı.
Fenerbahçe şükrü saraçoğlu stadının yapısının o şekilde oluş sebebi tam manasıyla "Dermeçatma" oluşundandır. Portatif oluşundan, çelik konstriksüyon üzerine kurulmuş prefabrik oluşundan. Tamamının maliyeti 10m€ yu geçmeyen bütçedeki icraattir o tribün.
Bu ise insanların koyun gibi giriş çıkışlarda üst üste binmiyeceği itiş kakışın yaşanmadan son derece medeni şartlarda ve en hızlı biçimde tahliye olacağı şekilde tasarlanmış yapılardır.
Bu tarz komplike spor komplekslerinde sinemalar, AVM ler, fast food zincirleri ve modern konfor şartları bulunduğu için insan konforu birinci planda tutulur.
Bkz. Emirates


Sami Yen'den ayrılıp Seyrantepe'ye gidince büyük bir boşluk hissedeceğiz bence. Keşke Mecidiyeköydeki değerli araziyi kaptırmayıp, oraya 40-45 bin kişilik güzel bir stad dikebilseydik. Yeni stad, Sami Yen'in yerini dolduramayacak. Hep bir tarafımız eksik kalacak. Tahminimce ilk 2-3 yıl yeni stad olmasının hevesiyle güzel bir hava olucak, tribünler dolacak. Ancak bu heves geçince tribünler boşalmaya başlayınca neler olacak çok merak ediyorum. Olimpiyat stadı nedeniyle Sami Yen'den 1 yıllığına ayrılışımız bile futboldan soğutmuştu, o havamızı kaybetmemize sebep olmuştu. Taş yerinde ağırdır diye düşünüyorum; keşke bunca yıldır bize ev sahipliği yapan semti, stadı terk etmeseydik. Ormanın ortasında, otobanın dibinde bir stad. Nedense bir türlü sıcak bakamıyorum bu yeni stada. Belki de kendimizden kopup, ötekileşmemizdendir. Tüm hatıraların birkaç dozer darbesiyle yıkılacak olmasını, nam-ı diğer "Hell"in yerinde yeller esecek olmasını, oteller yapılacak olmasını, Hagi'nin, Jardel'in, Hakan Şükür'ün gol attığı kalelerin birer ağaca dönüşecek olmasını, destanlar yazılan sahanın delik deşik edillip bir parka çevrilecek olmasını, altının otopark olacak olmasını kabullenemeyişimdendir. Ben her Sami Yen'in önünden geçişimde Sami Yen yerine plazaları görmek istemiyorum.
Beşiktaş da yeni stad yapıcak, fenerbahçe zaten yaptı ama hiçbiri kendi "hometown"larını, yani evlerini terk etmedi. Beşiktaş yine bulunduğu yere yapacak, fenerbahçe milimi milimine aynı yere yaptı.
Avrupaya baktığımızda en net örnek Arsenal. Highbury efsanesini terk edip Emirates'e geçtiler, bizim durumumuz da onlara benzeyecek biraz. Ama onların bir farkı var; yeni stad Highburynin hemen karşısında.
Gima'nın önünde zaman geçirirken, orjinde buluşurken, ASY sokakta muhabbet ederken, Store'un önünde etrafı izlerken, Cevahir-Profiloda tur atarken, Ortaklar'dan stada inerken, köprü altında M.köy meydanına yürürken kendimizi birden ormanın içinde, otobanın dibinde bulacağız.
Artık çok geç ama umarım pişman olmayız.
Uzun zamandır beynimin bir köşesinde aklımı kurcalayan ve hüzünlenmeme sebep olan bu konuyu kısmen de olsa yazıya dökmem gerekiyordu.
Bilmem siz ne düşünürsünüz?