Golden State’in Nba şampiyonluğu basketbolun akışını çok değiştirdi bence. Her ne kadar basketbol daha birebir üzerinden dönmeye başlayan, uzun oyuncudan bile üçlük beklenen daha akışkan bir hal almış olsa da onlardan sonra topu çok daha hızlı çevirme, boş şut bulunduğu taktirde gerekirse 2. Saniyede topu kullanma, basketbolculara saha içinde çok daha fazla özgürlük verme, birebirlere izin vermenin önemi iyice arttı. Buna bağlı olarak, bu değişimi daha önce gören ve bu gerçekten kaçmayan koçları 3 adım ileri attı. Galatasaraylı olduğu için falan söylemiyorum, cidden bu değişimi en iyi yakalayan koç olarak başta Ergin Ataman geliyor Avrupa’da.
Patlıcan suratlının falan devri neden bitti? Çünkü yok öyle kardeşim artık ben sana bu oyunu çizdim illa bunu oynayacaksın, topu son saniyeye kadar, 30 saniye dolaştıracaksın, sen burada duracaksın, sen burada, bu şutu atacaksın falan.
Larkin aldı geldi, 3 saniyede savunmadan kurtuldu, şut imkanı buldu, atıyor artık ki atmalı da. Yok uzununu bekle pota altına girsin de hücum ribaundu imkanı olsun vs vs. Bunlar geçti. Salacaksın artık oyuncuyu. Bitti artık 50-52 ile maç kazanma.
Misal Itoudis de Ivkovic’in tornasından çıkma o da aynı kafa. Mike James sütten çıkmış ak kaşık değildir elbet ama küstürdü adamı, idare edemedi. Ergin Hoca’ya versen James her maç 30 atar. Bu eski Yugoslav kafası koçlara Larkin’i versen Soner Şentürk’e döner.
Hoca zaten Arroyo’yu, Hawkins’i falan da salıyordu parkede bu dönüşümden önce o yüzden bu değişimle çağ atladı resmen.
Misal Oktay Mahmudi’yi ben çok severim ama o da eski kafada kaldı. Bıraksan 5 tane basketbol bilgisi iyi ama birebiri kötü, insiyatif almayacak Yugoslav, Hırvat vs oyuncunun yanına 3-4 tane de Göksenin koyar, 65 atıp maç kazanmaya çalışır.
Jasikevicius da bu kafada giderse ondan da bir şey olmaz sıradan bir koça dönüşür.