ülkede tarafsız medya kuruluşu olmaması

basını bırak tarafsız insan varmı ş forumda bile anket yapılsa illaki taraflar ortaya çıkar
 
Hollanda'da yaşayıp yobazlığın kitabını yazmak da iyiymiş :) Müslümanlar eleştirilmeyecek gibi değil ki arkadaş.. her hareketleri çelişki, her lafları iki yüzlü.. ben de ömrümün yarısını Avrupa'da geçirdim, bana da 1 arap ile 1 İngiliz ver, arabı sabah akşam yerden yere vururum.. bu kadar pislik bi millet olabilir.. :)
sadece müslüman demen yalnis serdar..bölge insani deseydin
ya da cahil kesimi yüksek deseydin anlardim..süryani,ezidi de bu bölgenin insanlari..onlarin müslümanlardan daha iyi entegre olduklarini falan mi düsünüyorsun?avrupa ülkelerinde müslümanlar kadar cok olmadiklari icin göze batmiyorlar sadece..ya da zenciler,hintlilerin yasantilari celiskili degil mi?ateist bi türkün suriyeli ilticacilara besledigi kinin aynisini almanlar bir türk veya araba verdiginde ortaya cikan sonuc sence celiski degil mi?ki onlar 40 seneden beri bu sorunlan bogusuyor..
20 sene önce ismini hatirliyamadigin bir alman sehirinde yakilan bir aile icin agit yakanlar bugün süriyelileri linc etmek icin ilk sirada olmalari celiski degil mi güzel kardesim..neyse uzatmaya gerek yok. zaten benim bu konudaki düsüncelerimi az cok biliyorsun..
son olarak bu yobaz diye adlandirdigin insanlara sorman gereken soru farkliydi aslinda..bir hiristiyan mi suudi arabistan da daha rahat yasar ya da bir müslüman mi hollanda da daha özgürce dinini yasayabilir?
neyse cahil olmanin irki,dini,mezhepi olmaz..



☆$☆
 
Son düzenleme:
sen gayet güzel izah etmişsin zaten.. bana bakma.. ben biraz ateşe odun atıyorum seçtiğim bazı kelimeler ile.. maksat tartışma olsun, sert tartışma belki biraz beyin fırtınası yaptırır.. yoksa ben herhangi bir grubu yobaz diye etiketleyip kenara atmayı sevmem..

müslümanlar diyorum, çünkü ben yıllarca kendimi müslüman diye tanımladım.. bize en yakın gruptan örnek veriyorum, yoksa sana katılıyorum..

ateist de değilim.. herhangi bir grup seçip o gruba dahil olma ihtiyacı hissetmiyorum.. ömrümüz olursa görüşler daha çok değişip şekillenmeye gebe.. açık olmak lazım her şeye..


sadece müslüman demen yalnis serdar..bölge insani deseydin
ya da cahil kesimi yüksek deseydin anlardim..süryani,ezidi de bu bölgenin insanlari..onlarin müslümanlardan daha iyi entegre olduklarini falan mi düsünüyorsun?avrupa ülkelerinde müslümanlar kadar cok olmadiklari icin göze batmiyorlar sadece..ya da zenciler,hintlilerin yasantilari celiskili degil mi?ateist bi türkün suriyeli ilticacilara besledigi kinin aynisini almanlar bir türk veya araba verdiginde ortaya cikan sonuc sence celiski degil mi?ki onlar 40 seneden beri bu sorunlan bogusuyor..
20 sene önce ismini hatirliyamadigin bir alman sehirinde yakilan bir aile icin agit yakanlar bugün süriyelileri linc etmek icin ilk sirada olmalari celiski degil mi güzel kardesim..neyse uzatmaya gerek yok. zaten benim bu konudaki düsüncelerimi az cok biliyorsun..
son olarak bu yobaz diye adlandirdigin insanlara sorman gereken soru farkliydi aslinda..bir hiristiyan mi suudi arabistan da daha rahat yasar ya da bir müslüman mi hollanda da daha özgürce dinini yasayabilir?
neyse cahil olmanin irki,dini,mezhepi olmaz..



☆$☆
 
Amerikalilar'in 60%, medya Obama hakkindaki haberleri dogru/düzgün/tüm hikaye anlattigini az veya hiç güvenmiyor

Obama hakkinda daha az espri yapilinca Amerika diktator tarafindan tipik ortadogu ulkesi olmuyor Sukru.

Baskanken yuzune karsi kendisi ve karisi hakkinda yapilan esprilere ornekler.

https://www.youtube.com/watch?v=CsyTYQacu0c

Bu da baskan olmadan once en saygin dergilerden birinin kapagi.

the-new-yorker-muslim-obama-cover-big.jpg


Amerikalilar durum boyleyken basini objektif olmamakla sucluyorlar. Bizim ulkenin icinde bulundugu magra devriyle alakasi yok yani durumun.

Bizden daha fazla gazeteciyi hapse atan bir ulke yokken (2013 prison census: 211 journalists jailed worldwide - Committee to Protect Journalists) gelmissin millete arastirin, Amerika da benzer diyorsun.
 
Son düzenleme:
Obama hakkinda daha az espri yapilinca Amerika diktator tarafindan tipik ortadogu ulkesi olmuyor Sukru.

Baskanken yuzune karsi kendisi ve karisi hakkinda yapilan esprilere ornekler.

https://www.youtube.com/watch?v=CsyTYQacu0c

Bu da baskan olmadan once en saygin dergilerden birinin kapagi.



Amerikalilar durum boyleyken basini objektif olmamakla sucluyorlar. Bizim ulkenin icinde bulundugu magra devriyle alakasi yok yani durumun.

O dönemdeki diger adaylara göre Obama hakkinda daha az espiri yapildi.

Ve sadece onun hakkinda konusman, yazdigim diger yorumlari konusmadigin için ne yapmayi çalistigin belli oluyor.




Bizden daha fazla gazeteciyi hapse atan bir ulke yokken (2013 prison census: 211 journalists jailed worldwide - Committee to Protect Journalists) gelmissin millete arastirin, Amerika'da benzer diyorsun.

Senin okuma problemin mi var? Alinti ettigim kisi ABD, politikalarına ters haberler yapmazlar yapamdigini, yer yer elestirirler, yer yer överler dedi. Bende Amerikan medya Obama 2 kez Cumhurbaskani olmak isterken, medya onu 2 kez nasil savundugunu anlatmak istedim, bazi medya kuruluslar (ayni Türkiye gibi) onu sartsiz destekledigini dedim. Lütfen o kadar saçmalamayin be.

Burada Türkiyedeki durumu bile savunmuyorum, gelmissiniz saçmasapan örneklerle benim dediklerimi yanlis oldugunu dediniz.


newsweek.3.jpg


cumhurbaskan belli olduktan sonra:
obama.29.jpg


Adami tanri ilan ettiler !
 
Son düzenleme:

Adami tanri ilan ettiler !

Newsweek dergisi Amerikan basinin yuzde doksandokuzunu mu olusturuyor? Isvec'te cirkin kiz olunca Turk kizlariyla ayni seviyeye gelmiyorlar kardes. Medyanin bir kismi boyle ovduyse baska kismi da yermistir.

MSNBC'yi hergun izliyorsun herhalde. Izlemedigine eminim de savunuyor dedigin kanalda yapilan elestirileri ve esprileri bizde yapsa medya herifleri hapse atarlar. Ordan burdan buldugun resimlerle takip etmedigin, okumadigin, izllemedigin medya hakkinda yarim yamalak bilginle atip tutuyorsun.

Tanri ilan ettiler dedikten sonra kosede ne yazmislar onu da bir okusaydin keske. Basliga bakip icerigini merak etmemen yakismis sana.
 
Son düzenleme:
Newsweek dergisi Amerikan basinin yuzde doksandokuzunu mu olusturuyor? Isvec'te cirkin kiz olunca Turk kizlariyla ayni seviyeye gelmiyorlar kardes. Medyanin bir kismi boyle ovduyse baska kismi da yermistir.

MSNBC'yi hergun izliyorsun herhalde. Izlemedigine eminim de savunuyor dedigin kanalda yapilan elestirileri ve esprileri bizde yapsa medya herifleri hapse atarlar. Ordan burdan buldugun resimlerle takip etmedigin, okumadigin, izllemedigin medya hakkinda yarim yamalak bilginle atip tutuyorsun.

99% olusturdugunu demedim, sen söylüyorsun.

Burada Türkiye ABDle ayni diye birsey demiyorum, sadece Güray'in ''yere geldiginde elestiri aliyor, yere geldiginde övgü'' demesi yanlis oldugunu düsünüyorum, çünkü Amerika medya kadar tarafli medya yok dünyada.

Obama Cumhurbaskani adaylik döneminde yasanan olaylarina bakarsan, bazi medya kuruluslar onu nasil destekledigini, ve rakiplerinden degisik davrandigini anlayabilirsin, tabii anlayabilecek kapasiten varsa.

The media bias for Obama


  • 2008 US election
  • Study of US media bias, October 29, 2007, looks at coverage of the early stages of the 2008 Presidential Campaign.
    • Newspapers have a pro-Democrat bias:
      • 59 percent of stories about Democrats were positive. 11 percent were negative.
      • 26 percent of stories about Republicans were positive. 40 percent were negative.
    • TV networks (ABC, CBS, NBC) have a pro-Democrat bias:
      • 40 percent of stories about Democrats were positive. 17 percent were negative.
      • 19 percent of stories about Republicans were positive. 37 percent were negative.
    • Cable TV (CNN, MSNBC, Fox) gives more diversity than network TV:
      • CNN has a pro-Democrat bias like network TV.

Sarah Palin'e sorulan sorular (ABC, Charles Gibson)


  1. Governor, let me start by asking you a question .. and it is really the central question. Can you look the country in the eye and say "I have the experience and I have the ability to be not just vice president, but perhaps president of the United States of America?"
  2. And you didn't say to yourself, "Am I experienced enough? Am I ready? Do I know enough about international affairs?
  3. Did you ever travel outside the country prior to your trip to Kuwait and Germany last year?
  4. Have you ever met a foreign head of state?
  5. I'm talking about somebody who's a head of state, who can negotiate for that country. Ever met one?
  6. Are we fighting a holy war?
  7. But then are you sending your son on a task that is from God?
  8. Do you believe the United States should try to restore Georgian sovereignty over South Ossetia and Abkhazia?
  9. Would you favor putting Georgia and Ukraine in NATO?
  10. Do you consider a nuclear Iran to be an existential threat to Israel?
  11. What if Israel decided it felt threatened and needed to take out the Iranian nuclear facilities?
  12. Do you agree with the Bush doctrine?
  13. Do we have the right to be making cross-border attacks into Pakistan from Afghanistan, with or without the approval of the Pakistani government?
  14. (And lots more hostile and aggressive questions.)

Dalga geçiyor resmen kadinla.

Simdi ayni kisi ve ayni medya kurulus, Obama'ya sordugu sorulara dikkat et


  1. Senator, I'm curious about your feelings last night. It was an historic moment. Has it sunk in yet?
  2. When everybody clears out, the staff is gone, you're in your hotel room at night and you're alone -- do you say to yourself: "Son of a gun, I've done this?"
  3. Did you truly, in your gut, think that a black man could win the nomination of a major party to be president of the United States?
  4. On what criteria and what timetable will you choose a vice president?
  5. On what three issues will this campaign turn to you?
  6. Do you worry that it could turn on race, age and class?
  7. Will you go to Iraq?
  8. Is the hardest part of all this behind you or ahead of you?
  9. The picture of you in the paper, this morning, with your wife, watching the Clinton speech. What did you think of the Clinton speech? She didn't exactly acknowledge your victory.
  10. And finally your daughters. What did they say to you? Did they take it as a matter of course that Daddy could be nominated to be president? They never knew what older people know in terms of discrimination, although they may still feel some. What did they say about that?
  11. I watched closely your countenance last night, your mien, as you stood in that hall. You didn't smile much. Has the joyfulness of this hit home yet? Do you take joy from it?

Farki göremezsen seninle tartismaya gerek yok Ali renktas.
 
Bitaraf olan bertaraf olur. Siz hala anlamadınız mı?
 
99% olusturdugunu demedim, sen söylüyorsun.

Ilk sayfadaki mesajindan. Daha ne yazdigini bile hatirlamiyorsun. Sanki medyanin yuzde yuzunu takip ediyosun da boyle oranlar verip sacmaliyorsun.

Obama'yi cumhurbaşkan olmasi için medyanin neredeyse 99% Obama hakkinda sadece pozitif şeyler yazmişlar, sen gelmişsin adamlar kendi ülkelerinin ters haberler yapmadiklarini diyorsun. Biraz araştir bunlari be.

Palin evimden Rusya'yi goruyorum dis politikada tecrubeliyim diyen, dinazorlarla insanlarin ayni donem yasadigini sanan cahil ve komik bir tip. Ona sorulan sorularin farkli olmasi, daha cok dalga gecilmesi kendisiyle alakali bir durum yani.

2008 seciminden once cumhuriyetciler iktidardaydi Amerika da krizdeydi. O parti hakkinda pozitif haberlerin az olmasi dogal bir durum, hatta bizim medya gibi iktidar yalakasi olmadiklarini gosterir o donem yapilmis olumsuz haberler.
 
Aziz Yıldırım ne derse o

tsn_haber_detay.asp



Yabancı kuralı, yayın gelirlerinin artırılması, yayın ihalesini kulüplerin yapması... Aziz Yıldırım tüm bunları yıllar önce gündeme getirdi.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım söylediğinde tepkiyle karşılanan söylemleri, yıllar sonra bir bir hayata geçirilmeye başlandı.


Aziz Yıldırım’ın 1998 yılında Fenerbahçe başkanlığı koltuğuna oturması, Türk spor tarihinin dönüm noktalarından biri oldu. Sivri kişiliği, sert demeçleriyle gündemden düşmeyen Yıldırım, yaptığı radikal önerilerle de zaman zaman tepki çekti. Ancak o dönem başkan Yıldırım’ın eleştiri oklarının hedefi haline gelmesine neden olan önerileri, şimdi bir bir hayata geçiyor. Hem de ‘devrim’ olarak nitelendirilerek...

Yabancı futbolcu sayısı

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, futbolda yabancı oyuncu sayısının serbest bırakılması yönündeki görüşünü 2000’li yılların ilk döneminde ortaya attı. 2005 yılından itibaren ise bu görüşünü yüksek sesle dile getirmeye başladı. Ancak o dönemde bu fikre diğer kulüpler şiddetle karşı çıktı. Bunun gerçekleşmesi halinde milli takımın biteceği öne sürüldü. Yıldırım ise kendisine karşı yapılan çıkışların, ekonomik olarak rakiplerinden güçlü olan Fenerbahçe’nin kadrosunu iyice güçlendirip farkı açmasından duyulan endişeden kaynaklandığını savundu. Sonuç olarak 2014’te tüm kulüplerin desteğiyle, önümüzdeki sezondan itibaren gerekli kriterleri yerine getiren her takımın kadrosunda 14 yabancı bulundurabileceği yönünde kural değişikliği yapıldı.

Yayın ihalesi konusu

Aziz Yıldırım, yıllardır Süper Lig’deki yayın ihalesini Kulüpler Birliği’nin yapması gerektiği görüşünü savundu. Zaman zaman ezeli rakipleri de bu fikre sıcak bakan beyanlarda bulunsa da Yıldırım beklediği desteği bulamadı. Buna rağmen Kulüpler Birliği Başkanı olduğu 2008 yılından itibaren bu konuda çalışmalar yaptı. 2011 senesinde, “Futbol kulüplerinin yapısal ve işlevsel sorunları ve çözüm önerileri” adı altında bir taslak hazırladı. Yayın ihalesi konusunun da içinde bulunduğu bu taslak TFF’ye sunuldu ancak dönemin federasyon başkanı Mahmut Özgener tarafından kabul görmeyince rafa kalktı. Aradan yıllar geçti. Önceki gün Kulüpler Birliği Başkanı Göksel Gümüşdağ, ‘tarihi’ olarak nitelendirdiği, “Yayın ihalesinin kulüpler tarafından yapılması” projesini kamuoyuna duyurdu.

Yayından tarihi gelir

Türk futbolunun en büyük gelir kaynağı, yayın ihalesi... Aziz Yıldırım, maç yayınlarının çok daha yüksek ücretlerle pazarlanabileceğini ve bu sayede kulüplerin gelirinin çok daha yüksek olacağını söyledi. Hatta, “400 milyon Dolar” diyerek rakam bile verdi. Diğer tüm takımlar buna destek verse de, “Keşke Yıldırım’ın sözleri gerçekleşse. Ancak Süper Lig için kim o kadar yüksek bedeller öder” sözleriyle bunun hayal olduğu yorumları yapıldı... 2010 yılındaki ihalede Türk Telekom ile yarışan Digiturk, sezonluk 321 milyon Dolar vererek yayın haklarının sahibi oldu. TRT’nin aldığı B, Türk Telekom’un sahibi olduğu C paketleriyle birlikte bu rakam 350 milyon Dolar’ı geçti. Aziz Yıldırım’ın ortaya attığı ‘hayal’ denilen rakama büyük ölçüde yaklaşıldı. Sarı-Lacivertli Kulübün Başkanı’nın bir an önce reforma gidilmesi gerektiğini söylediği menacerlik sistemi için de TFF çalışma yapıyor. Önümüzdeki aylarda menacerlik için yeni kriterler getirilmesi bekleniyor.

(Fanatik)

 
Aziz Yıldırım ne derse o

tsn_haber_detay.asp



Yabancı kuralı, yayın gelirlerinin artırılması, yayın ihalesini kulüplerin yapması... Aziz Yıldırım tüm bunları yıllar önce gündeme getirdi.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım söylediğinde tepkiyle karşılanan söylemleri, yıllar sonra bir bir hayata geçirilmeye başlandı.


Aziz Yıldırım’ın 1998 yılında Fenerbahçe başkanlığı koltuğuna oturması, Türk spor tarihinin dönüm noktalarından biri oldu. Sivri kişiliği, sert demeçleriyle gündemden düşmeyen Yıldırım, yaptığı radikal önerilerle de zaman zaman tepki çekti. Ancak o dönem başkan Yıldırım’ın eleştiri oklarının hedefi haline gelmesine neden olan önerileri, şimdi bir bir hayata geçiyor. Hem de ‘devrim’ olarak nitelendirilerek...

Yabancı futbolcu sayısı

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, futbolda yabancı oyuncu sayısının serbest bırakılması yönündeki görüşünü 2000’li yılların ilk döneminde ortaya attı. 2005 yılından itibaren ise bu görüşünü yüksek sesle dile getirmeye başladı. Ancak o dönemde bu fikre diğer kulüpler şiddetle karşı çıktı. Bunun gerçekleşmesi halinde milli takımın biteceği öne sürüldü. Yıldırım ise kendisine karşı yapılan çıkışların, ekonomik olarak rakiplerinden güçlü olan Fenerbahçe’nin kadrosunu iyice güçlendirip farkı açmasından duyulan endişeden kaynaklandığını savundu. Sonuç olarak 2014’te tüm kulüplerin desteğiyle, önümüzdeki sezondan itibaren gerekli kriterleri yerine getiren her takımın kadrosunda 14 yabancı bulundurabileceği yönünde kural değişikliği yapıldı.

Yayın ihalesi konusu

Aziz Yıldırım, yıllardır Süper Lig’deki yayın ihalesini Kulüpler Birliği’nin yapması gerektiği görüşünü savundu. Zaman zaman ezeli rakipleri de bu fikre sıcak bakan beyanlarda bulunsa da Yıldırım beklediği desteği bulamadı. Buna rağmen Kulüpler Birliği Başkanı olduğu 2008 yılından itibaren bu konuda çalışmalar yaptı. 2011 senesinde, “Futbol kulüplerinin yapısal ve işlevsel sorunları ve çözüm önerileri” adı altında bir taslak hazırladı. Yayın ihalesi konusunun da içinde bulunduğu bu taslak TFF’ye sunuldu ancak dönemin federasyon başkanı Mahmut Özgener tarafından kabul görmeyince rafa kalktı. Aradan yıllar geçti. Önceki gün Kulüpler Birliği Başkanı Göksel Gümüşdağ, ‘tarihi’ olarak nitelendirdiği, “Yayın ihalesinin kulüpler tarafından yapılması” projesini kamuoyuna duyurdu.

Yayından tarihi gelir

Türk futbolunun en büyük gelir kaynağı, yayın ihalesi... Aziz Yıldırım, maç yayınlarının çok daha yüksek ücretlerle pazarlanabileceğini ve bu sayede kulüplerin gelirinin çok daha yüksek olacağını söyledi. Hatta, “400 milyon Dolar” diyerek rakam bile verdi. Diğer tüm takımlar buna destek verse de, “Keşke Yıldırım’ın sözleri gerçekleşse. Ancak Süper Lig için kim o kadar yüksek bedeller öder” sözleriyle bunun hayal olduğu yorumları yapıldı... 2010 yılındaki ihalede Türk Telekom ile yarışan Digiturk, sezonluk 321 milyon Dolar vererek yayın haklarının sahibi oldu. TRT’nin aldığı B, Türk Telekom’un sahibi olduğu C paketleriyle birlikte bu rakam 350 milyon Dolar’ı geçti. Aziz Yıldırım’ın ortaya attığı ‘hayal’ denilen rakama büyük ölçüde yaklaşıldı. Sarı-Lacivertli Kulübün Başkanı’nın bir an önce reforma gidilmesi gerektiğini söylediği menacerlik sistemi için de TFF çalışma yapıyor. Önümüzdeki aylarda menacerlik için yeni kriterler getirilmesi bekleniyor.

(Fanatik)


Ne nankörüz abi, Ay den önce Türkiye de futbol çok amatör şartlarda oynanıyordu, hatırlarım Sami yende kale direkleri yoktu. İki taş koyar kale yaparlardı, Ay den önce 3 korner 1 penaltı idi. ( Gerçi penaltı konusu ve Ay yanyana gelince komik oldu) Türkiye'ye futbolu Ay getirdi.
 
Ne nankörüz abi, Ay den önce Türkiye de futbol çok amatör şartlarda oynanıyordu, hatırlarım Sami yende kale direkleri yoktu. İki taş koyar kale yaparlardı, Ay den önce 3 korner 1 penaltı idi. ( Gerçi penaltı konusu ve Ay yanyana gelince komik oldu) Türkiye'ye futbolu Ay getirdi.

Bak ben de bir öngörüde bulunayım;

Mesela bu sene bir tane şampiyon takım çıkacak. Mesela futbolu topla oynayacaklar. Ha mesela ben bir gün öleceğim. Şu an saat öğle 1. Mesela 5 saat sonra akşam 6 olacak.

Bakın yazın bi kenara. Bir zaman sonra haklı olduğum ortaya çıkacak. Belki şimdi burun kıvırıyorsunuz ama o zaman gelince hepiniz utanacaksınız.

Vay be " Ahmet Kolkoparan hakketen haklıymış" diyeceksiniz
 
Aziz Yıldırım ne derse o

tsn_haber_detay.asp



Yabancı kuralı, yayın gelirlerinin artırılması, yayın ihalesini kulüplerin yapması... Aziz Yıldırım tüm bunları yıllar önce gündeme getirdi.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım söylediğinde tepkiyle karşılanan söylemleri, yıllar sonra bir bir hayata geçirilmeye başlandı.


Aziz Yıldırım’ın 1998 yılında Fenerbahçe başkanlığı koltuğuna oturması, Türk spor tarihinin dönüm noktalarından biri oldu. Sivri kişiliği, sert demeçleriyle gündemden düşmeyen Yıldırım, yaptığı radikal önerilerle de zaman zaman tepki çekti. Ancak o dönem başkan Yıldırım’ın eleştiri oklarının hedefi haline gelmesine neden olan önerileri, şimdi bir bir hayata geçiyor. Hem de ‘devrim’ olarak nitelendirilerek...

Yabancı futbolcu sayısı

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, futbolda yabancı oyuncu sayısının serbest bırakılması yönündeki görüşünü 2000’li yılların ilk döneminde ortaya attı. 2005 yılından itibaren ise bu görüşünü yüksek sesle dile getirmeye başladı. Ancak o dönemde bu fikre diğer kulüpler şiddetle karşı çıktı. Bunun gerçekleşmesi halinde milli takımın biteceği öne sürüldü. Yıldırım ise kendisine karşı yapılan çıkışların, ekonomik olarak rakiplerinden güçlü olan Fenerbahçe’nin kadrosunu iyice güçlendirip farkı açmasından duyulan endişeden kaynaklandığını savundu. Sonuç olarak 2014’te tüm kulüplerin desteğiyle, önümüzdeki sezondan itibaren gerekli kriterleri yerine getiren her takımın kadrosunda 14 yabancı bulundurabileceği yönünde kural değişikliği yapıldı.

Yayın ihalesi konusu

Aziz Yıldırım, yıllardır Süper Lig’deki yayın ihalesini Kulüpler Birliği’nin yapması gerektiği görüşünü savundu. Zaman zaman ezeli rakipleri de bu fikre sıcak bakan beyanlarda bulunsa da Yıldırım beklediği desteği bulamadı. Buna rağmen Kulüpler Birliği Başkanı olduğu 2008 yılından itibaren bu konuda çalışmalar yaptı. 2011 senesinde, “Futbol kulüplerinin yapısal ve işlevsel sorunları ve çözüm önerileri” adı altında bir taslak hazırladı. Yayın ihalesi konusunun da içinde bulunduğu bu taslak TFF’ye sunuldu ancak dönemin federasyon başkanı Mahmut Özgener tarafından kabul görmeyince rafa kalktı. Aradan yıllar geçti. Önceki gün Kulüpler Birliği Başkanı Göksel Gümüşdağ, ‘tarihi’ olarak nitelendirdiği, “Yayın ihalesinin kulüpler tarafından yapılması” projesini kamuoyuna duyurdu.

Yayından tarihi gelir

Türk futbolunun en büyük gelir kaynağı, yayın ihalesi... Aziz Yıldırım, maç yayınlarının çok daha yüksek ücretlerle pazarlanabileceğini ve bu sayede kulüplerin gelirinin çok daha yüksek olacağını söyledi. Hatta, “400 milyon Dolar” diyerek rakam bile verdi. Diğer tüm takımlar buna destek verse de, “Keşke Yıldırım’ın sözleri gerçekleşse. Ancak Süper Lig için kim o kadar yüksek bedeller öder” sözleriyle bunun hayal olduğu yorumları yapıldı... 2010 yılındaki ihalede Türk Telekom ile yarışan Digiturk, sezonluk 321 milyon Dolar vererek yayın haklarının sahibi oldu. TRT’nin aldığı B, Türk Telekom’un sahibi olduğu C paketleriyle birlikte bu rakam 350 milyon Dolar’ı geçti. Aziz Yıldırım’ın ortaya attığı ‘hayal’ denilen rakama büyük ölçüde yaklaşıldı. Sarı-Lacivertli Kulübün Başkanı’nın bir an önce reforma gidilmesi gerektiğini söylediği menacerlik sistemi için de TFF çalışma yapıyor. Önümüzdeki aylarda menacerlik için yeni kriterler getirilmesi bekleniyor.

(Fanatik)

Ana akım medya organları, zübük ve bu şikeciyi yalayacağım diye şekilden şekile giriyorlar :D Şerefsizlik parayla değil ki ağabey adım başı karşılaşıyorsun memleketimde :red: Hatta onu bırak kendi Başkan'ın ve Yönetim'in yedi aynı b.ku :(
 
Geri
Üst Alt