Ünal Aysal | Başkan (2011-2014) (ARŞİV)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Fatih Terim gerçek Galatasaraylı olsaydı 2 yıllık sözleşmeyi imzalar Galatasarayı bu kadar yıpratmazdı.

Ama onun derdi Galatasaray değilki Onun derdi egoları. Dünya kupasında Milli takımı çalıştırmak istiyor. Onun işine geldi istifa etse Seyirci bizi yarı yolda bıraktı diyecekti. Süreci buraya getirdi Yönetim işine son vermek zorunda kaldı bir taşla iki kuş vurdu. Milli takım cepte Galatasaraya dönüş cepte

he ya dunya kupasi camiyi gecince solda zaten:)





-FR-
 
Bazen insanın şeytanın avukatlığını yapası geliyor :



Şimdi:

Terim: zaten dünya kupası + milli takım olayını daha çok istediğini defalarca belli etti mi... (Basın toplantıları, sözleşme konusu, TFF kargalarının yaptığı yorumlara cevap vermemesi vs.) ------ ETTİ.

Başkan: Terim le anlaşamıyorum tek adam olmalıyım bunun için kurumsallaşma ayaklarına takımın ve camianın içine etti mi (Sözleri, davranışları, kararları, hareketleri) ------- ETTİ.



Acaba diyorum bu iki egoist anlaşmış olmasın bu işte. Baksanıza alan memnun satan memnun biri ha bire sallıyor diğeri hiç sesini çıkarmıyor. AL TAKKE VER KÜLAH....



GALATASARAYım mı? O iki EGOİST in umrunda mı?



Ruh hastası yapacak bu iki egoist şahıs beni....
 
he ya dunya kupasi camiyi gecince solda zaten:)





-FR-

Biz biliriz o megalomanlığı Galatasaray Hocasıyken hiç Başbakanla konuşmuş mu? Şimdi Türkiyede aranan adam...

Fatih Terim kariyerini Galatasarayda yaptığı için bu kulübe mal oldu. Çocuklukta hangi takımı tuttuğunu asla bilemeyeceğiz. Kariyeri Galatasaray olduğu için bu konumda... Galatasaraya lazımken Cansun gitti kabul etmedi Polat gitti kabul etmedi daha çok uygun fırsatları kollayan bir adam Hop Milli takıma sıçradı...
 
Biz biliriz o megalomanlığı Galatasaray Hocasıyken hiç Başbakanla konuşmuş mu? Şimdi Türkiyede aranan adam...

Fatih Terim kariyerini Galatasarayda yaptığı için bu kulübe mal oldu. Çocuklukta hangi takımı tuttuğunu asla bilemeyeceğiz. Kariyeri Galatasaray olduğu için bu konumda... Galatasaraya lazımken Cansun gitti kabul etmedi Polat gitti kabul etmedi daha çok uygun fırsatları kollayan bir adam Hop Milli takıma sıçradı...

hoooppp dunya kupasi





-FR-
 
Fatih Terim gerçek Galatasaraylı olsaydı 2 yıllık sözleşmeyi imzalar Galatasarayı bu kadar yıpratmazdı.

Ama onun derdi Galatasaray değilki Onun derdi egoları. Dünya kupasında Milli takımı çalıştırmak istiyor. Onun işine geldi istifa etse Seyirci bizi yarı yolda bıraktı diyecekti. Süreci buraya getirdi Yönetim işine son vermek zorunda kaldı bir taşla iki kuş vurdu. Milli takım cepte Galatasaraya dönüş cepte



Olaya sadece sözleşme ve milli takım odaklı bakıyorsunuz. Bizi bu duruma getiren 10'larca neden var. Milli takım olayı sadece işin kaymağı.Bizde sorunlar milli takım olayıyla başlamadı ki geçen seneden beri mevcuttu. Yönetimde Fatih Terim ile çalışmak istemeyenlerin olduğunu biliyoruz. Fatih Terim de bunu biliyordu. Kaldı ki eğer 2 senelik sözleşmeyi imzalasaydı Galatasaray'da kesinlikle uzun dönem çalışacağının garantisi var mıydı ? Bence yoktu çünkü sezon başında Fatih Terim'e yakın isimler de gönderildi. Yani bir bakıma yalnızlaştırıldı.Gönderilmek için bir neden aranıyordu ve o neden de oldu. Sözleşme meselesinde de başkan "sözleşme için acelemiz yok" derken bir anda 2 senelik sözleşme önerdi. Puzzle'ı birşleştirirseniz ayrılık sebebinin Ünal Aysal ile Fatih Terim arasındaki şiddetli geçimsizlik ve kan uyuşmazlığından olduğunu görürsünüz ama kafayı siz sadece bir noktaya odaklıyorsunuz. O noktaya bizi getiren ana sebebi veya sebepleri gözardı ediyorsunuz.



Fatih Terim penceresinden de baksanız olaylara,biraz empati yapsanız tek suçlu olmadığını görürsünüz.İşyerinizde sizi sevmeyen yöneticiler varsa ve kendinizi yalnız hissediyorsanız biraz kendinizi de düşünmeniz lazım. Bunlar profesyonel adamlar biraz da, duygusal noktaları bizim gibi değil ve olmaması da olağan zaten normalde. Bizim gibi salt taraftar mantığıyla bakmıyorlar.Fatih Terim'in hataları da var bunu inkar etmiyorum. Özellikle son dönemlerdeki çocuksu davranışlarda.Sanırım Demirören ile o kareler çoğu kişiyi rahatsız etti.



Ha bundan sonra umarım başkan haklı çıkar, yeni gelen teknik direktör de kısmen rahat bir çalışma ortamı bulur. Bu kavga bitmediği sürece yarını da kaybedeceğiz yoksa. Terimciler-Aysalcılar cephesi gibi 2 cephe yerine Galatasaray cephesinden bakmak lazım olaylara artık.
 
Bazen insanın şeytanın avukatlığını yapası geliyor :



Şimdi:

Terim: zaten dünya kupası + milli takım olayını daha çok istediğini defalarca belli etti mi... (Basın toplantıları, sözleşme konusu, TFF kargalarının yaptığı yorumlara cevap vermemesi vs.) ------ ETTİ.

Başkan: Terim le anlaşamıyorum tek adam olmalıyım bunun için kurumsallaşma ayaklarına takımın ve camianın içine etti mi (Sözleri, davranışları, kararları, hareketleri) ------- ETTİ.



Acaba diyorum bu iki egoist anlaşmış olmasın bu işte. Baksanıza alan memnun satan memnun biri ha bire sallıyor diğeri hiç sesini çıkarmıyor. AL TAKKE VER KÜLAH....



GALATASARAYım mı? O iki EGOİST in umrunda mı?



Ruh hastası yapacak bu iki egoist şahıs beni....



O kadar değildir belki ama ikisi de mevcut şartlarda birbirleriyle çalışmaktan memnun değildi ve milli takım olayı bi nevi dertten kurtardı. Yalnız ben şuna inanıyorum eğer Fatih Terim anlaşabileceği bir yönetim ile olsaydı iş daha farklı olurdu veya yönetim anlaşabileceği bir teknik direktörle olsa izin vermezdi bu duruma.Bu işten zararlı çıkan veya çıkacak kısa vadede Galatasaray oldu maalesef,uzun vadede zaman gösterir.Daha çok zarar görmemek için medyada falan demeç vermeyi bir kenara bırakıp,işimize bakmamız gerekiyor. Futbolculardaki konsantrasyon yerin dibinde...
 
O kadar değildir belki ama ikisi de mevcut şartlarda birbirleriyle çalışmaktan memnun değildi ve milli takım olayı bi nevi dertten kurtardı. Yalnız ben şuna inanıyorum eğer Fatih Terim anlaşabileceği bir yönetim ile olsaydı iş daha farklı olurdu veya yönetim anlaşabileceği bir teknik direktörle olsa izin vermezdi bu duruma.Bu işten zararlı çıkan veya çıkacak kısa vadede Galatasaray oldu maalesef,uzun vadede zaman gösterir.Daha çok zarar görmemek için medyada falan demeç vermeyi bir kenara bırakıp,işimize bakmamız gerekiyor. Futbolculardaki konsantrasyon yerin dibinde...



Kesinlikle.. İlk yapılacak iş de kim gelirse gelsin TD sahip çıkmalı ve bu konuları artık kapatmalıyız mayıs sonuna kadar....
 
Bu adama egosu yüzünden kovdu diyorlar ya şaşırıyorum.Arkadaş patrona iş yerinde 3 gün diklen bakalım noluyor.Bunun egoyla ne alakası var.Ast üstünü bilecek.Aysal'ın da egosunun terim kadar yüksek olduğunu sanmıyorum.Bir kere bile terim gibi kabadayılık yapmamıştır.Kimseyi terslemez.Adam açık açık terim bize ilkokul orta okul lise okutur üniversite okutamaz diyor ve haklı.Sneijder ve drogba alınmasaydı geçen sene hayatta şampiyon olamazdık.Terim'in sistemi kilitlenmişti zira.umut burak ikilisi top tutamıyordu zırvalıyorduk sahada.Terim'le türk liginde etkilisindir ama asla dünya takımı olamazsın adam 6 kere katıldı hala öğrenemedi ŞL'de nasıl oynanacağını.Bu sezon sürekli ilk 45 dakika'yı çöpe atıyor.Forumdaki hasan hüseyin anladı çift forvetle olmadığını terim anlayamadı.Ne sistem var ne bişey.Alaylı hoca ile buraya kadar bize mektepli hoca gerek.Terim'in cimboma kattıklarının 10 katını cimbom ona kattı.İki sene önce gelmese kariyeri ölüyordu farkında mısınız?Milli takımdan şutlanmış alan falan yok.Sayemizde kariyeri topladı.Transfer fiyaskoları,öğretilemeyen defans ofans taktikleri duran top sorunu.Maç sonu suçu topçulara atma.2-3 yılda bir fix fark yeme 5li 6'lı.Aysal sadece futbolda değil baskettede şampiyon yaptı bizi kaç sene sonra.Bu adam yerine adnan öztürk'ü isteyenlere allah akıl fikir versin.Size başkan değil şovmen lazım.Uvv panpa bak öztürk nası laf koymuş abooov.Ba ba ba öztürk'üme bak be taşı gediğine koydu be.Yok başkanlık kriteriniz buysa mis gibi okan bayülgen var gençler onu başkan yapalım.Cem yılmaz da eş başkan olur paso laf çakmalı muhteşem bir yönetim anlayışına sahip oluruz değil mi?Fatih altaylı'nın muhalefet etmesi bile bu adama güvenmek için başlı başına bir sebep.Sürekli sponsor yağıyor farkı açıyoruz ve bu başkanın gitmesini en çok tüpçü ile aziz ve medyaları istiyor sizde çanak tutun aferin.Bu arada başbakan da istiyor bakarsınız hatırlı dostları sokuvermiş araya o da nesi terim de isteyivermiş malum kırmaz başbakanı.
 
En az 3 yıl imzalar yeni T.D. Hele bir de Mancini falan gelirse bu yabancı sınırıyla ne olacak bilemem,adam bakacak kadroya 10 yabancı "ee ben 6'sını mı oynatacağım,diğerleri neden var?" diye sorar.Çünkü adamın Türk futbolcuları tanıması ve konumlandırması bile ayrı bir sorun olacak.Zaten genelde yabancıların başarılı olma şansı az oluyor bu garip ülkede ve tazminatı alıp gidiyorlar sözleşme süresini tamamlamadan. Bu tip işlerin işte sezon başı falan yapılması gerekiyor.Ünal Aysal'ı eleştiririm burda ben işte. Risk aldık bana göre.Tutması dileğiyle...
 
Bugün Aysalı yıpratmak için eski yöneticiler devrede. Mesela Fatih Terimin en büyük destekçisi Aziz Üstel : Yıllar önce kendi yöneticiliği zamanı Fatih Terim Galatasaraya yakışmıyor diyen Aziz Üstel



05.06.2000
Anasayfa

Son Dakika

Haber İndeksi

Yazarlar

Günün İçinden

Politika

Ekonomi

Dünyadan

Spor

Magazin

Sabah Künye

Sofra

Bizim City

Sizinkiler

Para Durumu

Hava Durumu

İstanbul

İşte İnsan

Astroloji

Reklam

Sarı Sayfalar

Arşiv

E-Posta



Win-Turkce US-Ascii

© Copyright 2000

MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Fatih'i yollayın!


Terim'in Avrupa'dan teklif aldığına inanmayan ve Aziz Üstel'in başını çektiği grup, "Fatih G.Saray'a hiç yakışmıyor" diyordu

Fatih Terim'in G.Saray yönetiminde en çok başını ağrıtan isim asbaşkan Mehmet Cansun oldu. Medyada iki taraf birbirine komplimanlar yağdırsa da, kapalı kapılar ardındaki gerçekler gizli bir çekişmenin izlerini taşıyordu.



Tarih: 14 Ekim 1999... Cansun'un G.Saray Divan Kurulu'nda sarfettiği "Fatih çok dik adam. Onunla geçinmek gerçekten zor. Hiçbir yönetim, antrenörünü böyle yüceltmedi" sözleri ikili arasındaki yangının ilk kıvılcımı oldu. Cansun, ertesi gün gazetelere bakınca devirdiği çamın farkına vardı. Haberi yalanlamaya çalıştı ama sözleri tutanağa geçtiği için kıymeti olmadı.



Şampanyası elinde kaldı

Cansun'un bu çıkışı Terim'i çok rahatsız etti. Hemen ertesi gün Almanya'da 2-0 kazanılan Borussia Dortmund maçından sonra, yönetim Florya'da bir eğlence tertip etti. Bir kasa şampanyayı sırtlayan Cansun, hatasını tamir etmek için soluğu Florya'da aldı. Hedefi Terim'in gönlünü okşamaktı. Ama futbolcular eğlenceye katılmasına karşın, Terim ısrarlı davetlere itibar etmedi, arabasına atlayıp evinin yolunu tuttu.





Günler içinde Cansun ile Terim arasındaki buzlar erimeye başladı. Ta ki 18 Aralık'taki Denizli maçına kadar... 4-2 kazanılan maç sonrası, Terim İstanbul'a takımla değil, Mehmet Cansun'un özel uçağıyla döndü. Bu olağan bir durum değildi. Belli ki, bazı özel konular masaya yatırılacaktı.



Uçakta Cansun ile Terim'in dışında, yöneticilerden Ali Dürüst ile Celal Gürcan da vardı. En önemli gündem maddesi ise Hagi'nin gönderilmesiydi. Terim, takımın Şampiyonlar Ligi trenini kaçırdığından bahsetmiş, Romen yıldıza gelecekteki planlarında yer vermediğini dile getirmişti. 9 bin metrede açılan bu gizli dosyalar, 6 gün sonra basında yer aldı. Çılgına dönen Terim, o akşam televizyon kanallarını teker teker dolaşarak bu haberi yalanladı. Ama haberin doğru olduğunu uçaktaki 4 kişi de biliyordu.



9 bin metredeki itiraflar

Terim'in yaptığı araştırmalar sonucunda adres yine Cansun'u gösteriyordu. Terim, Cansun'a bu sefer daha sert tavır aldı. Yönetici Celal Gürcan'la da uzun süre konuşmadı. İmparator, en son geçen haftaki Fiorentina seyahatinde SABAH muhabiri Gökmen Özdemir'e haberin doğruluğunu itiraf ederken, "Biz fikir jimnastiği yapıyorduk. Bunu basına vermek çok ayıp. Ben takımımın dağılmasını engellemek için herşeyi yaptım" demeyi ihmal etmedi.





Artık ipler gerilmişti. 28 Mart'ta Murat Beyazıt'ın evindeki Terim-Süren zirvesinde konu yine Cansun'a geldi. Terim, "Benim hakkımda çok ileri-geri konuşuyor. Bu kadar çalıştım, didindim. Hâlâ onlara yaranamadım" diyerek Cansun'u sert biçimde şikayet etti. Hoca, sağda-solda kendisi için yapılan "G.Saray'dan ayrılsa sudan çıkmış balığa döner. Onu G.Saray yarattı. Şimdi G.Saray'ın önüne geçmeye çalışıyor" suçlamalarını duymuş ve çok kızmıştı. Süren, yine fren görevini yapıp "Onları boşver, tek muhatabın benim" diyerek krizi erteledi.



İddialara göre ise, Dortmund maçı sonrası Mehmet Cansun hocasının bir kez daha gönlünü almak için kendisine son model bir AlfaRomeo hediye etmek istedi. Bu, bir anlamda "Aramızdaki tatsızlıkları unutalım" demekti. Terim, ne hediyeyi kabul etti, ne de Cansun'un "ataklarına karşılık verdi!"



Gerginlik tırmanıyordu. Bu sefer de 3 Nisan'daki seçimde Cansun'un yönetime soktuğu Aziz Üstel, Terim'e bombardımana başladı. Her yerde, her fırsatta Terim'i eleştiriyor, "Bu adam G.Saray'a yakışmıyor. Onu göndermemiz şart" diyordu. Bu da Terim'in kulağına gitti. Ancak Üstel-Cansun yakınlığını bildiğinden, bu duruma hiç şaşırmadı, Üstel'i de muhatap almamaya çalıştı.



Terim'in kafasında G.Saray'dan ayrılma fikri iyiden iyiye canlanmaya başlamıştı
 
futboldan anlamaz fakat futboldan anlayanı anlar



BAŞKANIMIZ ÇOK YAŞASIN





-Tapatalk-
 
Fatih Terim'i sadece hoca olarak gören zihniyet yüzünden hep zaten saçmaladık.



Fatih Terim= ortalamanın üzeri bir hoca profili ( taktik, teknik, oyun içi manevra kabiliyeti anlamında)

Fatih Terim= medya gücü

Fatih Terim= dünyada en iyi motive eden 2-3 T.D'den biri

Fatih Terim= en az bizim kadar Galatasaray'lı

Fatih Terim= Florya da haftanın en az 3-4 günü 15-20 saat arası mesai yapmaktan zevk alma

Fatih Terim= oyuncuların karşısında saygısından diz çöktüğü bir karizma (en azından bütün Türk oyuncuların Fenerbahçe'li oyuncuların bile hele ki en azılılarından Volkan, Gökhan, Caner gibi adamların el pençe duruşu çok şey anlatmıyor mu zaten)



Eğer bunları görmezden gelip onu kovma cesaretini gösteriyorsan kusura bakma kardeşim elbette eleştirilirsin. Bundan sonrA Kİ SÜREÇTE eğer bu kulübe kulübü en az onun kadar benimseyip, oyuncusunu kendine o kadar bağlayan, saha içi karizması tartışılamayacak, medya da bütün eblekleri susturacak ve gereken ayarı verecek, teknik bilgisi en az onun kadar ve daha yüksek birini getirip önümüzde ki 3 sezonda EN AZ 2 ŞAMPİYONLUK VE CL'DE SÜREKLİ 2.TUR VE ÖTESİNİ KOVALAYAN BİR TAKIM OLUŞTURMAZSAN- BAŞARI SENİN DEĞİL GÖNDERDİĞİNİN DEMEKTİR.



Büyük BAŞKAN EĞER BİRAZ DEDİĞİNİZ GİBİ İSE DİRENİR VE MAYIS'TA İLK SEÇİM OLASILIĞINDA KAÇMAZ VE BU DEDİKLERİMİ YAPAR.AMA GİDECEK, HEM DE MADDİ-MANEVİ BERBAT EDEREK GİDECEK.

dikkat et renkdas carpilabilirsin
 
Büyüksün başkan futbolcuların çileğinden sonra teknik direktörlerin de çileklerini getirmeye başladı (gerçi daha iyileri de vardı ama :D )
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt