Ünal Aysal | Başkan (2011-2014) (ARŞİV)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Bir fark var ama . terimi hic sevmem fakat terim aysal disinda baskanliginda da elinden geldigi kadar basarili olmustur , milli takimda da , eskiden bizde de ...aysal ise terimden sonraki denemelerinde dikis tutturamadi , tam cokus donemine girdik italyanlarla

zaten konu bu ikili degil, yerlerine yenilerini cikaramayisimiz
 
Acikca söylemek gerekiyorsa, sahada bir basari kazaniliyor ise, en son umrumda olan o koltugunda yaylanan yönetici olur. Türkiye´de taraftarlik futboldan ziyade, magazinsel. Mantiken sudur. En basinda sana o basarilari saha icindekiler kazandiriyor. Onlar oynuyor, onlar terliyor, onlar atiyor, onlar yiyor. Futbolun yildizi, yöneticiler degil. Ama bizde yildiz yada capsiz baskan oluyor.
Türkiye'deki taraftarlıktan ziyade kulüplerin yönetiliş biçimiyle alakalı bana kalırsa. Taraftara yön verenler kulüplerdir diye düşünüyorum. Aynı zamanda tam olarak da katılmıyorum. Başarılı olduğumuz dönemde Terim ve futbolcular, Aysal'dan daha "yıldız"dı. UEFA döneminde de öyle. 2000'in Galatasaray'ındaki en önemli isimleri herhangi bi Galatasaray taraftarı saysa, Faruk Süren ilk 10'da belki yer bulur mesela.

Ayrıca başarıları saha içindekilerin kazandırdığı konusunda herkes hemfikir. Ancak Fatih Terim'in Demirören ile olan "gönül bağı", Selçuk'un 1.5 sezon harici top oynamaması gibi etkenler nedeniyle tepki toplamaları pek anormal değil. Aysal durumu biraz daha farklı bence. Başarılıydı, başarısız oldu ve gitti. Bunun üzerine yerine daha kötüsü geldi. Ve Aysal kendisini destekleyenlere göre kulübe herhangi bi yamuk yapmadı, yalnızca başarısız oldu. Bu "nefret edilen" kişiler için aynı durum geçerli değil.

Bu arada koltuğunda yaylanan yöneticinin payını da küçümsediğini düşünüyorum. Ordaki yönetici doğru hamleleri yaparsa başarı gelir (Aysal-ilk ekibi-Terim birlikteliği), yanlış hamleler yaparsa (Aysal-2. ekibi-Terimsiz dönem) başarısızlık gelir.
 
Iste hangisi once oldu bilemiyoruz

yani aysal terimden kurtulma projesi uygulayip o secimi filan yapti da terim sonrasinda milli takima gitti

yoksa terim o teklifi degerlendirmek icin baskanin otoritesini hice saydi

bunu bilemiyoruz

Sinan kardeş, sen bu kulübe niye üye oldun ve niye devam ettiriyorsun?. Samimi olarak soruyorum; bu tür iletilerini okuyup da gerçekten kongre üyesi olduğundan şüpheye düşmemek elde değil!....

Aysal' ın en başından beri Terim' den hazzetmediğini, 'Koalisyon yönetimi' nin dayatmasını kerhen kabullendiğini, kendisinden ilk fırsatta kurtulmak istediğini Dünya Alem biliyorken, farkında olmayan müstesna kişilerden biriydin demekki?!...N' oldu?, yurtdışı gezilerinin arasında Türkiye' ye uzun süre uğrayamadın mı o dönemler, ıssız bir adada mahsur kaldın da Dünya ile iletişimin mi koptu?...

Bunları Mancini tercihine kadar net Aysal' dan yana tavır koymuş biri olarak yazıyorum, kulübün içinde bulunduğu şartlara en uymayacak bir TD profiliydi zira. Yine Polyannacı tarafım ağır bastı, ''FFP den sıyrılmanın da bir yolunu buldu herhalde'' diye umdum, yanıldığımı görmem uzun sürmedi; TD lüğünü beğenmem ama ''Hass....'' in en kibarcasını çekip gitti, adam oğlu adamdır...

Türkiye' de her alanda tek adam sistemi geçerlidir, kulüpler bakımından ise realite daha bile keskindir. Dürüst-Öztürk-Albayrak' ı ''Arkadaşlar yoruldu'' uyduruk bahanesiyle bertaraf etmesine ses etmedim, özellikle Ali Dürüst' ün gerekliliğine çok inanmama rağmen üstelik; rahat çalışabileceği kaliteli bir ekip kurmasını ummuştum ki 'yok' hükmünde bir ''Evet efendim'' ci topluluktu oluşturabildiği. Neyse dedim, zaten her durumda başkanın dediği oluyor, bildiğini yapsın; sonraki süreçte, bırakana bir halt bilmediğini ispatladı işte...

Terim ile ayrışma noktasında da kendisini destekledim, Terim' in kadro planlamasını beğenmiyor, gidişatı iyi görmüyordum zaten. Terim' in ayrılığına çanak tutar hallerini görüp, mutlaka bir planlama yapmıştır diye umuyordum bu defa. Öyle bir planlamasının olmadığını da görmüş olduk sonraki süreçte. UEFA' ya ağır taahhütlerde bulunduğu bir dönemde, her daim ''Transfer TD ü'' diye tanımladığım Mancini' yi, afaki ''Proje'' vaadleriyle kandırması net skandal bir yöneticilik hikayesidir. Daha da acı olanı, Mancini' den önce Mustafa Denizli ile görüşmesi ve yaptığı teklifin kabul edilmemesidir, bizzat kendi ifadesidir. Sevenlerinden mesela Can Büyük bu son cümleme ne der, nasıl bir vizyon kıvılcımı atfeder acaba?!...
 
Türkiye'deki taraftarlıktan ziyade kulüplerin yönetiliş biçimiyle alakalı bana kalırsa. Taraftara yön verenler kulüplerdir diye düşünüyorum. Aynı zamanda tam olarak da katılmıyorum. Başarılı olduğumuz dönemde Terim ve futbolcular, Aysal'dan daha "yıldız"dı. UEFA döneminde de öyle. 2000'in Galatasaray'ındaki en önemli isimleri herhangi bi Galatasaray taraftarı saysa, Faruk Süren ilk 10'da belki yer bulur mesela.
Ayrıca başarıları saha içindekilerin kazandırdığı konusunda herkes hemfikir. Ancak Fatih Terim'in Demirören ile olan "gönül bağı", Selçuk'un 1.5 sezon harici top oynamaması gibi etkenler nedeniyle tepki toplamaları pek anormal değil. Aysal durumu biraz daha farklı bence. Başarılıydı, başarısız oldu ve gitti. Bunun üzerine yerine daha kötüsü geldi. Ve Aysal kendisini destekleyenlere göre kulübe herhangi bi yamuk yapmadı, yalnızca başarısız oldu. Bu "nefret edilen" kişiler için aynı durum geçerli değil.
Bu arada koltuğunda yaylanan yöneticinin payını da küçümsediğini düşünüyorum. Ordaki yönetici doğru hamleleri yaparsa başarı gelir (Aysal-ilk ekibi-Terim birlikteliği), yanlış hamleler yaparsa (Aysal-2. ekibi-Terimsiz dönem) başarısızlık gelir.

Kücümsemekten ziyade, cok umrumda degil acikcasi. Ben bu sporu yöneticiler icin izlemiyorum. Bizde öyle degildi zaten, ama öyle olmaya basladi. 2000-2008 arasi bir Aziz Yildirim özentisi mi diye düsünüyorum bazen, güclü herseyi alan veren, baskan profili mi aceba diye.

Bir yönetici ayni zamanda tamamen kulübün imkanlarina bagli, eger kendisi para pompalamiyor ise. Normal sartlar altinda, yönetimin basarili ve basarisizlikta aktif bir payi yok saha icinde. Ama taraftara hep bu inandirildigi icin, algi sistemleri farkli calisiyor. Yarardan ziyade, görevini yapmayan, yada fazla insiyatif alarak zarar vermek mümkün aslinda sadece.

Aysal´in son senesinde zaten FFP kiskacina girdik. Basari yine olur, yada olmaz. Ama transfer konsunda bu aysali da cok ciddi etkiledi. Iki yildir da kiskacindayiz, ancak bu sene yeni cikabildik ama bu gidis ile yine gierecegiz.

Bana göre Aysal kulübe ve tarihine, gelecegine cok büyük yanlislik yapti. Bunu da sistem hatasina bagliyorum, bu yüzden kulübün icinden gecmemis bir adami Baskan yapmazsin. Kulübün ic dinamiklerini bilen, tarihine saygisi olan, yapacaklarinin nereye varabilecegini kestirmis bir insan, asla Fatih Terim´i itibarsizlastirip, gönderme hatasina düsmezdi.

Aysal´in Terim karari tamamen sportifti. Hem karakter olarak sevmiyordu, hemde kadroyu cok iyi görüp, hocayi yeteriz buluyordu. Terim´in Demirören ile calismasini önce Aysal, sonra Terim kabul etti. Terim kovulunca, Milli takim ile daha 4 aylik sözlesmesi bulunuyordu. Bu sartlar altinda teklif geldigi vakit, Milli takim ile devam etmeyecek hic bir hoca yok. Adam zaten kulübün, yani Ünal Aysal´in resmi onayi ile orada calisti.
Yani Demirören-Terim olayi hem sportif, hemde manevi hasari örtmek icin bir kiliftan fazlasi degil. Bir örtü sadece.

---------------------------

Badem gözlü olayi var tabi bir de. Selcuk Inan 14/15 sezonu sonrasi Leicestere gitseydi, mesela senlik olurdu.
 
Son düzenleme:
Yine Polyannacı tarafım ağır bastı, ''FFP den sıyrılmanın da bir yolunu buldu herhalde'' diye umdum, yanıldığımı görmem uzun sürmedi

Acikca söylemek gerekirse, bende aynisini düsünüyordum. Terim konusunda gözümde yaptigi affedilmez hata bir yana, ben o FFP anlasmasini resmi olarak duyurana kadar, yönetici olarak en önemli görevini dogru yapip, kulübü mali olarak cevirebildigine inaniyordum. O yüzden transfer maaliyetleri de cok umrumda degildi o dönemler.
Kulüp 2 yildir basarili, ama yönetim 2 yildir uyumus resmen. O sürec icinde riva, yada hotel gibi birsey degerlendirilseydi, farkli seyler konusuyor olabilirdik.
Yine ancak, basarisiz bir dönemde yapiliyor bunlar, yilana sarilir gibi. Esas basariliyken, mali alt yapi kurulmaliydi. Yönetimin asil görevi budur.
 
@Mustafa Canaslan abi anladığım kadarıyla Ünal Aysal'a Trump ve Putin'in ortaklaşa operasyon yaptığını ve Florya'yı yemek istediklerine inanmıyorsun sen?

Somut deliller, sağlam argümanlar ortaya konabilirse buna dahi inanabilirim; itiraf edeyim, bazen gereğinden de fazla objektif davrandığımı düşündüğüm oluyor doğrusu...

Forumda bu dediğin minvalde hemen bir senaryo uydurup, ilk kendisi inanabilecek yapıda bir yöneticimiz var mesela, isminden bahsederek bulaşmak istemem. Kınamak olmaz, tedavisi en zor hastalıktır, şifa dilemek düşer...
 
Somut deliller, sağlam argümanlar ortaya konabilirse buna dahi inanabilirim; itiraf edeyim, bazen gereğinden de fazla objektif davrandığımı düşündüğüm oluyor doğrusu...

Forumda bu dediğin minvalde hemen bir senaryo uydurup, ilk kendisi inanabilecek yapıda bir yöneticimiz var mesela, isminden bahsederek bulaşmak istemem. Kınamak olmaz, tedavisi en zor hastalıktır, şifa dilemek düşer...

Siyaset eger kendi adamini yerlestirmek istese, mevcut adami yipratmak, yada camiayi direk karsisina alacak hamle de bulunmaz. Fenerbahce´de delilleri ile birlikte aynen bunu yaptilar. Aziz Yildirim´a Operasyon cekildi. Nasil ? Cok güclü, ve zengin bir yönetim olusturuldu Aydinlar önderliginde. Bana kalirsa o degisim olsaydi, sportif acidan fenere cokta iyi gelirdi, cünkü Aziz Yildirim kulüpte basarili adam barindirmayacak kadar aklini yitirmis hale geldi 20 yilin sonunda.

Neyseki. Bunca destege, bilalin bizzat secimlere gitmesine ragmen kongre büyük oy farki ile Aziz Yildirim´i secti. Sonra da bulasmadilar bir daha.

Hükümetin yapacagi en baba operasyon da bu. Daha güclü bir alternatif yaratmak.
 
Acikca söylemek gerekirse, bende aynisini düsünüyordum. Terim konusunda gözümde yaptigi affedilmez hata bir yana, ben o FFP anlasmasini resmi olarak duyurana kadar, yönetici olarak en önemli görevini dogru yapip, kulübü mali olarak cevirebildigine inaniyordum. O yüzden transfer maaliyetleri de cok umrumda degildi o dönemler.
Kulüp 2 yildir basarili, ama yönetim 2 yildir uyumus resmen. O sürec icinde riva, yada hotel gibi birsey degerlendirilseydi, farkli seyler konusuyor olabilirdik.
Yine ancak, basarisiz bir dönemde yapiliyor bunlar, yilana sarilir gibi. Esas basariliyken, mali alt yapi kurulmaliydi. Yönetimin asil görevi budur.
Aslında önlem almaya çalıştı.
1-Sermaye arttırımı -engellendi
2-Riva projesi--------izin verilmedi
3-Store satışı 58 milyon euro- Dursun iptal etti.

Yine de çok da başarısız değildi fakat baktı ki her taraftan yıpratmaya çalışıyorlar ve çıkmaza girildiğini görünce en iyisini yaparak istifa etti.
Mesela gitmeseydi
1-%99.99 şampiyon olamazdık
2-1 önceki yıl Terim kalsaydı dahi %99.99 şampiyon olamayacaktık.
Bunlar benim gerek saha içi,gerek saha dışı faktörleri gözlemleyerek edindiğim kişisel görüşlerim.
Mesela Ali D. ve Abdurrahim A. yönetimden gönderildiği için kızdık,darıldık fakat o 2 isim şampiyon olduktan sonra neden Dursun yönetimiyle devam etmediler?
 
Aslında önlem almaya çalıştı.
1-Sermaye arttırımı -engellendi
2-Riva projesi--------izin verilmedi
3-Store satışı 58 milyon euro- Dursun iptal etti.

Riva projesi izini dogru degil. Hic bir zaman proje sunmadi, ama her daim yetkisi full donanimli vardi. Kullanmadi. Engellenir tabi, hala engelleniyor, o yüzden bedelli yapiyoruz. Ya bir indrigandi var, yada klassik Aziz Yildirim kurumlarda aleyhimize calisiyor. Bizim seyrantepe projesini de bizzat iki sene geciktirdi en az.


Yine de çok da başarısız değildi fakat baktı ki her taraftan yıpratmaya çalışıyorlar ve çıkmaza girildiğini görünce en iyisini yaparak istifa etti.
Mesela gitmeseydi
1-%99.99 şampiyon olamazdık
2-1 önceki yıl Terim kalsaydı dahi %99.99 şampiyon olamayacaktık.
Bunlar benim gerek saha içi,gerek saha dışı faktörleri gözlemleyerek edindiğim kişisel görüşlerim.
Mesela Ali D. ve Abdurrahim A. yönetimden gönderildiği için kızdık,darıldık fakat o 2 isim şampiyon olduktan sonra neden Dursun yönetimiyle devam etmediler?

Bire katiliyorum, ikiye katilmiyorum. Bence sampiyon olurduk. Hemde bastan itibaren Terim´in altina oymaya degil de, hocaya destek olarak hareket edilseydi, daha bile rahat. Bastan Iki A, yi yönetimden göndermeyerek mesela. Oradan sonra, büyük kopukluk oldu zaten, hep huzursuzluk hakimdi. Bir hocanin yönetime ragmen devam etmesi zor. Istenmedigin yerde calisamazsin.

Ali Dürüst ile Albayrak´a ayni terbiyesizlik yapildi. Geldiler, takim sampiyon oldu. Yine denildi ki, hic bir yönetici kürsüye cikmacayacak, birden paaat dursun kürsüye cikti.

En son bu karar alindiginda, bu adamlar arkadan vurulmustu. Bende art niyet arayip, o herifin yönetiminde calismazdim. Birde yakinligi var aysal ile... Galatasaray bir yana, ama kimse kendini kullandirmaz.
 
Son düzenleme:
Aslında önlem almaya çalıştı.
1-Sermaye arttırımı -engellendi
2-Riva projesi--------izin verilmedi
3-Store satışı 58 milyon euro- Dursun iptal etti.

Yine de çok da başarısız değildi fakat baktı ki her taraftan yıpratmaya çalışıyorlar ve çıkmaza girildiğini görünce en iyisini yaparak istifa etti.
Mesela gitmeseydi
1-%99.99 şampiyon olamazdık
2-1 önceki yıl Terim kalsaydı dahi %99.99 şampiyon olamayacaktık.
Bunlar benim gerek saha içi,gerek saha dışı faktörleri gözlemleyerek edindiğim kişisel görüşlerim.
Mesela Ali D. ve Abdurrahim A. yönetimden gönderildiği için kızdık,darıldık fakat o 2 isim şampiyon olduktan sonra neden Dursun yönetimiyle devam etmediler?
Aysal' ın son yönetiminde 2. Başkan olacakken, son anda mevzuat gereği, aidatını yatırmamış olduğu için yönetime giremeyen, yaptığı her işi yüzüne gözüne bulaştıran , nefret eetiğiniz Dursun Özbek yamuk yaptığı için olabilir mi acaba?. Hatta doğrudan Aysal' ın davasını gütmüş olması bile muhtemeldir. Aysal, seçimde tercihini net Dursun Özbek' ten yana belirtmişti ayrıca mesela...
 
Riva projesi izini dogru degil. Hic bir zaman proje sunmadi, ama her daim yetkisi full donanimli vardi. Kullanmadi. Engellenir tabi, hala engelleniyor, o yüzden bedelli yapiyoruz. Ya bir indrigandi var, yada klassik Aziz Yildirim kurumlarda aleyhimize calisiyor. Bizim seyrantepe projesini de bizzat iki sene geciktirdi en az.




Bire katiliyorum, ikiye katilmiyorum. Bence sampiyon olurduk. Hemde bastan itibaren Terim´in altina oymaya degil de, hocaya destek olarak hareket edilseydi, daha bile rahat. Bastan Iki A, yi yönetimden göndermeyerek mesela. Oradan sonra, büyük kopukluk oldu zaten, hep huzursuzluk hakimdi. Bir hocanin yönetime ragmen devam etmesi zor. Istenmedigin yerde calisamazsin.

Ali Dürüst ile Albayrak´a ayni terbiyesizlik yapildi. Geldiler, takim sampiyon oldu. Yine denildi ki, hic bir yönetici kürsüye cikmacayacak, birden paaat dursun kürsüye cikti.

En son bu karar alindiginda, bu adamlar arkadan vurulmustu. Bende art niyet arayip, o herifin yönetiminde calismazdim. Birde yakinligi var aysal ile...
Riva için 2 defa karar alınıyor diye biliyorum.Mesela Dursunda yetki vardı ama satış için tekrar izin istendi. Aysal da şirket kurup rivayı oraya aktaracaktı.
Söylenen terbiyesizlik sadece sinek vızıltısı.Adamlar resmen istemedi.Ayrıca adama altında çalışırım demiş.
Terim döneminde ortada futbol filan yoktu,belki yine şampiyon olurduk ama fenerin de o yıl nasıl kollandığı ortadaydı.
 
Aysal' ın son yönetiminde 2. Başkan olacakken, son anda mevzuat gereği, aidatını yatırmamış olduğu için yönetime giremeyen, yaptığı her işi yüzüne gözüne bulaştıran , nefret eetiğiniz Dursun Özbek yamuk yaptığı için olabilir mi acaba?. Hatta doğrudan Aysal' ın davasını gütmüş olması bile muhtemeldir. Aysal, seçimde tercihini net Dursun Özbek' ten yana belirtmişti ayrıca mesela...
Dursun Ali Dürüst'e sen başkan ol diye teklifte bulunmuş ama kabul etmemiş.Adam daha ne yapacaktı?Ayrıca hemen hemen herkes Dursunu destekliyordu.
 
Aysal' ın son yönetiminde 2. Başkan olacakken, son anda mevzuat gereği, aidatını yatırmamış olduğu için yönetime giremeyen, yaptığı her işi yüzüne gözüne bulaştıran , nefret eetiğiniz Dursun Özbek yamuk yaptığı için olabilir mi acaba?. Hatta doğrudan Aysal' ın davasını gütmüş olması bile muhtemeldir. Aysal, seçimde tercihini net Dursun Özbek' ten yana belirtmişti ayrıca mesela...

Hamdi Yasaman. Kendisi inanilmaz bir caba sarf etti Sneijder´in gönderilmesi icin. Ve sürekli apoya salliyordu. Cok killanmistim o adamdan. Sanki yönetimi iceriden sabote etmek icin girmis gibi bir hali vardi. ;)
 
İyi de Burak şimdi nerede? O çocuktan 8 milyon kazanmadık mı?

adam yüzsüz çıkmadı da sağolsun para kazandırdı da gitti. 5m kazandık , temsilci ve trabzona paydan sonra.

eleştirilecek nokta olarak bu var geri kalan teferruat. riva+florya projeleri için aysala destek çıkılsaydı şu an farklı noktadaydık.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt