Yönetici bu kadar önemsizse Abdurrahim Albayrak ve Ali Dürüst'e neden bu kadar anlam yüklüyorsunuz. Onlar da saha içinde değiller koltuğunda yaylanan yöneticiler senin mantığınla. Abdurrahim ve Terim savunucusu biri olarak futboldaki magazinsellikten şikayet etmen de ilginç.
Güçlü bir yönetim yoksa o sahada başarı kazananlar kolay kolay gelmiyor ayrıca.
Yaniliyorsun. Ben sadece kendi bakis acimdan düsünen bir insan degilim. Ben karsi fikirdeki üyelerin perspektifinden de düsünebilirim. Benim zaman zaman apo, zaman zaman ali dürüstü ön plana cikarmamin bir nedeni bu.
Yani, eger yöneticileri sportif basarinin temel tasi ise. Seytanin avukatligini yaparak basliyorum.
1. Ikisi direk futbol ile ilgilendi calistiklari son iki dönemde
2. Ikisi de Aysal´dan daha cok basari yakaladi. Ali Dürüst´ün tüm dönemlerini gectim, sadece su son iki dönem.
Yani hem Terim ile birlikte basariliydilar Aysal yönetiminde, hemde Hamza ile Duygun yönetiminde Aysal ile cok kötü yerlere giden bir sezonda.
Yöneticileri bukadar önemli görenler, neden hic yada neredeye hic Apo yada Dürüst konusunda yazmazda, sürekli aysal pesinde kosar ? Mesela apodan nefret bile edilir. Eger mesele basari ise ikisi de katlar aysali. Ali agabey zaten fazlasi ile.
Yani eger mesele benim icin, Yöneticiler = Basari ise. O vakit en basarili olanlar kim, kimler ile basarili olmuslar bakar, ve kulübün basinda en basarilisini isterim. Ve bu konuda Apo´da, Ali agabeyde en agir basan iki isim camiada.
Mesela Halil Tolga Karaakin bey kardesimiz bu konuda perspektifine sadik. Terim önemsiz, ama Ali Dürüst ve Albayrak gelsin diyor. Onlar basari icin yeterli, yada en önemli sahislar. Buna katilmasam da, büyük saygi duyuyorum.
----------------------------------------------
Kendi bakis acimdan yürüyeyim ki, bunu aslinda son yillarda cokca yazsam da, son dönemlerde dile getirmedim.
Yöneticilerin esas görevleri finansaldir. Mesela Riva´yi alan ve zamaninda kulübe kazandiran Selahattin Beyazit, öyle bir mali kaynak yaratti ki, bugün Riva´nin parasi ile 40 tane Wesley Sneijder alabiliriz. Yani yöneticilerin görevi kisa vadede, sportif acidan cok önemli degildir. Ancak uzun vadede, maddi anlamda cok kiymetli olabilir. Cünkü bir kulübün sportif alt yapisini, güclü mali yapisi olusturur. Uzun vadede Paran kadar güclü olursun, bu industriyal futbol böyle yürüyor.
Yöneticilik basarisi budur gözümde, ancak bunu bile cok fazla ilgi alanimda görmüyorum. Gözüme sokulmasini istedigim birsey degil. Cünkü benim gözümdeki efsaneler saha icinden gelirler.
Ancak son 20 yilda taraftarin gözü bir gercege görmüyor. Tarihimizin en büyük sportif basarilarini yakaladik. Efsane baskanlar türedi. Ama kulübün ekonomisi catliyor, burada bir yanlislik var. Bu durumda Teknik Direktörlerin bile zan altinda birakildigini gördüm, Terim gibi. Yani bir nevi yöneticinin görevi dahi dogru yapilmayinca, hocalara yükleniliyor. Ancak büyük bir yöneticilik zaafiyeti var. Buna milletin gözü kör, kimse görmek istememekte israr ediyor. Ama taraftar bu hususu görmedikce, bu devran böyle gitmeye devam edecek. Belki taraftar görse de degismez, ama en azindan bilgilenmeli.
Beni bu konuda anlayabilen herkes, benim durusumu da rahatca anlayabilir.