Ünal Aysal: "Taraftar benim gönlümdedir, seslerine kulak vermeliyim"

Aysalcı arkadaşların sağlı sollu yumruk yediği bir başlığa dönmüş.
 
İstanbulda dağ başında bile dairelerin 500 bin lira değer bicildigi bir zamanda Riva yada florya farketmez maliyeti 200 bin civarı olacak dairelerden hala kar edemeyeceğimizi düşünenler in olması da ayrı bir düşündürücü konu. Daha önce yazdım Aysal canlı nin kokusunu aldı. Cebe atmak için değil çileklerle show yapmak için.

SM-G935F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Hakikaten tarafsız bir gözle Riva yetkisinin Aysal'a verilmeyip iki sene geçmeden Özbek'e verilme sebebi nedir?

Benim aklıma tek gelen büyük başların Özbek'ten arzu edeceklerini daha kolay alacak olmaları ancak ben taraflıyım

SM-J200F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Boyle bir sey soylenemez cunku boyle bir sey YOK , bunu defalarca yazdim . Aysal da olsa polat da olsa dursun da olsa , ellerinde sihirli degnek yok , bjk nin fedasi gibi bir seyle de kurtulunabilecek bir borc yuku altinda degiliz , gayri menkullerin bile kapatamayacagi bir noktaya ulasti

aysal in elinde dursunda hangi yetki varsa aynilari vardi , kullanabilirdi , fakat modeli actigi divan toplantisinda olumlu ve olumsuz elestiriler son derece dogal olarak yapildi , cok kisi de cikti destekledi hatta ,cunku katilmistim o toplantiya

sonra ne olduysa yangindan mal kacirir gibi "iyi ben gidiyorum" dedi ve ayrildi baskanliktan

fakat onun modeli de 3 asagi 5 yukari geri donusu bugunku proje gibiydi ,farki devleti isin icine sokmadan , bir gayri menkul sirketi kurup taseronlara kendi delege etmekti

bunun avantajlari ve dezavantajlari var bugunku modele gore . bunlar uzun uzun tartisilabilr ,fakat aysala yetki verilmedi manasizligini artik bu forumdan atmak gerekiyor cunku boyle bir durum YOK !
 
Aysalcı arkadaşların sağlı sollu yumruk yediği bir başlığa dönmüş.
Kime göre neye göre? Ben şahsen birkaç sayfa önce diyeceklerimi uzun uzun dedim. Şimdi de bir Aysalcı olarak ibretle anti-aysalcı saçmalıklarını takip ediyorum. Müthiş entellektüel bir kitle ile karşı karşıyayız. İnsan gerçekten hayret ediyor.
 
İstanbulda dağ başında bile dairelerin 500 bin lira değer bicildigi bir zamanda Riva yada florya farketmez maliyeti 200 bin civarı olacak dairelerden hala kar edemeyeceğimizi düşünenler in olması da ayrı bir düşündürücü konu. Daha önce yazdım Aysal canlı nin kokusunu aldı. Cebe atmak için değil çileklerle show yapmak için.

SM-G935F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Levent Nazifoglu´nun beyaz TV´de aciklamalarini dinledim demin, agzindan cikardi oda baklayi. 500 Milyon dollar civari tahmini bir gelir var, ve zor zamanda kacip gidenleri, yeniden cezbetti bu para... Bu parayi kullanip, peskes cekip, kahraman olacaklar güya.
 
İstanbulda dağ başında bile dairelerin 500 bin lira değer bicildigi bir zamanda Riva yada florya farketmez maliyeti 200 bin civarı olacak dairelerden hala kar edemeyeceğimizi düşünenler in olması da ayrı bir düşündürücü konu. Daha önce yazdım Aysal canlı nin kokusunu aldı. Cebe atmak için değil çileklerle show yapmak için.

SM-G935F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Gayrimenkul sektoru buyuk bir daralma icerisinde , doygun fiyatlar 2009 dan 2012 donemine dek zirve yapti , 2012-2015 arasi durakladi ve su an dusus durumunda , fakat 5 sene sonra ne olur , bugun zaten onu bilse insanlar altin almaz , dovizden cikar , tasa topraga yatirir

Burada onemli olan , bunun bir satis olmadigi , satilacak olan seylerin evler oldugu ve evler satildikca once maliyet dusuleceginin ve kalan karpayinin 80% inin bize ait olacagi

O yuzden boyle fiks rakamlar , dolar TL bazinda tartismalari cok gereksiz

isterse bitcoin ile yapilsin anlasma ,onemli olan halkin belirleyecegi fiyatin ve talebin ne olacagi , ben bu konuda pek umutvar degilim . iyi bir doneme denk gelmedi bu is
 
Bir de şu var



Bu adam gerçekten gelecekse tekrar kulubun içine sıçmamak için maddi işlerden uzak durması lazım.
Biz Aysal zamanında şampiyonlar ligine katılırken yayın anlaşması farklıydı.FB şikeden men edilince Şahenk enteresan bir anlaşma yaptı.Şampiyonlar ligi market pool geliri olarak Avrupa ligine katılan takımlardan bile daha az aldık.

ülkemiz şampiyonu olarak Şampiyonlar Ligi’ne katılan Galatasaray’a aktarılan tv yayın ve pazarlama havuz gelirlerinde ise bir önceki sezona göre yaklaşık yüzde 60’lık bir düşüş yaşandığı gözlemleniyor.
Nitekim, ülkemizi Şampiyonlar Ligi’nde 2011-12 sezonunda temsil eden Trabzonspor’un TV yayın ve pazarlama geliri olarak aldığı tutar, o yıl 12.858.000 Euro olarak gerçekleşmişti.

Galatasaray’ın bu sezon (2012-13 itibariyle) TV Yayın ve Pazarlama Havuz Gelirleri’nden aldığı pay %1.29 olarak gerçekleşirken, geçen sezon Trabzonspor’un bu gelirden aldığı pay %3.8 civarındaydı.

Galatasaray’ın bu sezon alacağı TV Yayın ve Pazarlama Havuz gelirlerinde olası bir gelir kaybı yaşanmamış olsaydı, Galatasaray’ın Market Pool gelirleri 15.5 Milyon Euro civarında olacaktı.

Bu durumda Galatasaray’ın toplam parasal gelir kaybı yaklaşık 10.2 Milyon Euro’ya ulaşıyor ki; bu tutar, Galatasaray’ın bu sezon itibariyle Şampiyonlar Ligi’nden kazandığı gelirin %41’ine karşılık geliyor.

Market-Pool gelirlerinde ise büyük bir komedi var. CL geliri 5.2 M Euro iken Avr. Ligi geliri 6.5 M Euro Yalnız bu komedinin sebebi ise, +
UEFA değil... CL yayın ihalesini alan Şahenk ve Doğan'ın büyük bir kazığıdır. Burada da olan, 2 senedir CL'ye giden GS'ye olmuştur.Cl'de geçen seneye kadar Türkiye'nin market pool geliri 13 M civarındaydı... Geçen seneki ihaleyle bu rakam 5 M'ye düştü.
 
Kime göre neye göre? Ben şahsen birkaç sayfa önce diyeceklerimi uzun uzun dedim. Şimdi de bir Aysalcı olarak ibretle anti-aysalcı saçmalıklarını takip ediyorum. Müthiş entellektüel bir kitle ile karşı karşıyayız. İnsan gerçekten hayret ediyor.

Valla ben daha önce dediğim gibi nötrüm, Aysal'a bakışım %50-%50 bu yüzden önyargısız şekilde değerlendirebildiğimi düşünüyorum. Her iki tarafın neden sinirlendiğine anlam verebilmiş değilim, taraflar birbirini cehaletle itham ediyor tuhaf bir şekilde :D

Açık konuşmam gerekirse Aysal'ı istemeyenlerin ortaya koyduğu finansal ve yönetimsel eleştirilere henüz cevap verildiğini görmedim, afaki bir şekilde cevap veriliyor bence bu sebeple öyle yazdım.
 
Unal aysal gercegi sudur GS de , bunlari herkes bilir kongrede . Aysalin klube uyelik sureci GS adasi icindir , akparti iktidara gelmeden once 1999 senesinde son kumarhanenin kapatilmasi ile turkiyede kumarhaneler tarihe gomulmustu

fakat kumarhanecilerin , o donem belediye baskanliklarina , sonra 2002 de de secilen akparti iktidarina bir acilim ricasi olmustur ve kabul gormustur

plan suydu . ada hukmunde olan her yere acilabilecek kumarhaneler , sadece TC vatandasligi olmayan kisilere yonelik olacakti , ve GS adasi da Casino Bosphorus ismiyle Aysal tarafindan isletilecekti

oncesinde bu plan isledi . ada tamamen yenilenecek , bir yelkenli gorunumu ile revize edilecekti , ve unit grubu 30 seneligine adayi kiraladi ve 2002 senesinde ada ilk kez bir yaz acilmadi .

fakat sonra cok cok ucu ucuna bir kararla butun bu plan rafa kalkti , aysal da adayi iade etti , bu surecte kluple iliskilerinden oturu kluptekilerin agzi sulandi , once aig isinde aysalin kapisi calindi , sonra hisseler rehin edildi , devaminda da punduna getirilince baskanliga kadar getirildi

aysalin GS macerasi budur , dedigim gibi bunlari da herkes bilir camiada
 
Aysal öyle bir anlasma yapmayacakti, ve Aysal´in herhangi bir yetki sorunu felan de yoktu. Divan Kurulunda aldigi elestirileri bahane olarak kullanarak topukladi. Iki senemiz gitti, cünkü bu projeyi yapmasi gereken Ünal Aysal hem bir yönetimi dagitip, hemde maddi ve sportif anlamda kötüye giderken yeni yönetimi ile direk istifa ederek kulübü bir kaosa sokmustur. O su bu derken 2 senemiz gitti.

Dursun, yetki meselesi felan degil. Riva ve Florya´dan gelecek paralarin kokusunu alanlar, piranha gibi üsüstüler yine kulübün üzerine.

Dursun Özbek Baskan secildi, cünkü herkes görevden kacti kulübün durumunu görüp.

Allah Allah neden yetki oylaması yapıldı acaba o zaman
 
Genel kuruldan da yetki almak zorunda degillerdi , cunku o yetki zaten daha once verilmisti , bir guven oyu gibisinden topladilar insanlari o gun.

aysal , polat , dursun ... hepsinde her yetki vardi ve var ..
 
Biz Aysal zamanında şampiyonlar ligine katılırken yayın anlaşması farklıydı.FB şikeden men edilince Şahenk enteresan bir anlaşma yaptı.Şampiyonlar ligi market pool geliri olarak Avrupa ligine katılan takımlardan bile daha az aldık.

Tamam, olabilir, ama o 2 başarılı sezona rağmen, CLden toplam 46m avro/pazarlama havuzundan toplam ~11 milyon avro kazanmamıza rağmen avrupa kupalarından men cezası almamız ilginç gelmiyor mu sana

Diğer iki kulüp bizim yaşadığımız parlak dönemi yaşamadılar Fenerin Aykutla gecirdigi Europa Leagur yari final macerasi haric
 
Valla ben daha önce dediğim gibi nötrüm, Aysal'a bakışım %50-%50 bu yüzden önyargısız şekilde değerlendirebildiğimi düşünüyorum. Her iki tarafın neden sinirlendiğine anlam verebilmiş değilim, taraflar birbirini cehaletle itham ediyor tuhaf bir şekilde :D

Açık konuşmam gerekirse Aysal'ı istemeyenlerin ortaya koyduğu finansal ve yönetimsel eleştirilere henüz cevap verildiğini görmedim, afaki bir şekilde cevap veriliyor bence bu sebeple öyle yazdım.
Ben şahsen kimseyi cehalet ile suçlamadım onu baştan söyleyeyim tam tersi suçlandığımı bilirim.

Aysal finansal ve yönetimsel olarak hatta ve hatta sportif olarak dahi eleştirilebilir ben bunda bir sakınca görmüyorum. Ünal Aysal sütten çıkmış ak kaşık gibi hatasız yanlışsız bir başkanlık dönemi geçirdi gibi bir iddiaya da sahip değilim. Kendisi tanrı-kral gibi dokunulmaz bir insan da değildir. Özellikle son dönemlerinde hatalar yaptı. Bunları uzun uzun konuştuk tekrar detaya inmenin bir anlamı yok. Benim lafım yok Aysal kulübü batırdı yok Aysal kaçtı gitti gibi sabit fikir fanatikliği yapan entellektüel taraftarlarımızadır. Haddimi aştıysam kusura bakmayın. Bilakis onlar olmasa ne yapardık bu camianın hali ne olurdu kimbilir? Allah başımızdan eksik etmesin.

Ben son olarak müsadenle birkaç soru daha sormak istiyorum;

1 - Madem Aysal kaçıp gidecek bir adamdı da neden çok daha zor şartlarda bu kulübe başkan olmak istedi? (Geldiğinde takım 8. idi ve kadro çöplerle doluydu.)

2 - Aysal'ın elinde arazi yetkileri olduğunu herkes kabul etmiş sonunda evet doğrudur. Bu yetkiler varken kullanıp borcu bitiren başkan olmak varken neden gitmek istemiştir? Son bir görüşlerini planlarını paylaşmak için topladığı genel kurulda birilerinin güdümü ile saygısızlık edilmiş olmasın? (Sonuç olarak Adnan Polat'ın gidişini görmüş ve bundan kendince paye çıkarmış biridir kendisi bana göre.)

3 - Madem kulüp bu riva ve florya peşkeşinden sonra çok iyi duruma gelecek paralar sel olup taşacak maddi olarak refaha ulaşılacak neden başka kimse başkanlığa aday olmuyor? Yolda görsek suratına tükürmeye tenezzül etmeyeceğimiz adamlar kulübü yönettiklerini iddia ederken hatta tv kanallarında kucak muhabbeti yaparken neden Ünal Aysal dışında kimse ses çıkarmıyor?

4 - Şu son 2-3 aydır birileri bir şey yapsın ses çıkarsın muhalefet etsin demiyor muydu bu taraftar? Ne oldu şimdi? Aysal ses çıkarınca neden bazılarına bu kadar dert oldu?

Ben soruların cevabı olarak kulüp bilanço tablosu görmek istemiyorum. Kıvırmadan adam akıllı cevaplar verilsin istiyorum. Şu ana kadar ya cevap alamadım ya da son derece entellektüel cevaplar alıp dünyanın varlığını sorguladım.

Neyse işte yazmayacaktım da gene yazmış olduk sağlık olsun.
 
FFP cezasi aysal sebeplidir ama benim tahminimce baska biri de baskan olsa , ya da polat da o 3 basarisiz sezonun uzerine devam etse benzer bir cezayi goze alip ayni harcamalarla kadro kurulma durumu olabilirdi

cunku insanlarin canina tak eden canaydin doneminin uzerine bir de polat ust uste 3 sene batirinca tahammul limitlerini gecmistik

su siralarda da kotu bir klubuz ama ben canaydinin donemindeki huzursuz caresiz hisleri gormuyorum camiada , o donem ayri bir problemdir , anlatilamaz yani ...

o donem icin aysalin gelmesi , ya da aysal vari bir kamikaze adamin gelip o basarilari yasatmasi lazimdi , ben lanetle filan anmiyorum , iyi ki gelmis sevindirmis bizi ,hayat kisa

diger yandan bu olumluluklar gercekleri gormeye engel degil
 
Kimi diyor, aman Aysal gelsin ama futbolu bilenlere bıraksın; bırakmadı, yine gelse yine bırakmaz, bildiğini okur (Futboldan anlamadığı, kendi açıklamasıdır; son döneminde Mancini-Tugay çoğu transferin kendi bilgileri dışında gerçekleştiğini söylemişlerdi, Tulun' da karışmadığını söylemekteydi, kimin aklıyla hareket ettiği hala muamma; bilen varsa söylesin lutfen)...

Kimi diyor, gelsin ama mali işlere bulaşmasın. Sırf kendisini frenlediklerini düşündüğü için yönetimde ön plana çıkan adamları bertaraf edip, kafa sallayıcı boş beleş insanlardan oluşan yönetim kurulunu kurmuş adamın yine aynısını yapmak isteyeceği çok nettir...

Birde ''Aysal gelsin de ne olursa olsun, vizyonu yeter!'' ciler var ki iflah olacak gibi değiller. Benim bildiğim vizyon, en kısa tanımıyla ileri görüşlülüktür. Ayağını kaydırmak için başından beri fırsat kolladığı (Bunu bilmeyen yoktur. Albayrak bizzat açıklamıştı; meşhur Mersin maçından sonra buna kalkışmış, Dürüst-Albayrak ikilisi engellemiş, yalanlanmadı...) Terim' den sonrası için bir planı olmasını beklerdim, efsanemiz Terim' e pek bayılmam zira...FFP için UEFA ya çok ağır taahhütlerde bulunmuşken, Mancini' yi göz kamaştırıcı proje vaadleriyle işbaşına getirmek nasıl bir ileri görüşlülüktür? (Bu da bizzat Mancini' nin açıklamasıyla sabittir)...

Malzeme o kadar çok ki. Bir çırpıda ortaya koyduğum ve yeri geldikçe yazmaktan artık bıktığım bu argümanların hiçbirine cevap alabilmiş değilim...''Ossung, başımızı öne eğdirmedi'' bir cevap değil bu bahsettiklerime, ona buna popülist atarlanmalarla iyi yönetici olunmuyor...

Başkanlığa adaylığını koyduğunda hayranlıkla takip ettiğim muhteşem söylemlerine bu kadar aykırı hareket etmesi ibretliktir. Hele meşhur ''Kurumsallaşma'' mevzuuna hiç girmeyeyim bu vakit...

Sanki Dursun kendisini başkanlıktan etmiş gibi laflar edilmesi ayrı saçmalık. Aidatını zamanında yatırmış olsa Aysal yönetiminde 2. başkan olacaktı; başkan olduğu seçimde de diğer adaylara karşı Aysal açıkça destek vermişti, daha ötesi mi var yahu?...
 
Ben şahsen kimseyi cehalet ile suçlamadım onu baştan söyleyeyim tam tersi suçlandığımı bilirim.

Aysal finansal ve yönetimsel olarak hatta ve hatta sportif olarak dahi eleştirilebilir ben bunda bir sakınca görmüyorum. Ünal Aysal sütten çıkmış ak kaşık gibi hatasız yanlışsız bir başkanlık dönemi geçirdi gibi bir iddiaya da sahip değilim. Kendisi tanrı-kral gibi dokunulmaz bir insan da değildir. Özellikle son dönemlerinde hatalar yaptı. Bunları uzun uzun konuştuk tekrar detaya inmenin bir anlamı yok. Benim lafım yok Aysal kulübü batırdı yok Aysal kaçtı gitti gibi sabit fikir fanatikliği yapan entellektüel taraftarlarımızadır. Haddimi aştıysam kusura bakmayın. Bilakis onlar olmasa ne yapardık bu camianın hali ne olurdu kimbilir? Allah başımızdan eksik etmesin.

Ben son olarak müsadenle birkaç soru daha sormak istiyorum;

1 - Madem Aysal kaçıp gidecek bir adamdı da neden çok daha zor şartlarda bu kulübe başkan olmak istedi? (Geldiğinde takım 8. idi ve kadro çöplerle doluydu.)

2 - Aysal'ın elinde arazi yetkileri olduğunu herkes kabul etmiş sonunda evet doğrudur. Bu yetkiler varken kullanıp borcu bitiren başkan olmak varken neden gitmek istemiştir? Son bir görüşlerini planlarını paylaşmak için topladığı genel kurulda birilerinin güdümü ile saygısızlık edilmiş olmasın? (Sonuç olarak Adnan Polat'ın gidişini görmüş ve bundan kendince paye çıkarmış biridir kendisi bana göre.)

3 - Madem kulüp bu riva ve florya peşkeşinden sonra çok iyi duruma gelecek paralar sel olup taşacak maddi olarak refaha ulaşılacak neden başka kimse başkanlığa aday olmuyor? Yolda görsek suratına tükürmeye tenezzül etmeyeceğimiz adamlar kulübü yönettiklerini iddia ederken hatta tv kanallarında kucak muhabbeti yaparken neden Ünal Aysal dışında kimse ses çıkarmıyor?

4 - Şu son 2-3 aydır birileri bir şey yapsın ses çıkarsın muhalefet etsin demiyor muydu bu taraftar? Ne oldu şimdi? Aysal ses çıkarınca neden bazılarına bu kadar dert oldu?

Ben soruların cevabı olarak kulüp bilanço tablosu görmek istemiyorum. Kıvırmadan adam akıllı cevaplar verilsin istiyorum. Şu ana kadar ya cevap alamadım ya da son derece entellektüel cevaplar alıp dünyanın varlığını sorguladım.

Neyse işte yazmayacaktım da gene yazmış olduk sağlık olsun.

1: Galatasaray olarak nerede bitirdigin önemli degil, finansal acidan ne durumda oldugun, ne gibi opsiyonlarin oldugu önemli.TT Arena ve Fusionun ekmegini yeni yeni kullanmaya baslayan, finansal imkanlari her sene artan bir Galatasaray söz konusuydu.
FFP kisitlamasi ile ise, bu alan yine daralmaya basladi. Sportif acidan da isler bas asagaya gitmeye basladigindan, oda yapilan elestirileri (sen saygizizlik diyorsun ki, elestirmek nezamandir saygisizliktir) bahane olarak kullanip topukladi.

- Bunun kaniti = 2011 secimlerinde kulüp zannedildigi kadar darda olsa, bukadar cesitli Baskan adayi cikmazdi. Hepsi paranin, imkanlarin kokusunu alip da geldi. Öyle ki, üc tane potansiyal yönetim kurulu bir yönetimde birlesip secime katildi.

- Son iki secimde ise durumlar cok berbat olacak ki, iddiali hic bir isim göreve talip olmamistir ve 0 tecrübeye sahip Yarsuvat ve Özbek gibi sahislarin Baskan olabilmistir. Özbek yönetiminde ise tecrübe sahibi nerdeyse hic bir üye olmamistir. Bunlar ilktir, dip noktasidir...

2: Herkes kabul etmis sonunda degil. Olay aslinda tam tersi, yetkinin verilmemesi, Dursun´a verilmesi, küresel Anti Aysalci operasyonun bir parcasi olarak sunuluyor sürekli Aysal´i destekleyen üyelerimiz tarafindan.

Aysal´in planladigi modeli daha cok risk barindiriyor, ve daha zahmetliydi. Ve genel olarak böyle Projeler ekstra üzerine, ekstra mesailer harcatacak ciddi meseleler. Bu zorun, bu zahmetin altina girmek istemedi. Nezaman Galatasaray´da havuz daralmaya basladi, o da o projelere sarildi, ama is isten gecmisti. Biliyordu en 3-4 sene kulübü maddi dar bogaz icinde yönetecegini, ve bunu istemiyordu.

- Daha fazlasi icin Mancini´nin aciklamasini tavsiye ederim. Kulüp Aysal döneminde kücülmeye gitti, ve Aysal bu dar imkanlar ile yönetmek istemedi kulübü. Son kursununu Prandelli´den yöne kullandi, isler yine ters gidince, o da daha fazla calismak istemedi. Projeleri sundu, elestiri alinca istifa etti.

3. Bu dogru degil. Ünal Aysal bile aciklamalarinda gelecek yillardaki secimi isaret ediyor. Yani su an cagirsan, göreve gelmez. Hatta kimse kolay kolay gelmez. Yavas yavas piranhalar paranin kokusunu alip, kendilerini belli etmeye basladilar. 2014-2018 arasi Galatasaray´i kimse kolay kolay yönetmek istemez, ama emin ol ki 2018´den sonra her yerden yeniden aday fiskiracaktir. Sadece Aysal degil, yavas yavas herkes zemin hazirlama basladi... Ama Dursun bugün gitse, hic kimse aday olmaz. Herkes projeyi bekliyor.

4. Galatasaray´da muhalefet sorunu yok, faaliyet sorunu var. Dedigim gibi Dursun bugün biraksa, Höt, Pöt diyen hic kimse aday olmaz, cünkü daha zamani gelmedi. Hepsi Riva Florya projesini bekliyor, ve ipotegin kalkmasi ile birlikte Otel´in saglayacagi imkanlari, ki kurtarici gibi gelebilsinler...

Galatasaray su an yönetilmeyecek bir halde midir ? Degil... Ama yukarida cizdigimiz tablonun, ortaya cikardigi deneyimsiz yönetim kurullarin, kulübü yönetemeyecek olmasi ise aciktir. Burada suc sadece Dursun Özbek yönetiminin de degil, ayni zamanda kacarak, meydani ona birakan, deneyimli her bir Galatasaray Genel kurulu üyesinindir.
 
Son düzenleme:
Geri
Üst Alt