- 29 Ağustos 2009
- 4.984
- 1
- 1.308
Çok ince detaylara takmışın sende be kardeşimD
Beklentilerin hakındır veya isteğindir kendine göre sonucta prensiplerinden birisi anladığım kadarı ile kendi hayatında.
Ama herkes kendi prensiplerine göre cizemesin sonucta.
Benim için yazılanın içerlikliği ve konuşulanın çok daha önemli.
Tabikide az çok anlaşılması gerikir yazılanın veya konuşulanın ama bunlar çok küçük detaylar .
Yüksek tõrkçeyi konuşan bir insan 5 para etmeye bilir belki ama türkçesi kat küta kunlanan bir çoban dayının insani değeri ve düşünce ve hayata bakış tarzı 10 nummara ola bilir.
Kültür seviyesine göre bir bekentiye girmek ve hata doğal bir beklenti demek yine bence çok yanlış bir temel düşünce tarzıdır.
Türkiyede zaten bu anlatığın kültür seviyesindeki insanlarımız türkçeyi beklentilerin içinde karşılar genelikle.
Ama misali yurt dışında bu çok büyük bir beklenti yol aca bilir. Birisi örnek sabah akşam almanlar ile çalışıyor diyelim. Evde çoluk çocuk ilgileneyim derken ve saire ve üstelik dil öğrenme veya geliştirme konusunda hiç bil ilgisi yoksa veya yatkın değilse , eee o zaman otomakine beklentin iflas oluyor.
Matrixde gibi olsa neyse, yükle 2dakikada japoncayı bilmem neyi.
Son örnek: einstein fizik bilim adamıydı aja matematiği çok kötüydü. Fizikin ana dilini iyi bilmeyen ama merkezini muthiş bilen insan devrim yaptı fizik dünyasında
Ben zaten o kadar yazıyı sen "aşağılanmak" olarak algıladığın için yazdım. Yoksa mutlaka bu böyle olmalı demiyorum.
Koyulaştırdığım cümleni okuyunca aklıma şu söz geldi; "Biz misafiri kıyafetine göre ağırlar, muhabbetine göre uğurlarız". Kimin söylediğini unuttum bu sözü, aklımda kalmış lise yıllarımdan. İşte düzgün Türkçe kullanımı da tıpkı kıyafet örneğindeki gibi ortama futbol tabiriyle 1-0 önde girmemizi sağlayan etmenlerden biridir.
Görüşlerini de yanlış bulmuyorum bu arada.